2007'den Bugüne 88,443 Tavsiye, 27,377 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kalp Sağlığı, Kolesterol ve Beslenme
MAKALE #8940 © Yazan Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ | Yayın Mayıs 2012 | 4,304 Okuyucu
Kalp-damar hastalıkları dünyadaki birçok ülkede ölüm nedenlerinin başında yer alır. Ülkemizde de kalp-damar hastalıklarından ölüm oranı son derece yüksektir. Yapılan çalışmalar; kalp-damar sağlığındaki bozuklukların, çocukluk ve ergenlik döneminde başladığını göstermektedir. Bunun anlamı, çocukluk çağında edinilen yaşam biçiminin, ileriki yaşlardaki birçok kronik hastalığın oluşumunda etkili olduğudur. Çocukluk çağından itibaren, damarlarda kolesterol ve yağ birikimi başlar. Bu birikim damar çevresinde hafif bir kalınlaşmaya neden olsa da kan akımını engelleyecek düzeyde değildir. Fakat, ergenlik çağından itibaren damarlardaki bu birikim hızla artmaya devam eder ve damarlarda zararlı değişiklikler meydana gelmeye başlar. Özellikle ailesel olarak kalp-damar hastalıklarına yatkın olan çocuklarda, ileriki yaşlarda bu hastalığın oluşum riski daha fazladır. Kalp-damar hastalıklarının oluşumunu etkileyen birçok faktör bulunmaktadır:

Kandaki yağ düzeyi


Günlük tükettiğimiz besinlerin içerisinde yer alan kolesterol, barsaklardan emildikten sonra karaciğere taşınmaktadır. Kolesterolün karaciğere taşınması işlemini, kan dolaşımında yer alan proteinle çevrelenmiş maddeler gerçekleştirir. Bu maddeler, lipoproteinler olarak adlandırılır. Bu lipoproteinlerden HDL, iyi kolesterol olarak bilinir. Çünkü dokulardaki kolesterolü toplayarak dışarı atılmasını sağlarlar. Bununla birlikte LDL olarak ifade edilen ve kötü kolesterol dediğimiz lipoproteinler, kolesterolü damar ve dokulara taşıyarak, kanda kolesterolün birikmesine ve kalp-damar hastalıklarının oluşmasına rehberlik ederler. Çocuklarda kandaki kötü kolesterol (LDL) düzeyinin 110 mg/dL ve altında tutulması istenir. Çocukluk çağında kötü kolesterolün yüksek seviyelerde olması, yetişkinlikte kan yağlarının yüksek olacağına bir işarettir ve bu beraberinde kalp-damar hastalığı riskini getirebilecektir. Bununla birlikte vücutta depo edilen yağların bir formu olan trigliserit düzeyinin de çocuklarda 170 mg/dL üzerine çıkmaması istenir.

Kandaki iyi kolesterolü arttırmak ve kötü kolesterolü azaltmak için; fiziksel aktivitenin arttırılması, vücut ağırlığının kontrol altında tutulması, günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketilmesi, sigara içilmemesi, doymuş yağlardan (kırmızı etler, katı margarin vb.) kaçınılması, posa miktarının yeterli olması gerekmektedir. Aşırı basit şeker tüketimi de kandaki kolesterolü arttırıcı etmenler arasında yer almaktadır. Bu nedenle şekerlemeler ve ağır tatlılar yerine sütlü hafif tatlıların tüketimi daha uygundur.

Diyet yağı

Yağ vücudumuzdaki birçok faaliyet için gerekli bir besin öğesidir. Yağda eriyen vitaminler olarak adlandırdığımız A, D, E ve K vitaminlerinin vücutta kullanılabilmesi için de yağa gereksinmemiz vardır. Fakat, günlük alınması gereken enerjinin en fazla %30’ unun yağlardan gelmesi uygundur. Diyetle alınan yağ miktarının artması, kandaki yağ düzeylerinin artmasıyla doğru orantılıdır. Besinlerde bulunan yağlar; doymuş ve doymamış yağlar olarak iki grupta toplanmaktadır. Oda sıcaklığında katı halde bulunan yağlar doymuş yağ içeriği yüksek olan yağlardır (margarin gibi). Doymamış yağlar ise genellikle oda sıcaklığında sıvı halde bulunurlar (sıvı yağlar gibi). Diyetten gelen doymuş yağ miktarı arttıkça, kalp-damar hastalıkları oluşum riski de artmaktadır. Bu nedenle diyetten gelen doymuş yağ oranı azaltılırken, doymamış yağ miktarı arttırılmalıdır. Bununla birlikte, özellikle uskumru, ton balığı ve somon gibi balıkların yapısında bulunan ve omega-3 olarak adlandırılan yağ asitlerinin kalp-damar hastalıklarının oluşum riskini azalttığı bilinmektedir.

Bitkisel sıvı yağlar (ayçiçek, soya, zeytinyağı, mısırözü yağı, fındık yağı vb.) daha az doymuş yağ içerirken, daha fazla doymamış yağ içermektedirler. Bu nedenle, yemeklerinizde mümkün olduğunda bitkisel sıvı yağları kullanın. Pilav ve makarna gibi yemeklerde mutlaka margarin veya tereyağı kullanmak istiyorsanız, bu yağların yerine yumuşak veya akışkan margarinleri tercih edin. Besinlerin etiketlerini okuyun. İçeriğinde tereyağ, margarin, yumurta sarısı, kakao yağı, palmiye yağı, tam sütten yapılmış süt tozu, krema veya peynir olan hazır besinlerin doymuş yağ oranları yüksek olacaktır. Mümkün olduğunca bu tür ürünleri daha az sıklıkla tüketin. Günlük beslenme alışkanlığınızda kırmızı et yerine, daha az doymuş yağ içeren derisiz tavuk ve hindi etleri ile balık etini tercih edin. Kırmızı et tüketiminizde etin yağsız olmasına dikkat edin. Balık mevsiminde, haftada 2-3 kez balık tüketmeye çalışın. Süt ve süt ürünlerinin daha çok az yağlı ve yağsız olanlarını tercih edin. Yağ alımınızı azaltmak ve posa alımınızı arttırmak için öğünlerinizde makarna, pirinç, bulgur gibi tahıllara ve kuru fasulye, nohut gibi kurubaklagil yemeklerine daha sık yer verin.

B Grubu vitaminlerinden folik asit, B12 ve B6 vitaminleri

Son yıllarda, B grubu vitaminlerinden folik asit, B12 ve B6 vitaminlerinin yetersiz alımı ile kalp-damar hastalıkları oluşumu riskinin arttığı rapor edilmektedir. Kanda bu vitaminlerin düzeyindeki düşüklük, kalp-damar hastalığı oluşumunu arttırmaktadır.
Balık, peynir, süt, et ve yumurta sarısı B12 vitamini, kurubaklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler folik asit, tahıllar (özellikle bulgur), kurubaklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler B6 vitamini için en iyi kaynaklardır. Günlük diyetinizin yeterli ve dengeli olması bu vitaminlerin karşılanmasına yetecektir.

Tuz

Yüksek miktarda tuz kullanımı ile yüksek kan basıncı (hipertansiyon) arasında güçlü bir ilişki vardır. Yüksek kan basıncı kalp-damar hastalıklarının oluşumu için temel risk faktörlerinden biridir. Vücudun normal işlevlerini görebilmesi için günlük ¼ tatlı kaşığı tuz alımı yeterlidir.

Aşırı tuz içeren, cipsler, salamura ürünler ve turşu tüketiminizi sınırlandırın. Sofrada yemeklerinize tuz serpme alışkanlığınızdan uzaklaşın. Özellikle bir yemeğin tadına bakmadan tuz eklemeyin.

Fiziksel aktivite

Sağlıklı bir yaşam ile günlük yapılan fiziksel aktivitenin ilişkisi tartışılmaz bir gerçektir. Çocukluk çağında kazanılan fiziksel aktivite alışkanlıkları; yetişkinlikteki ağırlık kontrolünün, düşük kan basıncının ve sağlıklı psikolojik yaşamın önemli bir parçasını teşkil eder. Fiziksel aktivitedeki artış, kalp-damar hastalıklarının riskini önemli derecede azaltmaktadır. Günümüzde; bilgisayar oyunları, televizyon, asansör kullanımı ve otomobilin hayatın bir parçası haline gelmesi gibi nedenlerden dolayı çocuklardaki fiziksel aktivite düzeyi son derece düşük bir duruma gelmiştir. Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarında bu durum daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Fiziksel aktivitedeki azlık, beraberinde ağırlık artışını ve kandaki kötü kolesterol düzeyinin yükselmesini getirmektedir.

Çocuğunuzla birlikte uzun yürüyüşlere çıkın. Alışverişi yürüme mesafesine yakın yerlerdeki marketlerden yapın ve dönüşte çocuğunuzun da birkaç paket taşımasına izin verin. Oturduğunuz binada asansör varsa, çocuğunuzun zorunlu olmadıkça merdivenleri kullanmasını, okuldaki spor etkinliklerine katılmasını teşvik edin. Günde en fazla 1 saat televizyon izleme, video veya bilgisayar oyunları oynamasına müsaade edin.

Şişmanlık

Son yıllarda yapılan çalışmalarda, çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler arasında şişmanlık oranının hızla arttığı görülmektedir. Şişmanlığın artışındaki bu eğilim, çocuk ve ergenlerdeki; hipertansiyon, uygun olmayan kan yağ düzeyleri, şeker hastalığı ve erken dönemdeki kalp-damar hasarları ile yakından ilişkilidir ve bu çağlardaki şişmanlığın, yetişkinlikte şişman olma riskini de arttırdığı bilinmektedir.

Şişmanlığın önlenmesi, sağlık beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkilidir. Çocukluk döneminde kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları ile bu çağlardaki şişmanlık riskini ortadan kaldırmak mümkün olabilmektedir. Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketimi, kırmızı et yerine tavuk, hindi ve balık etinin tercih edilmesi, basit şeker (şekerlemeler, bonbonlar, çikolata vb.) tüketiminin azaltılması, kurubaklagil (fasulye, nohut vb.) ve tahıl (bulgur, pirinç vb.) tüketiminin arttırılması ile sağlık beslenme alışkanlığına kavuşulabilmekte ve kalp-damar hastalığı riski azaltılabilmektedir.

Diğer faktörler


Sigara ve alkol tüketimi de kalp-damar sağlığını etkileyen ana faktörlerdendir. Sigara içilmesi kötü kolesterolün damarlara yerleşmesini arttıran maddelerin oluşumuna neden olmaktadır. Sigaranın bırakılması kalp-damar hastalıklarına yakalanma oranını %50 azaltmaktadır.

Sonuç olarak; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sağlığın korunmasındaki önemi son derece büyüktür. İleride sağlıklı bir çocuğa sahip olmak ve sağlıklı bir nesil oluşumuna katkıda bulunmak için, çocuğunuza sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazandırmanın önemi unutmamalısınız. Yetişkinlikte ortaya çıkan birçok kronik hastalığın temelinde, çocukluk çağında kazanılmış yanlış beslenme alışkanlıklar yatmaktadır. Bu nedenle çocuğunuzun beslenme sorunları olduğunu düşünüyorsanız, mutlaka bir diyetisyene danışmayı ihmal etmeyin.

Yüksek kolesterol kalp-damar sağlığının bozulmasındaki en önemli etkenlerden biridir ve son yapılan çalışmalar, çocuklarda kalp-damar hastalıklarının artışından bahsedilmektedir. Çocukluktaki kolesterol düzeyinin nedeni son yıllara kadar bilinmiyordu, ancak birçok uzman çocuklardaki yüksek kolesterolün gizli bir halk sağlığı problemi olduğunu düşünmektedir. Son birkaç yıldan bu yana yapılan çalışmalar, çocuklardaki şişmanlığın dramatik bir şekilde arttığını ve şişmanlığın beraberinde birçok problemi getirdiğini işaret etmektedir.

Kolesterol nedir?

Kolesterol karaciğer tarafından üretilen kimyasal bir bileşiktir. Kolesterol yağlardan biridir ve vücutta bazı hormonların, hücre duvarının ve bazı dokuların yapımında kullanılmaktadır. Eğer hiçbir yiyecekle kolesterol alınmasa bile, vücut hiçbir problem olmadan kolesterol üretmeyi sürdürecektir. Yani vücudun gerek duyduğu kolesterolü sağlamak için karaciğer bu görevi üstlenir. Aslında karaciğer hergün yaklaşık 1000 miligram civarında kolesterol üretir. Kalan miktar günlük olarak yenilen yiyeceklerden gelir. Bitkisel kaynaklı meyveler, sebzeler, kurubaklagiller ve tahılların hiçbiri kolesterol içermezler. Yiyeceklerden gelen kolesterolün tamamı hayvansal kaynaklı yiyeceklerle vücuda alınır. Yumurta sarısı, dana, sığı, koyun gibi tüm kırmızı et çeşitleri, tavuk gibi tüm kümes hayvanı etleri, deniz ürünleri, tam yağlı süt ve süt ürünleri belirli miktarlarda kolesterol içermektedirler.

Kolesterolün kandaki yolculuğu?


Kolesterol vücudumuzda yalnız başına hareket edemez. Kandaki yolculuğu sırasında proteinler kolesterole eşlik ederler. Bu birlikte hareket eden yapıya lipoprotein denir. En çok bilinen lipoproteinler LDL (kötü kolesterol) ve HDL (iyi kolesterol) kısaltmalarıyla bilinenlerdir.

LDL (düşük dansiteli lipoprotein); hepimizin kötü kolesterol olarak bildiği kolesterol türüdür. Eğer kanda LDL türü kolesterol yüksek ise; beyin ve kalbe giden damarların duvarlarında çökeltiler oluşmaya başlayabilir. Yani LDL kolesterol damarlarda birikerek tıkanmalara ve damar yapısının bozulmasına neden olur. Damar tıkanıklığı nedeniyle vücudumuzdaki hayati organlara olan kan akışında aksamalar meydana gelir.


HDL (yüksek dansiteli lipoprotein); hepimizin iyi kolesterol olarak bildiği kolesterol türüdür. Bu kolesterol türü vücudumuzdaki kolesterolün yaklaşık üçte biri ya da dörtte birini yapısında taşır. HDL kolesterol LDL kolesterolün aksine damarlardaki kolesterol birikintisini temizlemeye çalışır. Yanı HDL kolesterol kandaki kolesterolün bir kısmını yapısına alır ve karaciğere yeniden işlenmek üzere geri götürür.


Çocuğumun kolesterol seviyesi hakkında endişelenmeli miyim?

Damarladaki kolesterol düzeyinin yüksek olmasının temel olarak dört nedeni vardır:
  • Beslenme alışkanlıkları: Özellikle doymuş ve trans yağlardan zengin yüksek yağlı bir diyet, kandaki kolesterol düzeyinin artmasına neden olur. Diyetteki yağ türü kandaki kolesterolün artışını etkiler.
  • Kalıtım: Kandaki kolesterol düzeyi genetik olarak şifrelenmiştir. Bunun anlamı; anne ve babanın kolesterol seviyeleri yüksek ise, çocklarının kolesterol seviyesi de yüksek olabilecektir. Bu nedenle ailesel olarak kolesterol yüksekliği olan ailelerin, çocuklarının kan değerlerini en az yılda bir kez kontrol ettirmelerinde yarar vardır.
  • Şişmanlık: Vücut ağırlığının hafif ya da aşırı düzeyde fazla olması, kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturur. Şişman bireyler ağırlık kaybettikçe, kandaki kötü kolesterol düşemeye, iyi kolesterol ise yükselmeye başlar.
  • Fiziksel aktivite: Bilgisayar ve televizyon izleme alışkanlığı çocuklardaki fiziksel aktivite azlığının en temel nedenidir. Fiziksel olarak aktif olmayan çocukların ağırlık kazanma riski daha yüksektir. Düzenli fiziksel aktivite yapanların kötü kolesterol düzeyi düşerken, iyi kolesterol düzeyi artmaktadır.
Bunların yanında yüksek kan basıncı (hipertansiyon), sigara içmek ve şeker hastalığı gibi nedenlerden dolayıda kan kolesterol düzeyleri değişir. Eğer çocuğunuz fiziksel olarak aktifse, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahipse, şişman değilse, ailede yüksek kolesterol problemi yoksa çocuğunuz için endişelenmenin gereği yoktur.

Yüksek kolesterolün takip edilmesi ve tedavisi nasıldır?

Yüksek kolesterol riskine sahip çocukların iki yaşından itibaren kontrol edilmeye başlanması önerilmektedir. Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzun kolesterolü izlenmelidir:

  • Aileden birinde toplam kolesterol düzeyi 240 mg/dL ve üzerinde ise,
  • Anne, baba veya aile büyüklerinde (anneanne, dede gibi) 55 yaş öncesinde kaldamar hastalığı hikayesi varsa,
  • Aile hikayesi hakkında hiçbir bilgi yoksa,
  • Çocuğunuz hafif şişman ya da şişmansa.
Amerikan Kalp Birliği, çocuklardaki toplam kolesterol düzeyini 170 mg/dL ve altını kabul edilebilir, 170-199 mg/dL düzeyini sınır ve 200 mg/dL ve üzerini yüksek olarak sınıflandırmıştır.

Kolesterol seviyesini düşürmenin 10 yolu
  • Öncelikle kendinizin ve çocuğunuzun kolesterol düzeyini kontrol ettirin.
  • Kolesterol, doymuş yağ ve trans yağ asitleri alımınızı sınırlandırın. Günlük diyetle önerilen kolesterol alım düzeyi 300 miligramdır. Dışardan aldığınız hazır ürünlerin mutlaka etiketlerini kontrol edin. Bireysel olarak alınan günlük enerjini en fazla %30 kadarı yağlardan sağlanmalıdır. Yani eğer günlük almanız gereken enerji 2000 kalori civarında ise, bu enerjinin en fazla 600 kalorisi yağlardan karşılanmalıdır. Kullanılan yağ türü çok önemlidir. Doymuş yağlar ve trans yağ asitlerinden kaçınılmalıdır. Yüksek miktarda doymuş yağ içeren besinler içerisinde; kırmız etler, sosis, sucuk, pastırma, sert peynirler, tereyağı, margarin, kurupasta gibi pastane ürünleri, kekler, bisküviler, kremalar sayılabilir. Trans yağlar; hidrojenlendirilmiş yağlar dediğimiz margarinler ve margarin içeren tüm ürünlerde bulunur.
  • Düşük yağ ve kolesterol içeren sağlık yiyecekler tüketin. Meyveler, çiğ sebzeler ve zeytinyağlı sebze yemekleri, düşük yağlı süt ve süt ürünleri tüketin.
  • Kırmızı et tüketiminizi azaltın. Kırmızı et yerine; tavuk, hindi, balık, kurufasulye, nohut gibi kurubaklagiller, soya fasulyesi ve soya ürünleri, tam tahıllar ve tam tahıl ürünleri tüketin.
  • Tereyağ ve margarinden uzak durun. Yemeklerinizi yaparken, bitkisel sıvı yağları (ayçiçek, soya, mısırözü, zeytinyağı gibi) tercih edin.
  • Pastane ürünleri, bisküvi çeşitleri ve hamurişleri tüketiminizi sınırlandırın. Bu tür yiyecekler yüksek miktarda trans yağ asitleri ve kalori içerir.
  • Meyveli sodalar, şekerli meyve içecekleri, meşrubatlar ve kolalı içeceklerden uzak durun. Çünkü, yüksek miktarda alınan şeker, vücutta yağa dönüşür.
  • Okuldaki beslenme programını kontrol altına alın. Çocuğunuzun okulunda satışa sunulan yiyeceklerin kontrol altına alınması için okul yönetimiyle temas kurun. Okul kantinlerinde satılan ve sağlıksız beslenme alışkanlığına destek veren ürünlerin, kantinlerden kaldırılması için veliler olarak baskı oluşturun.
  • Fiziksel aktiviteye teşvik edin. Çocuğunuzun okuldaki spor faaliyetlerinde yer almasına destek olun. Onlarla uzun yürüyüşlere çıkın.
  • Kendini sağlıklı yaşam tarzınızla çocuklarınıza örnek olun. Birçok çocuğun sağlıksız beslenme alışkanlıkları ailedeki yanlış yaşam tarzından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çocuğunuzun sağlığını korumak için önce kendi yaşam tarzınızı gözden geçirin ve değişime birlikte başlayın.
Besinlerdeki kolesterol gerçeği!

Birçok hayvansal besin az ya da çok miktarlarda kolesterol içermektedir. Aşağıda çocukların en sevdiği bazı yiyeceklerin kolesterol değerleri yer almaktadır:

3 köfte kadar dana eti 81 mg


3 köfte kadar kuzu eti 94 mg


3 köfte kadar hindi ve tavuk eti 85 mg


3 adet kokteyl sosis 74 mg


3 köfte kadar balık 80 mg


1 adet yumurta sarısı 274 mg


3 karper kadar peynir 107 mg


1 su bardağı yağsız süt (200 mg) 4 mg


1 su bardağı yağlı süt (200 mg) 26 mg


3 top dondurma 50 mg


Hamburger 28-35 mg

Sonuç olarak; beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı olması gerektiğini unutmadan, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile kolesterol ile savaşmanın mümkün olduğunu bilinen bir gerçektir. Günümüzde hastanelerin çocuk polikliniklerine, düşük kolesterol içeren diyer ve sağlıklı beslenme önerileri almaya gelen çocuk sayısında her geçen gün dramatik bir artış söz konusudur. İleriki yaşlarında kalp-damar sağlığı bozulmamış bir nesil için beslenem alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirmeniz dileğiyle.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kalp Sağlığı, Kolesterol ve Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'ın Makaleleri
► Kalp Sağlığı ve Beslenme Dyt.Merve KAYALI
► Kolesterol, Damar Sertliği ve Kalp Krizi Dyt.Esra Rahşan ÇALIŞKAN
► Kalp Hastalıklarında Beslenme Dyt.Turgay KÖSE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Kalp Sağlığı, Kolesterol ve Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 67 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Besinlerden Gelen Sağlık Ağustos 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:35
Top