2007'den Bugüne 81,746 Tavsiye, 25,954 Uzman ve 18,159 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Değişim ve Gelişim Üzerine
MAKALE #9750 © Yazan Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM | Yayın Ekim 2012 | 4,115 Okuyucu
İnsanlar her zaman ‘’değişim’’i istemektedirler. Bazen bu değişimi eşi, çocukları veya bir başkası içinde isterler. Buradaki değişim, bir özelliğin, bir davranışın değişimidir. Mesela annenin çocuğundan düzenli ders çalışmasını beklemesi ve bu doğrultuda çocuğuna sürekli ders çalış demesi gibi ,bu bir değişim isteğidir. Aslında burada belki de o anne de kendi annesinden bu şekilde davranışlar görmüştür. Ne kadar faydasız bir yöntem olduğunun farkında olsa bile bu davranışı sergilemekten kendisini alamayabilir. Bu durumda değişim öncelikle kendisi için gerekli gibi görünebilir. Veya bir kadının eşinden daha fazla ilgi beklemesi, evlilikle ilgili daha çok sorumluluk almasını beklemesi de bir değişim isteğidir. Bu iki örnek başkalarının değişimi ile ilgili, bir de kendimizde istediğimiz değişimler var. Bunlar öfkemizi kontrol edip daha olumlu kullanabilmek, düzenli spor yapmak, daha az yiyebilmek, kilomuzu kontrol altında tutabilmek, sigarayı bırakmak, düzenli kitap okumak vb. liste daha da uzatılabilir. Değişim süreci zorlu bir süreçtir. Ve hepimiz değişmekten korkarız. Eski düzenden yeni düzene geçiş belirsizliklerle doludur ve bunu herkes göze alamaz. Veya bu süreçte herkes aynı motivasyona sahip değildir. Aslında değişim sürecinin nasıl bir süreç olduğunu nelerin bizi değiştirdiğini, bu süreçte bize nelerin yardımcı olduğunu nelerin olmadığını kendi hayatımızdaki ciddi değişimlerimizi düşünerek fark edebiliriz. Öncelikle değişim için kişinin motivasyonu olmalıdır- Ve ayrıca kişi ne olduğunu kim olduğunu iyi bilmelidir- Kişi bunu gerçekten hissedemedikten, istemedikten sonra bir adım bile ileriye atılamaz. Daha sonra değişim sürecinde kişi olumlu ve olumsuz duyguları bir arada yaşar. Bunlar bir tarafta çoşku, heyecan, kendi yapabileceğine olan inancı gibi olumlu duygular öte yanda şüphe, kaygı, alışkanlıklar, ikincil kazançlar (problemin sağladığı kazançlar) gibi olumsuz duygulardır. Kişi bu noktadan ileriye doğru bir adım attığında artık yeni yollar ifade edebilmelidir. Yani daha önce deneyip başarısız olduğu yollardan daha farklı yollar ifade edip bu şekilde ilerleyebilmelidir. Bu süreci bir örnekle açıklayacak olursak: Örneğin düzenli spor yapıp, yemesine içmesine dikkat edip, kilosunu kontrol altında tutmak isteyen ancak bu konuda sürekli başarısız olan bir kişiyi ele alalım. Burada öncelikle önemli olan kişinin bunu gerçekten isteyip istemediğine odaklanmasıdır. Bu istek ayrıca kendi isteği olmalıdır. Yani eşi, çocukları veya arkadaşları bunu yapmasını istiyorlarsa kişi bu verilen görev dahilinde bunu istiyorsa başarısız olması yüksek bir ihtimaldir.’’ Motivasyonum var, evet bu konuda gerçekten değişmek istiyorum’’ diyen kişi bu aşamadan sonra yukarıda bahsettiğimiz olumlu ve olumsuz duyguları bir arada yaşar. Kimi zaman bu iş olmayacak sanırım deyip, şüphe ederken kimi zaman da bunu ben yapabilirim diyerek bir çoşku bir heyecan duyabilir. Tabi her ne kadar düzenli spor yapıp dengeli beslendiğinde kişi çok daha sağlıklı bir hayata, bir bedene kavuşacak olsa da bunu bilse de bu süreçte rahatı bozulacaktır, huzursuzluk duyacaktır. Çünkü her istediğini her zaman dilediği kadar yiyemeyecek, spor yaparken zorlanacak hatta yorulacaktır. Tüm bunlar kişinin yaşam tarzında bir değişikliğe gitmesini gerektiren konulardır. Ve bu hiç kolay değildir. Aslında kolay olmayan bunu sürekli hale getirebilmektir. Kişinin motivasyonu varsa ve değişimi kendisinin yapabileceğine inanıyorsa bu konuda heyecan duyuyorsa daha sonraki aşamada spor yapmak ve düzenli beslenmekle ilgili kendi kendisine yeni davranışlar olumlu yeni düşünceler üretebiliyorsa ve sonrasında tüm zorluklarına rağmen sporunu yapıyor, dengeli, sağlıklı beslenebiliyorsa bunu huzuru kaçsa da sürekli hale getirebiliyorsa en sonunda çabasının karşılığını almaya başlar. Bu karşılık rahat nefes almak, kendisini zinde hissetmek, kendisini daha güçlü hissetmek, daha mutlu hissetmek, daha az sağlık sorunları yaşamak, hastalıklara karşı daha çok bağışıklı kazanmak gibi kazanımlar olabilir. Ve karşılık gördüğünü ,çabalarının sonucunu aldığını gören kişinin davranışları pekişir ve zamanla yeni bir yaşam tarzına, istediği yaşam tarzına diyelim, kavuşur. Bu örnek kişinin kendi değişimi ile ilgili bir örnekti. Kendimizi bile değiştirmenin bu kadar güç olduğu bir hayatta bir başkasını değiştirmeye çalışmak çok daha güçtür, hatta kimi zaman imkansızdır. Ben yazımın bundan sonraki kısmını iletişim ve ardından gelen değişim ve gelişime ayırmak istiyorum. İletişim içinde bulunduğumuz insanların gelişimi için neler yapabiliriz, ne tür bir ilişki kurarsak insanlardaki değişimi, gelişimi destekleriz bununla ilgili konuşmak istiyorum. Öncelikle insanlar kendilerini kabullenen bir ilişkiye ihtiyaç duyarlar. Düşünsenize kabullenilmediğimiz, onaylanmadığımız ilişkilerden köşe bucak kaçarız. Bu tür bir ilişkiyi istemeyiz çünkü bu tür bir ilişki de kendimiz olamayız, olduğumuz gibi davranamayız. Eğer kabul edildiğimiz, onaylandığımız bir ilişki içindeysek bu ilişki bizi geliştirir. Kendimize verdiğimiz değeri arttırır. Hayata daha esnek bakmamızı sağlar. Öncelikle kendimize ve sonra başkalarına duyduğumuz saygıyı geliştirir. Çünkü bu ilişkiden bunları alırız ve aldıklarımızı da diğer insanlara veya kendimize verebiliriz. Kendisine değer verilen kişinin diğer güçlü duyguları da harekete geçmek için hazırda bekler. Evet çare insanın içindedir ve bu çare kişinin baskın güçlü duyguları ile harekete geçer. Güçlü duygular kişinin olduğu gibi kabul gördüğü, anlaşıldığını hissettiği, değer verildiğini bildiği ilişkilerde dallanır budaklanır. Örneğin bir ebeveyn çocuğuna sürekli ders çalış ders çalış diye dayatmada bulunuyorsa, bu davranış yüksek ihtimalle geri tepecektir. Gelişime engel olan en büyük engellerden biri otoritenin dayatılmasıdır. Ebeveyn ailede otoritedir ve bunu çocuğuna dayatırsa onun gelişimini engellemiş olur. Her insan ayrı bir potansiyeldir ve her insan bu potansiyeli ortaya koyma güdüsüyle dünyaya gelir. Ancak bu potansiyel uygun koşullarda kendini gerçekleştirebilir. Otoritenin dayatılması yerine ebeveyn çocuğumla nasıl bir ilişki kurarsam, çocuğumda bu ilişkiden faydalanarak kendi potansiyelini ortaya koyabilecek bir konuma gelir diye sormalıdır. Bu ilişkinin ana hatları da önce kendimiz gibi olmak, kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek daha sonrasında çocuğumuzu eksi ve artı yönleriyle olduğu gibi kabul edebilmek, onu anlamaya çalışmak ve bunun için elimizden geleni yapmak, çocuğumuzun bize güvenmesi ve bu güven duygusu içinde kendisini olduğu gibi ifade edebilmesini sağlamak ve bu ifade edişi içinde çocuğumuzun güçlü yönlerine vurgu yapmaktır. Ayrıca çocuğumuzu anlamaya çalışmak, onun söylediklerinin onun için ne anlama geldiğini anlamaya çalışmak ,ebeveyn olarak bizimde bazı konularda değişmemizi de beraberinde getirebilir. Eğer karşımızdaki insandan değişim, gelişim bekliyorsak , onu olduğu gibi kabul etmeli ona güven verebilmeli, onu anlayabilmeliyiz. En azından bunun için elimizden geleni yapmalıyız. Kendimizi de bu doğrultuda sürekli geliştirmeliyiz. Çünkü dünya sürekli bir değişim için biz aynı kalarak bu değişime ayak uydurmayı bekleyemeyiz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Değişim ve Gelişim Üzerine" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Serkan YILDIRIM Fotoğraf
Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM
Eskişehir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi31 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM'ın Yazıları
► Farkındalık ve Değişim Psk.Elif HERGÜNER
► Değişim, Değişeyim Ama Nasıl? Psk.Gülşah BEŞTAV
► Milli Değişim Hareketi Psk.Dnş.M. Burak OLGUN
► Kendimizi Bulmak ve Değişim Psk.Dnş.İsmail SÖNMEZ
► Küreselleşme ve Eğitimde Değişim Süreci Psk.Dnş.Mehmet Zeki İLGAR
► Değişen Toplum (Toplumda Değişim) Psk.Burçak DEMİRKAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,159 uzman makalesi arasında 'Değişim ve Gelişim Üzerine' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çift (Evlilik) Terapisi Kasım 2015
► Anksiyete Bozuklukları Şubat 2014
► Ailenin İşlevleri Ekim 2012
► Anne Baba Olmak Ekim 2012
► Aile Danışmanlığı Mayıs 2012
► Boşanma Psikolojisi Şubat 2012
► Sosyal Fobi Ocak 2012
◊ Aile Terapisi Temmuz 2015
◊ Migrene Emdr Çözümü Nisan 2013
◊ Hayat'ım Temmuz 2012
◊ Ey Mutluluk Neredesin? Şubat 2012
◊ Eşlerle İlişkiler Aralık 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:03
Top