2007'den Bugüne 89,485 Tavsiye, 27,604 Uzman ve 19,643 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu Vakalarında Şema Modları
MAKALE #10662 © Yazan Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ | Yayın Mart 2013 | 16,484 Okuyucu
“Hiç rüyayı hayatla karıştırdığınız oldu mu?

Ya da paranız olduğu halde hiç bir şey çaldınız mı?

Hiç hüzünlü hissettiğiniz oldu mu? Ya da olduğunuz yerdeyken trendeymiş gibi hareket ettiğiniz?

Belki de gerçekten deliyim ya da 1960lar öyleydi ya da belki kız olmanın doğal haliydi, tuzağa düşmüş gibi.”

Diyordu Susanna, orijinal adıyla Girl İnterrupted Türkçeye Aklım Karıştı olan çevrilen filmin başkahramanı. Winona Ryder’in (Susanna) Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu, Angelina Jolie’nin (Lisa)Antisosyal Kişilik Bozukluğu tanısı aldığı ve Mitomani (yalan söyleme hastalığı), Şizofreni, Enseste maruz kalan birçok karakterinde canlandırıldığı film, Claymoore Akıl Hastahanesi’nde geçer.

Susanna Kaysen 1967 Nisan’ında 18 yaşındadır ve baş ağrısı için bir kutu asprin içip üzerine aldığı alkolün tesiriyle geçirdiği baygınlık sonucu hastaneye kaldırılır ve orada midesi yıkanır. Sonra ailesinin isteğine uyarak kendi isteğiyle Claymoore akıl hastanesine giderek hastane kaydını yaptırır. Kendisine konulan Borderline(Sınır) Kişilik Bozukluğu tanısı ile orada bir yıldan fazla kalır. O zamanın Amerika Birleşik Devletleri kanunlarına uyarınca akıl hastanesine yatmak için iki şart vardır: Ya bir velinin imzası ya da hastaneye yatmak isteyen kişinin reşit olması. Öyle ki bu imzayla düzelene kadar orada kalmayı kabul etmekte, kanunlar düzelmeden çıkma hakkını hastanın elinden almaktadır. İşte film, Susanna ve diğer rahatsızlıklarla hastaneye yatan kişilerin iyileşme süreçlerini ve orada kaldıkları sürece yaşadıkları olayları anlatmaktadır.

Daha önceki “Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu Dedikleri” yazımda da anlattığım gibi rahatsızlığın temeli eskilere çocukluğa dayanmaktadır. Bu bozukluğu yaşayan kişiler genetik mirasları yanı sıra doğuştan getirdikleri mizaç özelliklerine ek olarak istirmarcı, patlayıcı, zedeleyici, yaralayıcı, cezalandırıcı, mahrum bırakan, hakkaniyetin gözetilmediği güvenli olmayan sağlıksız ailelerde ya da aynı rahatsızlıkla yaşayan anne tarafından büyütülmektedir. Tüm bu sağlıksız aile tutumları içinde yetişen çocuk aslında etrafında birçok insan olsa da yalnızdır ve hayatı kendi aklının yettiğince anlamlandırmaya, duygularını kendi tanımaya çalışır. Yani rehbersizdir. Duygusal acılarla baş etme şekillerini kendileri geliştirmek zorundadır, tek başına geliştirdikleri baş etme yöntemleri ya çok az işlevsel ya da hiç işlevsel olmadığından yanlış düşünce ve inançlar geliştirerek yaşamlarına kalan kısmına devam ederler. İşte kilit bu noktadadır. Geliştirilen kalıplaşmış düşünce ve inançlar karakterine öylesine derinlemesine işler ki, bu kalıplar hayat boyu devam eder. Çözümse düşünce ve inanç kalıpları üzerinde çalışmak ve onların katılıklarını kırarak onlara esneklik kazandırmaktır. Hani kimi insanlar şöyle der: “Başkalarının benim hakkında düşündüklerini önemserim.” Sorarsın ne zamandan beri diye ve cevap kendim bildim bileli olur. İşte bunun gibi kişiliğe derinlemesine işlemiş, kendimizi tanımlarken kullandığımız kalıplaşmış düşünce ve inançlardan bahsediyorum. Onlar esnetilmedikçe, ezber bozulup yerine yeni alternatif düşünce, inanç ve davranış seçenekleri geliştirilmedikçe rahatsızlık devam eder.

Son yıllarda hızla gelişmeye devam eden tekniklerden biri olan Şema Terapi Tekniği birçok kişilik bozukluğunda olduğu gibi Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakalarında da etkin çözümler üretmektedir. Şema Terapinin şemadan tam olarak kast ettiği şey, yukarıda bahsettiğim her şeye karşı geliştirilebilecek kalıplaşmış düşünce, davranış, inanç, tutum, değerlerdir yani kişinin şeyler hakkında geliştirdiği zihinsel temsillerdir. Örneğin masa şeması. Dünyada milyonlarca farklı masa olsa da zihnimizde öncelikle oluşan ilk gördüğümüz masanın temsilidir, “hımm demek bu masa”, sonra başka bir yerde başka şekliyle görsek de “aaa masa demek” gibi. Bu zihnimizin bize sağladığı bir avantajdır, dünyadaki tüm masalara masa diyebilmek için hepsini tek tek görüp öğrenmemize gerek yok; yani soyutlama sonucu oluşturduğumuz zihinsel temsillerin hepsine şema denir. Ne kadar çok konuda bilgi sahibi olduğumuzu bir düşünsenize, bu yüzden şemalar sayılamayacak kadar çoktur. Sandalye şeması, doktor şeması, köy şeması, televizyon şeması, gülme şeması, ağlama şeması…

Şemaların kişi üzerindeki tesirlerini anlamak, kişinin gösterdiği davranışları anlamakla mümkündür. Şema Terapi davranışları anlamak için tıpkı Geştalt Terapide olduğu gibi parçalardan bahseder, bizi biz yapan parçalardan. Geştalt terapide seans sırasında karşılaştığımız parçalara isim verirken terapist olarak özgürüz, anda ortaya çıkan parçaya o an isim veririz ve bu isim Geştalt Terapi Tekniği’nde kısıtlanmamıştır, durumu açıklayan her isim verilebilir. Örneğin kişi başarısızlıklarından bahsediyorken buna” başarısızlık parçan”, özgüven üzerinde çalışırken “özgüven parçan” diyebiliriz. İnsan birçok parçaya sahiptir, işte Şema Terapi bu parçalara mod der ve onlara sabit isimler vermiştir.

Aklım Karıştı filminde işlenen Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu, bence Angelina Jolie’nin başrolünü oynadığı ünlü model Gia Marie Carangi’nin hayatının canlandırıldığı Gia adlı filmde çok daha belirgin olarak işlenmiş. Özellikle Şema Terapideki mod kavramının anlaşılması için çok daha zengin içerikler sunar.

Nedir bu modlar?

Şema modları, farklı ihtiyaç ve istekleri olan, tümünü deneyimlediğimiz anlık duygusal durumlar ve uyumlu uyumsuz baş etme tepkilerimizdir. Mesela bir tarafımız gerekli düzeyde çalışırsak başarılı olabileceğimizi söylüyorken hiçbir şey başaramayacağım ben yeteneksiz ve beceriksizim diye ağlıyorsak bu bir mod yaşantısıdır. Yani mod, aynı konuda birbirinden farklı düşünen parçalarımızdır, bu yüzden modlar birbirlerine karşı çıkarak içsel bir çatışma yaratır. “19 Mart 2013 Gece 3” başlıklı yazımda geçen içsel sohbet tam bir mod yaşantısıdır. İşte Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakaları da bu hızlı mod değişimleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşarlar. Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakalarında özellikle beş mod ile karşılarız. Bunlar:

1 Terk Edilmiş, Suistimal Edilmiş Çocuk Modu: Anne babası tarafından terk edilmiş, kendini korumasız, güvensiz, desteksiz, yalnız ve çaresiz hisseden çocuk duygulanımıyla görülür. Terk edilmekten ileri düzeyde korktuğu için uyumlu davranır, inisiyatif belirtmez, iyi olmaya çalışır, yeter ki sevdikleri onunla kalsın.

2. Öfkeli Çocuk Modu: Genelde öfke krizleri geçiren kızgın çocuğun duygulanımıyla görülür. Öfkeli çocuk modunda kişi haksızlığa uğradığına inanır ve ihtiyaçlarını karşılamak için dürtüsel ve asi davranışlar yapabilir.

3. Cezalandırıcı Ebeveyn Modu: Bu modda kişi içselleştirilmiş ebeveyn haline gelmektedir. Bu mod özellikle çocuk yanları kötü oldukları için hissettikleri ve yaptıklarından dolayı cezalandırır. Örneğin Terk Edilmiş çocuğu ne kadar güçsüzsün diye azarlayarak kişiye yetersiz, kusurlu, zayıf…olduğunu hissettirir. Bu mod kişiye kendisini çok berbat hissettirdiği zamanlarda Kopuk Korungan mod ortaya çıkar.

4. Kopuk Korungan Mod: Bu mod olumsuz duygulardan geri çekilmek onların acısından uzaklaşmak için yardım eder. Kişi acı veren duygulardan uzaklaşmak için alkol, uyuşturucu gibi maddelere yönelebilir, acı veren insanlardan ayrılabilir, onlara küsüp tüm enerjisini kendine yöneltebilir.

5. Sağlıklı Erişkin Modu: Bu mod kişinin olumsuz duygularıyla baş etmesine ve sorunların üstesinden gelmesine yardımcı olan, destek veren, esnek, çözüm odaklı taraftır. Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakalarında bu mod yeterince gelişmediğinden terapide amaçlanan Sağlıklı Erişkin tarafı büyütmek, geliştirmek ve sağlıksız mod taraflarını iyileştirmeyi öğretmektir.

Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakaları yaşamlarına genellikle Kopuk Korungan Modda devam ederler. İhtiyaçlarını, bedeninde hissettiklerini, duygularını, isteklerini, hayallerini…. görmezden gelerek yaşar, sanki yokmuş gibi davranır, yani kendilerinden kopuk yaşarlar. Seans sırasında “Nasıl hissediyorsun?” sorusuna genelde “bilmem, hiç, işte, öyle, ımmmm “ gibi kısa ve muğlak cevaplar verir, “Bu hafta benimle ne paylaşmak istersiniz?” dediğimde “hiç, bilmem, aklıma bir şey gelmiyor, ımmmm” türünde cevaplar duyarım.

- “Hangi filme gidelim?”
-Bilmem, sen hangisine istersen benim için fark etmez.

-“Çayını nasıl alırsın?”
-Fark etmez.

-“Çayını bardakta mı istersin kupada mı?”
-Fark etmez.

-“Bu akşam annemlere gidelim mi?”
-Peki

Oysa bu cevapların hiçbiri kendi gerçeklerini yansıtmaz, içlerinde bir parça sürekli itiraz halindedir.

” Onun istediği filme gittik, halen çayı demli sevdiğimi öğrenemedi, hep onun annesine gidiyoruz bir kere bile sizinkilere gidelim demedi hep ben demek zorunda kalıyorum, sürekli onun istedikleri oluyor ben yokum zaten, otur otur kalk kal yat yat her yaptığıma karışıyor, ben onun umurunda bile değilim, beni gerçekten hiç anlamıyor, hiç destek olmuyor, varsa yoksa o, kendinden başka kimseyi düşünmüyor….” İstekleri, ihtiyaçları, duyguları yokmuş gibi davransalar da itiraz eden parça olumsuz şeyler biriktirir. Ben buna “Öfke kumbarası” diyorum. Bilirsiniz kumbaralar değişik malzemelerden, değişik biçimlerde üretilir. Kimi küçüktür, kimi büyük, kimi sağlamdır, kimi çabuk kırılır. Ve kumbara sahiplerinin davranışları da farklı farklıdır. Kimi kumbarasına her gün bir şeyler atar, kimi arada bir, kiminin kumbarası sağlamdır, berikinin kırılgan, kiminin kocamandır, kiminin minicik. E eninde sonunda ne kadar sağlam ve büyük olursa olsun tüm kumbaralar dolar ve bankaya yatırma vakti gelir. Yani kişi ne kadar kopuk modda yaşarsa yaşasın, yaptığı tüm fedakarlıklar onda öfkeye neden olur. Aslında fedarkarca davranmasının altında yatan tek bir şey var. Arkadaşım, eşim, dostum, kardeşim…beni terk etmesin, benimle kalsın isteği; diğer bir deyişle terk edilme, yalnız bırakılma, başkalarına tercih edilme korkusu. Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu vakaları bu korkuyu öylesine derin yaşar ki, karşısındaki kişi kendisini terk etmekten bahsederse ya da onun söylediği herhangi bir şey terk edilmeyi düşündürdüyse Borderline (Sınır) Kişilikte bu yoğun, ani bir öfke olarak ortaya çıkar. Önüne geleni deviren, her şeyi önüne katıp sürükleyen sel felaketinden farksızdır. Yani Kopuk Korungan Moddan Öfkeli Çocuk Moduna geçer. Bu mod yetişkin kişinin öfkesini ifade etmesinden farklıdır, tıpkı oyuncağı elinden alınmış ya da istediği bir şey olmayınca ayaklarını yere vuran, kendini parçalarcasına ağlayan, kendini yerden yere atan, elindeki ne olduğuna bakmaksızın atan, ortalığı kırıp döken bir çocuk gibi davranır. Çünkü kumbara dolmuş ve bankaya yatırılmak üzere açılmıştır. Esip gürleme bittikten sonra Öfkeli Çocuk Modunu Terk Edilmiş, Suistimal Edilmiş Çocuk Modu izler. Kişi birden kendisini yoğun tehdit altında hisseder, tüm bedenini sevdiğini kaybetme korkusu sarar, bu korku tetiklendiği an da ya da sonrasında Cezalandırıcı Ebeveyn Modu devreye girerek, Öfkeli çocuğu ya da Terk Edilmiş çocuğu veya ikisini birden cezalandırır. “Yine kendini tutamadın ve sevdiğini kırdın, nasıl böyle kontrolsüz davranabiliyorsun anlamıyorum, senden adam olmaz, öfkeni kontrol etmekten bile acizsin, yine kendini küçük düşürdün, aptalca davrandın….”diye Öfkeli Çocuğu cezalandırırken, “Niye yalnız kalmaktan korkuyorsun, gidene kal denmez, niye bu kadar alttan alıyorsun, o seni kaybetmekten korkmuyor sense ona yapışıyorsun, bu yaptıklarına utanmıyor musun?...” diyerek Terk Edilmiş çocuğu cezalandırır. Cezalandırıcı Ebeveyn Modu kişiye kendisini o kadar aciz hissettirir öyle perişan eder ki, kişi hem Cezalandırıcı Ebeveyn Modunun baskısından kurtulmak, iç çatışmadan kurtulmak hem de terk edilmekten korktuğu için Kopuk Korungan Moda geri döner; yani kişi kısır döngü içinde aynı şeyleri yaşar durur.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu Vakalarında Şema Modları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     9 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuğba DEMİRÖZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi244 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün Yazıları
► Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Sınır Kişilik Bozukluğu Psk.Dnş.Seba Nur SARAL
► Sınır Kişilik Bozukluğu Nedir? Psk.Alpaslan KESKİN
► Borderline Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Psk.Berivan ŞENTÜRK
► Borderline Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Psk.Muhammed Erdinç TÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,643 uzman makalesi arasında 'Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu Vakalarında Şema Modları' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Manüplasyon Ocak 2017
► Empati Kasım 2016
◊ Kıyamet Senaryoları Temmuz 2013
◊ Ticari Zeka Haziran 2013
◊ Hey Tuğba Naber? Nisan 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:05
Top