2007'den Bugüne 90,341 Tavsiye, 27,807 Uzman ve 19,737 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Öfke Kavramı Tanımı – Özellikleri – Olumlu ve Olumsuz Yönleri
MAKALE #10780 © Yazan Psk.Dnş.Hicran KAYNAK | Yayın Nisan 2013 | 12,586 Okuyucu
ÖFKE KAVRAMI TANIMI – ÖZELLİKLERİ –
OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ


Literatür incelendiğinde öfke kavramının çok farklı şekillerde tanımlandığı görülmüştür. Bu tanımlardan bazıları şöyledir; Biaggio öfkeyi, gerçek veya var sanılan bir engellenme, tehdit veya haksızlık karşısında oluşan bilişlerle ilgili ve kişiyi rahatsız edici uyarıcıları ortadan kaldırmaya yönelten, güçlü bir duygu (Biaggio, 1989: 25) olarak tanımlar. Şahin (1997: 81), canlı organizmanın varlığını tehdit eden durumlara gösterdiği doğal bir tepki, çok hafif bir rahatsızlıktan yoğun bir öfke ve hiddete kadar değişen yoğunlukta yaşanan bir duygu olduğunu ifade etmiştir. Öfke, basit bir sinirlilik veya kızgınlık halinden, yoğun hiddet durumuna kadar değişen dereceli bir duygusal durumdur (Robins ve Novaco, 1999: 328). Öfke engellenme ve korku gibi hoş olmayan durumlarda ortaya çıkan duygulanım ve coşku durumlarından biridir (Köknel, 1982: 186).


Bilge ve Sayın (1994: 111)’a göre öfke bireylerin engellendiklerinde, haksızlığa uğradıklarında yaşadıkları normal, evrensel ve sağlıklı bir duygudur. Marion (1997: 64) öfkeyi, bireyin amacına ulaşmada engellendiği ya da ihtiyaçları karşılanmadığında yaşadığı etkili ve harekete geçirici bir duygu olarak tanımlamıştır. Şahin’e göre öfke, bireyin istek, ihtiyaç ve planlarının engellenmesi ve haksızlıklara uğraması karşısında, kendini olumlu yollardan ifade edememesi sonucunda yaşadığı duygu durumudur (Şahin, 2006: 51).


Biaggio öfkeyi, gerçek veya var sanılan bir engellenme, tehdit veya haksızlık karşısında oluşan bilişlerle ilgili ve kişiyi rahatsız edici uyarıcıları ortadan kaldırmaya yönelten, güçlü bir duygu (Biaggio, 1989: 25) olarak tanımlar. Şahin (1997: 81), canlı organizmanın varlığını tehdit eden durumlara gösterdiği doğal bir tepki, çok hafif bir rahatsızlıktan yoğun bir öfke ve hiddete kadar değişen yoğunlukta yaşanan bir duygu olduğunu ifade etmiştir. Öfke, basit bir sinirlilik veya kızgınlık halinden, yoğun hiddet durumuna kadar değişen dereceli bir duygusal durumdur (Robins ve Novaco, 1999: 328). Öfke engellenme ve korku gibi hoş olmayan durumlarda ortaya çıkan duygulanım ve coşku durumlarından biridir (Köknel, 1982: 186).

Şahin’e göre öfke, bireyin istek, ihtiyaç ve planlarının engellenmesi ve haksızlıklara uğraması karşısında, kendini olumlu yollardan ifade edememesi sonucunda yaşadığı duygu durumudur (Şahin, 2006: 51).


Öfke duygusunun yapılan farklı tanımlarının bulunmasına rağmen tanımlarda bazı noktalarda benzerlikler bulunmaktadır. Bu tanımlardan yola çıkarsak öfke duygusunun özelliklerinden bahsedilebiliriz;


•Öfkelenmek içsel bir yaşantı ve bir duygu durumudur. Belirli bir engel, eleştiri ya da saldırı karşısında spontan olarak yaşanır. Öfke planlı olarak ortaya çıkmaz, kendiliğinden ifade edilir.

•Öfke evrensel bir duygudur. Gerekli koşullar oluştuğunda herkes öfke duygusunu yaşayabilir.
•Öfke ifadesinin farklı olması, bu duygu karşısında verilen tepkilerin farklı olması nedeniyle, kişiyi daha fazla eleştiriye ve saldırıya açık hale getirir.
•Öfkeli davranışlarımız öğrenilmiş davranışladır. Bu davranışları çevremizden ve ailemizden öğreniriz. Bu nedenle öfkenin ifadesi, kişiden kişiye farklılık gösterir.
•Öfke ifadesi öğrenilen bir özellik taşır. Bu nedenle olumsuz ifade öğeleri taşıyan öfke ifade biçimlerinin yerine, daha uygun ve yeni ifade biçimleri öğrenilebilir (Hankins ve Hankins, 1988; Balkaya, 2001a: s. 23’deki alıntı).

Deffenbacher (1992: 179)’ e göre öfkenin özelliklerini şöyledir;

* Öfke planlanan bir eylem sonucu değildir, içsel bir duygudur.
* Herkes öfke duygusu yaşayabilir.
* Öfkeli tepkiye neden olan duygu, kişiyi daha kuvvetli ve psikolojik olarak uyarılmış bir durumda tutmasına rağmen, kişi öfkelendiğinde daha fazla incinebilir. Öfkeli tepkiler öğrenilmiş davranışlar olduğundan, yanlış ifade edilen davranışlar yerine, sağlıklı davranışlar öğrenilebilir.
* Öfke duygusu haksızlık ve engellenme durumunda birden ortaya çıkan bir duygudur. Hemen ifade edilmesi ya da hemen bastırılması sağlıklı değildir.

Bu nedenle öfkenin nedeninin bilinmesi öfkenin tanınması çok önemlidir. Araştırmalar sonucunda öfke duygusu hakkında doğru olduğu kabul edilmiş bazı bulgular elde edilmiştir. Bu bulgular şöyle özetlenebilir; (Alberti veEmmons, 1998: 42).


•Öfke normal, doğal, insana özgü evrensel bir duygudur.

•Öfke fizyolojik öğeleri olan bir duygudur, davranış tarzı değildir.
•Kronik öfke, sağlık için tehlikeli olabilir. Kronik kalp krizi riskini artırır.
•Öfke çoğu kez ortaya çıkmadan tehlikesiz hale getirilebilir ve getirilmelidir.
•Öfkenin ifade edilmesi gerektiği zaman, ifade şekli, intikama yönelik değil, çözüme yönelik ve etkin bir şekilde olmalıdır. Duyguların saldırganca ifadesi, çözüme değil, daha fazla saldırganlığa neden olur.
•Öfkenin hedefi çoğu zaman yabancılar değil, yakınlarımızdır.
•Öfkenin boşaltılması sadece sorunun çözümü için zemin hazırlanması açısından değerlidir.
•Öfke ile başa çıkmanın en sağlıklı yolu onu daha az zarar verecek bir hale getirmektir.


Araştırmacıların, öfkenin özellikleri arasında en çok üzerinde durdukları nokta, öfke ifade tarzının öğrenilebilen bir özellik olması ve saldırgan öğeler içeren olumsuz öfke ifade biçimlerinin yerine, daha uygun olumlu ve saldırgan öğeler içermeyen öfke ifade biçimlerinin öğrenilebileceğidir (Balkaya, 2001a: 23). Ayrıca duygu enerjisinin gelişigüzel ortaya salınmasının doğuracağı sorunlar olabilir. Oysa duygularımızın enerjisinin kontrollü bir şekilde açığa çıkması, yani eğitilmesi onları yaşamamıza engel değildir (Karayörük, 2004: 7). Öfke denetimi ve bunun yararları günümüzde ve son yıllarda araştırılmaya başlanmıştır. 1960 ve 70’lerde öfke kontrolü sağlayamayan kişilere bu beceriyi kazandırma amaçlı terapi endüstrisi gelişme göstermiştir. Son yirmi yıl içerisinde öfke yönetimi programları giderek artmaktadır (Vecchio ve O’leory, 2004: 19).


ÖFKENİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ


Öfkenin olumlu ve olumsuz yönü hakkında farklı görüşler mevcuttur. Farklı görüşlerdeki ortak nokta ise öfkenin sağlıklı ve sağlıksız birçok yönünün bulunmasıdır.


ÖFKENİN OLUMSUZ YÖNÜ

Öfke duygusunun olumlu yönleri olduğu kadar, uygun ve sağlıklı ifade edilmeyen öfkenin, olumsuz birçok yönü vardır. Öfke kişilerarası ilişkilere zarar verdiğinde sağlıksız bir duygu halini almış demektir. Bu haliyle öfke, yıkıcı, zararlı ve saldırgancadır. Kötüye kullanımı açısından diğer duygulardan ayrılır. Sağlıksız öfkenin içeriğinde zarar verme ve sık sık saldırganlık vardır (Blum, 2001: 50).

Öfke beraberinde saldırganlık davranışına dönüşerek son derece tehlikeli sonuçlara neden olabilir. Öfke duygusunun sonuçlarının başında öncelikle bireyin kendisine verdiği zararlar gelir. Öfke duygusu yaşanırken beyin ve vücutta enerji yoğunluğu yaşanmakta ve bu enerjinin dışarıya yanlış aktarılması bireyde ruhsal ve fiziksel zarara neden olmaktadır. Yaşanan ruhsal gerilim sonucu birey migren, mide rahatsızlıkları, sinir bozuklukları gibi rahatsızlıklarla karşı karşıya kalır. Öfke anlarında seçilen davranışlar, ses yükseltilmesi, hakaretler, kaba kuvvet ve şiddet, saldırganlıklar ya da bunların tam tersi örüntüde içe kapanmalar, durumu yok saymalar, sözlerle taş atmalar, dedikodular v.s….davranışlardır ve bu davranışlarla olumlu sonuçlara ulaşmak mümkün değildir. Bu tür davranışlar bireyin benliğine zarar verir (Yavuz, 2004: 127). Her iki şekilde de öfke anlarında yaşanılan kontrolsüz davranışların daha sonradan pişmanlıkları beraberinde getireceği açıktır. Açık bir biçimde ifade edilen öfke, yıkıcı olarak düşünülür. Aile içinde ve kişiler arası ilişkilerde çatışmaya neden olabilmekte ilişkiye zarar verebilmektedir (Izard, 1991: 229). Aşırı öfke ve saldırganlık çocukların akademik fonksiyonlarında, aile ve akranları ile ilişkilerinde olumsuzluk yaratmaktadır (Farmer, 2002: 1271; Loeber, 1991: 395).


Öfke kontrolü olmayan kişilerde şiddetli ve ani öfke patlamaları, güç kazanmak için öfkeyi bir araç gibi kullanma, öfkenin altıdaki nedenlerde baş edebilmek için madde kullanma, eleştirilmeye, reddedilmeye karşı aşırı tepki gösterme, kendi davranışlarının sorumluluğunu kabul etmeyerek başkalarını suçlama gibi bazı davranışlar gözlenir (Ögel ve diğer., 2003: 55). Öfke denetiminde problem yaşayan öğrenciler genelde saldırgan ve başkalarının niyetlerini anlamada zorlanan öğrencilerdir. Bu öğrenciler, kendilerini öfkelendiren durumlar karşısında gösterdikleri davranışlarını değerlendirmekte ve yaşıtlarıyla anlaşamadıklarında suç işlemektedirler. Aynı zamanda onların sosyal problemleri çözme konusunda başarısız oldukları gözlenmektedir (Besley, 1999; Şahin, 2006: s. 50’deki alıntı.). Öfke aynı zamanda intihar davranışı içinde risk faktörüdür (Batıgün, 2002: 49). Yoğun öfke kaygı bozukluklarına etkilidir, öfkenin yoğunluğunun azalmasına bağlı olarak kaygı belirtilerinin de azaldığı araştırmalarda belirtilmektedir (Fava et al., 1990: 869; Lamb ve Pusker, 1991: 102). Saldırgan davranışlar ve şiddet eylemlerinin görülmesi öfke, kaygı, korku gibi duygu durumları sonucunda ortaya çıkmaktadır (Köknel, 1982: 189).


Çocukluk ve gençlik çağında bir duygulanım ve coşku biçimi olarak yaşanılan öfkenin kişilik üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler daha sonraki yıllardaki kin, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygulara dönüşebilir. Bu tür duyguların etkisi altında olan insan daha sık ve şiddetli öfkelenir. Böylece öfkeden kaynaklanan kimi davranışlar öfke ile sonuçlanır (Köknel, 1982: 187).


Öfkenin dönüşümleri “bir şamar oğlanı bulma” (yön değiştirme) olabilir. Bazen tersi yönde ifade edilerek aşırı kibarlık biçiminde (tepki oluşturma) görülebilir. Bazen de ruh sağlığını etkileyerek bozabilir. Felç ve tiklere neden olabilir (dönüşüm). Kimi psikosomatik hastalıkların (baş ağrısı, ülser, gastrit, yüksek tansiyon, astım) temelinde öfke duygusu vardır. İftira, dedikodu, komplo gibi olaylar öfkenin ifade biçimleri olabilirler (Ankay, 1992: 36).


Öfke aynı zamanda kişinin bilişsel yetilerini ve devinimlerini etkiler. Olaylar bu doğrultuda düşünülür ve değerlendirilir (Odağ, 1990: 61). Öfke yaşayan birey olayları olumsuz değerlendireceğinden öfke kişinin sağlıklı düşünmesine de engeldir. Bu açıdan öfke yaşandığında verilen ani tepkiler sağlıksız öfkeli tepkilerdir. Sağlıklı biçimde dışa vurulamayan bu duygu kişiler arası ilişkilerde olumsuz sonuçlara neden olur. Kişiye ve çevresine zarar vererek, kişiler arası ilişkilerde uzaklaşmaya neden olur. Öfke yönetimindeki yetersizlik sonucu dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, karşıt gelme bozukluğu, davranış bozukluğu, motor depresyon bozukluğu ve anksiyete bozuklukları gibi çeşitli zihinsel sağlık problemleri oluşmaktadır (Farmer, 2002: 1291).


ÖFKENİN OLUMLU YÖNÜ


Yaşadığımız öfke duygusunun olumsuz yönleri olduğu kadar, sağlıklı ve yararlı tarafları da vardır. Sağlıklı öfke, uygun zamanda, uygun kişiye, uygun nedenlerle, kontrollü şekilde ifade edilen öfkedir (Blum, 2001: 49). Öfke duygusu hemen hemen herkesin aklına olumsuz duygu olarak yerleşmiş ve öyle kabul edilmiştir. Gerçekte öfke; kişiyi zor, tehlikeli durumlara hazırlayıcı ve koruyucu özelliktedir (Aydın, 2005: 203).


Öfke duygumuz yaşanan olumsuz herhangi bir duruma karşı verilen tepkidir. Yaşadığımız bu duygu bazı şeylerin değişmesi gerektiğini bize hatırlatarak, ilişkinin veya durumların daha verimli daha olumlu hale dönüştürülmesine yardımcı olur. Öfke duygusu, kişiye birey olduğunu hatırlatarak kendi değer ve ilkelerini sahiplenme sorumluluğunu hatırlatır. Bu duygu birey olarak haklarımızın yendiği, ihtiyaç ve isteklerimizin karşılanmadığı, istemediğimiz şekilde engellendiğimiz, bazı işlerin yolunda gitmediği, hiçbir şekilde kabul etmememiz gereken konularda bize mesajlar gönderir. Bu duygunun bizdeki görevi, karşılaşılan zor durum anında kendimizi koruyarak savunma konusunda uyarılar vererek yardımcı olmaktır. Bu uyarılar ile vücudumuzdaki güç ve enerji miktarı artmakta ve yeni duruma karşı vücut savunma haline geçmektedir (Yavuz, 2004: 126).


Novaco, öfkenin insan yaşamında çift yönlü etkisinin olduğunu belirtmiştir. Öfke duygusu sıklıkla yıkıcı, saldırgan davranışlarla sonuçlanmasına rağmen uyum sağlayıcı işlevi de vardır. Bunlar altı madde ile özetlenebilir (Novaco, 1975; Canbuldu, 2006: s. 25’deki alıntı);

• Öfke enerji verir.
• Saldırganlık için içsel ve öğrenilmiş bir uyarıcı olarak, davranışta bulunma yönünde güdüler ve güçlendirir.
• Kaygıyı dış çatışmaya çevirerek, ego tehdidine karşı kendini savunur.
• Süregelen davranışın uyarıcılığını azaltarak acıya engel olur.
• Diğer insanlara yönelik olumsuz duyguların açıklanmasını kolaylaştırır.
• Stresle başa çıkmada başlangıçta bir kışkırtıcı olarak olayı ayrıştırır.

Öfke duygumuz, bireylerin problem çözme becerilerini geliştirdiği gibi karşılaştığı bazı engelleri aşmasına da yardımcı olabilir (Blum, 2001: 49). Gordon, öfkeyi ifade etmenin sağlık açısından faydaları olduğunu vurgulamıştır. Thomas’a göre, öfkelerini sağlıklı bir şekilde ifade eden kanserli hastalar, ifade etmeyenlere göre daha uzun yaşamaktadır (Gordon, 1993: 163).


Belirli bir sınır içinde öfke, karşılaşılan engeli aşmak, hoş olmayan durumlardan kurtulmak için gerekli tutum ve davranışlarda bulunma olanağı sağlar. Belirli bir sınır içinde, diğer duygulanım ve coşkular gibi, kişiliği koruyucu yönde işlev yapabilir. Bu nedenle Ayrıca çocukluktan yaşlılığa kadar çeşitli çağlar içinde öfkeyi ortaya çıkaran koşulların ve öfkenin anlatım biçiminin, kişilik yapısının gelişmesinde ve yapılanmasında olumlu, olumsuz birçok katkısı olabilir. Çoğunlukla öfke hatalı, kötü bir duygulanım ve coşku durumu olarak değerlendirilir. Oysa öfke bir sınır içinde bireyin kendi varlığını koruması, tanıtması ve çevreye kabul ettirmesi için gereklidir. Çocukluk ve gençlik çağında belirli engeller karşısında öfkelenmek kişiliğin korunması, saygınlık kazanması ve bu saygınlığın sürdürülmesi açısından geliştirici, yapıcı yönde rol oynar. Ayrıca genç özerkliği, özgürlüğü ve sorumluluğu arasındaki sınırın belirlenmesinde de öfkenin ve öfkeye karşı çevrede oluşan tepkinin önemli yeri vardır (Köknel, 1982: 180).


Hicran KAYNAK

Uzman Psikolojik Danışman

KAYNAKÇA

1. Ankay, A. (1992). Ruh Sağlığı ve Davranış Bozuklukları. Ankara: Turhan Kitabevi Adalet Matbaacılık.
2. Aydın, B. (2005). Çocuk ve Ergen Psikolojisi. 2. Baskı. Ankara: Nobel Basımevi.
3. Balkaya, F. (2001a). Öfke: Temel Boyutları, Nedenleri ve Sonuçları. Türk Psikoloji Yazıları. 4(7) 21-45.
4. Blum, P. (2001). A teacher’s Guide to Anger Management. London: Routledge Falmer.
5. Biaggio, M. K. (1989). Sex Differences in Behavioral Reaction Provocation of Anger. Psychological Reports. 64(1): 23-26.
6. Blum, P. (2001). A teacher’s Guide to Anger Management. London: Routledge Falmer.
7. Batıgün, D. A. (2002). Gençler ve İntihar: Diğer Yaş Gruplarıyla Farklılaşan Özellikler. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
8. Canbuldu, S. (2006). Çok Boyutlu Okul Öfke Envanterinin (the multıdımensıonal school anger ınventory) Uyarlama Çalışması. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik.
9. Şahin, N. H. (1997). Öfke: O Sizi Kontrol Edeceğine Siz Onu Kontrol Edin!.Türk Psikoloji Bülteni. III, sayı 7: 79-85.
10. Robins, S. & Novaco, R. W. (1999). Systems conceptualization and treatment of anger. Journal Clinical Psychology. 55(3): 325-337.
11. Köknel, Ö. (1982). Kaygıdan Mutluluğa Kişilik. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi.
12. Bilge, F. ve Sayın, S. (1994). Uyum Düzeyleri Farklı Olan Üniversite Öğrencilerinin Öfke Düzeylerinin Cinsiyet ve Yaş Açısından Karşılaştırılması. Ed. Akkoyun, F. ve Korkut, F. II. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi Bilimsel Çalışmaları. Ankara Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yayını. 111-120.
13. Marion M. (1997). Guiding Young Children’s Understanding and Management of Anger. Young Children. Vol. 57(7), p.62-67.
14. Farmer, E. M. Z., Compton, S. N., Bums, B. J., Robertson, E. (2002). Review of the evidence base for treatment of childhood psychopathology: extertializing disorders. Journal of Consulting and Clinical Psychology. 70(6):1267-1302.
15. Şahin, H. (2006). Öfke Denetimi Eğitiminin Çocuklarda Gözlenen Saldırganlık Davranış Üzerindeki Etkisi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. Cilt III. Sayı:26 47-61. Eylül 2006.
16. Balkaya, F. (2001). Öfke: Temel Boyutları, Nedenleri ve Sonuçları. Türk Psikoloji Yazıları. 4(7) 21-45.
17. Alberti, R. ve Emmons, M. (1998). Çev. Serap KATLAN. Atılganlık Hakkınızı Kullanın. Ankara: HYB Yayıncılık.
18. Loeber R. (1991). Antisocial Behavior More Enduring Than Changeable?. Journel of the American Academy of Child and Adolescent Psyhiatry. 30(3):393-399.
19. Yavuz, K. (2004). Duygusal Zeka Gelişimi. 2. Basım. Ankara: Özel Ceceli Okulları Yayınları Eğitim Dizisi 4.
20. Izard, E. C. (1991). The Psychology of Emotions. New York: Plenum Pres.
21. Gordon, T. (1993). Çev. Aksan, E. ve Özkan, B. Etkili Öğretmenlik Eğitimi. İstanbul: YA-PA Yayınları.
22. Lamb, J. ve Pusker, K. R. (1991). School-based adolescent Mental Health Project Survey of Depression, Suicidal Ideation and Anger. Journal of Children and Adolescent Psychiatry and Mental Health Nursing. 4(3): 101-104.
23. Karayörük, A. (2004). Duygusal Zeka Eğitiminde Drama Etkinlikleri. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
24. Vecchio, T., ve O’leary, D.K. (2004). Effectiveness of Anger Treatments of Specific Anger Problems: A Meta-Analytic Rewiew. Clinical Psycholoy Review.Vol.24(1). P.15-34.
25. Şahin, H. (2006). Öfke Denetimi Eğitiminin Çocuklarda Gözlenen Saldırganlık Davranış Üzerindeki Etkisi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. Cilt III. Sayı:26 47-61. Eylül 2006.
26. Ögel ve diğer. (2003). Çocuk Dostu Okul. Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öfke Kavramı Tanımı – Özellikleri – Olumlu ve Olumsuz Yönleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Hicran KAYNAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Hicran KAYNAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hicran KAYNAK Fotoğraf
Psk.Dnş.Hicran KAYNAK
İzmir
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Hicran KAYNAK'ın Makaleleri
► Olumlu ve Olumsuz Yönlerimiz Psk.Işınsu GÜNDÜZ
► Kürtaj ve Psikolojik Yönleri Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,737 uzman makalesi arasında 'Öfke Kavramı Tanımı – Özellikleri – Olumlu ve Olumsuz Yönleri' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:33
Top