2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Osteoporoz, Diyabet, Kanser, Kalp Hastalıklarında Beslenme
MAKALE #1491 © Yazan Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN | Yayın Ağustos 2008 | 4,024 Okuyucu
Osteoporozisin oluşumundaki başlıca faktörler; kalıtım, yapım sürecinde doruk kemik kütlesinin düşüklüğü, kalsiyum atımını arttıran ilaçların kullanımı( antikonvulsantlar, kortikosteroidler vb.), ırk farklılığı, östrojen salgısının durması, hareketsizlik, aşırı zayıflık, aşırı tuz ve kafein alımı, sigara içimi, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı kalsiyumun emilimini azaltan ilaçların kullanımı, çevresel kontaminantlar, yaş, cinsiyet, paratroid hormonu bozukluğudur.


OSTEOPOROZDAN KORUNMAK İÇİN;

Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Fiziksel aktivite kemik yapısını güçlendirir. Kalsiyum minerali kemik yapımı ve onarımı açısından son derece önemlidir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum mineralinin en zengin kaynaklarıdır. Günde 2 su bardağı süt veya yoğurt artı 1–2 dilim peynir tüketmek, günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Kuru meyveler ve pekmez de kalsiyum içerir.

Fosforda en az kalsiyum kadar kemik yapımı ve onarımında önemli bir mineraldir. Fosfordan zengin besinler süt ve süt ürünleri ve et ve et ürünleridir. Diyette et ve süt miktarının dengeli olmaması kalsiyum-fosfor dengesini bozacağından ötürü kalsiyumun vücutta etkili bir şekilde kullanılamamasına neden olur. Bu nedenle yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmek kemik sağlığı açısından da oldukça önemlidir.

Kemik sağlığı açısından bir diğer önemli besin öğesi D vitaminidir. D vitamini, yağlı balıklar, yumurta ve sütte çok az miktarda bulunur ve genellikle bu miktar vücudun ihtiyacını karşılamaya yetmez. D vitaminin esas kaynağını, güneş ışınlarından derinin sentez ettiği D vitamini oluşturur. Haftada 2-3 kez, 10-15 dakika güneşlenmek yeterlidir. Fakat güneşlenme kesinlikle cam ardından yapılmamalıdır. Yüksek faktörlü kremlerinde deriden D vitamini sentezini azalttığını unutmayın.

Aşırı tuz tüketimi, vücuttan kalsiyumun atılmasına neden olur. Bu nedenle tuz tüketiminde aşırıya kaçılmamalıdır. Sofradan tuzluk kaldırılmalı, salamura ve tuzlanmış besinlerin tüketimi azaltılmalıdır.


DİYABET VE BESLENME

Diyabet halk arasında şeker hastalığı olarak tanınan ancak adı gibi tatlı olmayan bir hastalıktır. Diyabette hastalığın tedavisinin temelini tıbbi beslenme tedavisi oluşturur. Diyabette tıbbi beslenme tedavisinde amaç, yaşam boyunca uygulayabilecek en ideal beslenme programını oluşturmak kan şekerinizi normale yakın seviyede tutmak, hiperglisemi ve hipoglisemiyi önlemek, ideal vücut ağırlığınızı sağlamak ve korumaktır. Böylece hastalıkla ilgili olarak uzun dönemde gelişebilecek büyük ve küçük damar komplikasyonlarını önlememiş oluruz. Diyabet tedavisi ile çocukluk ve ergenlik döneminde normal büyüme ve gelişmeyi sağlamak, gebelik ve emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak çok önemlidir. Kısaca yaşam kalitenizi yükseltmek ve yaşam sürenizi uzatmak için diyabet tedavisi çok önemlidir.

Diyabette yiyeceklerin etkisi ;

Çay şekeri, şeker ve şekerlemeler, reçel, marmelat, pekmez, bal, çikolata, dondurma, helva çeşitleri, hazır meyva suları, şekerli kurabiyeler, pasta ve tatlılar ve meşrubatlar gibi yiyecek ve içeceklerin içindeki şekerler vücudumuzda hızlı bir şekilde glikoza çevrilerek kana geçerler ve kan şekerimizde ani yükselmeler meydana getirirler. Yüksek kan şekeri sağlığımız için arzu edilen bir durum olmadığından bu tür yiyeceklerin diyabet diyetinde yer almaması gereklidir.

Posa içeriği yüksek olan nişastalı yiyecekler (kepekli ekmek, bulgur, kuru baklagiller gibi), düşük posalı nişastalı yiyeceklere göre (beyaz ekmek, patates, pirinç) kan şekerinizin daha geç ve daha yavaş yükselmesini sağlarlar. Bu durum diyabet diyetinde pozitif etkilidir.

Suda eriyebilen posa; elma, greyfurt, limon, portakal, yulaf kepeği, kuru baklagiller ve birçok sebze ile guargum ve kanyak bitkisi suda eriyebilen posa içerir. Posanın bu türü mide boşalmasını geciktirir, karbonhidratların sindirimini yavaşlatarak glisemi yükselmelerini önler, bağırsak çalışmasını düzenler-kabızlığı önler. Suda eriyebilen posa yüksek kan kolesterol ve trigliserid düzeylerinin düşmesine de yardımcıdır.

Diyabette pratik önerilerBeyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç yerine bulgur, meyva suyu yerine meyva tüketiniz. Kabuğu ile yenilebilen meyvaların kabuğunu soymayınız. Öğünlerde sebze ve salata yemeyi ihmal etmeyiniz. Kuru baklagilleri sıkça tüketiniz. Daha az yağ, özellikle daha az hayvansal yağ alın, daha az tuz tüketin…


KALP SAĞLIĞI VE BESLENME

Kandaki kolesterol düzeyinin yüksek olması, kalp krizini davet eden etkenlerden biridir. Kolesterol vücutta da üretilen bir tür yağ benzeri steroldür ve kandaki kolesterol düzeyinin çok yüksek olması, kan damarlarını tıkanma riskini arttırır. Besinlerimizdeki yağı ve özellikle de hayvansal yağı azaltmak, kan kolesterol yükselmesini durdurur, düşmesini sağlar. Kolesterol, katı ve yanmış yağlarla birlikte alındığında çok daha hızlı emilir ve kanda birikebilir. Yüksek oranda doymuş yağ içeren hayvansal besinler daha çok kolesterol içerir.

Kalp sağlığını korumak için beslenme önerilerimiz …
Haftada 2 gün balıketi, 2–3 gün yağsız, derisiz tavuk eti, 1 gün ise yağsız kırmızı et tüketmeye özen gösterin.
Etli yemeklere ayrıca yağ eklemeyin.
Yemeklere koyduğunuz yağ miktarını azaltın, katıyağ yerine sıvıyağ özellikle zeytinyağı kullanınız. Kızartma yerine haşlama ve ızgarayı tercih edin.
Haftada 2-3 gün yumurta tüketebilirsiniz. Aynı gün içerisinde 1 adetten fazla yumurta tüketmeyin.
Sakatatları (karaciğer, beyin, böbrek gibi) yemeyin.
Kahvaltıda tereyağı veya margarin kullanmayınız. Kahvaltıda tüketeceğiniz çiğ sebzelere az miktarda zeytinyağı ilave edebilirsiniz.
Kuyrukyağı ve iç yağı kesinlikle kullanmayın.
Yemekleriniz pişirilirken daha az tuz konulmasını sağlayın ve tabağınızdaki yemeğin tadına bakmadan tuz ilave etme alışkanlığından vazgeçin.
Ana öğünlerle birlikte mutlaka salata veya çiğ sebze söğüş tüketmeye özen gösterin.
Ekmek, pilav, makarna gibi karbonhidrat grubu yiyecekleri rafine olanlar yerine kepekli, tam buğday, tam çavdar ve kabuklu pirinç gibi natürel ürünler tercih edilmelidir.

KANSER VE BESLENME

Kanser dokuları oluşturan hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması sonucu ortaya çıkan genetik bir hastalıktır. Burada "genetik" tanımlaması kansere ailevi yatkınlıktan öte, genlerdeki mutasyon denilen değişikliklere bağlı kazanılmış işlev bozukluklarını tanımlamaktadır. Çeşitli hücre içi ve dışı etkenlere bağlı olarak hücrelerde önce farklılaşma, bozulma ve sınırsız çoğalma yeteneği (ölümsüzlük) ortaya çıkmakta, ardından eklenen mutasyonlar hücrelerin sadece bulundukları yerde değil daha uzak yerlerde de çoğalabilmesini mümkün kılmaktadır (metastaz).
Kanserin oluşmasında %70 çevresel faktörler etkili olurken, %30 kalıtsal özellikler etki gösterir. Kansere yol açan çevresel faktörlerin başında %33 ile sigara kullanımı yer almaktadır. Yanlış beslenme ise %30 ile ikinci sırada yer alır.

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

1. İdeal ağırlığı korumalı, bunun için günlük enerji alımı ve harcamalarını dengelemeliyiz.
2. Total yağ alımını azaltmalı, yağlı etleri, kızartmaları beslenme düzenimizde en aza indirmeliyiz.
3. Taze meyve ve sebze tüketimini arttırmalı, diyete antioksidan içeren sebzeleri eklemeli( karnabahar, lahana, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası gibi), C, A, E vitaminleri, karoten ve Selenyum alımını arttırmalıyız.
4. Kurubaklagil ve tohumlara da beslenme düzeninde yer verilmesine dikkat etmeli, en az haftada 1 kez tüketmeliyiz.
5. Sarımsak, soğan, arpacık soğanı, nane, maydanoz gibi kansere karşı koruyucu etki gösteren sebzeleri yemek hazırlamada ihmal etmemeliyiz.
6. Aşırı alkol tüketiminden kaçınmalıyız.
7. Sigara kullanmamalıyız.
8. Katkı maddesi içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durmalıyız.
9. Kompleks karbonhidratların alımını arttırmalı, rafine karbonhidrat tüketimini azaltmalıyız.
Yiyeceklerin hazırlanmasında kızartmalardan, tütsülendirmeden sakınmalı, salamura, turşu gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketmeliyiz
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Osteoporoz, Diyabet, Kanser, Kalp Hastalıklarında Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nil ŞAHİN GÜRHAN Fotoğraf
Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN
İstanbul
Diyetisyen
Nil Diyet Kurucusu
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi381 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN'ın Yazıları
► Kalp Hastalıklarında Beslenme Uzm.Dyt.Turgay KÖSE
► Kış Hastalıklarında Beslenme Dyt.Hatice KARSLIOĞLU
► Kemik Erimesi ( Osteoporoz ) ve Beslenme Uzm.Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Osteoporoz, Diyabet, Kanser, Kalp Hastalıklarında Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 55 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Yetersiz Beslenme Nedir? Eylül 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:43
Top