2007'den Bugüne 82,815 Tavsiye, 26,162 Uzman ve 18,367 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Evliliklerde Köken Aile Sorunları
MAKALE #17041 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Ağustos 2016 | 2,563 Okuyucu
Ülkemizde evliliklerde en sık rastlanan sorunlardan birisi de köken aile ilişkileriyle ilgilidir.İnsanlar evlenene kadar içinde doğup büyüdükleri bir çekirdek alileye mensupturlar.Ve o aile bir çok insanda birinci önceliktir.Ancak evlilikle birlikte içinde yetişilen aile üyeliği bırakılır ve yerini bireylerin erkeğiyle kadınıyla kendi kurdukları çekirdek aile alır.Bu aynı zamanda bireylerin üyesi oldukları ailelerinin de ailevi önceliklerinin de değişmesi anlamına gelmektedir.Ama ülkemizde evliliğin eğitimi olmadığı için ve insanlarımız geçiş döenmlerini genellikle hazırlıksızlıkları nedeniyle sancılı yaşadıkları için evlilikle birlikte gerçekleşen öncelik değişimini kadınlar da ,erkekler de zamanında kavrayamazlar.
Aslında evlilik gerçekleştikten sonra eşler birbirlerinin tartışmasız önceliği olmak durmundadır.Çünkü evlilik ilişkisi bunu gerektiren bir ilişkidir.Zira bir insanın eşiyle olan ilişkisinin üzerine çıkabilecek bir ilişki yoktur.Kaldı ki insanın daha öncesinde en yakını olan annesi ve babasından bile evlilikle birlikte ayrılması ve eşiyle aynı ortamda yaşamaya başlaması esasında yaşamı kiminle geçireceğini açıkça ortaya koymaktadır.Bu nednele net olarak ortaya koymalıyız ki eş ilişkisi ilişkiler üstüdür ve diğer hiç bir ilişki ile mukayese edilmemelidir.
Ancak kabul etmeliyiz ki insanlar aileleri tarafından yetiştirilir iken evlilikle birlikte önceliklerin değişeği,eşin ve kendi kurduğu ailenin öncelikli hale geleceğini Türk ailesi pek de evlatlarına öğretmez.Aksine anneye,babaya,kardeşe bağlılığa dair yüklemeler daha fazla yapılır.Adeta içinde yetiştiği aile herşeyleştirilir.Aslında aileler evlenene kadar önceliğin ailede,evlilikle birlikte ise eşte olduğunu kız erkek fark etmez evlatlarına öğretmelidir.Ama ailelerimizin büyük çoğunluğu bu bilinci evladına yüklemez.Ama evlilik gerçekleşince erkek de kadın da içgüdüsel olarak eşinin önceliği olmak isteyecektir ama bu önceliğin farkında olmadan evlilik gerçekleşmiştir.Burada ailelerimizin çocuklarını çok da doğru yetiştirmediği ve hayata yeterli donanımla hazırlamadığı da açıkça ortaya çıkmaktadır.
Öncelikle şunu vurgulayalım ki biz psikologlar insanların köken aileleriyle aynı evde veya aynı apartmanda evlilik yaşamı sürdürmelerini doğru bulmayız.Ailenin aynı apartmanda evladına tahsis ttiği bir dairesi varsa o kiraya verilmeli başka bir apartmanda ev tutulmalı ama aynı çatı altında olunmalalıdır.Çünkü çok yüz yüze ilişkilerde gençler ile büyükler arasında kuşak ve yaşam algısı farkı olduğundan çok büyük bir ihtimalle uyuşmazlık ve anlaşmazlıklara sebep olacak ve büyükler evlatlar arasındaki ilişkilerde bazı şeyler daha erken tüketilmiş olacaktır.Öte yandan Anadolu'da çok güzel bir söz vardır;"babalı evlat büyümez".Bu nedenle insanların işlerinin aile işi olması,evlerinin aileyle aynı çatı altında olması hem gelişimlerini törpüler hem de evliliklerini kandi istekleri doğrultusunda yaşamalarına engel olur.Hele buna bir de büyüklerin yönetme isteği eklenirse o zaman iş içinden çıkılmaz bir hal alır.Ayrıca evli çiftlerinin aileleriyle aynı evde yaşaması veya çok yakın oturması kendi çocuklarını yetiştirmede de önemli sorunların yaşanmasına sebep olmaktadır.Bu nedenle evlilik yaşamı kesinlikle daha baştan evlilik kurulur iken büyüklerin gölgesinde kurulmamalıdır.Evlilik sorumluluk alma ve taşıma işidir.Aileler evlendirdikleri çocuklarına güvenmeyip onları kontrollerinde tutmak ihtiyacı hissediyorsa biliniz ki bu ailelerin evlatlarını hayata doğru hazırlamaması anlamına gelir ve evlilik sorumluluğu taşımaya hazır olmayan bir insan aslında evlendirilmemelidir.
Ben 2004 ve 2005 yıllarında ülkemizdeki evlilik bilincinin yetersizliğini görerek "Evlilik Okulu Eğitim Programı" isimli bir eğitim programı yazdım.Bu programda biz evliliği "evlilik olgunluğuna ulaşmış bir kadın ile bir erkeğin karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla kurdukları ve yine karşılıklılık ve gönüllülük esasıyla yürüttükleri çok yönlü bir yaşam ortaklığı" olarak tanımladık.Aynı programda köken aileler ile ilişkilerde ise "insaflı mesafelenme" başlığı altında bu ilişkilerin nasıl yürütülmesi gerektiğini ortaya koyduk.Örneğin kadın ve erkeğin ailesi aynı şehirde oturuyorsa bir hafta sonu erkek ailesini,bir hafta sonu kadın ailesini ziyaret etmelerini, iki hafta sonunu da kendi ilişkilerine ayırarak bir ayı yaşamalarını tavsiye ettik.Bu evlilikle birlikte aynı şehirde olunsa dahi köken ailelerin her biriyle ayda bir hafta sonu görüşmek demektir.Eğer her hafta sonu bir aileye ziyarete gidilirse çiftin kendi beraberliğini yaşayacak fırsatı kalmaz ve ortak paydaları gelişmez.Şu net olarak bilinmeli ki ailesinden ayrılamayanların yapacağı en doğru şey evlenipte bir de başkasına sebep olmamaktır.ülkemiz ve kültürümüzde gerçek manada mutlu evlilik oranı %5'i geçmemektedir.Yani bizim mezarlıklarımız mutsuz yaşamış insan kabirleriyle doludur.Bunun birinici sebebi evlilik bilincindeki yetersizlikler,ikinci sebebi ise önceliklerin doğru belirlenmemeiş olmasıdır.
Şunu açıkça söyleyelim ki evlilik aslında insan yaşamında bir makas değişikliğidir.Önceki doğruların ve bekarlığa ait bazı alışkanlıkların tasfiye edilmesini yerine yeni doğruların ve evliliğe uygun alışkanlıkların oturtulmasını gerektirir.Evlilikle birlikte köken aile sevgi,saygı ve vefa ilişkisine döner,evlilik ilişkisi ise ailevi öncelik halini alır.bunun evli olan veya evliliğe hazırlanan herkes tarafından kafaya yerleştirilmesi fevkalade önemlidir.
Bunların yanında bir de evlilik terapilerine gelen birçok çiftte ailesini eşine illa sevdirmek isteği hep dikkatimizi çekmiştir.Aslında eş hatırına bir aile sevilmez sadece saygı duyulabilir.Öte yandan bir insanın bir aileye gelin veya damat olarak girdiğinde oluşacak sevgi ve saygı aslında çoğunlukla büyüklerin müşfikliğine,olgunluğuna ve tutumlarına bağlıdır.Eğer büyükler gelin veya damatlarını sevgiyle kucaklar ve doğru tutum içerisinde olursalar o sevgi ve saygı zaten eşin zorlamasına hiç gerek kalmadan gelişir.Ama büyükler doğru davranmadıktan sonra eş ne yaparsa yapsın,ne kadar zorlarsa zorlasın eşine ailesini sevdiremez.
Köken aileler ile ilişkilerde bir önemli sorun da maalesef aileye aşırı bağlılık veya bağımlılık kaynaklıdır.Böylesi insanlar genellikle eşlerine öncelikli olduğunu hissettirmemekte,ailelerini katıksız bir şekilde savunmakta,eşini yeterince sahiplenme davranışı gösterememektedir.Bu şartlarda yürüyen bir evliliğin yaratacağı uyumsuzluklar ve çatışmalar aşikardır.
Tüm bu nedenlerle çiftler eşin öncelikliliğini,eşler arası ilişkilerin ilişkiler üstü olduğunu ve diğer hiç bir ilişkiyle karıştırılmaması gerektiğini bilmeli evliliklerini de bu bilinç üzerine oturtmalıdır.Ayrıca tüm çiftler şunu bilmelidir ki geleneksel evlilik öğretimiz bilimsel doğrulardan uzak ve fadekarlık kültürü yoğunlukludur.Evliliklerde elbet gerektiğinde fedakarlık da vardır ama evliliğin asıl gayesinin mutlu olmak olduğu da dikkatlerden hiç kaçırılmamalıdır.Ailelerimizin yüklediği duyarlılıklar aslında büyük çoğunlukla yanlıştır ve bilimsel değil geleneksel öğretilerin ürünüdür.Artık bilgi çağında yaşıyoruz ve bilgi durur iken gelenekle yol almak günümüzde dünde yaşamak gibi bir şeydir.Sevgiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evliliklerde Köken Aile Sorunları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Evliliklerde Yakınlık Korkusu Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Evliliklerde En Sık Yaşanan Sorunlar Uzm.Psk.Ramazan ŞİMŞEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,367 uzman makalesi arasında 'Evliliklerde Köken Aile Sorunları' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kontrol Bozuklukları Ekim 2019
► Teknoloji Bağımlılığı ÇOK OKUNUYOR Ekim 2019
► Evlilik Olgunluğu Mart 2019
► Şüphecilik Sorunu Aralık 2018
► Konsantrasyon Bozukluğu Kasım 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:24
Top