2007'den Bugüne 80,611 Tavsiye, 25,684 Uzman ve 17,973 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psikolojik Açıdan Ölüm Kavramı ve Yas Tepkileri
MAKALE #7960 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Aralık 2011 | 9,940 Okuyucu
PSİKOLOJİK AÇIDAN ÖLÜM KAVRAMI VE YAS TEPKİLERİ

Ölümün kaçınılmazlığı, zaman olarak belirsizliği ve ölüm sonrasının bilinmezliği, her düşünce ve her inançtaki insanda yüzyıllardır, şiirlerle, nesirlerle, şarkılarla, inançlarla tanımlanmaya çalışılan korkuların en büyüğünü yaratmıştır. Ölüm olgusu karşısında çaresiz kalan insanoğlu, bu belirsizliği kader denilen ilahi tanımlama ve ilahi varlığa sığınma gibi bir yaklaşımla çözme çabası içinde rahatlamaya çalışmış ve böylece değişik inançlara sahip toplumlarda her biri kendine göre ilginç olan ve saygı duyulması gereken bir mitolojinin doğmasına neden olmuştur. İnsanoğlu ölümü, hem bireye hem de aile üyelerine kayıp yaşatan bir son olarak kabul etmektedir.

Ölüm hala bilinmeyeni çok olan bir fenomendir. Kesin olan bir yanı istisnasız yaşayan her organizmanın mutlaka ölümle karşı karşıya kalacak olduğudur. Ölümün karşısındaki çaresizlik, korku, bilişsel kapasitedeki yetmezlik kişiyi yalnızlığa iter. Pek çok kişinin ölüme tepkisi kaçınma şeklindedir. Yaşamda ölüme karşı geliştirilen uyum sürecinde kaygı ve korku yaşanır. Yetişkin kişilerde ölüm kaygısı beş farklı şekilde gözlenir.
  1. Fiziksel değişimle ilgili kaygı
  2. Ölüme yakın olmanın ve hastalığın evresinin farkındalığıyla ilişkili kaygı
  3. Ağrı ile ilgili kaygı
  4. Ölümle birlikte olan stres
  5. Zihinsel süreç ile ilgili kaygı ve ölüme karşı duygusal tepkiler
Yaşanan bu kaygı benliği korumak için geliştirilen bir savunmadır. Bu şekilde kişinin ölüme karşı farkındalığı artar. Ölümün farkındalığı yaşam kaynağıdır ve yaratıcılığı arttırır. Adler’e göre ölüm olgusu hayatın temel gerçeklerinin, ölümün kaçınılmazlığının birey tarafından kendi hayat tarzına uygun şekilde kullanılması demektir. Ruhsal açıdan sağlıklı olan bireyde varoluşun bu yadsınamayacak sonucu bireyin hayat sorunlarına etkin bir şekilde uyum sağlamasına engel olmaz. Ruhsal sağlığı bozulmuş bir insan ise bu sorunları cesaretle göğüsleyememekle karakterize olan insandır ve bu insan ölümü isteyebilir, arayabilir.

Ölüm, yaşanılan, ancak nasıl ve ne zaman olacağı bilinmeyen bir gerçek, sözcüklerin ötesine geçen bir sessizliktir. Ölüm korkusu ise, öncelikle belirsizlikle ilgilidir. İnsanlar ölümden çok ölümün nasıl olacağından korkmaktadırlar. İnsanlar ölümle ancak, hastalık, kaza, beklenmeyen bir kişinin kaybı gibi durumlarda yüzleşebilmektedirler. Bu yüzleşme durumu ise tüm insanları ürkütür, hemen o gerçekten uzaklaşma ve yadsıma yoluna gidilir. Her insan yaşamının erken bir ölümle kesilebileceğini algıladığında korku hisseder.

Bireylerin Ölüm Kavramına Verdikleri Tepkileri Etkileyen Faktörler

Yaşam gibi ölümünde kazanç sağlayabilecek bir deneyim olarak görülmesi, yaşamı tehdit edici hastalıklar ortaya çıktığında bireylerin kayıp ve kayıp risklerine uyum yapmalarını kolaylaştırabilir. Bireylerin yaşamı tehdit edici hastalıklara ve ölüme verdikleri tepkiler “kültür, ırk, etnik köken, din ve sosyo-ekonomik koşullar”dan etkilenir.

Kültür yaşam sonu bakım yaşam sonuna ilişkin kararların en güçlü belirleyicilerindendir. Yine kültür, ölüm ve ölecek insanlara yönelik düşünceleri, davranışları ve beklentileri etkiler. Kültür, sembollerle paylaşılan bir sistemdir ve bireylere ait olma, güvenlik hissi verir.

Etnik köken, ölüm, ağrı- acı yaşama ve bunlara verilen tepkileri etkiler. Bazı etnik kökene sahip insanlar ağrıları olduğunu iletmeyebilirler. Yaşamı tehdit edici hastalıklar, bireyin dini oryantasyonunu değiştirebilir. Bazı bireyler, dini aktivitelere düşkün duruma gelirken bazı bireyler Tanrıya öfke duyarak dinden uzaklaşabilirler. Bireylerin yaşam sonuna yaklaştıkça, din adamlarından yardım ve destek beklentileri artabilir.
Ölüme yaklaşım cinsiyete göre de farklılık gösterebilir. Kadınlardan ölecek aile üyesinin bakımını üstlenmeleri beklenirken, erkekten bu tür bir sorumluluk beklenmez. Yine bir çok toplumda aile içi kararlar erkekler tarafından verilir.

Ekonomik düzey ölüme yaklaşımı etkileyen bir diğer faktördür. Bireyin sağlık hizmetlerinden yararlanma oranı ekonomik düzeyleri ile bağlantılıdır. Sağlık güvencesi olmayan yada yeterli mali kaynağı bulunmayan yoksul bireyler daha çok hastalanıp kısa sürede ölürken, yaşam sonu bakım alma şansları da azalır. Yaşlı ve genç insanların ölümcül hastalığa ve ölüme yaklaşımı farklıdır. Yaşlı bireyler ölümü ve ağrıyı yaşlılığın doğal bir parçası olarak görebilirler. Oysa gençler, henüz yapacak çok işlerinin, gerçekleştirmeleri gereken hedeflerinin olduğunu düşünüp, ölümü doğal bir yaşam olayı olarak görmeyebilirler.

Fiziksel ve ruhsal sorunu olan insanların olaylara bakış açısı, dolayısıyla ölüme yaklaşımı, sağlıklı insanlardan farklıdır. Ciddi fiziksel sorunu olan insanlar, yoğun ağrı ve acı yaşadıkları yada başkalarına bağımlı oldukları için, ölümü bir kurtuluş yolu olarak görebilirler.

Eğitim düzeyi yüksek bireyler, herhangi bir hastalıkla karşılaştıklarında, onun hakkında bilgilenerek kontrolü ellerinde tutma çabası gösterirler, sağlık hizmetlerinin neler olduğunu, nerelerde hangi hizmetleri alabileceklerini öğrenirler, bakım ve tedavide kendilerine düşen görevleri daha iyi gerçekleştirirler.

KAYIP SONRASI YAŞANAN YAS SÜRECİ

Beklenen ölüm gerçekleştiğinde, aile yoğun keder yaşar. Bu keder, hasta ölmeden önce yaşanan keder kadar ve hatta daha şiddetli olabilir. Kayıp sonrası neler yaşacağını kimse önceden tahmin edemez. Uzun bir hastalık dönemini takiben ölen insanların aileleri ve yakınları da, ani ölüm yaşayanlar kadar ciddi reaksiyonlar gösterebilirler. Bireylerin kayba verdikleri tepkiler, yaşları, dini inançları, baş etme yetenekleri, destek sistemleri, daha önce benzer kayıpları yaşama deneyimleri, ölen bireyle olan ilişkileri, ölüme hazırlıkları ve hastanın ölüm şekli gibi faktörlerden etkilenir.

Normal Yas

Yas kayba verilen tepkidir. Birey için değerli bir ya da daha fazla objenin yada varlığın kaybını yada kayıp tehdidini takiben keder yaşanır. Yas, keder ile eş anlamda kullanılmakla birlikte, çoğunlukla kayıptan sonra gerçekleşen davranışsal tepkileri belirtir. Kayıp sonrası keder ve yasın yaşandığı ver yeniden organize olma ile sonuçlanan süreç ise yoksunluk olarak adlandırılır.

Normal keder, fiziksel, duygusal ve bilişsel tepkileri içerir. Kayba ilk verilen tepki şoktur. Bunu takiben kısa bir inkar dönemi yaşanır. Ancak, ölen bireyi görmeyen aile üyelerinde inkar daha uzun süre devam edebilir. Yoksunluk yaşayan kişi, duygusal hissizlik, inkar, keder, öfke, suçluluk, yalnızlık, ümitsizlik, terkedilmişlik, zıt duygular, konsantre olamama, göğüste sıkışma, midede boşluk hissi, kalp çarpıntısı, yorgunluk, enerji kaybı gibi duygu ve tepkiler yaşarlar. Bir çok insan sindirim sistemi sorunları, kilo alımı yada kaybı, deri reaksiyonları yaşayabilirler ve kaybedilen bireyle ilgili rüyalar görülebilir. Bunlar normal keder reaksiyonlarıdır.

Yasın çözümlenmesi için; Kayıp gerçeğinin kabul edilmesi, keder acısının yaşanması, ölen kişinin olmadığı bir dünyaya uyum yapılması, duygusal enerjinin yeni ilişkilere yöneltilmesi gerekir.

Sevilen bireyin kaybını takiben yaşanan yoksunluk süreci genellikle bir yıl sürer. Akut ve beklenmeyen ölümlerde ya da ölümcül hastalığın inkar edildiği durumlarda bu süre uzayabilir. Her bireyin yas süresi farklılık gösterir. Keder çözümlemesi genellikle 6-12 ay içinde tamamlanır.

Keder yaşamak yeterli destek sağlandığında bireysel gelişimi arttıran bir deneyim olabilir. İnsanların, kayıp deneyimledikten sonra, yaşam ve ölüme biçtikleri değer değişebilir.

Komplike (Uzamış) Yas

Yas reaksiyonunun çok yoğun olması, çok uzun sürmesi ve bireyin sağlığını bozması komplike yas sürecini gösterir. Ayrıca birey, ölen kişiden söz ederken yoğun yas yaşıyorsa, her konunun içine kayıp temaları yerleştiriyorsa, çok küçük olaylar bile kederi tetikliyorsa, ölen birinin eşyalarından ayrılmak istemiyorsa yada ölen bireyinki gibi semptomlardan şikayet ediyorsa komplike yas yaşadığı düşünülmelidir.
Komplike yas reaksiyonu dört kategoriden oluşur.
  1. Kronik yas; Yoğunluğu azalmayan ve çok uzun süre devam eden yas reaksiyonu ile karekterizedir.
  2. Gecikmiş yas; Yas reaksiyonlarının bastırılması yada ertelenmesi ile karakterizedir. Birey bilinçli ya da bilinçsiz olarak kaybın acısını yaşamaktan kaçar.
  3. Abartılı yas; Bireyde öfke, keder, depresyon aşırı yoğunluktadır ve birey intihar gibi kendine zarar verici davranışlara yönelebilir.
  4. Maskelenmiş yas; Birey kayıp sonrasında normal fonksiyonlarına müdahale eden davranışlar gösterir ancak bunların farkında değildir. Keder acısı, ağrı, öfke patlamaları gibi fiziksel ve davranışsal belirtiler maskelenebilir.
Komplike yas yaşayan ve baş etme yöntemleri uygunsuz, destek sistemleri yetersiz bireyler, fiziksel ve ruhsak hastalıklar yönünden risk altındadırlar ve kendilerine zarar verme potansiyeline sahiptirler. Bu bireyler erken dönemde belirlenip, profesyonel yardım alma yönünde desteklenmelidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikolojik Açıdan Ölüm Kavramı ve Yas Tepkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Çocuk ve Ölüm Kavramı Uzm.Psk.Gözde ALPER
► Çocuklarda Ölüm Kavramı ve Yas Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
► Çocuklarda Ölüm Kavramı Uzm.Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
► Çocuk ve Ölüm Kavramı Psk.Eda GÖKDUMAN
► Çocuklara "Ölüm" Kavramı Nasıl Anlatılabilir? Uzm.Psk.Bahar GÜNDÜZ ÇAKIR
► Psikolojik Açıdan Aldatma Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,973 uzman makalesi arasında 'Psikolojik Açıdan Ölüm Kavramı ve Yas Tepkileri' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:22
Top