TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: DEPRESYON

Nihal ARAPTARLI Fotoğraf
Psk.Nihal ARAPTARLI
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi121 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 15 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 9386,

* Yayın Tarihi : 01-02-2008 - 03:53 (2394 gün önce),

* Ortalama Günde 3.92 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9531 , Kelime Sayısı : 1186 , Boyut : 9.31 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Nihal ARAPTARLI hakkında söyledikleri:
Ben Nihal Hanım'ı 3 yıl önce bu siteden buldum. Tavsiyeler beni çok etkiledi. 3 yıl önce annemi kaybetmiştim. İşyerinde ve ailemle çok büyük sorunlarım vardı. Tabiri caizse psikopata bağlamıştım.Herşey batıyordu. İnsanlar selam vermeye korkuyordu. İntiharın eşiğine gelmiştim. Bir gece yarısı Nihal Hanım'a mail attım. Hemen cevap geldi. Randevu aldım. İlk tedavi süresinde haftada 2 defa 2 seans görüşmeye başladım. Zamanla haftada bir, ayda bir. Nihal Hanım'ın yanında çok rahattım. En yakın arkadaşımla, hatta kendi kendime konuşamayağım konuları hiç sıkılmadan, çok rahatlıkla konuşuyordum. Ş... [DEVAMI..]
(G.C.-Danışan, Danışan, 26-01-2014)

Sayın Nihal ARAPTARLI Hanımı tavsiye üzerine tanıma fırsatı buldum. Evlilik yolunda ilerlediğim kız arkadaşımla yaşadığımız olumsuzlukların nedenleri ve ortadan kaldırılmasıyla ilgili kendisine müracaat ettik. Dingin, sakin, samimi ve oldukça güven veren yapısı, doğrusu kaygılarımızı ortadan kaldırmaya yetti... Daha sonraki seanslarımızda karakter analizlerimizi yaptığında ikimize de kendimizi tanıma fırsatını verdi. Karakter analizi konusunda kullanılan teknikler oldukça başarılıydı. Şahsımı daha iyi analiz eden ikinci bir yöntemin olacağını açıkçası düşünemiyorum. İlerleyen seanslarda hipnoz... [DEVAMI..]
(umur, Danışan, 06-12-2013)

Yüksek öğrenimim sonrası yaşadığım fiziksel şikayetler (sürekli yorgunluk, boyun-omuz ağrısı, çarpıntı, ellerde titreme) nedeniyle bir çok kez doktora gittim. Doktorlar sürekli fizyolojik açıdan sapasağlam olduğumu söylüyordu. Hatta en son olarak yaptırdığım checkup sonrası doktor sonuçları değerlendirirken aslında herşeyin normal olduğunu belki de maskeli depresyon yaşıyor olabileceğimi söyledi. Nasıl olabilirdi? Ben ve depresyon?! Doktorun suratına kapıyı çarpıp çıkmıştım. Sonraki doktorum fibromiyalji teşhisi koyunca, sırtıma boynuma iğneler yerken buldum kendimi.. Kaslarım gerçekten gevşem... [DEVAMI..]
(Esra A., Danışan, 01-12-2013)

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yaziyi yazmakta çok geç kaldim. Ben Nihal hanimla yaptığım araştırmalar sonucunda kalaninda ne kadar basarili oldugunu çok iyi farkettim. Ve hiç tereddüt etmeden duru psikoloji merkezine basvurdum. Nihal hanim herseyden önce işini cok severek yapan bir uzman. Psikoloji alaninda danisanlarina daha iyi yardim edebilmek icin ogrendikleriyle yetinmeyen kendisini sürekli gelistiren bir uzman. Bunu gittiginiz her seansta daha iyi anliyorsunuz. Bunu görmüş olmak beni fazlasiyla memnun ediyordu. İnsan ruhu ve psikolojisi muhteşem bir matematik bütünü. Ve inan kaydet... [DEVAMI..]
(mfe, Danışan, 29-11-2013)

Psk.Nihal ARAPTARLI Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: DEPRESYON


Çağımızın Hastalığı : Depresyon

Geçmiş yıllarda bir birey ne kendisi, ne de çevresindeki herhangi biri için “ruh sağlığının bozuk” olduğunu ima eden bir ifade kullanmazdı. Çünkü herhengi birinin ruh sağlığının bozuk olması deliliğe delalet idi. Oysa son yıllarda çevremizde “bu iş, bu ilişki veya bu durum ruh sağlığımı bozdu”, “ruh sağlığım gün geçtikçe bozuluyor”, ruhen sağlıklı olduğundan emin değilim” gibi ifadeleri sıklıkla duyar olduk. Hatta daha harcıalem ve çekincesiz bir tanım olarak algılanan ve kullanan “depresyon” kelimesi, tüm bu ifadelerin yerini aldı. Artık 7’den, 70’e herkes, her gün, her an, her durumda “depresyona” giriyor. Daha bir gece önce barda keyifle kahkalar atar bıraktığınız arkadaşınız ertesi gün telefonda “aşkımla tartıştık, ölüyorum, bitiyorum” veya “indirimler başladı ama kredi kartlarımın limitleri dolu çok beğendiğim iki ayakkabıyı alamıyorum” ya da “bizim takım maçı kaybetti” gibi nedenlerle depresyona girdiğini söyleyebiliyor. Gerçekten depresyona girmek bu kadar sudan sebeplerle oluşabilecek, pek de ciddiye alınmaması gereken çünkü kendiliğinden geçebilecek ve moralin bozuk olduğu her türlü durumu tanımlayan bir “şey” midir? Yoksa kendimize ya da başkasına “depresyon” teşhisi koymadan önce bunu ruh sağlığının ciddi biçimde bozulması olarak görüp, tedavisi için uğraşmak mı gerekir?

“ Ruh sağlığı; bireyin kendisiyle, çevresini oluşturan kişilerle ve toplumla barış içinde olması, sürekli denge, düzen ve uyum sağlayabilmek için gerekli çabayı sürdürebilmesi”dir.


Ruh sağlığımız, genel sağlığımızın göstergesi ve ayrılmaz bir parçasıdır. Bedenimizdeki her türlü fizyolojik değişiklik beynimizi ve ruhumuzu; beynimizdeki ve ruhumuzdaki her türlü değişiklik ise fizyolojimizi etkiler.


Yaşam amacımız olan “mutluluğa ulaşma”, yaratıcı ve üretken bir birey olmayı; bunu başarmak ise bedenen sağlıklı olmanın ötesinde ruhen de sağlıklı olmayı gerektirir.

Hepimiz zaman zaman duygu, düşünce ve davranışlarımızda tutarsızlık, uygunsuzluk ya da yetersizlik gösterebiliriz. Ancak bu durum sürekli, şiddetli, tekrar eden, verimli çalışmayı ve performansı olumsuz etkileyecek, kişiler arası ilişkilerin bozulmasına neden olacak biçim ve boyutta ise ruh sağlığımız bozulmuştur.


Dünyada 400 milyon civarında insan (Dünya sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı verileri 2004) Ülkemizde ise her dört kişiden biri ruhsal bozukluk ya da sorun yaşamaktadır. Günümüz yaşam şartları ve zorluklar bu sayıyı her geçen gün daha da artırmaktadır. Ancak fizyolojik rahatsızlıkların, tanımlanıp, somut ve bilimsel bir temele dayandırılması kolaylıkla yapılmasına rağmen ruhsal sorunların soyut ve belirsiz kavramlar olarak algılanması devam etmekte, dolayısıyla teşhis ve tedavisi toplumda yeterince önemsenmemektedir.

En ufak fiziksel bir rahatsızlık belirtisinde gerek birey, gerekse çevresi endişeye kapılarak teşhis ve tedavi için çaba harcarken ruhsal sorun yaşayan çok az sayıdaki birey bunu bir rahatsızlık olarak algılayıp, tedavi olma gereğini duyar. Yaşadığı sorunlar, sıkıntılar nedeniyle çalışma verimi, performansı düşmüş, kişilerle ilişkileri bozulmuş, yaşamdan tat alamayacak derecede mutsuz birçok kişi, bu durumunun tedavi edilebilir bir durum olduğunu aklına bile getirmez ve yaşamını, üstesinden gelinebilecek bir rahatsızlıkla sürdürmeye çalışır. Oysa ruhsal sorunların birçoğu, kalp, şeker ve hipertansiyon gibi tanımı, nedenleri, süreci, tedavisi ve sonuçları belli rahatsızlıklardır.


Depresif bozukluk

Depresyon, günümüzün güç yaşam koşulları altında zorlanan bireylerinde görülen en yaygın ruhsal sorundur.


Depresyon, kendine özgü belirtileri olan, ciddiye alınması gereken, tedavi edilmezse aylarca hatta yıllarca sürebilen bir hastalıktır.


Her insan yaşamının bir döneminde hüzün, keder, mutsuzluk gibi duygulanımlar yaşayabilir. Bunlar, genellikle beklenmedik bir anda oluşan ve yaşanan olaylarla ilişkili olup, olayın kişi için anlam ve önemine göre değişen bir sürenin sonunda geçebilen durumlardır. Bazı kişilerde bu duygulanımlar, daha şiddetli, aşırı boyutlarda ve daha uzun süre yaşanır. Hatta bazen bu duruma neden olabilecek belirgin bir durum da yoktur veya bir neden olmakla birlikte gösterilen duygusal tepkinin süresi, şiddeti ve yoğunluğu beklenenden fazladır. Öyle ki bu duygu durumu, kişinin kendisiyle, çevresiyle ilişkisini bozmaya, yaşamdan tat almasını engellemeye başlamıştır. İşte bu duygu durumundaki kişiler için “depresyon” tanısı konulabilir.


Depresyon, keder, elem yönünde artmış bir duygu durumu ve ruhsal çökkünlük halidir. Böylesine yoğun üzüntülü bir duygu durumda; düşünce, konuşma ve hareketlerde yavaşlama, güçsüzlük, değersizlik, isteksizlik, karamsarlık duygu ve düşünceleri ile fizyolojik işlevlerde yavaşlama gibi belirtiler görülmesine rağmen depresyon aynı zamanda, tedaviye iyi yanıt veren ve iyileşme olasılığı yüksek bir hastalıktır. Ancak depresyon geçirenlerin çoğunluğu, tedavi edilebilir bir rahatsızlığı olduğunu düşünmez ve tedavi arayışına girmezler. Özellikle toplumumuzda depresyon tedavi gerektirir bir hastalık olarak değil de sanki normal bir yaşam biçimi, kader veya kişilik özelliği gibi görülmektedir. Oysa depresyon durumunda tedavi desteği almanın, birçok fiziksel hastalık durumundan daha fazla gereği ve önemi vardır.


Depresyon, günümüz dünyasında en sık görülen ruhsal bozukluktur. Yapılan bazı araştırmalar sonucunda, ülkemizde depresyonun yaygınlık oranı % 9-20 olarak saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre herhangi bir anda dünyada 100 milyon insan depresyondadır. Depresyon yaygın oluşunun yanı sıra, yol açtığı yeti yitimi ve riskler nedeniyle de önem taşımaktadır. Tüm dünyada yeti yitimine neden olma bakıımından ilk üç sıraya girmektedir. Depresyon kişilerin mesleki başarının düşmesine ve iş kayıplarına, cinsel bozukluklara yol açarak evlilik sorunlarına, durumun etkisinden kurtulmak, kendini rahatlatmak için alkol ve uyuşturucu maddelere yönelmesine, sonucunda trafik kazalarına, kavga ve suça yönelmeye, ruh sağlığı bozuk çocuklara ve ruh sağlığı bozuk bir toplumun oluşmasına yol açmaktadır. Depresyondaki kişilerde sağlık harcamaları da daha yüksektir ve yaşam kalitesi ileri düzeyde bozulabilir. Tedavi edilmezse, özellikle ağır depresyonda, intihar riski vardır. Depresyondaki hastaların yaklaşık 2/3' si intihar etmeyi düşünür ve %10-15'i intihar girişiminde bulunur.


Depresyon herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Ama sıklıkla 24-40 yaşları arasında görülür. Her 4 kadından biri ve her 10 erkekten biri hayatlarının bu döneminde depresyonla tanışırlar. Depresyon bütün sosyal katmanlardan insanlarda görülebilmektedir. Yani sosyoekonomik düzey veya konumla ilgisi yoktur. Tüm insanların yaklaşık beşte biri yaşamları boyunca en az bir kez depresyon geçirirler.


Hangi durumlar Depresyon riskini artırır ?
  • Daha önce geçirilmiş bir depresyon öyküsü
  • Ailede depresyon öyküsü, intihar girişimi
  • Alkol ve/beya madde kullanımı
  • Kadın olmak
  • Kronik fiziksel bir hastalığın olması
  • Sosyal destek sistemlerinin yetersizliği
  • Yalnız yaşamak
  • Başka bir psikiyatrik bozukluk olması
  • Zorlayıcı yaşam olayları
  • Travmatik çocukluk dönemi
  • Erken dönemde (11 yaşından önce) anne kaybı
Depresyon kendini nasıl belli eder?
  • Üzüntü duygusu, çökkünlük hali
  • Kendini yalnız, güvensiz hissetme
  • İçe kapanma, çevre ile ilişkide azalma, kopma
  • Bir çok şeye karşı ilgi kaybı
  • Artık hiç bir şeyden zevk alamama
  • İsteksizlik
  • Karamsarlık
  • Huzursuzluk, sıkıntı ya da sinirlilik
  • Değersizlik ya da suçluluk duyguları
  • Uykusuzluk ya da aşırı uyku
  • İştahsızlık ya da aşırı yemek yeme
  • Enerjide azalma, yorgunluk, bitkinlik
  • Cinsel ilgi, istek ve zevkte azalma
  • Kararsızlık
  • Dikkat dağınıklığı
  • Dikkati toplamada güçlük
  • Ölüm-intihar düşünceleri ya da girişimi
Her insan bu duygu durumlarını zaman zaman yaşayabilir. Ama eğer, birey iki hafta gibi bir süredir hemen, hemen her gün yaklaşık gün boyu süren bir biçimde bu belirtilerden bazılarını yaşıyorsa, depresyonda olabilir.


”Depresyonda mıyım?” sorunuza cevap bulmak için
·Hemen hemen her gün ve günün büyük kısmında çökkün, üzüntülü, kederli duygu
durumundaysanız,
·Her zaman yaptığınız şeylerden eskisi gibi zevk alamıyorsanız,
·Çevrenizde olup bitenlere karşı ilginiz azaldıysa,
·Hemen her gün yakınlarınızın da fark ettiği şekilde konuşma, düşünce ve davranışınızda
yavaşlamadan yakınıyorsanız,
·Karar vermekte, etkinliklere başlamakta ve sürdürmekte zorluk çekiyorsanız,
·İştahınızda azalma veya artma varsa ve istemediğiniz halde kilo alıyor veya
veriyorsanız,
·Hemen hemen her gün uykuya dalmakta veya uykuyu sürdürmekte güçlük çekiyor ya dA
sabahları istemediğiniz halde erken uyanıyorsanız,
·Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve enerji kaybınız olduğunu hissediyorsanız,
·Bedeninizde nedeni bulunamayan ağrılar, nefes darlığı, baş dönmesi, mide bulantıları,
gaz hissi, ishal-kabızlık dönemleri gibi yakınmalarınız varsa,
·Cinsel isteğiniz azalmışsa,
·Düşüncelerinizi belli bir konuya yoğunlaştırmakta güçlük çekiyorsanız,
·Zihninizin karmakarışık olduğunu hissediyor, basit bir kararı vermekte bile
zorlanıyorsanız,
·Kendinizi değersiz, kendini beğenmeme veya suçluluk duyguları yaşıyorsanız,
·Yineleyen biçimde "ölsem de kurtulsam " diye düşünüyorsanız,
·Aklınıza intihar düşünceleri takılıyor veya intihar planları yapıyorsanız,

depresyonda olma olasılığınız yüksek demektir. Bir uzman desteği almanız bu durumu zarar görmeden, kısa sürede atlatmanıza yardımcı olacaktır.


Nihal Özarslan
Uzman Psikolog




Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI: DEPRESYON" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nihal ARAPTARLI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Gerçek İnanç Mı Yoksa “bağlanma” Dan Kaynaklı Bir İhtiyaç Mı? , Ümit AKÇAKAYA
  • Hep Yeninin Peşinde Koşmak Yerine , Bu Günkü Durumundan Ve Elde Olanlardan Yararlanmak , İlkten ÇETİN
  • Çözüm Odaklı Yaklaşım/Büyük Adımlar Küçük Adımlardan Oluşur. , Mehmet Enver BAYATLI
  • Gerçek Sevgi Tüm Alternatiflerimizin Önüne Geçer , Ümit AKÇAKAYA
  • Güncel Olayları Süzmeğe Yarayan Bir Taslağa Sahip Olmanın Yararları , İlkten ÇETİN
  • Aileler İçin Etkili İletişim: Kendimizi Nasıl İfade Edelim , Ural NADİR
  • İlk Gece Korkusu , Kamil DAYI
  • “hayatta En Acıklı Şey, Bir İnsanın Problemin Kendinden Kaynaklandığını Görememesidir.” , Ümit AKÇAKAYA
  • Sabır , İlkten ÇETİN
  • Aileler İçin Etkili İletişim: Etkin Dinleme Becerileri , Ural NADİR
  • Çocuk Ve Ergenlerde Sosyal Fobi , Gözde ÖZÇİÇEK KALA
  • Yansıtma Ve Ayna Olabilmek Üzerine... , Ümit AKÇAKAYA
  • Hayatımızda Odaklanma , İlkten ÇETİN
  • Çocuğumu Cinsel İstismardan Nasıl Korurum? , M. Evren HOŞRİK
  • Bir Cinin Tutsağı Mısınız, Yoksa, Ruhunuz Çığlık Mı Atıyor? , M. Evren HOŞRİK
  • Karabasan Nedir? , M. Evren HOŞRİK
  • Dürüstlük , İlkten ÇETİN
  • Alzheimer Tipi Demans Hastaları Ve Hafif Bilişsel Bozukluğu Olan Hastalar İle Sağlıklı Yaşlı Bireylerin Dikkat Ve Yönetici İşlevlere İlişkin Nöropsikolojik Test Profilleri Açısından Karşılaştırılması , Gözde EMİK AKSOY
  • Bilinçdışımız Bize Bir Yanılsamayı Yaşatır. , Ümit AKÇAKAYA
  • Öfke Yönetimi , Şeyma ATASOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    20:39
    Top