2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ölüm
Ölüm Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Ölüm Kavramı ile İlgili 138 Makale
ÖLÜM VE ÖLÜM KORKUSUNUN İNSAN PSİKOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİSİ KASIM 2005 ÖLÜMLE İLGİLİ GENEL TUTUMLAR GİRİŞ Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle araştırma alanları genişlemiş ve çeşitlilik kazanmıştır. Bunun sonucu olarak, insanoğlu kendini tanımaya ve hangi durumlarda ne gibi tutumlar sergilediğini, bu gelişmelerin ışığında incelemeye koyulmuştur. İşte bunlardan biri de, insanın ölümle ilgili tutumlarıdır. Psikolojinin çeşitli kolları, ölüme ilişkin tutumları, 1930'lardan itibaren (Amerika'da) bilimsel bir problem olarak öne sürmeye başlamışlardır (Chadwick, 1929; Becker ve Bruner, 1931; Bromberg ve Schilder, 1933, 1936; Schilder ve Wechsler, 1934; Middleton... »»»
► Ölüm ve Yas Psk.Dnş.Buket ALKAŞ
Ölüm bir yok oluş mudur? Yeni bir başlangıç mıdır? bilinmez; ölüm karşısındaki çaresizliğimiz baş etmemiz gereken varoluşsal problemimizdir. Her birimiz çeşitli şekillerde kendi ölümümüzle yüzleşmek zorunda kalırız yaşarken. Hastalıklar, kazalar, yakınlarımızın ölümü yaşamın canlılığı ve devamlılığı içinde ölümü hatırladığımız duraklardır aslında. Birçoğumuz farkında olmadan yaşamın bizi kayırdığını düşünürüz. İnancın, şansın, değerlerin, çabanın, gücün, başarının, paranın yanımızda olması bu ayrıcalığın bir işareti gibidir. Oysa yine birçoğumuz “adaletsiz” gibi görünen gerçekle yani evrenin aslında herkese ve her duruma kayıtsız olduğunu er ya da geç anlarız. Bu nedenle hayatımızın ... »»»
► Ölüm ve Yas Süreci Psk.Funda ARPAGUŞ
Sevdiklerimizi kaybetmekten , onlardan ayrılmaktan hepimiz çok korkarız , bazen düşüncesi bile ufak göz yaşlarına sebeb olurken , bunu yaşayanları ya dinlemek istemeyiz yada onların acısına ortak oluruz . Bazen kafamızdan geçen ''Şimdi ne yapacak'' sorusunu gözlerimizden okumasınlar diye sakınırız. Ne varki elimizde olmayan nedenlerden, olası sebeblerden dolayı yakınlarımızı kaybettiğimizde yaşadığımız süreç Yas sürecidir ve sürecin kesinlikle yaşanması gerekir. Tıp Litaritürü bu süreci ortalama 1 sene olarak göstersede insandan insana değişen bir süreçtir. Yas sürecinin evreleri vardır , ve evreleri tamamlayan bireyler psikolojik anlamda bu yas sürecinden geçmiş ve bütün semptomları kaybolm... »»»
insanın hayatında sevdiği bir kişiyi kaybetmesi, eğer bu ölüm beklenmedik bir zamanda ya da şiddet içeren bir durumla eşlik ediyorsa, insan için adapte olması zaten zor olan bir durumu daha da zorlaştırabiliyor. ne var ki, ruhsal yapımızın zamanla kendi kendini tamir etme ve ölümü kabul etme özelliği vardır. ancak genetik faktörler, diğer yaşamsal krizler, stres faktörleri, yaşamın getirdiği zorluklar gibi etkenler bu sürecin tamamlanmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Yas dönemini en iyi tanımlayan modellerden birisi KÜBLER-ROSS Modeli dir. bu modele göre kişi 5 evreden geçer. bunlar sırasıyla; 1. inkar etme: ölen kişinin öldüğüne inanamama, bu benim başıma gelmiş olamaz şe... »»»
Hayatımıza giren veya bir şekilde ilişki kurduğumuz, bize yakın, sevdiğimiz biri veya birilerinin kaybıdır ölüm. Aslında tanışılan, bağ kurulan anda, karşımızdaki kişiyi daha ileriye, geleceğe taşıma eğilimliyizdir. Biriyle tanıştığımızda genellikle o andakiyle kalmayacaktır tanışıklık. Ya ikili ilişkinin devamı gelmeyecek ya da devam ederse çok daha farklı şekillerde yine karşılaşılacaktır. Bu karşılamalardan kastedilen, karşımızdaki kişinin düğününe katılacak olmamızdan tutun, karşımızdaki kişinin anneanne veya dede olmasına şahit olabilecek kadar geniştir. Örneğin bir kız çocuğu için annesini bir anneanne olarak hayal etmesinden daha doğal bir durum yoktur ancak annesi, anneanne olamayaca... »»»
VAROLUŞSAL BİR KORKU: ÖLÜM Bu ara ölümle ilgili düşünüyorum. Sanırım belli bir yaşın üzerin de eskiden çalışamadığım, aslında empati kuramadığım geriatri üzerine biraz düşünüp, araştırmaya koyulduğundan olsa gerek... Anneannemi kaybetmiş olmanın da etkisi ile ertesi gün düşündüklerimi kaleme alabilme cesareti gösterebildim. neden yadsırız ölümü çünkü korkarız neden korkarız çünkü bir bilinmezdir ölüm bilinmezden neden korkarız insan oğlunun en temel korkularından biridir bilinmezin korkusu karanlıktan, dilini ve adetlerini bilmediğimiz bir yerde kaybolmaktan, paramızın ve barınacak yerimizin olmamasından korkarız. Aç kalmaktan, susuz kalmaktan, yalnız kalmaktan korkarız. ... »»»
HER ÖLÜM BİR DOĞUMDUR ASLINDA... Her canlının ilk korkusu doğumdur... Bebeğin doğumu sıcak ve güvenli aynı zamanda edimsiz ortamdan, bağımlı ve bu bağımlılığın devamı için mücadele etmesi gereken bir dünyaya düşüştür aslında Kim tüm ihtiyaçlarının sağlandığı bir ortamdan, bu ihtiyaçlarının sağlanması için en başından itibaren en azından ağlaması gereken sıkıntılı bir düzene geçmek ister. Beni buraya kim attı, neden rahatım bozuldu demez mi... lakin doğumdan evvelini yani intrauterine hayatta ki varlığımızı ve onun anılarını bilinç düzeyinde hatırlayamıyoruz. Duyusal hafıza hatırlıyor olabilir mi? Evet annenin hormonal düzeyinde ki değişikliklerin, hatta yediklerinin bile bebeği... »»»
OKUL ORTAMINDA ÖLÜM Son günlerde okullarda yaşanan şiddet olayları ve kayıplar ölümlerin okul ortamında da yaşanabileceği gerçeğini sarsıcı şekilde gündeme getirmiştir. Eğitimci, öğrenci ve yakınlarının hastalık, kaza, intihar gibi olaylar sonucu hayatlarını kaybetmeleri kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle okullar ölüm sonucu gündeme gelecek pek çok sorunun çözümlenmesine destek sağlamak üzere hazırlıklı olmalıdırlar. Okulun ölüm olayını ele alış tarzı iyileşme sürecinin engellenmesine ya da desteklenmesine olanak sağlar. Sağlıklı yas tutma ve ölüm acısıyla başa çıkma becerileriyle öğrenci ve eğitimcilerin duygusal olarak kendilerini iyi hissetmelerine öncelik verilmelidir. Olaylardan et... »»»
ÇOCUĞA ÖLÜM KAVRAMINI AÇIKLAMADAN ÖNCE, KARŞIMIZDAKI ÇOCUK... • “Ölüm” kavramını anlayabilecek yaşta mı? Gelişimsel düzeyi nedir? Entelektüel düzeyi nedir? Sosyal çevresi ve yaşam deneyimleri nedir? Nelere izin vermeliyiz? ÖLÜM... • 5-6 yaş “ölüm” kavramını anlamaya başlar ama geri dönülmezliği anlamayabilir. • 6-7 yaştan itibaren evrensellik kaçınılmazlık anlaşılmaya başlanır. • 7-10 yaş tam olarak anlar. • 10-12 yaşlarda felsefi bir ilgi vardır.Tehlikeli olabilir. KAYBI OLAN ÇOCUK... • Anne, baba kaybında “ ben ne hata yaptım?”, kardeş kaybında ise “kazandım !!! Ama ?!!!” düşüncelerinden kaynaklanan suçluluk duyguları olabilir. • Yas sürecindeki anne ve baba ölen kardeşi “ç... »»»
ÇOCUKLARDA ÖLÜM KAVRAMI VE ALGISI Çocuklarda Ölüm Kavramı: n Piaget: Çok küçük çocuklarda soyut düşünme kapasitesindeki yetersizliğine vurgu yapmıştır. On yaşındayken bile çocuk somut işlemler dönemindedir ve neyin potensiyel ve neyin olası olduğu konusunda doğru anlamı yeni yeni çıkarmaya başlamıştır. Ölüm, birinin kişisel ölümü, olmak ve olmamak, bilinç, kesinlik, sonsuzluk ve gelecek hep soyut kavramlar olduğu için küçük çocukların doğru bir ölüm kavramı olmadığına inanmışlardır n Freud: Küçük çocukların ölümü gerçek anlamıyla kavramadıklarına inanmıştır. Küçük çocukların ölüm algısıyla, yetişkinlerin ölüm algısı arasında çok az benzerlik olduğuna inanır. Çocuğun ölüm y... »»»
ALGIDA SEÇICILIK DENILEN ÖGE BIZIM IHTIYAÇLARIMIZDAN KAYNAKLIDIR. DUYGU VE DÜŞÜNCELERIMIZ IHTIYAÇLARIMIZI ŞEKILLENDIRMEMIZ DE FIZYOLOJIK IHTIYAÇLARIMIZ KADAR BÜYÜK ROL OYNAR. burada ki dinamik o anda neye ihtiyacımız olduğudur. aç isek yemeklere gözümüz kayar ve önümüze gelen bir restorana girip karnımızı doyururuz. daha çok aç isek o zaman yemek bile seçmeden ilk simitçiye karnımızı doyurmak adına saldırabilir, daha da aç isek ve hiç paramız yok ise çala bile biliriz. doymak temel bir ihtiyaçtır. insanoğlu ihtiyaçlar hiyerarşisinde öncelikli temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere programlanmıştır. bunlar hayatın devamı için öncelikle yemek-içmek, barınmak... nesillerin devamı için üremek ... »»»
YAŞLILIK PSİKOLOJİSİ - YAŞAM VE ÖLÜM Montaigne’e göre ölüm hakkındaki korkularımızın, onun garipliğini ve gücünü ölüm hakkında bir şeyler öğrenerek ve ona alışmaya çalışarak çözebiliriz. Ölüme hazır olmaya çalışarak onun etkisini azaltabiliriz. Gelişmiş Batı toplumlarında yakın zamanlara kadar ölüm "tabu" konulardan biri olarak görülmüştür. Kimi bilim adamları, örneğin Amerikan kültürünü "ölümü yadsıyan kültür" olarak tanımlamışlardır. 1. YAŞAM SÜRESİNCE BEKLENTİLER Genellikle yaşamın ilk yıllarındaki büyümeye ayarlanmış olan insanoğlu için bu dönemde gerileme, yitirme ve ölüm onun beklentisi dışında ortaya çıkan olgulardır. Söz gelimi, çocuk ölümünü tanımaktan kaçınır... »»»
ÖLÜM VE ÖLÜMCÜL HASTALIK Ölümü yaklaşan hasta ve ailesinin içinde bulunduğu süreç “terminal dönem” olarak adlandırılmaktadır. Terminal dönemdeki hasta dendiğinde de, yaşamının son günlerini yaşayan, ölmek üzere olan hasta anlaşılmaktadır. Yaşamımızdaki en büyük kayıp olgusu olan ölümün algılanma biçimi üzerinde toplumsal değer yargıları, kültür, inançlar, din, adetler ve gelenekler önemli bir rol oynamaktadır. Her birey için ölümü bekleme ayrı anlamlar taşımasına karşın, ölümle ilgili evrensel olarak yaşanan duygu korkudur. Ölüm, tüm canlıların paylaştığı evrensel bir olay olsa da çoğu birey için ölümle ilgili en fazla korku yaratan şeyin, ölüm anında yalnız kalma korkusu olduğu b... »»»
Hayatın henüz başlangıcından itibaren kendimiz ve çevremiz için kaygı duymaya başlarız. Yaşamın kaçınılmaz olarak ölümle sonuçlanması bir yana, yetişme dönemindeki ayrılıklar, hüzünler, çeşitli travmalar da insanın temel korku ve kaygılarını besleyen pek çok nedenden bazılarıdır. İnsan, yaşamı boyunca kendi ruhsal bütünlüğünü koruduğu gibi başta yakınları olmak üzere çevresinin de ruhsal bütünlüğüne duyarlıdır. İlk kaygı, bebeklik dönemiyle beraber annenin terk etmesinden duyulan kaygı… Bebek, dünyayı annesinin sıcaklığı, şefkati ve onun kendisine bakımıyla ilişkilendirir. İlk ihtiyaçlarını öncelikle annesinden karşılayan belki de doğadaki korunmaya muhtaçlık derecesi olarak en aciz... »»»
Ölüm Anında Neler Yaşıyoruz Ölüm anında neler yaşayacağımızı bilememek pek çok insana rahatsızlık veren bir durum. Din öğretileri bu durum hakkında bazı bilgiler sunsa da son yıllarda bu konuyla ilgili bilimsel çalışmalar da yapılmaktadır. Özellikle ölümden dönmüş insanlarla yapılan çalışmalar bizlere bazı verileri sunmaktadır. Ölüm anının acı verip vermediği, boğulma veya yanma anında neler hissettiğimiz, hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti derken ne demek isteniyor gibi soruların cevapları bulunmaya çalışılıyor. Boğulmadan sonra mucizevi bir şekilde kurtulan bir kişinin, boğulma anını şu şekilde tasvir ediyordu: “Bütün çabalarım tükendikten sonra.... duygu hengamesi... »»»
PSİKOLOJİK AÇIDAN ÖLÜM KAVRAMI VE YAS TEPKİLERİ Ölümün kaçınılmazlığı, zaman olarak belirsizliği ve ölüm sonrasının bilinmezliği, her düşünce ve her inançtaki insanda yüzyıllardır, şiirlerle, nesirlerle, şarkılarla, inançlarla tanımlanmaya çalışılan korkuların en büyüğünü yaratmıştır. Ölüm olgusu karşısında çaresiz kalan insanoğlu, bu belirsizliği kader denilen ilahi tanımlama ve ilahi varlığa sığınma gibi bir yaklaşımla çözme çabası içinde rahatlamaya çalışmış ve böylece değişik inançlara sahip toplumlarda her biri kendine göre ilginç olan ve saygı duyulması gereken bir mitolojinin doğmasına neden olmuştur. İnsanoğlu ölümü, hem bireye hem de aile üyelerine kayıp yaşatan bir so... »»»
Sonda söylenecek olanı baştan söyleyerek başlayalım; panik atak dışardan bilinçli beynimizle baktığımızda ölüm korkusu, bilinçdışı zihnimizi yokladığımızda ise öldürülme korkusu olarak tanımlanabilir. Bu ayrıma neden gittiğimi ve öldürülme korkusunun ne anlama geldiğini ilerleyen kısımlarda ele alacağım; ancak öncelikle görünen kısımda insan neler yaşıyor ve fiziksel olarak insan vücudunda panik atak esnasında neler oluyor, bu ikisine yakından bakmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum. İnsanlar panik atak esnasında; 1. Çarpıntı, kalp hızında artış 2. Terleme 3. Titreme ya da sarsılma 4. Nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma 5. Soluğun kesilmesi 6. Göğüs ağrıs... »»»
Varoluşu insanoğlunun gitmek üzerinedir. Kimileri toprağa, ebediyete, kimileri uzaklara gözden ve gönülden… Aslında sadece giden insan olduğunda değil; yitirilen her şeyde bir yas tutulur. Bir dostluk, bir umut, bir ülkü, bir vatan, çalıştığı işi, manevi değeri yüksek bir eşya gibi. Zordur kabullenmek gidişleri. Bu yüzden bir çok psikolojik tepkiler verilir. İç dünyamız ile dış gerçeklik arasında uyum sağlamak için yaptığımız uzlaşma sürecidir yas. Yas yaşanması gereken bir süreçtir Önce inkar etmek ister insan dayanamadığı gerçekliği. İnanamaz şok olur insan, şaşkındır, hissizdir. Anlamsızdır her şey. Hiçbir şey olmamış gibi, sanki her şeyin eskisi gibi olduğunu düşünür ve davranır bir... »»»
GENEL SİNİR SİSTEMİ - SYSTEMA NERVOSUM GENERALE Sinir sistemi, insanın gerek bizzat kendisinde, gerekse çevresinde meydana gelen olaylarla ilişkisini sağlayan bir sistemdir. Diğer bir tanımlama ile duyusal ve duyumsal uyarıları alan, insan organizmasının iç ve dış ortam değişikliklerine uymasını sağlayacak tepkimelere cevap veren bir sistemdir. Tüm canlılar, yaşamları boyunca, kendi vücutlarında ve çevrelerinde ortaya çıkan olaylara karşı belirli bir reaksiyonla karşılık verirler. Yani bu olaylar canlı organizmada belirli bir değişikliğe neden olurlar, onu uyarırlar. Canlılar da bu uyartıları kendi çıkarları doğrultusunda yanıtlarlar. Canlıların bu tembih edilebilme, uyarılma yeten... »»»
Türk Dil Kuruma göre yas, ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem. Yas süreci ise düşüncemiz, duygularımız, davranışlarımızla örüntülü kültürel, dini, stratejik rutinlerin yansıtılmasıyla beraber manevi sorumlulukların yerine getirme ve yüzleşme zamanı olarak değerlendirilebilir. Yas, genellikle ölüm üzerine gerçekleştirilen maddi manevi sorumluluklar ve duygular olarak bilinir. Ama özellikle sevgiliden ve dostlardan ayrılıkları da yas süreci içerisinde değerlendirmek yerinde olacaktır. Türkülerde ayrılık acısıyla ölüm arasında hep bir benzerlik kurulmuş ama ayrılığın daha acı olduğu vurgulanmıştır. Karacaoğlan eserinde “Ölüm ile ayrılığı t... »»»
İntihara kalkışan kişi, genellikle üstesinden gelemediği duyguları ve çektiği acıları durdurmanın ve onlardan kurtulmanın tek yolunun intihar olabileceğine inanır. İntiharın çekiciliği, acı çeken kişinin bütün acılarının ölümle biteceği inancında saklıdır. İntihar olayının trajedisi başka seçeneklerin her zaman mevcut olmasına rağmen, kişinin bu seçenekleri görmesini engelleyecek şekilde istem dışı kör olmasıdır. Zaman zaman hepimiz, yalnızlık, depresyon, çaresizlik, umutsuzluk ve suçluluk psikolojisi gibi duygularla yüzleşiriz. Aile üyelerinden birinin ölüm anı, önemli bir ilişkinin sonlanması, öz benliğimizi altüst edebilecek olaylar, değersizlik duygusu, bir mali çöküntü ve beraberinde... »»»
BEBEK KAYBEDEN ANNELERİN PSİKOLOJİK TEPKİLERİ Düşükler ya da ölü doğumlar tüm gebeliklerin yaklaşık %10-20’sinde görülür. Yani, her 5 gebeden yaklaşık biri düşük yapmaktadır. Bu düşüklerin de %80’i ilk trimester içinde, gebelik 13. haftaya ulaşmadan gerçekleşmektedir. Ölü doğum yapmak*gebeliğin yirminci haftasından sonra bebeğin anne karnında ölmesi ve bu şekilde doğum eyleminin gerçekleşmesidir. Yirminci haftadan itibaren bebek ölümü “ölü doğum” olarak adlandırılır. Her iki yüz gebelikten bir tanesi ölü doğum olarak gerçekleşmektedir. Düşüğü ya da ölü doğumu deneyimlememiş bir kişinin böyle bir durumda yaşanan acıyı kavraması zor olabilir. Bazen kadın doğum doktorları dahi düşük yada ölü d... »»»
Kayıp ve Yas İnsanoğlu için dünya işlerinde yas tutmaktan daha büyük ve zor bir uğraş yoktur. Aslında bütün canlılar için sevdiği, bağlandığı birini kaybetmek ve bu kayıpla baş etmek kolay değildir. Yitip gidenin ardından yaşayan her canlı yas tutmak mecburiyetindedir. Kişi işini, makamını, her türlü kazanımını, sevdiği birini bir anda kaybedebilir. Bu sayımızda, kayıp ve yasın psikolojik süreçlerini ele alacağız. Sağlıklı ve sağlıksız yas sürecinin kişiye yansımalarını inceleyeceğiz. Yas nedir? Yas tutma, yaşamda yeni şeyleri kazanma-kaybetme sürecinin bir yansımasıdır. Yas psikolojik olarak iç dünyamızda gerçekleşen ve gelişen bir süreçtir. Çok sevdiğimiz birini kaybedebiliriz ve onun ö... »»»
İntiharı Önlemek İnsanlar Niçin İntihar Ederler? İntihara kalkışan kişi, genellikle üstesinden gelemediği duyguları ve çektiği acıları durdurmanın ve onlardan kurtulmanın tek yolunun intihar olduğuna inanır. İntiharın çekiciliği, acı çeken kişinin bütün acılarının ölümle biteceği inancında saklıdır. İntihar olayının trajedisi başka seçeneklerin her zaman mevcut olmasına rağmen, kişinin bu seçenekleri görmesini engelleyecek şekilde istem dışı kör olmasıdır. Zaman zaman hepimiz, yalnızlık, depresyon, çaresizlik, umutsuzluk gibi duygularla yüzleşiriz. Aile üyelerinden birinin ölümü, önemli bir ilişkinin sonlanması, öz benliğimizi altüst edebilecek olaylar, değersizlik duygusu, bir m... »»»
TERMİNAL DÖNEMDE OLAN HASTANIN YAKINI OLMAK Ölümü yaklaşan hasta ve ailesinin içinde bulunduğu süreç “terminal dönem” olarak adlandırılmaktadır. Terminal dönemdeki hasta dendiğinde de, yaşamının son günlerini yaşayan, ölmek üzere olan hasta anlaşılmaktadır. Terminal dönem sadece hasta için değil aile üyeleri için de çok zor bir dönemdir. Bu dönemde, ailenin bir bütün olduğu ve aile sistemi açısından bakıldığında aile üyelerinden birinin hastalığının tüm aile sistemini etkilediği ve hastanın ailesi ve yakınlarının da desteğe gereksinimleri olduğu unutulmamalıdır. Aile bireylerinden biri hayatını tehdit eden bir hastalıkla karşı karşıya olduğunda, ailenin diğer üyelerinin yaşam şekil... »»»
KAYIP VE YAS Yas tutma sadece ölüm ya da boşanma gibi büyük kayıplara verilen tepki değildir. Yas tutma, herhangi bir kayıp ya da değişikliğe verilen psikolojik bir yanıt, iç dünyamız ile gerçeklik arasında bir uyum sağlayabilmek için yaptığımız uzlaşmalar olarak tanımlanmaktadır. Kayıpların en somutu ölümdür. Ölümün dışında, bir ilişkinin bitmesi, boşanma, iş kaybı, iş değiştirme, sağlığın kaybedilmesi, maddi durumun bozulması, çocuğunu düşürme, evden ayrılma, şehir ya da ülke değiştirme, emeklilik, taşınma, sevdiğimiz hayvanımızın ölmesi, çok umut ettiğimiz ve beklediğimiz bir şeyin gerçekleşmemesi, sevdiğimiz birinin çok ciddi bir hastalık/kaza geçirmesi, bir trauma sonrası güvenliğ... »»»
Herkesin zaman zaman yaşamında anlamsızlık ve büyük bir boşluk hissettiği anlar olmaktadır. Genellikle bir travma sonrasında yaşanan bu anlarda kişiler sıkı sıkıya tutunduğu bağları sorgulamaya başlamaktadır. Bunun çeşitli sebepleri vardır, fakat varoluşçu psikoterapiye göre bunun sebepleri kişinin hayatında olan derin anlamsızlık duygusudur. Varoluşçu psikoterapistlere göre insanın psikolojik rahatsızlıkların temelinde varoluşçu bir takım etmenler bulunmaktadır. İnsan elinde olmadan bu dünyada var olan ve varlığını fark edebilen tek yaratıktır. Varlığını fark etmekle beraber varlığının neden ve niçinlerini sorgulamak durumundadır. İnsan varlığına anlam aramakta bu da kişiyi bunaltıya ve... »»»
Katil anne babaların psikolojileri Sevgili anne babalar, Son zamanlarda basında çok sık karşılaştığımız yasak aşk cinayetlerinin en ürkütücüsü “bebeklerin öz anne babaları tarafından ölüme terk edilmesi ve öldürülmesidir”. Bir anne baba olarak inanmanız gerçekten çok zor biliyorum. Siz bebeğinizi sevgi dolu severken ve hayattaki tüm kötülüklerden korumaya çalışırken bir anne babanın öz bebeğini acımasızca öldürebileceğini düşünmek bile korkunç gelebiliyor. Peki, anne babalar hangi psikolojik ve toplumsal nedenle böyle bir cinayeti gözlerini kırpmadan işleyebilir? Toplumdan dışlanma korkusu Yaşadıkları yasak aşk sonucunda dünyaya gelen bebeklerini öldüren anne babaların verdiği... »»»
Özellikle son on yılda tıp alanında çok önemli gelişmelere olmasına rağmen hala bazı hastalıklar ölümcül olmaya devam etmektedir. Ölümcül hastalıklar sadece fizyolojik olarak değil psikolojik olarak da hem hasta, hasta ailesi hem de sağlık ekibi için zorlayıcı bir durumdur. Tıbbi hastalıkların iki boyutu vardır. Birincisi tıbbi boyutudur fizyopatolojik –organik süreçleri kapsar, ikincisi ise hasta için ifade ettiği anlamıdır. Hasta için hastalığın biyolojik, ruhsal , psikososyal psikoseksüel, ailesel boyutları vardır. Çocukların hastalığa gösterdikleri tepkiler psikoseksüel gelişim evrelerine göre farklılık gösterir. Küçük çocuklar için teşhisin ne olduğundan çok hastaneye yatış ve tedav... »»»
ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK Yaşam olayları arasında ölüm, çocuk ve yetişkinler için kabul edilmesi güç bir gerçektir. Ancak insanlar acı ve üzüntü veren olaylarla başa çıkmayı öğrenerek büyür ve olgunlaşırlar. Önlenemez kayıplara uyum sağlamak , ölümle yaşamayı öğrenmek ve yaşama sevincini yaratarak hayatı sürdürmek için yas sürecinde çocuklara uygun ve gerekli destek verilmelidir. Çocuklar yaş ve gelişim düzeyleri doğrultusunda ölümü nasıl kavrarlar ? 0-2 Yaş : İki yaşından küçük bebekler ölümle ilgili kavramları anlayamazlar. Ölümü algılayamayacak kadar küçüktürler. Ölüme ilişkin tek bilgi sadece sürekli çevrelerinde bulunan yakınlarının artık olmadığını fark etmeleridir. Bu durumda... »»»
Sevdiği birinin ölümü kişi için kaçınılmaz bir durumdur ve her yaşta baş edilmesi güç bir yaşam olayıdır. Kaybı yaşayan bir çocuk ya da ergen olduğunda ise bu durumun anlamlandırılması, kavranması ve kabullenilmesi daha da zor olmaktadır. Çünkü çocuk özellikle ebeveynini kaybettiğinde hem duygusal, hem de ekonomik açıdan zorlanacaktır. Ölüm yoluyla kayıptan söz edildiğinde yas ve üzüntü çok farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Yas, "bizim için çok fazla önemi olan birisini sonsuza dek kaybettiğimizde hissettiğimiz üzüntüden doğan duygular" olarak tanımlanabilir. Kayıp sonrası yaşanan üzüntü, bireyin kayıp nedeniyle yaşadığı duygusal sıkıntı durumudur. Yas ise, üzüntüyü de içine alan... »»»
Genel olarak travma, günlük rutin işleyişi bozan, beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar ve yaşantılar olarak tanımlanabilir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ya da Post Travmatik Stres Bozukluğu (PTSB) olarakda adlandırılmaktadır. Genel bir ifadeyle “bireyin kişiliği ve ruhsal yapısı üzerinde şu veya bu ölçüde kalıcı bir etki bırakan olağandışı, felaket niteliğinde bir yaşantının anılarından kaynaklanan bir rahatsızlık ve bunaltı durumu” olarak tanımlanabilen ruhsal travmalar arasında ise sel, yangın, deprem vb. afetler, savaş, ırk veya din ayrımcılığı, boşanma, reddedilme, çocuk istismarı, tecavüz, işkence vb.... »»»
‘Birisi hayatımızdan gittiğinde bunu anlamlandırmak zordur.’ Kişi herhangi bir kayıp veya ayrılık yaşadığında zihinsel, duygusal ve fiziksel reaksiyonlar gösterir. Bu reaksiyonlar ‘yas’tır. Yas, kedere verilen tepkidir. Yas Süreci Nedir,Ne İşe Yarar? Yas, önemli değişikliklerin; kayıp, ayrılık, ölümün ardından kişinin uyum sağlama sürecidir. Yasın yaşanması gereklidir zira doğru ve zamanında yaşanmayan yas, sonrasında patalojik problemlere yol açabilir. Yas Sürecinin Evreleri Yas yaşamaya başlayan kişiler şu evrelerden geçer: 1.)İnkar: Kişinin hayatında sanki hiçbir şey yokmuş gibidir. Bir nevi şok gibi düşünülebilir. Kişi dirençlidir ve sanki durum onu hiç etkile... »»»
KAYIP , YAS SÜRECİ ve İŞLENEMEMİŞ YAS “Ölüm bir yaşamı sonlandırır, bir ilişkiyi değil. M. Albom” Genel olarak ölümü reddetme, kendi başımıza gelecek bir şey değilmiş düşünme ve yadsıma eğilimindeyizdir. Genç insanlar olarak kendimizi dokunulmaz olarak algılarken; yetişkin bireyler olarak ölümün bizlerin değil ama başka insanların başına gelebilecek bir şey olduğunu düşünürüz. Yaşlanabileceğimizi, ancak ölümlü olduğumuzu veya öleceğimizi düşünmeyiz. Ancak ne yazık ki ölümlü olma, ya da bunun bir kader oluşu kaçınılmazdır. Kendimizin ölümlü oluşu bir yana, yakınlarımızın da ölümlü oluşu diğer bir katlanılması güç gerçektir. Sevdiğimiz bir insanın ölümü duygusal açıdan yıkıcıdır.... »»»
Stres bireyin, tehdit edici çevre özelliklerine karşı gösterdiği bir tepki olarak tanımlanmaktadır. Açıkçası stres, bireyle çevresi arasında zayıf bir uyumun varlığını göstermektedir. Çevrenin bireyden aşırı isteklerinin olması ya da bireyin kapasitesinin üstünde istekleri olması, bu durumun nedeni olabilir (Balcı 2000). Yaşamın varlığını tehdit eden her olay strese yol açmaktadır. Psikolog Selye (1976) stresin üç dönemli bir süreç olduğunu öne sürer. 1.Alarm Tepkisi: İlk dönem alarm tepkisi adını alır. Bu dönemde otonom sinir sistemi gayet faal bir duruma geçer ve salgı bezlerini uyararak kana bol miktarda adrenalin ve onun etkisi altında ortaya çıkan diğer biyokimyasal maddeleri pom... »»»
kedilerin ortalama yaşam ömrü 15 yıldır ama artık veteriner hekimlikte yeni kullanılan ilaçlar ve teşhis yöntemleri sayesinde bu sınır artık geçilmeye başlanmıştır ortalama insan ömrünün uzaması gibi. kedilerin yaşam ömründe nadiren de olsa 20 yaşına kadar yaşayanlarda görülmektedir..biz veteriner hekimler için önemli olan kedinin yaşlanma sırasında kedinin yaşam kalitesini yükseltebilecek önlemleri almaktır sizlere bu konudan bahsedeceğim.aslında kedilerde büyüme başlangıçta hızlıdır orta yaşta yavaşlama eğilimi gösterir on yaşından sonra yaşlanmaya ait semttomlar belirginleşir 20 yaşına kadar yaşayan bir kedi bir asır yaşamış sayılır.veteriner hekim düzenli peryot bakımında aşağıdaki husus... »»»
► Ölüm Seromonisi Dr.İlhan NAZLISÖZ, Psikiyatrist
► Çocuklarda Ölüm ve Yas Süreci Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ
► Çocuklarda Ölüm Korkusu Psk.Dnş.Kubilay MERCAN
► Çocuk ve Ölüm Kavramı Uzm.Psk.Gözde ALPER
► Çocuklarda Ölüm Kavramı ve Yas Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
► Ani Kalp Durması ve Ölüm Dr.Mahmut AKYILDIZ, Kalp ve Damar Cerrahı
► Çocuk ve Ölüm Kavramı Psk.Eda GÖKDUMAN
► Çocuklara "Ölüm" Kavramı Nasıl Anlatılabilir? Uzm.Psk.Bahar GÜNDÜZ ÇAKIR
► Mantar Zehirlenmesi: Mevsimine Göre Ölüm. Mantar! Dr.Mustafa Nafiz KARAGÖZOĞLU, İç Hastalıkları Uzmanı
► Yas Süreci Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL
► Çocuğuma Ölümü Nasıl Anlatmalıyım Psk.Dnş.Sümeyra YAPICI AYDIN
► Ölümün Ardından Gelen Yas Süreci Uzm.Psk.Osman İLHAN
► Panik Atak Nedir? Psk.Aynur İLHAN
► Çocuklarla Ölümü Konuşmak Psk.Nihan ARDA ALPMAN
► Hayatın Anlamı Psk.Beria Bilge ŞENER
► Varoluşsal Kaygılar ve Başetme Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN
► Kaygı Bozuklukları Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ
► Ölümü Anlamak ve Anlatmak Uzm.Psk.Ebru YURDALAN
► Fetüs Kompressus: Üçüz Gebelikte Bir Fetüsün Erken İn Utero Ölümü Dr.Vedat Erkan DAYICIOĞLU, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Klinik Depresyon Nedir? Psk.Selen MORAY
► Çocuk Çocuğu Neden Öldürür? Psk.Serap DUYGULU
► Çocuklara Ölümü Anlatmak Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
► Kayıp ve Yas Süreci Psk.Gonca BAĞLAR
► Sağlıklı Olmak ya da Olmamak Uzm.Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM
► Ebeveyn Kaybı Pdg.Hakan EMANETOĞLU
► Çocuğa Ölümü Anlatmak Uzm.Habibe AYKAN
► Kanserde Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları Dr.Sevilay ZORLU, Psikiyatrist
► Dinmeyen Bir Acı: Yas Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Sorumluluk Duygusu Uzm.Psk.Alpaslan KESKİN
► Panik Atak Psk.Dnş.Erdim Hasip HAKVERİR
► Yas Süreci Psk.Muharrem ÇAPKIN
► Panik Atak mıyım? Uzm.Psk.Sabahat ERLER
► Tercihiniz Mesleğiniz Olsun Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Panik Ataktan Kurtulabilirsiniz Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Guinea Pigler ve Çocuklar Vet.Hek.A.Kutlu DAYIOĞLU
► Ölüme Meydan Okumak: Uzay Maymunu Oyunu Dr.İbrahim ATEŞ, Psikiyatrist
► Gebelik ve Hipertansiyon Dr.Kutlugül YÜKSEL, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Total ve Parsiyel Protez Nedir? Dr.Dt. Halil Murat TAŞCI
► Tekrarlayan Gebelik Kayıpları Dr.Kutlugül YÜKSEL, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
► Ebeveyn Ölümü ve Etkileri Uzm.Psk.Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
► Hareketli Protezler Dr.Dt. Mehmet Mustafa ÖZARSLAN
► Alkol ve Karaciğer Hastalıkları Prof.Dr.M.Hakan YÜCEYAR, Gastroenteroloji Uzmanı
► Travmatik Yas Psk.İsmail SALMAN
► Panik Atak Psk.Dnş.Selma AKBULUT
► Faniliğin Kaygısı Uzm.Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Çocuğa Ölümü Anlat(Mak)Abilmek Psk.K.Esen EKİNCİ
► Panik Yapmayın ! Panik Bozukluğu Tanıyın… Dr.Ava Şirin TAV ÖZGÜN, Psikiyatrist
► Psikolojide Yas (Ayrılık,kayıp) Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
► "Ölümsüzlük İhtiyacı" ya da "Ebedilik Duygusu" Dr.Hamdi KALYONCU, Psikiyatrist
► Bekâret Tabusu Ölümlere Neden Olabiliyor Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Yas Süreci Psk.Dnş.Şafak UZUN
► Çocuklara Ölümü Anlatmak Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
► Beyin Felci Dr.Ali AKBEN, Nörolog
► Neden Ben? Uzm.Psk.Yeşim CANLI
► Yeme Bozukluklarında, Teşhis ve Tedavi Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► Bir Yakınımızı Kaybettikten Sonra Yaşadığımız Yas Süreci Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Psikiyatrist
► Kucaklama ve Veda Etme Psk.Kemale GÜNHAN
► Panik Hastalığı Üzerine Dr.İbrahim ATEŞ, Psikiyatrist
► Kayıplarımız ve Ölümle Yüzleşme Uzm.Psk.Füsun BUDAK
► Çocuğa Ölümü Anlatmak Psk.Dnş.Seçil AKAYGÜN CÜNTAY
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ölüm Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildi
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (36) - Videolar - İletişim Bilgileri
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi20 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (21) - Videolar - İletişim Bilgileri
Mehmet Bülent AKMAN Fotoğraf
Dr.Mehmet Bülent AKMAN
İstanbul
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler - Videolar - İletişim Bilgileri
Pdg.Dr.Sevil YAVUZ, İstanbul
Uzm.Psk.Berna GÖRGÜLÜ ÇELİK, İstanbul Şu anda TavsiyeEdiyorum.com'da! Şu anda Sitemizde!
Uzm.Psk.Taner TOKUÇCU, İçel (Mersin)
Psk.Nurhan ÜNDER, İstanbul
Psk.Yaprak GÜLMEZ, İstanbul
Dr.Melda ALANTAR, İstanbul
Dr.Mehmet Bülent AKMAN, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Sevilay ZORLU, Antalya , Psikiyatrist
Psk.Elif GÜNERİ, İstanbul
Dr.İlhan NAZLISÖZ, Konya , Psikiyatrist
Op.Dr.Kutlugül YÜKSEL, Ankara , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Prof.Dr.M.Hakan YÜCEYAR, İzmir , Gastroenteroloji Uzmanı
Dr.Mahmut AKYILDIZ, İstanbul , Kalp ve Damar Cerrahı
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Uzm.Psk.Ümit TAŞ, Diyarbakır
Uzm.Volkan DEMİR, İstanbul
Dr.Farşid FARŞİDFAR, Adana , Kardiyolog
Psk.Masum AYDIN, İstanbul
Dr.Berkant YELKEN, Eskişehir , Psikiyatrist
Psk.Seçil YİKAR, İstanbul
Psk.Arzu YAZAR, İstanbul
Uzm.Habibe AYKAN, İstanbul
Dr.Mustafa Nafiz KARAGÖZOĞLU, İstanbul , İç Hastalıkları Uzmanı
Psk.Ayşe YILMAZ, İstanbul
Psk.Eda GÖKDUMAN, İstanbul
Psk.Sena TUNÇ, İstanbul
Psk.Serap SÖZEN, İstanbul
Psk.Sevda SERİN, İstanbul
Psk.Dnş.Sibel TOY, Gaziantep
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Melek BAL, İstanbul
Psk.Ahmet SERT, İçel (Mersin)
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE, Bursa , Psikiyatrist
Psk.Selen MORAY, İstanbul
Psk.Pınar KAYA, İstanbul
Psk.Tülay KÖK, Antalya
Psk.K.Esen EKİNCİ, Diyarbakır
Uzm.Psk.Huriye TAK, İstanbul
Dr.İbrahim ATEŞ, Antalya , Psikiyatrist
Psk.İsmail SALMAN, İstanbul
Psk.Gül ÇÖRÜŞ, İstanbul
Dr.Hamdi KALYONCU, İstanbul , Psikiyatrist
Dr.Aydın KURT, Niğde , Psikiyatrist
Psk.Mehmet DİNÇ, İstanbul
Meltem VARAN, Denizli
Dr.Erman USLU, KKTC (Kıbrıs) , Psikiyatrist
Psk.Pınar HAKSAL, İstanbul
Psk.Müge KIYICI, İstanbul
Dr.Ali Emre ŞEVİK, Ankara , Psikiyatrist
Op.Dr.Vedat Erkan DAYICIOĞLU, İstanbul , Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Jinekolog
Dr.Mehmet Levent SOYLU, Adana , Psikiyatrist
Psk.Ahu BULDUR, İstanbul
Psk.Aynur İLHAN, İstanbul
Doç.Dr.Sevcan KARAKOÇ, İstanbul , Tıp Doktoru
Prof.Dr.Haluk SAVAŞ, Gaziantep , Psikiyatrist
Dt.Enver GÜREL, Antalya
Psk.Gonca BAĞLAR, Eskişehir
Dyt.Şenol YILDIZ, Eskişehir
Dr.Ali AKBEN, İstanbul , Nörolog
Psk.Gamze KARTAL, İstanbul
Psk.Elvin AKI, İstanbul
Psk.Ramazan KAMÇI, Diyarbakır
Dr.Ava Şirin TAV ÖZGÜN, Antalya , Psikiyatrist
Psk.Funda ARPAGUŞ, İstanbul
Dr.Müberra YENİŞAR, Bursa , Tıp Doktoru
Dr.Ayça CAN UZ, İstanbul , Psikiyatrist
Uzm.Psk.Ali ATASOY, İstanbul
Uzm.Psk.Sefa ÖZNE, İstanbul
Prof.Dr.Ahmet Tulga ULUS, Ankara , Kalp ve Damar Cerrahı
Merve SOYSAL BAŞA, İstanbul
Banu VARDAR, İstanbul
Psk.Banu DOLAŞTIR, Kırklareli
Psk.Hakan BULUT, Antalya
Gülşah CÜMBÜŞ, İstanbul
ölüm KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların ölüm KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
korku, ölüm korkusu, psikolojide ölüm korkusu, ölüm korkusu psikolojisi, kayıp, yas psikolojisi, ölüm psikolojisi, yas süreci, ölüme alışmak, yas evreleri, yas dönemi, matem, yas tutmak, yas tutma, kübler-ross modeli, kübler ross modeli, yas reaksiyonu, ölüm depresyon, cenaze merasimi, ölenin yakınları, ölümü inkar, ölü evi, ölüm seromonisi, ölüm sonrası yas, yas tepkileri, ölümden sonra verilen tepkiler, yas tepkilerini anlama, kayıp yaşama, kayıp sonrası tepkiler, ebeveyn ölümü, çocuk kaybı, çocuk ölümü, anne-baba ölümü, anne kaybı, baba kaybı, kardeş ölümü, kardeş kaybı, çocuklarda ölüm, çocuklarda yas, çocuklarda ölüm korkusu, çocukta ölüm korkusu, çocuk için ölüm, ölüm kavramı, ölümü çocuğa anlatma, ölüm nedir, çocuk ve ölüm, doğum, ölüme bakış, çocuklarda ölüm kavramı, ani kalp durması, ani kalp durması riski, ani ölüm, sporda ani ölüm, sporcuların ani ölümü, sporcularda kalp durması, ani kardiak ölüm, okulda ölüm, öğrencilerin ölümü, çocuk ve yas, okul arkadaşının ölümü, çocukta arkadaş ölümü, çocukta ölüm kavramı, çocukta ölüm fobisi, çocuğa ölümü anlatmak, çocukta depresyon, annenin ölümü, babanın ölümü, ebeveyn kaybı, yas terapisi, yas danışmanlığı, çocuk, ölüm haberi vermek, ölüm haberi, çocukta yas, ölümü anlatmak, ölüm kaygısı, anne ölümü sonrası çocuk, baba ölümü sonrası çocuk, anne baba kaybı, çocuklarda yas süreci, çocuklara ölüm anlatmak, çocukla ölüm konuşmak, çocukla yas sürecini konuşmak, hayatta amaç, yaşlılık, yaşlı hissetme, yaşlanma, yaşam ve ölüm, ölüm beklentisi, ölümden korkmak, ölümcül hastalık psikolojisi, ölümcül hastalıkta psikoloji, ölümcül hastalıklarda psikoloji, terminal dönem, terminal dönem psikolojisi, travma, depresyon, ölüm fobisi, ölüm anksiyetesi, anksiyete bozuklukları, ölüm anı


11:40
Top