2007'den Bugüne 84,648 Tavsiye, 26,469 Uzman ve 18,848 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Son Yıllarda Hızla Gelişen Psikoterapi Tekniği Şema Terapi
MAKALE #10632 © Yazan Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ | Yayın Mart 2013 | 6,385 Okuyucu
Şema Terapi Nedir?

Jeffrey E.Young ve arkadaşları tarafından geliştirilen Şema Terapi son yıllarda psikoterapi dünyasına iyi formasyon kazandırmış benim de yakinen takip ettiğim okullardan biri. Bugün sizlere Şema Terapi Tekniği’nden, şemalardan bahsetmek istiyorum. Tabi kendi şemalarım doğrultusunda:) Şema Terapi Tekniği’nde şemadan tam olarak kast edilen şey şey, kalıplaşmış düşünce, davranış, inanç, tutum, değerlerdir; yani kişinin şeyler hakkında geliştirdiği zihinsel temsillerdir.

Örneğin masa şeması. Dünyada milyonlarca farklı masa olsa da zihnimizde öncelikle oluşan ilk gördüğümüz masanın temsilidir, “Hımm demek bu masa” dediğimiz anı hatırlamayız bile; sonra başka bir yerde başka şekliyle görsek de “Aaa masa demek” deriz o yeni gördüğümüz şeye. Bu zihnimizin bize sağladığı bir avantajdır, dünyadaki tüm masalara masa diyebilmek için hepsini tek tek görüp öğrenmemize gerek yok; öyleyse soyutlama sonucu oluşturduğumuz zihinsel temsillerin hepsine şema denir diyebiliriz.

Ne kadar çok konuda bilgi sahibi olduğumuzu bir düşünsenize, bu yüzden şemalar sayılamayacak kadar çoktur desek doğru olur sanırım. Sandalye şeması, doktor şeması, köy şeması, televizyon şeması, gülme şeması, ağlama şeması…

Ben 7. Sınıfta giderken Merve doğmuştu. Ve büyüdükçe kitaplarla çok ilgilenen bir bebek oldu, sık sık kitaplarıma bakardı, ben de gösterirdim tek tek tüm resimleri. Ders kitaplarının başında mutlaka Atatürk olur ya, ona parmağını koyup yüzüme bakardı ve ben “Atatürk” derdim, hep de o sayfayı açmamı ister ve aynı hareketi yinelerdi. 9 aylıktı ve minibüsteydik, hiç unutmam o günü. Bayrampaşa meydanda Atatürk heykelini görmüş ve ilk kelimesini bağırarak söylemişti “Atatük” şeklinde, ilk kelimesiydi ve o heykeli ilk görüşü, işte şema tam da budur. Onun zihninde bir Atatürk şeması oluşmuş. İşte şemanın işlevlerinden biri budur, daha sonra karşımıza çıkan durumları anlamakta, yorumlamakta ve yordamakta bize klavuzluk etmek, yolumuzu aydınlatarak bize kolaylık sağlamak, rehberlik etmek.

Ağlama şeması dedim de aklıma eski bir dostum geldi. Şükran. Onunla okul servisinde tanışmıştık, ona şaka yapmıştım ve o ağlamaya başlamıştı ve ben ne yapacağımı şaşırmış niye ağladığını anlamamış ve üst üste nedeni belirsiz özürler dilemeye başlamıştım. Yanımızda oturan arkadaş “Şükran ağlamıyor, gülüyor, o böyle güler.” deyince önce inanmamış sonra sonra bunun doğru olduğunu fark etmiştim:) Yani onun gülme biçimi benim gülme şemama hiç uymamıştı:)

Şema sayesinde ağlamanın bir üzüntü ifadesi olduğunu öğreniriz, sevinçten ağlayanları görene dek. Sonra sonra genişler şemalarımız, dünyayı daha da anlamlandırmaya başlar, daha geniş perspektiflerden bakar oluruz. Fakat her geliştirdiğimiz şema işlevsel olmayabilir; yani katı ve kendimize zararlı şemalar da geliştirebiliriz. Ve yaşantı örneklerimizle de büsbütün güçlendirebiliriz bu zararlı şemaları. Şemanın en büyük işlevinin bize rehberlik etmek olduğu düşünülürse bu durumun ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceği tahayyül edilebilir sanırım. Çünkü bize gelen her bilgi şema süzgecinden geçmeden yorumlanmaz. Çay süzgecine kolonya dökülse ve sen bunu fark etmeyip bardağına çay koysa, içtiğinde çayın tadı nasıl bozuk olursa, çaydanlıktaki çayla süzgeçten geçen çayın tadı nasıl asla aynı değilse geliştirdiğimiz zararlı şemalarda kolonyalı süzgecin yaptığını yapar bize.

Bu demektir ki her bilgi için ayrı ayrı oluşturduğumuz şema süzgeçlerimiz zararlılarla doluysa çayın tadı gibi, ortaya çıkacak olan şey de her ne ise o da bozuk olacaktır ve biz akıl edip süzgeçlerimizi temizlemediğimiz müddetçe durum aynı olacak, başımıza gelen her olayı şemalarımıza göre değerlendirip kararlarımızı onlara göre vereceğiz.
Şema terapide zararlı, uyumsuz, işlevsel olmayan şemaların oluşum nedeni olarak bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki temel ihtiyaçların karşılanmaması olarak kabul edilir. Böylece bu dönemde oluşan şemalar yetişkinlik döneminde de temel ihtiyaçların karşılanmasına engel olurlar.

Şemaların oluşumuna etki eden temel ihtiyaçlar şunlardır:
1-Diğer bireylere güvenli bağlanma
2-Hareket serbestliği, yeterlilik duygusu, olumlu kimlik algısı
3-İhtiyaçları ve duygularını ifade etme özgürlüğü
4-Özgünlük ve rol yapma
5-Gerçekçi sınırlar ve öz denetim

Bu temel ihtiyaçları karşılanmayan zedeleyici, cezalandırıcı, istismarcı, günah keçisi gibi davranılan ya da her istenilenin yapılan hiç sınır çizilmeyen her bireyde her ihtiyaca karşılık sorun şemaları oluşmaya başlar ve bu şemalar birbirinden net bir şekilde ayrılabilir diyebilmek çok mümkün değildir.

Jeffrey Young ve arkadaşları, şemaları 5 alan ve 18 başlık altında toplayarak şöyle tanımladılar;

A-Ayrılma ve Reddedilme Alanı:

Kişinin güvenlik, korunma istikrar, bakım, empati, duyguların paylaşımı, kabul edilme, sevgi, saygı ihtiyaçlarının giderilmeyeceği beklentisiyle oluşan şemalar bu alanda yer alır. Bu şemalar daha çok kopuk, soğuk, reddedici, kısıtlayıcı, istismarcı, belirsiz, dengesiz, dışlayıcı, güven vermeyen aile yapılarında oluşur.

1-Terk Edilme/İstikrarsızlık Şeması:

Bu şemaya sahip kişinin temel inancı terkedileceğidir. Çevresindekiler ya ölecek, ya ayrılıp gidecek ya da başkalarını kendisine tercih edecektir; yani kimse istikrarlı bir şekilde kendisiyle kalmayacaktır. Bu yüzden herkes tutarsız ve güvenilmezdir. Eninde sonunda herkes kendiyle olmaktan vaz geçecektir.

2- Güvensizlik/Suistimal Edilme Şeması:

Bu şemaya sahip kişi her an şu ya da bu şekilde zarar göreceğini, küçük düşürüleceğini, madara edileceğini, aşağılanacağını, aldatılacağını, kandırılacağını düşünür. Ya insanlar kasıtlı olarak kendisine zarar vermekte bunu bile isteye yapmaktadırlar ya da gerekli önlemleri almadıkları yeterince sorumluluk taşımadıkları için kendisi zarar görmektedir. Hayatta kimseye güvenme, insan yalnız doğar ve yalnız ölür diyen bireylerdir.

3- Duygusal Yoksunluk Şeması:

Normal sınırlar içindeki duygusal ihtiyaçların (ilgi, şefkat, sıcaklık, kendini ifade etme, anlaşılma, fikir alış verişi, rehberlik, yönlendirilme) diğerleri tarafından yeterince karşılanmayacağına dair güçlü beklentilerdir.

4- Kusurluluk/Utanç Şeması:

Bu şemaya sahip kişiler kendini kusurlu, değersiz, kötü, istenmeyen, boş işlerle uğraşan, ortaya değerli bir ürün getiremeyen kişiler olarak algılarlar. Bu kusurlar sakatlık, kısa boy, kepçe kulak gibi bedene ait olabileceği gibi haset, kıskançlık, bencillik gibi kişisel şeyler de olabilir. Ve bu şemaya sahip kişi kusurlu gördüğü yönüyle ilgili taşıdığı suçluluk duygusuna bağlı olarak eleştiriye karşı aşırı hassas, reddedilmeye aşırı duyarlıdır; bu sebeple kişiler arası ilişkilerinde güvensizlik yaşarlar.

5-Sosyal İzolasyon/Yabancılaşma Şeması:

Bu şemaya sahip kişi kendini dünyanın geri kalanından izole ederek diğer insanlardan farklı olma ve hiçbir gruba ait olmama duygusu yaşar. Herkes tarafından dışlandığını, dışlanacağını, yalnız bırakıldığını düşünür ve kendisini bir grubun parçasıymış gibi hissetmez.

B-Zedelenmiş Özerklik ve Performans Alanı

Bu alan kişinin hayatta kalma, bağımsız hareket etme, ayrışabilme konularında kendisini yetersiz hissetmesiyle ilgilidir. Bu alan tuzakçı, çocuğun güvenini sarsan, çocuğuna kendini aile dışında da gösterebilmesi için gerekli zeminleri hazırlamayan, aşırı koruyucu ailelerde görülür.

6-Bağımlılık/Yetersizlik Şeması:

Bu şemaya sahip kişi yardımsız hayatını devam ettirebileceğine inanmaz, gün içinde karşılaşacağı sorunlarla baş edemeyeceğine, doğru kararlar veremeyeceğine inandığından kendisini sürekli çaresiz hisseder.

7-Hastalıklar ve Zarar Görme Karşısında Dayanıksızlık Şeması:

Bu şemaya sahip kişi her an bir felaket beklentisi içindedir, kalp krizi geçireceği yanında kimsenin olmayacağı, aklını oynatacağı, uçağın düşeceği, deprem olacağı, asansörün düşeceği gibi korkuları yoğun olarak yaşar. Bir şey olacak ve o mutlak zarar görecektir gibi yoğun bir zihinsel uğraş halindedir.

8-Yapışıklık/Gelişmemiş Benlik Şeması:

Bu şemaya sahip kişi özellikle ailesine karşı aşırı bağlılık hisseder ve onların daimi desteği olmadan mutlu olamayacağına ya da onlarsız hayata dayanamayacağına dair inançlar taşır. Yetersiz bir kimlik duygusu, bireyselleşememe ile birlikte yoğun bir boğulma duygusu, boşluk, ne yapacağını bilememe, kendini varlık nedenini sorgulama uç boyutlarda yaşanır.

9-Başarısızlık Şeması:

Bu şemaya sahip kişi başarısız olduğuna ve hep başarısız kalacağına inanır. Kendini yaşıtlarına göre yetersiz, aptal, yeteneksiz, beceriksiz hisseder.

C-Zedelenmiş Sınırlar Alanı:

Bu alan içsel sınırlarda, diğerlerine karşı olan sorumluluklarımızda veya uzun vadeli hedef yönelimindeki eksikliklerle ilgilidir. Diğerlerinin haklarına, sınırlarına saygı gösterme, işbirliği, verilen sözlerin tutulması, kişisel hedefler edinme ve onlara varmada güçlükler yaşanmasına sebep olur. Aşırı hoş görülü, gevşek, şımartıcı, sınır çizmeyen, çocuğuna yaşına uygun olan sorumlulukları dahi vermeyen, çocuğa rehberlik etmeyen ailelerde görülür.

10-Hak Görme/Büyüklenmecilik Şeması:

Bu şemaya sahip kişi kendisini diğerlerinden büyük ve üstün görür, özel haklara ve imtiyazlara sahip olduğuna inanır, karşılık beklemeden herkes ona hizmet etmelidir. Her halükarda o haklıdır, empati duygusundan mahrumdur. Tek derdi güç ve kontrol elde etmektir. Bazı durumlarda aşırı rekabetçi, tahakkümcü, freni patlamış yokuş aşağı giden araba gibi etrafındakinin ihtiyaç ve duygularını görmeksizin gücünü öne sürme, kendi fikrinde ısrar etme ve başkalarını kontrol etmeye çalışmakla karakterizedir.

11-Yetersiz Öz denetim/Öz disiplin Şeması:

Bu şemaya sahip kişi, kişisel hedefler oluşturma ve onlara ulaşmada gerekenleri yapmayı reddeder ya da bu konuda zorluklar yaşar; her tür huzursuzluktan, ağrıdan, acıdan, yüzleşmekten, sorumluluktan kaçınır.

D-Başkalarına Yönelimlilik Alanı:

Bu alan sevilmek, onaylanmak, bağlantı hissini devam ettirmek ya da karşılık görmekten kaçınmak için başkalarının istek, duygu ve davranışlarına kendi ihtiyaçlarını karşılamak pahasına vazgeçme ile karakterizedir. Genelde öfke ve doğal eğilimlere karşı içgörü zayıf olup, bastırır. Sevilmek, ilgilenilmek ve onaylanılmak için önemli yönlerini bastırması gereken kişilerde gelişir. Yaramazlık yaparsa sevilmeyecektir, başarılı olmazsa onaylanmayacaktır.

12-Boyun Eğicilik Şeması:

Bu şemaya sahip kişi, öfkeye maruz kalmaktan, karşılık görmekten (Ben ona bir şey dersem ve o da bana bir şey der de cevap veremezsem), terkedilmekten korkarak boyun eğer. Kendi isteklerini, kararlarını, tercihlerini görmezden gelmesi ya da yaşadığı olumsuz duyguları (öfke, kızgınlık, kırgınlık…) baskılayıp belli etmeyerek denetimi tamamen başkasına bırakmak zorunda hissederek aşırı uyumlu davranır. Fakat herkesin bir sınırı vardır ve o sınıra geldiğinde olumsuz tüm duyguları kontrolsüzce açığa çıkar, öfke patlamaları yaşar, geri çekilir, madde kullanımına yönelir ya da sevgiden vaz geçerek kendini izole eder.

13-Kendini Feda Etme Şeması:

Bu şemaya sahip kişi, başkalarının ihtiyaçlarına odaklanarak, kendi memnuniyeti pahasına onların ihtiyaçlarını karşılamak için gönüllü olarak aşırı çaba sarf eder; aksi halde bencil olarak algılanacağından suçluluk duyacak, onlara acı verecektir. Başkalarının acılarına karşı aşırı hassas olup, aciz olduğu düşünülen kişilerle ilişkiyi devam ettirmek gerektiğine inanır.

14-Onay ve Tanınma Arayıcılık Şeması:

Bu şemaya sahip kişi güvenli ve gerçek kendilik duygusunu geliştirme pahasına başkalarından onay almak, tanınmak, ilgi görmek ya da aşırı uyumlu davranmak zorunda hisseder. Özsaygısı başkalarının kendisi hakkındaki davranışlarına bağlıdır. Reddedilmeye karşı aşırı hassastırlar.

E-Aşırı Tetiktelik Ve Baskılama/Ketleme Alanı:

Bu alan kendini ifade etme, mutluluk, rahatlama, yakın ilişkiler ve sağlık pahasına anlık duygularını, dürtü ve isteklerini bastırma veya katı, içselleştirilmiş kuralları, performans ve ahlaki davranış ile ilgili beklentileri karşılamaya aşırı önem verme ile karakterizedir. Aile baskıcı, kuralcı, mükemmelliyetçi ve cezalandırıcıdır. Bu alanda performansa dikkat edilmeli, görevler yerine getirilmeli, her şey kusursuz olmalı, kurallara uyulmalı, duygular bastırılmalı, mutluluk ve hazdan kaçınılmalıdır. Bu yüzden kişi hep tetikte olmalıdır en ufak dikkatsizlik her şeyin bozulmasına sebep olur endişesi hakimdir.

15- Olumsuzluk/Karamsarlık Şeması:

Bu şemaya sahip kişi hayattaki olumlu şeyleri küçümser ve hep olumsuza odaklı yaşar. Tüm işler batmayacak mı, hayat bitmeyecek mi, herkes ölmeyecek mi gibi genelde finansal ve kişilerarası ilişkilerde abartılı felaket senaryoları üretir ve bu felaketlere yakalanma korkusuyla yaşarlar. Bu kişiler kronik endişeli, dikkatli, şikayetçi, dırdırcı, yangına körükle giden tipler olarak nitelenirler.

16-Duygusal Bastırma/Ketleme Şeması:

Bu şemaya sahip kişi reddedilmekten, utandırılmaktan, dürtüsel davranmaktan korkarak doğal davranmaktan ve spontan duygularını (öfke, saldırganlık, sevinç, cinsel istek, özgünlük, istek, beklenti) ifade etmekten kaçınır.

17- Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştiricilik Şeması:

Bu şemaya sahip kişi eleştirilmekten korktuğu için kendisine her alanda çok yüksek çıtalar koyar, kendinden beklentisi her zaman çok yüksektir. Bu sebeple mükemmeliyetçi, aşırı titiz, aşırı dikkatli, detaycı, katı kuralcıdır. Yaptıklarından memnun olmaz.

18- Cezalandırıcılık/Acımasızlık Şeması:

Bu şemaya sahip kişi yapılan her yanlışın cezalandırılması gerektiğine inanır. Beklentileri ve standartları karşılamayan kendisi bile olsa cezalandırılmalıdır. Bu sebeple öfkeli, tahammülsüz ve sabırsızdırlar. Kendini ve başkalarını affetme konusunda aşırı zorlanırlar.

Tüm bu şemalara ait özellikler hemen herkeste olabilir; önemli olan bu özelliklerin derecesi ve hayat kalitemizi nasıl etkilediği; yani bizim bu şemalarla başa çıkma şekillerimizdir.

Kaynak: Şema Terapi Jeffrey E.Young, J.S Klosko ve M.E. Weishaar Litera Yayıncılık
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Son Yıllarda Hızla Gelişen Psikoterapi Tekniği Şema Terapi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tuğba DEMİRÖZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi244 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tuğba DEMİRÖZ'ün Yazıları
► Şema Terapi Psk.Özlem YILMAZ
► Şema Terapi Yaklaşımı Psk.Ebrar YENİCE KANIK
► Şema Terapi Nedir? Psk.Dnş.Yusuf BAYALAN
► Farklı Gelişen Çocuklar Psk.Dnş.Nuray ÖZBEN AVŞAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,848 uzman makalesi arasında 'Son Yıllarda Hızla Gelişen Psikoterapi Tekniği Şema Terapi' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Manüplasyon Ocak 2017
► Empati Kasım 2016
◊ Kıyamet Senaryoları Temmuz 2013
◊ Ticari Zeka Haziran 2013
◊ Hey Tuğba Naber? Nisan 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:59
Top