2007'den Bugüne 92,402 Tavsiye, 28,229 Uzman ve 19,990 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kabul
Kabul Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Kabul Kavramı ile İlgili 49 Makale
► İyileşmek İçin “kabul” Psk.Esra ORAS
İçinde bulunduğumuz çağ son derece hızlı yaşamayı fakat aynı zamanda hem fiziksel hem psikolojik olarak yorulmamayı salık veriyor. Kişisel gelişimle ilgili yazılan kitapların pek çoğu bireylerin isteyince her şeyi başarma gücüne haiz olduğunu anlatarak okurlarına motivasyon vermeye çalışıyor. Yetmiyor, mutluluğun formüllerini anlatıyor ve keyifli olmanın anahtarlarını aktarıyorlar. Tabi ki bunların iyi niyetli işler olduğu ortada. Fakat gel gelelim modern çağın süırekli mutluluğu salık veren, problemsiz hayatın mümkün olduğunu öne süren, canını sıkıyorsa uzaklaş, olumsuz duygulardan kurtul, bilinçaltı kirli ve habis bir yer; temizlet gibi kontrolcü tutumu destekleyen, her şeyden ve herkeste... »»»
► Çocuğu Kabul Etmek Psk.Elif Can ÖZTÜRK
KABUL ETME BECERİLERİ Günümüz şartlarında bir çocuk dünyaya getirmek, onun iyi şartlarda büyütmek ve sağlıklı birer yetişkin haline getirmek çok keyif verici ama bir o kadar da zor süreçlerdir. Çocuk sahip olmaya karar verme aşamasında pek çok ebeveyn doğal olarak dünyaya getirecekleri birey hakkında pek çok kaygıya sahiptir. Kaygılarını gidermek için okurlar, araştırılar, danışırlar. Bu çabaların sonucunda ise hem öğrendiklerinden hem de kök ailelerinden ve içinde yaşadıkları kültürden pek çok bilgiye sahip olarak bu sürece başlarlar. Kimileri her şey yolunda gibi görünürken çocuklarının aslında pek de düşündükleri gibi, öğrendiklerinden öngördükleri gibi büyümediğini fark ederler ve ç... »»»
Kıskançlık üçlü ilişkilerde yaşanan bir duygudur. Aslında haset dediğimiz yıkıcı ve patolojik duygudan daha olgun olsa da yine de kişiye zarar verebilir. Temelinde sevgi nesnesini kaybetmeyle ilgili yoğun kaygı vardır. Bu da rekabeti beraberinde getirir. Kişi en iyi olursa sevgi nesnesinin tek sahibi olabilir. Kardeş kıskançlığı bu yönüyle gayet normal ve olması beklenen bir duygudur. Çünkü uzun zamandır çabasız sahip olduğu sevgiyi yeni gelen bir yabancıyla paylaşmak zorunda kalacaktır. Ancak bazı durumlarda bu doğal duygu yanlış zaman, yanlış tutum gibi sebeplerle ve rekabeti kaybetmenin oluşturduğu hüzün ve öfkeyle davranış problemlerinin ortaya çıkabildiği bir durum haline gelebilir. Kar... »»»
KANSERLİ BİREYLERDE TANIYI SÖYLEME VE KABUL ETME SÜRECİ Kanser; fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi boyutları etkileyerek, bireyin yaşamında önemli değişimler meydana getiren çok boyutlu bir fenomen ve önemli bir yaşam krizidir. Kanser kronik ve ciddi bir hastalık olmanın ötesinde, belirsizlikler içeren ağrı ve acı içinde ölümü çağrıştıran suçluluk, terke edilme, kargaşa ve panik, kaygı uyandıran bir hastalık olarak algılanır. Tedavisinde kat edilen gelişmelere rağmen kanser, günümüzde kardiyolojik problemlerden sonra en sık görülen ölüm nedeni olarak bilinmektedir. Bu nedenle hasta ve aileler için en fazla korkulan hastalıklardan biridir. Hastalığın insan yaşamını bird... »»»
Kaygı, korku, acı, utanç, üzüntü veya rahatsızlık hissetmemek için hayattan kaçtığınız oldu mu hiç? Ya da bir şeyleri kaybetmekten korktuğunuz için yerinizde saydığınız? Eğer bu şekilde bazı şeyleri yapmaktan, bazı ortamlardan ve kişilerden kaçınıyorsanız bunun bir adı var: Yaşantısal kaçınma. Yaşantısal kaçınma, belli bir bedensel duyumu, duyguyu, düşünceyi, anıyı, görüntüyü, davranışı deneyimlemek istememeniz durumunda ortaya çıkan olguya verilen isim. Yaşantısal kaçınmada, hayatınızı sınırlandırmasına ve size zarar vermesine rağmen, sırf bu deneyimden kaçınmak, sıklığını veya ortaya çıktığı bağlamı değiştirmek için her şeyi yapabilirsiniz. Dil ve biliş kuramcıları ile ilişkisel çerçeve ... »»»
“İster Kongolu bir büyücü-hekimin düşlerine, ister bir Eskimo peri masalının görkemli anlamına bakalım: bulduğumuz şey, her zaman, bilinen ya da anlatılandan daha fazlasına olduğuna dair kışkırtıcı, ısrarlı bir hisle birlikte, şekil değiştiren olağanüstü biçimde aynı olan bir öyküdür.” Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Kahraman macerasının başında sıradan bir insandır. Beklenmedik bir çağrı, macerayı başlatır. Sıradan kişinin kahraman olabilmesi için gelecek çağrıya yanıt vermesi gerekir. Çağrı, gündelik yaşamı sırasında kahraman adayının çevresinde yaşanacak bir ölüm ya da eksilme de olabilir, sevilen birinin kaçırılması ya da ölmesi de. Kahraman çağrıya karşılık vererek görevi ... »»»
Olayları Degiştirmek İçin Çaba Harcamaktansa, Oldukları Gibi Kabul Ederek Onlardan Yararlanılmalıdır Bilindigi gibi, birçok kişi yaşamı için bir program yapabilir. Bilinçli olarak yaptıgı her davranış bu program gereği olabilir. Böylesine programlı bir yaşam biçimi, çevrenin etkisine kapalı olduğu gibi kişinin kendi iç dünyasına yönelik olabilir. Dikkatimizin önemli bir bölümünü çevreden çekerek, kendi iç dünyamıza yöneltmek büyük bir değişikliğe yol açabilir. Kendi başımıza neler başarabileceğimizi anlamak bile, büyüleyici serüvenlerin bir başlangıcı olabilir. Bu konularda uzman danışmanımız Bize çok yardımcı olabilir. . Bazı insanlar olaylar karşısında; Örneğin bir çokları yaş... »»»
DEĞERSİZ DEĞİLSİN Kendinizi değerli hissetmeniz gerekir. Böyle hissetmek harika bir duygu iken tam tersi durumda ise depresif bir ruh haline girebiliyoruz. Kendimizi değerli hissettiğimizde mutlu olur, iyi hissederiz. Her şeyin bir şekilde üstesinden geleceğimizi düşünürüz. Tersi durumda ise içe çekilir, mutsuz olur, her şeyin çok zor olduğunu ve her şeyin daha kötüye gideceğini düşünürüz. Değerli hissetmek ve tam tersi hissetmek arasındaki derin uçurum bizim bu hissi kaybetmemek veya bulmak için yeni arayışlara girmemize neden olur. Değerlilik hissinin, varlığın devamında ve yaşanılan hayatın niteliğinde önemli bir rolü vardır. Kendini değerli ve özel bulan biri ... »»»
“Umutsuzken, değiştirilmesi imkansız bir kaderi yaşıyorken bile hayatta kalmak için bir neden bulabileceğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız.” Viktor Frankl, Logoterapinin kurucusu Şu günlerde herkes kendine göre zorlanıyor. Sürecin devam etmesi ve endişeli bekleyişin travmatik bir etkisi var, herkes farklı tepki veriyor. Böyle travmatik deneyimler esnasında panik, inkar, aşırı iyimserlik, başkalarını veya kendini suçlama gibi tepkiler görülebilir. İnkarda, “Bana bir şey olmaz. Bu, benim dışımda gelişen bir olay”, panikte “Her şey çok kötü, ne yapacağımı bilmiyorum. Bundan çıkamıyorum”, aşırı iyimserlikte “Her şey çok güzel olacak, tüm bunlar hemen düzelecek”, suçlamada “Bütün bunlar sizin suç... »»»
HAYIR DİYEMİYORUM Kimseyi kırmayayım diyorum; Birde bakmışım ben paramparçayım.. İlhan Berk Özgüven sorunun tipik semptomlarından biride hayır diyememektir. Yaşantımızda kabul etmememiz gereken talepleri bazen fedakarlık bazen de çıkarlarımız adına kabul ederiz. Hayır diyemeyiz. Bunu çoğu insan zaman zaman yapar ve gayette doğal bir durumdur. Bu durumun sürekli olması halini, normal olandan ayırmamız gerekmektedir. Bir başkasının talebini, istemediğimiz , onaylamadığımız bize kısa ve uzun vade de bir avantaj sağlamadığı halde kabul etmemiz doğru bir tutum değildir. Böylesine sürekli bir tutum bazı... »»»
“Yasa batma, sonu olmayan kedere teslimiyet gibi hissedilir. Danışanlar bu acılı sürecin ne kadar süreceğini sık sık sorarlar. Bu sorunun belli bir cevabı yoktur, yalnızca bu sürecin atlanamayacağından ya da aceleye getirilemeyeceğinden emin olunabilir. Bu süreç neredeyse kesin olarak danışanın istediğinden daha uzun sürecektir fakat sonsuza dek de devam etmeyecektir.” Judith Herman “Ne nefret ne de sevgi yoluyla travma şeytanını çıkarmak mümkündür.” Judith Herman Yas Kavramı Yas, herhangi bir kayıp ya da kayıp tehdidi (ayrılık, boşanma ve ya ölüm gibi) sonrası verilen fiziksel, duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkiler sürecine verilen addır. Yas kavramsal olarak akut (normal) yas, kar... »»»
Belirsizlik tehlikesi altındaki yaşamımızda, "Ben Ne Olacağım?" endişesini ortadan kaldırmak için hızlı balık olup, yaşamımızdaki karmaşıklarla başedebilme becerisini kazanmaya yönelik modüler tarzda atölye çalışmaları ile hayatımızın başarı haritasını çıkartmaktayız. 2009 yılındaki kriz döneminde gördüğümüz gibi bundan sonra da geleceğin zamansız olayları, bizlerin baş dönmesi olacaktır. Mücadele için akıllıca tedbirler alınmadığı taktirde, milyonlarca insan kendilerini belirli duruma uyum sağlayamamış, çevreleriyle uyumlu yönden ilişkiler kuramamış bir durumda olabileceklerdir. Bu durum, birtakım yeni kuralları ortaya çıkaracaktır.Değişim kapsamındaki yeni kuralları kabullenmemiz ge... »»»
Aslında "zor" insan diye birşey yoktur. Zor olan insanın kişiliği değil, davranışıdır. Sorun, söz konusu kişinin davranışından kaynaklanan bir işbirliği zorluğudur. Zor davranış inatçılık olarak yorumlanabilir. Fakat, gerçekte sorun karşısındaki kişinin korku ya da endişesinin dışa vurumu olabilir. "Zor"'luğun kaynağı,değerlerin uyuşmazlığı veya kişilik özelliklerinin farklı olmasında olabilir. Bu durum insan ilşkilerinde çeşitli dayatmalara yol açabilmektedir. İnsan dayatmalarla dışardan hareket etmek yerine, kendi belirleyiciliği doğrultusunda davranmaya başladığında: .Kendi davranışlarının sorumluluğunu daha fazla üstlenir. .Başka insanları, davranış yükümlülüğünü taşımakta dah... »»»
Bu dünyaya geldiğimizde bizi tanımlayan ilk şey cinsiyetimizdir.Bu erkek veya dişi kimliği ile birlikte geniş bir beklentiler,kısıtlılıklar,ümitler ve yanılsamalar dizisi de gelir.Çocuk bekleyen anne_babalara doğacak çocuğun nasıl olmasını istediklerini sorarsanız, geleceğin bu rol modelleri,genellikle ‘’sağlıklı’’cevabından sonra,çocuğun cinsiyetini temel alan bir yanıt verirler.Örneğin bir kızın tatlı,utangaç duyarlı ve sessiz, bir oğlanın ise kuvvetli,cesur,hareketli ve atak olması beklenir.Zayıf egolarımızın gelişimi ve eğitimimizin büyük bir bölümü,ayrıca ümitlerimizin ve hayallerimizin çoğu ,cinsiyetimize göre etiketlendiğimiz anda başlar.O zaman, çok sayıda problemin cinsiyet rollerim... »»»
ÖZSAYGIYI NASIL GELİŞTİREBİLİRİZ? Öğrencilerin özsaygı düzeylerinin, onların hem ruh sağlığı hem de okul başarıları üzerinde etkili olduğunu gösteren pek çok araştırına bulgusu vardır. Bu bulguları bir an için bir yana bırakıp öğretmenlerin kendi gözlemlerine başvursaydık, herhalde pek çok öğretmen başarılı öğrencilerinin genellikle kendilerine daha çok güvenen, kendilerine daha çok güvenen öğrencilerinin de daha başarılı öğrenciler olduklarını söyleyeceklerdi. Kuşkusuz kendilerinden hoşnut olan ve kendilerini değerli gören öğrencilerin, kendilerinden hoşnut olmayan ve kendilerini değerli görmeyen öğrencilerden daha başarılı olacakları açıktır. Gözlemler böyle olmakla birlikte, bunu... »»»
► Kendini Koşulsuz Kabul Etme Dr.Sevilay ZORLU, Psikiyatrist
► Hedef Mutluluk Safsatası Psk.Sümeyra DEMİR
► Kabullenmek İyileştirir Psk.Dilara ZEYBEK
► Özşefkat Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Olumsuz Duygularımız da Değerli Midir Bizim İçin? Psk.Dnş.Fatma YÜCEL TEMİZKAN
► Mutlu Olmanın Formulü Psk.Kumru ŞERİFOVA
► Gerçek Kendilik Kapasiteleri Psk.Meral AYDIN
► Sorumluluk Duygusu Psk.Alpaslan KESKİN
► Kabullenmek Psk.İlknur PEDER
► Kucaklama ve Veda Etme Psk.Kemale GÜNHAN
► Anne Baba Tutumları Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
► Hayır Diyememe Sorunu Dr.Ofelya CABRAL, Tıp Doktoru
Kabul Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi23 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (31) - Videolar - İletişim Bilgileri
Dr.Sevilay ZORLU, Antalya , Psikiyatrist
Uzm.Psk.Esra ORAS, İstanbul
Psk.Emre ŞENGÜR, İstanbul
Psk.Dilara ZEYBEK, İstanbul
Dr.Ofelya CABRAL, Ankara , Tıp Doktoru
Dr.Ayça CAN UZ, İstanbul , Psikiyatrist
Hatice DEMİR, Ankara
kabul KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların kabul KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
kabullenmek, iyileşmek için kabul, esra oras, depresyon, kaygı, kabul kuramı, çocuğu kabul etme, kabul etme, kardeşe uyum, kardeş kısknaçlığı, kardeşi kabul, kardeşler arasındaki yaş farkı, kendini kabul, kendini kabul etme, başarısızlık, özgüven, başarısızlığı kabul etme, başarısızlığı kabul etmek, ait olma, kabul edilme, onaylanma, sevgi ihtiyacı, fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyaçları, bağlılık ve sevgi ihtiyaçları, kabul edilmek, olduğu gibi kabul edilmek, davranış değişikliği, evlilikte mutluluk, benlik saygısı, otizm, otizm kampanyası, otizm hastalığı, otizm hastalık mı, otizm nedir, otizm politikası, otizm politikaları, kanser, kanser tanısı, kanseri haber vermek, kanseri söyleme, kanser psikolojisi, kanserde psikoloji, kanser olduğunu öğrenme, sosyal fobi, benlik tutarsızlığı, temas, temas biçimleri, anksiyete, gestalt, ideal benlik, gerçek benlik, iyi oluş terapisi, wellbeing, mutluluk, yüzleşmek, kahramanın yolculuğu, carl gustav jung, gölge arketipi, panik atak, çiftler arası şiddet, boyun eğici davranış, ergenlerde boyun eğme, ergenlerde şiddeti kabul etme, şiddet ve boyun eğme, ergenlerde itaat, ergenlerde şiddet, olayları değiştirmek, olayları kabul etmek, çocukların ebeveyn algısı, kabul ve kararlılık terapisi, düşünce, düşüncelerimiz, düşünce yapımız, kapsamlı mesafe alma, bilişsel kaynaşma, kardeş kıskançlığı, kardeş kavgası, kardeş nefreti, kardeş kararı, kardeş kabulü, yeni kardeş kararı, değer, değerlilik hissi, kendine güven, değerlisin, değersiz hissetmek, mutluluk beklentisi, olumsuz duygular, acıyı kabullenme, kabullenmek iyileştirir, kabullen, özşefkat, kendini olduğu gibi kabul etme, öz şefkat, yas görevleri modeli, kübler ross, worden, kabullenme, kayıp, engellenme


04:35
Top