TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




         
Duygusal
Duygusal Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Duygusal Kavramı ile İlgili 163 Makale
► Üç Duygusal Beceri: Duygusal Zeka,aleksitimi,empati Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL
ÜÇ DUYGUSAL BECERİ: DUYGUSAL ZEKA (EQ), ALEKSİTİMİ ve EMPATİ İnsan, düşünceleri, duyguları ve bunları sözel olarak ifade edebilmesiyle, doğadaki diğer tüm canlılardan daha üstün ve onlardan farklı bir konuma sahip olan bir canlıdır. Duygular insan yaşamının nerdeyse tümümü etkileyebilecek bir önemde olup, insan yaşamının anlamını, tadını ve hatta amacını oluşturabilecek bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle duyguların, insan yaşantısının merkezinde bir yerde ve önemde olduğu söylenebilir. Çağımız iletişim çağı olmasına rağmen, insan insana yaşanan çatışmaların temelinde düşüncelerin olduğu kadar, duyguların da ifade edilmemesinin/edilememesinin yattığı görülmektedir. Duyguların ifade ed... »»»
Yıllar boyunca hepimiz birçok şeyi içimizde biriktiririz. Acı, korku, kızgınlık, üzüntü, vb. olumsuz birçok duyguyu ifade etmekten çekindiğimiz ya da belki de karşımızda muhatap bulamadığımız için içimizde bir yerlerde saklarız ve bir gün o olumsuz duygular bize hastalık olarak geri döner. Bazen basit bir baş ağrısı ya da mide ağrısının altından bile geçmişten kalma duygusal yüklerimizin çıktığını görebiliyoruz. Peki geçmişin olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz, hayata olumlu bakmak ve eçmişi affetmek mümkün müdür? Bunlar için size önerebileceğim alteranatif bi teknik var. Kısa adı EFT olan Emotional Freedom Tecnique yani Türkçe adıyla Duygusal Özgürlük Tekniği. Son dönemde altern... »»»
Duygusal yeme nedir? Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “çözümlenemeyen duygulardır”. Açlık yavaş yavaş gelişir ve midede hissedilir, buna karşılık, duygusal yeme atağı aniden meydana gelir ve özellikle ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak kendini gösterir. Duygusal yeme eğilimi olan kişiler baş edemedikleri olumsuz duygularının neticesinde hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Ancak, çoğu zaman farkına vararak, keyfini çıkararak yenmez bu atıştırmalıklar, tam tersine bir de bakılır ki koskoca bir paket cips bitivermiş, ya da en büyük boy çikolata paketinden geriye bir şey kalmamış! Sorunlarıyla direkt bir biç... »»»
Çözülememiş ve birikmiş duygusal sorunların taşınmakta zorlanılır hale gelmesine "duygusal yorgunluk" diyoruz.Duygusal yorgunluk bilimsel anlamda bir hastalık değildir ancak bir çok psikolojik hastalığa zemin hazırlayan bir psikolojik sorundur.Ülkemizde yaşamı yönetir iken duygular akıl ve bilgiden daha yoğun kullanıldığından aslında bu duygusal yorgunluk sorunu sanılanın çok üzerinde bir yaygınlığa sahiptir.Temelinde ise duyguların varlığı değil,duyguların kullanılış biçimi ve duygusal konulardaki sorunların çözümünde ağır kalınması yatmaktadır. Bir yüzde ile ifade etmek gerekirse 100 insanımızın nereden baksanız ortalama 65'inde bu sorun bulunmaktadır.Bu kadar yaygın olmasının en önemli n... »»»
Zaman zaman bazı arkadaşlarınızın sizden çok daha az ders çalıştığı halde daha yüksek notlar aldığına şahit olmuşsunuzdur. Bunun için kolay fakat doğru olmayan açıklama, doğuştan veya genetik özelliklerden kaynaklanan "zeka farkı" olduğudur. İnsanlar çoğunlukla kelimeleri dikkatsizce kullanırlar; "daha iyi beyin" veya "yüksek IQ" gibi. Fakat artık biliyoruz ki zeka öğreniliyor. Kendimizi öğrenmeye ne kadar zorlarsak, beynimizdeki belli modüller daha iyi iletişim kuruyor. IQ, okuma, yazma, ve aritmetik becerileri ölçer. Fakat bu akademik zekanın duygusal yaşamla hiçbir ilgisi yoktur. Zeki olan birisi, Daniel Goleman'ın(33,34) Duygusal Zeka kitabındaki bir karakter olan David Pologruto gibi ra... »»»
Vücudun enerji sistemi Vücutlarımız büyük bir elektrik özelliğine sahiptir. Anatomideki başlangıç dersleri bunu kapsar. Ayaklarınızı bir halıda sürüyün ve ardından metalden yapılmış bir maddenin üzerine koyun. Kimi zaman parmak uçlarınızdan statik elektriğin boşaldığını görebilirsiniz. Vücudunuzda elektrik özelliği olmasaydı bu mümkün olamazdı. Sıcak bir fırına dokunduğunuzda acı hemen hissedilir, çünkü acı sinirlerden doğru beyne elektriksel olarak iletilir. Bu enerji akısı olmadan göremeyebilir, duyamayabilir, hissedemeyebilir, tat alamayabilir veya koklayamayabilirdiniz. Çinliler 5000 yıldır enerji sistemini, meridyenleri ve bunun sağlık üzerine etkisini zaten biliyor ve b... »»»
Çok yaygın olarak "biz duygusal bir milletiz" deriz.Aslında bu doğru değildir.Çünkü duygusallık gen yoluyla aktarılan bir karakter değildir.Daha ziyade yaşamsal formasyonun nereden ve nasıl kazanıldığıyla ilgili özelliktir.Duygusallık olayının peşine düştüğümüzde duygusallığın insani bir karakterden ziyade yetişme tarzı ve derinliğinin ortaya çıkardığı bir sonuç olduğunu gördük.İnsanlar dış dünyadan aldıkları uyaranları değerlendirebilecek bilgi rezervine sahiplerse bu uyaranlara bilgi dünyalarından,değillerse de duygu dünyalarından cevap vermektedir.Bu nedenle bilgi düzeyi yükseldikçe insanlardaki duygusallık azalıyor,bilgi düzeyi düştükçe duygusallık artıyor.Bu nedenle millet olarak duygu... »»»
Bilimsel olarak insan biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Burada insanın biyolojik,hissedişsel ve sosyal dünyalardan oluştuğu ve bu dünyaların da birbirleriyle etkileşim içerisinde olduğu vurgulanır.İnsanın biyolojik yapısında özellikle hormonların önemli davranışsal ve hissedişsel etkileri vardır.Bu nedenle insan duygularını tamamen hissedişler dünyasına hapsedemez.Öte yandan insan kendisinin dışındaki insanlarla,içinde yaşadığı toplumla çok yönlü iletişim ve etkileşimler içerisindedir.Bu nedenle yine insan duygularını sadece hissedişsel dünyası ile sınırlandıramaz,etrafındaki ilişkiler ve paylaşımlar dünyasıyla etkileşimlerini de muhakkak dikkate alırız.Tüm bunların yanında insa... »»»
İnsan ihtiyaçları olan bir varlık olarak yaşamaktadır.Maslow "ihtiyaçlar hiyerarşisi" teorisinde insan ihtiyaçlarını fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlar olarak iki başlık altında toplar: Fiziksel İhtiyaçlar: 1-Nefes alma 2-Su içme 3-Beslenme 4-Cinsel doyum Ruhsal İhtiyaçlar: 1-Sevgi 2-Kendini güvende hissetme 3-Kabul görme 4-kendini gerçekleştirme 5-Ait olma Evlilik yaşamı bu insan ihtiyaçlarının fiziksel ve ruhsal olanlarının dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlayan bir düzenektir.Bu nednele de insan yaşamında oldukça önemli bir belirleyiciliğe sahiptir. Çocuklukta insanların duygusal doyumları anne,baba,kardeş,arkadaş,akraba gibi kaynaklardan tatmin edilir.Ergenlikle bi... »»»
DUYGUSAL(EMOSYONEL) ZEKA Son yıllarda duygusal zeka kavramı üzerinde çok konuşulan ve tartışılan bir kavram olmuştur. Bunun nedeni hayatta başarı ve mutluluğun sağlanabilmesinde, belirli bir IQ düzeyinin yanı sıra, bireylerin duygusal zekaya da sahip olmalarının gerekliliğidir. Araştırmalara göre duygusal zekası yüksek olan bireyler, aile ve sosyal çevrelerinde iyi ilişkiler kurabilen, başarıyı daha kolay yakalayabilen, daha fazla üreten, iş hayatında astları ve üstleri tarafından sevilip sayılan ve kariyerinde daha hızlı yükselebilen kişilerdir. Duygusal zeka, bireylerin öncelikle kendi duygularını anlamalarını ve yönetebilmelerini sağlayan, bunun yanında başkalarının duygularını anlaya... »»»
AKILCI DUYGUSAL DAVRANIŞÇI TERAPİ Bilişsel-davranışçı yaklaşımlar arasında en popüleri olan Akılcı-Duygusal Davranışçı Yaklaşım 1950’lerden günümüze giderek gelişen bir kuram ve terapidir. Bu yaklaşımın öncüsü olan Albert Ellis, yaklaşımında ve yaklaşımına bağlı olarak ortaya koyduğu terapi yönteminin oluşmasında felsefe, hedonizm, hümanizm, rasyonalizm gibi birçok yaklaşım ve görüşten etkilenmiştir. Özellikle,felsefenin bu yaklaşımın ortaya çıkmasında önemli bir yeri vardır. Bu terapi, insanın düşünce, duygu ve davranışına odaklanan tedavi ve eğitimi içeren kapsamlı bir yaklaşımdır. Akılcı duygusal davranışçı terapinin ;düşünmeyi, yargılamayı, karar vermeyi, analiz etmeyi ve uygulam... »»»
İnsanın içsel şemalarına bağlı oluşan kendiliğini ve duygulanım sistemlerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle duygu kavramlarını irdeleyelim. Duygulanım; fizyolojik ve nörokimyasal süreçleri anlatmak için kullanılır. İnsanın dışarıdan görülebilen, sakin olma ya da gerginken yerinde duramama, heyecanlı olma yahut olmama hâllerini ifade etmektedir. Duygular; insanoğlunda doğuştan kategorik olarak var olan ve mimiklerinde karşılığı olan üzüntü, öfke, utanç, tiksinti, korku, mutluluk, şaşkınlık, ilgi vs. şeklindeki yedi ya da dokuz duygu şablonuyla ifade edilir (Stern, 2012, s. 77). His ise kategorik duygularla beraber yapılanan, başta insanlar olmak üzere tüm canlılarla kurulan iletişimde... »»»
Erken çocuklukta duygusal yaşam temel gelişim evrelerine göre değişkenlik gösterir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren dünyaya karşı sanıldığı gibi ilgisiz değildir.Yapılan araştırmalara göre;henüz 4 günlük bir bebek kendi annesinin ve başka bir annenin sütü ile ıslatılan ve yastığının sağ ve soluna yerleştirilen süt pedlerine kendi annesine ait olan süte doğru yönelerek tepki vermiştir. Bebeklerin tanıma,anlama ve bağ kurmaya hazır olarak Dünya’ya geldiğini düşündüren bu bilgi ışığında bebeğin sadece fizyolojik ihtiyaçlarının değil ilişkiye olan ihtiyacının da yadsınamayacak nitelikte önem taşıdığı artık bilinmektedir. Bu dönemde çocuğun dikkatini canlı renkli sesli oyuncaklar çeker bunda... »»»
Duygu ve heyecan ruhsal değişmeler için kullanılan kelimelerdir. Duygularla ilgili gelişme doğumdan itibaren hayat boyu devam eder. Çeşitli hayat dönemlerinde bireylerin duygusal tepki biçimleri, duyguyu doğuran olaylar ve duygusal durumlardaki değişimler farklılıklar gösterir. Duygu: Yoğunluğu daha az olan ruh halleridir. Sevme, beğenme, hoşlanma, mutlu olma, gurur duyma, kıskanma, alınma, gücenme, kızma durumları duygulara örnektir. Heyecan: Kısa süreli ve yoğun olan, genellikle denetlenemeyen duygusal tepkilerdir. Korkma, dehşete düşme, öfkelenme, ürkme, irkilme, coşku duyma, aşırı sevinme, hayrete düşme heyecanlara örnektir. Heyecanlanmaya bazı bedensel belirtiler de eşlik eder. B... »»»
Ruhsal Körlük Biz insanlar kimi zaman sorunlarımızın üstesinden gelemeyiz. Ruhsal dünyamızda bazı durumlar bizi zorlar. Yaşananların acısını hazmetmek, sindirmek bazen zayıf olmayı beraberinde getirir. Yaşamı kontrol etmemiz gerekirken yaşam şartları bizi kontrol etmeye başlar. Bu durumda kendimize yabancılaşırız. Özüne ihanet eden içindeki duygularını öteleyen görmezden gelmek isteyen insanlar oluveririz. Yaşanan durumların üzerimizde yarattığı baskıyı yok sayarız. Adeta ruhumuzu köreltir, ‘’ ruhsal körlük ’’ yaşarız. Ruhsal körlük, kişinin kendini inkarıdır. Kendi özünün inkarıdır. Kişinin kendi ruhsal intiharı, kendine yabancılaşmasıdır. Kendine yabancılaşan insanın ruhsal probleml... »»»
Kişilik bizim dünyada varlığımızı temsil eden en önemli yanımızdır, her insanda bir kişilik vardır, bozukta olsa. Bu anlamda ‘kişiliksiz’ tanımı yanlıştır. İnsan yavrusu bir mizaçla doğar, bu doğuştan gelen kişisel özelliklerimizle ilgilidir, kişilik mizacın bir üst seviyesi, yani aile ve çevreyle şekillenen kısmıdır diyebiliriz. Bunun üstü karakterdir. Karakter, bizim için doğru ya da yanlış olanın herkes için geçerli olması gerektiği gerçeğinin, etik kurallar doğrultusunda içselleştirilmesidir. Evlilikleri ve ilişkileri etkileyen en önemli ve çözülmesi gereken sorunların başında kişilik bozuklukları gelir. Kişilik bozukluğu, kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak... »»»
DUYGUSAL AÇLIK NEDİR ? Beslenme fizyolojik açıdan hayatta kalabilmek, bedenimizi zinde ve sağlıklı tutabilmek için gerekli bir eylemdir. Fakat bazen aç olmadığımız halde yalnızca duygularımızla hareket ederek yemek yeriz. Ruh haline cevap olarak ortaya çıkan açlık hissetmeden yapılan yeme eğilimine duygusal açlık denir. Bu yapılan eylem pozitif veya negatif duygulardan ötürü gerçekleşiyor olabilir. Yapılan çalışmalar fazla yemek yeme sebebinin %75 inden fazlasının, fizyolojik açıktan ziyade duygusal açlıktan kaynaklandığını göstermektedir. DUYGUSAL AÇLIĞIN FİZYOLOJİK AÇLIKTAN FARKI Fizyolojik açlıkta yavaş yavaş gelen bir acıkma hissi ile birlikte midede boşalma hissi gerçekleşir. Buna b... »»»
MİDENİZ Mİ YOKSA DUYGULARINIZ MI AÇ? Yemek yemek yaşamı sürdürebilmek için gerekli bir fizyolojik ihtiyaçken; zaman zaman ‘’beslenmenin’’ ötesinde bir amaca hizmet edebiliyor. Beslenme şeklimiz ve alışkanlıklarımız; aile yapısına, iş hayatına, ekonomik ve kültürel duruma göre belirlendiği gibi psikolojik durum da bu belirlenmede önemli bir rol oynamaktadır. Fizyolojik açlık; yavaş yavaş, midenizden gelen sinyallerle anlaşılan, yemek seçeneklerini düşünebildiğiniz ve tercih ettiğinizi yedikten sonra doyurulmuş olan bir dürtüdür. Duygusal açlık ise; dışa vurulamamış, ifade edilememiş, doyurulamamış birtakım duygular nedeniyle yaşanan doyumsuzluk halidir. Fizyolojik olarak vücudun ihtiyacı ... »»»
Mobbing – başka bir deyişle iş yerinde psikolojik/duygusal taciz, zorbalık, psikolojik şiddet,terör, baskı, rahatsız etmektir. Özellikle hiyerarşik bir yapılaşmanın olduğu gruplarda güçlünün zayıfa uyguladığı şiddet olarak özünü gösterir ( bu olay kendini küçük yaşlarda, okullarda çalma olarak kendini gösterir ki ele alınması gereken çok önemli bir konu). Günümüzde çok rastlanan ama genelde maddi asililik ve ya başka nedenlerden dolayı su yüzüne çıkmayan bir konudur. Son zamanlar türk toplumlarında da ele alınmaya başlanan bir konu olmasına rağmen hala yeterli araştırmaların ve bilgilerin insanlara ulaşmadığı bir konu. İnsanların çok azı iş yerinde Mobbing’in ne olduğunu bilir, anlasa da mad... »»»
Yeni eğitim sistemi hakkında çok görüşler bildirildi ve açıklamalar halen devam ediyor. Bu sistem çocukların eğitim sistemine erken alınmaları açısından önemli ve güzel bir uygulama.. Sistem, ailelerin çocuk eğitimi ile ilgili birçok eksiklerini tamamlamayı hedef almaktadır. Çocukların kreş, yuva, anaokulu gibi erken çocukluk eğitim kurumlarının devamında ilköğretim 1. Sınıfa başlamaları önem arzetmektedir. Bu hizmetlerden yararlanma şimdilik istenen ve beklenen seviyeye ulaşmamıştır. Ancak, 60-66 ay çocukları için geçerli olması gereken açıklamalar ve görüşmeler eskiden olduğu gibi 60-72 aylık çocuklar üzerinden yapılmakta. Arada 6 ay gibi belki çok önemsenmeyen bir zaman dilimi ... »»»
Sosyal ve duygusal gelişim alanları her ne kadar ayrı başlıklar altında tanıtılmışsa da, gelişimsel özellikleri sosyo-duygusal açıdan birleştirerek incelemenin ve sadece konu edilen 6-8 yaşların değil, ilk çocukluk döneminin tamamını göz önünde bulundurmanın daha uygun olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, ilk çocukluk dönemi ile temel eğitim dönemini kapsayan süreçte sembolik oyun döneminde olan çocuklar, gerçekte olan önemli olayları oyunlarında kullanırlar (Aral & Köksal & Gürsoy, 2001). İlk çocukluk döneminde akranlarıyla oynamanın ve bir grup içinde yer almanın ilk yaşantılarını elde etmeye başlayan çocuğun grup oyunlarında (Aydın, 1997; Morris, 2002; Piaget, 2000; Uluğ, 1997), yeni ar... »»»
Amerikalı psikolog Roger Callahan 1980 yılında tesadüfen bir şey keşfetti : Su fobisi olan bir hastasının göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yaptığında artık hastanın su fobisinden eser kalmamıştı. Bundan önce uzun süre klasik yöntemlerle tedavi etmeye çalışmış olmasına rağmen bir yere varamayan Callahan, hastanın korkuyu hissettiği anda mide ağrısı çekmesinden yola çıkarak, mide meridyeninin uç noktası olan göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yapmış ve su fobisinin geçtiğini görmüştür. Araştırmalarını bu yönde yoğunlaştırarak adına TFT (Thought Field Therapy) dediği bir enerji tekniği geliştirmiştir. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig 1990' lı yıllarda TFT... »»»
Aldatma ile ilgili literatür incelendiğinde, aldatmanın evliliklerde oldukça sık rastlanan bir problem olduğu görülmektedir. Basında ve medyada oldukça sık rastlanan bir konu olmasına rağmen aldatma ile ilgili araştırmalar zor ve zahmetlidir. Aldatmanın karmaşık doğası düşünüldüğünde bu beklenebilir bir durumdur. Evlilik dışı ilişkilerin ve bunun sonucundaki boşanmaların artması, aldatmaların evliliklerin ve ilişkilerin geleceğini etkilemesi nedeniyle, araştırmacılar evlilik dışı ilişkileri incelemeye yönlendirmiştir. Aldatmanın nedenleri araştırıldığında, nedenleri oldukça çeşitli ve karmaşık görünmektedir. Weil'e (1975) aktardığına göre, Psikanalitik ve sosyolojik olarak insanların ahl... »»»
MİDENİZİ DEĞİL RUHUNUZU DOYURUN DUYGUSAL AÇLIK Hiç beslenme alışkanlıklarınız ve o günkü modunuz arasında güçlü bir bağlantı olduğunu, fark ettiniz mi? Beslenme alışkanlıklarımızı etkileyen pek çok faktör vardır. Sık sık insanların duygusal açlık nedeniyle kilo aldıklarını duyarız. Bu insanların duygusal açlıklarını kontrol etmeleri ve*spor*yapmaları halinde kilo vermemeleri için bir engel kalmaz. Yemek yediğinizin farkında olmuyor ve kendinizi bir türlü yemekten alıkoyamıyorsanız, kilolarınız da her geçen gün artıyorsa duygusal aç olabilirsiniz!! O zaman İlk önce duygusal açlığın ne olduğuna bir bakalım, sonra da nasıl başa çıkabileceğimizi inceleyelim.Duygusal açlık, bulimia nervoza ve... »»»
DUYGULAR, DUYGULARIN İFADE EDİLMESİ VE DUYGUSAL DAVRANIŞLAR Duygular, duyguların ifade edilmesi ve duygusal davranışlar dediğimizde tüm bu kavramların farklı olduğunu bilmemiz gerekir. Duygular, hislerimizdir; öfke, suçluluk, mutluluk gibi. Duyguların ifade edilmesi (dışa vurumu) dediğimizde, bu duygularımızı iletme şeklimiz akla gelir. Örneğin, bir kişi yalan söyledi diye öfke hissedebilirsiniz; bu öfkeyi ifade etmeyi seçmeyebilirsiniz veya seçebilirsiniz. Diyelim duyguyu ifade etmeye karar verdiniz, bunu ne şekilde ileteceğiniz başka bir meseledir. İşte bu noktada kişiler arası iletişim konusunda eğitim devreye girer. Hissettiğiniz duyguyu etkili bir şekilde ifade etmeniz, bu eğitimin... »»»
EFT (Emotional Freedom Technich) Nedir? Amerikalı klinik psikolog Dr. Roger Callahan’ın bulduğu ve öğrencilerinden, mühendis Gary Craig’in geliştirerek uygulama haline getirdiği, adını “Duygusal Özgürlük Teknikleri” anlamına gelen “Emotional Freedom Technique'”in baş harflerinden alan teknik için, akupunkturun psikolojiye uyarlanmış halidir demek mümkündür. Beni çok heyecanlandıran bu teknik, şaşırtıcı derecede çabuk ve iyileştirici etkiler ortaya çıkarıyor. Kendi üzerimde ilk uygulamalarını yaptığımda inanamamıştım. Uygulama sırasında bedenimin verdiği ilginç tepkiler (seyirmeler, atmalar, terleme, esneme, göz yaşları…) beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Uygulamalarda ustalaştıkça ağzımdan... »»»
Bir türlü geçmeyen baş ağrıları, migren, fibromiyalji, mide, sırt, omuz, boyun, el, kol, ayak, bacak ağrıları… Siz hangisinden muzdaripsiniz? (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) EFT Nedir? Amerikalı psikolog Roger Callahan’ın 1980 yılında tesadüfen keşfettiği ve hastasının su fobisini iyileştiren TFT (Thought Field Therapy) bir enerji psikolojisi tekniği. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig TFT üzerinde bir takım değişiklikler yaparak EFT (Emotional Freedom Techniques) yani Duygusal Özgürleşme Teknikleri’ni geliştirmiş. Fobilerden kronik ağrılara kadar bir çok problemde kullanılabilen EFT, geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur yöntemlerine dayanan, akupresür ve NLP'nin bir nevi birleşim... »»»
Aklınızdan tamamen çıkarmak istediğiniz anılar var mı? Teknoloji bunu gerçekleştirebilir mi? İşte bu sorularla yola çıkan bir film Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan). Filmde size acı veren anıları sildirmeniz mümkün. Fütüristik bir film olarak değerlendirilebilecek Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan), birbirlerinden çok farklı iki karakter olan Clementine Kruczynski (Kate Winslet) ile Joel Barish (Jim Carey) in bir kumsalda tanışmasıyla başlıyor. Joel oldukça mantıklı ve içekapanık bir karakterken, Clementine dışa dönük ve aklına eseni yapan, renkli bir karakterdir. Bu durum birbirlerini sevmelerine engel olmaz. Ancak zamanla sorunlar başlar. Artık bu ilişkinin... »»»
ÇİFTLER ARASINDA GÜVENİ ZEDELEYEN DUYGUSAL YARALANMALAR Çiftler arasında yaşanan gerçek bir terk edilme, hakaret içeren ağır sözler, mali anlamda aldatma, cinsel aldatma, başka bir kişiyle flörtleşme vs. ilişkinin güvenini zedeleyen, eşlerin duygusal manada incinmelerine sebep olan durumlardır. Duygusal yaralanma durumunu aldatma üzerinden ele alalım: Aldatılan eş, travma sonrası krizi gibi bir durum içerisine girer. İlişkiye ve eşine olan güveni tamamen sarsılmıştır. Yaşanan yaralayıcı bu durum yeterince açık konuşulmayıp üstü kapatılmaya çalışıldığında kanayan yara halini alır. Aldatılan eşin içindeki kül eşelendiğinde çözümlenmemiş bir üzüntüyle karşılaşılır. Eşler arasınd... »»»
AŞK NEDIR? Cinsel Sevgi ve Duygusal Sevginin (Romantik Aşk) Karsılaştırılması Aşk araştırmacıları aşk kelimesinin tanımı üzerinde bir anlaşmaya varamamıştır. Aşkın çeşitli tanımlarının olması, bir dizi duygu ve düşüncenin altında toplanabildiği bir şemsiyeye benzetilmesine neden olmuştur. Evrimsel bakış açısına göre aşk evrimsel bir eş seçimi stratejisidir. Bazı çalışmalar aşkı “optimal biasing” (“en iyi meyil”) veya risk alma stratejisi açısından değerlendirmiştir. Bazı çalışmalar ise romantik aşkı kültürel olarak yapılandırılmış “master motive” (“hakim olma motivasyonu”) olarak ele almıştır Araştırmacılar arasında, aşkın biyolojik veya kültürel olarak davranışa yön verdiği konus... »»»
ANTİ SOSYAL KİŞİLERDE DUYGUSAL YAPILANMANIN KİŞİLERARASI İLİŞKİLERE ETKİSİ Antisosyal kişilik özelliğine sahip kişi, etrafındaki insanları kendi ihtiyaçlarına göre yönlendiren, yaşamda yalnızca kendilerine yol açan, bunu yaparken acımasızca davranmaktan, arkasında incinmiş, kırılmış, maddi zarara uğramış insanlar bırakmaktan çekinmeyen kişidir. Bir insanı kendisine kolayca âşık eder, ilişki süresince onu hem duygusal hem de maddi açıdan zor durumda bırakır ve gider. Bunları yaptığı için hiç üzülmediği ve vicdan azabı çekmediği gibi terk ettiği kişiye de kendini suçlu hissettirir. Bu kişi iletişim kurduğu kişilere sevimli görünebilir. Çünkü çok espri yapar ve konuşkandır. Onunla sohbet... »»»
Ülkemizde nerdeyse televizyon olmayan ev olmadığı gibi ,televizyonların özellikle hanımların çalışmayıp bütün gün evde olduğunda yada çocukların oyalansın sorun yaratmasın amaçlı televizyonların karşısına oturtularak zaman harcaması sağlandığında yada evde anne-baba olmadığı işe gittiğinde tek başına kalan çocuğun zaman harcamak amacıyla sürekli açık olduğu durumlar gözlenmektedir.televizyonlar bazı ailelerde bütün gün açık olduğu gibi sadece oturma odasında değil, mutfakta ve çocuk odasında da ayrıca televizyon olabilmekte, tüm aile ve çocuklar gün boyu televizyon yayınlarına maruz kalabilmektedir. Televizyonun sürekli açık olduğu evlerde çocukların, oyun oynamak fa... »»»
Aşağıdaki ifadeler size tanıdık geliyor mu? • Benim metabolizmam yavaş. • Ne yesem yarıyor. • Ailemdeki herkes kilolu, ben de öyle, bu aileden gelen bir şey. • Kilo versem de nasıl olsa bir süre sonra yeniden alıyorum. Kilo vermeye çalışmaktan bıktım artık. • Sadece yemek yediğimde mutlu oluyorum. • Hayatımdaki tek keyif veren şey yemek yemek. O da olmazsa ne yaparım? • Stresim çok fazla. Başka türlü üstesinden gelemiyorum. • Bazen gecenin bir yarısı bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorum. Nedenini de bilmiyorum. • Bir türlü doymuyorum. Sabah kahvaltısında öğlen yemeğini, öğlen yemeğini yerken de akşam ne yiyeceğimi düşünüyorum. Bunun önüne geçemiyorum. Eğer diyetlere ve egzersizlere rağm... »»»
Zekâ kavramının en bilinen ve kabul edilen tek kelimelik ifadesi uyumdur. Uyum, insanın kendisi ile ilgili muhakemesi ve kendi içerisindeki devinimi bir yana çevreyle örtüşmesi ve alışveriş sürecini içerir. Bu konudaki akla gelen ilk soru şu olabilir: Zaman, biz ve çevremiz bu denli değişirken, bu uyum sürecini nasıl yakalayabiliriz? Tabi ki değişimi yakalayarak ve yine değişime uyum sağlayarak... Herakleitos’un aynı nehirde iki kez yıkanılmaz sözü hem zamanın hem de bizim değiştiğimizi gösteren en bilinen değişim sözü. Çevreye uyum için ise kendi uyumumuzun yerine getirilmesi şart. Goethe’nin söylediği şu söz bu içeriği yansıtmaktadır: Önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımı... »»»
Olduğum halimle kendimi iyi hissediyorum. Bedenimden memnunum, bedenimde bir şeyleri değiştirmek ya da düzeltmek ihtiyacı duymuyorum. Kendimden, yaşamımdan ve çevremdekilerden şikayet etmem. Yaşamımda bir denge duygusu var, kendimi rahat hissediyorum ve işlerim beni strese sokmuyor. Güvendiğim insanlarla iyi ilişkilerim var. Kendime iyi baktığımı hissediyorum. Yukarıdaki ifadelerden en az biri sizin için doğruysa yazının bundan sonrasını okumanıza gerek yok. İfadelerin hiçbirisi size uymuyorsa okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. Sağlığa yeni bir bakış açısı: Psiko-Nöro-İmmunoloji (PNI) Psikonöroimmünoloji (PNI), zihin ve bağışıklık sistemi yani bedenimiz arasındaki bağlantıyı araştıran... »»»
Bir türlü kilo veremiyorum. Ekonomik durumum iyi değil, daha fazla para kazanmak istiyorum ama olmuyor. Çok istiyorum ama sigarayı bırakamıyorum. Bu ilişkiyi sürdürmek istemiyorum ama bitiremiyorum da. Elimi neye atsam başarısız oluyorum. Artık mutsuz olmak istemiyorum. Bu ifadelerden size tanıdık gelen var mı? Neden değişemiyoruz? Bilinçli bir şekilde "ben sigarayı bırakmak istiyorum" diyorsunuz. Ama sigaranın tüm zararlarını bilmenize rağmen sigara bir yandan sizin için bir zevk aracı ve stres altında sığınacak limanınız haline gelmiş. Dilinizle ne kadar sigarayı bırakmak istiyorum deseniz de bilinçaltındaki kayıtlar yaramaz çocuk gibi karşınıza çıkıyor ve sizi sigarayı bırakmaktan vazg... »»»
DUYGULAR, YETİŞKİNLİK VE OLGUNLAŞMA TEORİLERİ DUYGU NEDİR? Duygu, uyarıcılara haz veya elem yönünde gösterilen tepkidir. Genel olara duyguları 3 ana kategoriye ayırırız: i. Sevindirici olaylara yönelten duygular: sevgi, şefkat vb. ii. Savunucu davranışlara yönelten duygular: korku iii. Saldırıcı davranışlara yönelten duygular: kin, nefret vb. Duygular, tohum olarak doğuşta mevcuttur. Yeşertilip, gelişimlerine yardımcı olmak gerekir. Ancak gelişimlerine engel olmak zararlıdır. Normal sınırlar içerisinde korku, kaygı ve sevgi gelişmelidir. Bu nedenle normal sınırlarda bu duyguların gelişimi iyidir. Öğrenci az da olsa kaygılanmalıdır ki çalışsın. Aşırısı da kötüdür. Çocukta duygular ... »»»
KENDİNE YAKLAŞAMAYAN BAŞKALARINA YAKLAŞAMAZ Bir ilişkide ortaya çıkan sorunlarda mantığa bağlı kalarak mı yoksa duygularla mı karar vermeli? Duygular, düşünceden bağımsız mıdır? Yoksa duygularımız, düşüncelerimiz tarafından mı yönlendirilir? Mantıklı olmak duygulardan uzak olmak anlamına mı gelir? Ya da duygularla hareket etmek düşünmeyi devreden çıkarmayı mı gerektirir? Özür dilemeyi bilmemek mi, özür dilemeyi kendine yakıştıramamak mı? İnsanların bir kısmı kendilerini anlama çabasıyla ya da ilişkilerinde sorunlar baş gösterdiğinde yukarıdaki sorularla kendilerini anlamaya ve yasadıklarını anlamlandırmaya çalışırlar. Bu durum az önce de bahsettiğimiz gibi ilişki sorunları belirince ya ... »»»
İnsanlar, yaşadıkları tecrübelerle başa çıkarken yaşadıkları stresin olumsuz etkilerine karşı çevresindekiler ile bir şekilde iletişimde bulunur ve olumlu yönde gerçekleşen sosyal etkileşimin yaşanması kişi için yapılandırıcı, onarıcı ve destekleyici etkisinin olduğu düşünülmektedir. Eğer kişinin başka insanlar ile iletişimi çatışma içerecek şekilde ise yıpratıcı etkisi olduğu düşünülür. Rak ve Patterson’un (1996) belirttiği gibi son yıllarda psikolojik sağlamlığın artmasına katkısı olan yani olumsuz yaşantılara uyumu kolaylaştıran koruyucu etmenler üzerinde de durulmaya başlanmıştır. (akt. Gökler, 2007) Wills’in (1991) sosyal destek işlevlerini incelemesi sonucu dört tür sosyal de... »»»
İnsanlar çok yönlü bir etkileşim dünyasında yaşarlar.Bu etkileşim dünyasında olup bitenleri insanların ilk öğrenme ve koşullanmalarına göre gerçekleşen bir değerlendirme ve algılama havzaları vardır.İnsan psikolojisinin mihenk noktası tam da bu değerlendirme havzasıdır.Çünkü dış dünyadan gelen tüm algılar bu havza tarafından değerlendirilecek ve o değerlendirmenin sonucunda oturtulacağı olumlu ve olumsuz yelpazeye göre bir ruh hali insanda oluşturacaktır.Bir çoğunu "oturmuş ön yargılar" olarak da adlandırabileceğimiz koşullanmalardan oluşan bu değerlendirme havzasının oluşması ağırlıklı olarak 0-8 yaş arası ilk öğrenmelerdir.Bu nedenle değerlendirme havzasının birinci önemli kaynağı içinde y... »»»
Duygusal ihtiyacı karşılayacak ve duygusal dengelenmeyi sağlayacak duygusal doyumla buluşma haline "duygusal dengelenme" diyoruz.Bunun fazlasını ise "duygusal yoğunluk",eksiğini de "duygusal yoksunluk" olarak tanımlıyoruz.Duygusal yoğunluk da duygusal yoksunluk da aslında duygusal dengelenmenin bozulmuş halidir ve ülkemiz gibi denge bilincinin oturmadığı bir toplumda sıkça görülür.İnsan aslında duygusal değil ama çok renkli duyguları olan bir varlıktır.Duyguların görevi ise yaşamın insanın yaşamı hissetmesini sağlamak ve yaşamı anlamlandırmaya katkıda bulunmaktır.Bu anlamda olumlu duyguların insanlarda motive edici olduğu,olumsuz duyguların ise motivasyonlarını bozduğu bir gerçektir.Ancak şu... »»»
İnsan yaşamında duyguların olması ve bellli oranda duguların rol oynaması normaldir.Çünkü insan duygularıyla var olan bir varlıktır ve duygularımız bizim insan olarak olaylar,nesneler ve insanlara yönelik hissedişler alemimizi oluşturur.İnsan koşullanma özelliğine sahip bir varlıktır ve huy dediğimiz şeylerin bir çoğu yaşam içinde oturan koşullanmalar sonucu oluşmaktadır.Duygusallık,duygu odaklı yaşam algısı gibi özellikler de aslında koşullayıcı yoğunlukta bir yaşanmışlıklar silsilesinin sonucudur.Yaşamın merkezine duyguları koyma,olaylar karşısında sürekli duygusal reaksiyonlar verme ve duyguların kontrolsüz bir şekilde hızlıca öne çıkması şeklinde yaşanan süreçlere "duygusallık sendromu" ... »»»
İnsan bilimsel olarak biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Yani insanların bir biyolojik,bir psikolojik ve bir de sosyal dünyaları vardır.İnsanlar sosyal dünyalarını yani ilişkilerini kişiliğinin de özelliklerini nakşettiği psikolojik dünyasıyla yaşar.Dolayısıyla bir insanla ilişki yaşar iken onun daha çok şahsiyeti,yaşam algısı,duygusal özellikleriyle beraber olacağımızı hep aklımızda tutmalıyız.Bu ilişki arkadaşlık da olabilir,dostluk da olabilir,kadın-erkek ilişkisi de olabilir.Bu ilişkilerin tümü tercihe dayalı ilişkilerdir ve insanlar bu tarz ilişkileri kendi tercihleriyle kurarlar.Ancak bu ilişkiler kurulduktan sonra ve ilişkinin getirdiği paylaşım dünyası oluştuktan sonra ik... »»»
ÇİFT TERAPİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER Önleme programları kadar önemlidir ve evliliklerinde veya ilişkilerinde güçlükle karşılaşan ve yardım almaya gelen çiftlerle çalışır. İşin iyi kısmı, çiftler terapisinin işe yaradığına dair net kanıtlar vardır. Dahası, Gottman araştırmaları sırasında psiko-eğitimsel yaklaşımların bir evliliği daha güçlü yapmak için, evlilik terapisi ile birleştirilebileceğini keşfetmiştir. Çiftlerin ilişkileri, ilişkilerindeki anlaşmazlığın patlama noktasına odaklanmış, bir süre iyi giderken, bir süre sonra kötüye dönme eğilimindedir. Bu noktada Monarch, bu terapilere katılan çiftlerin yarısının bu işlemlerin sonunda önceki anlaşmazlık seviyelerine döndükleri... »»»
Ülkemizde çok geniş bir kitlenin duygusal sorunları var. Hassas, duyarlı, alıngan, abartılı,kindar ve daha bir çok duygusal ifade ile tasvir edebileceğimiz değişik doğru ölçülendirilmemiş duygusal sorunlar yaşıyoruz.Zaten bir şeyin sorun olabilmesi için ölçüsünün yanlış olması yeterlidir.Çünkü hiç bir şey yanlış değildir,hiç bir şey doğru değildir.Bir şeyin doğru veya yanlış olmasına yol açan hangi ölçüde olduğudur.Bu anlamda duygusal sorunlarımızın da doğru veya yanlış olarak kategorize edilmeden önce ölçüsüne bakılmalı,normal ölçülerin üzerine çıkan durumlar sorun olarak telakki edilmelidir. Genel olarak baktığımızda yaşamı yönetir iken duygularını da yönetmesi gereken insanların duygul... »»»
İnsan bilimsel olarak biy-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.psikolojik tarafı olan bir varlığın duygularının da olması kadar doğal bir şey yoktur.Zaten insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran özelliği de aklı ve duygularıdır.Duyguları hissetmek,aklı yaşamı yönetmek için vardır.Zaten bu ikisiyle bir birlikte insan doğası yaşamla bütünleşmektedir. Türk insanı çoğunlukla duygusal bir insan profili olarak öne çıkar.Türk toplumu da ağırlıklı olarak diğer dünya toplumlarına oranla duygularını daha yoğun kullanan bir özelliğe sahiptir.Önemli olan da duyguların varlığından ziyade nasıl kullanıldığıdır.Çünkü insada duygular normalde aklın kontrolünde bulunmalıdır.Çünkü duygular yaş... »»»
PANİK ATAK KAPIDA OLABİLİR... Kalabalık caddeler, iş toplantıları, kapalı mekanlarda gerçekleştirilen davetler. Kalbiniz sıkışıyor, nefes alamıyor, kötü şeylerin olacağı hissi içinizi kaplıyor. Sosyal yaşamın getirdiği zorluklar, daha iyisini başarma hırsı, duygusal olarak devamlı tetikte hissettiren hayat şartları sizin de psikolojik sınırlarınızı zorlamıyor mu? ‘Panik Atak’ çağımızın vebası. Hassas, duygusal, içe kapanık ve entelektüel düzeyi yüksek insanlarda daha sık görülüyor. Panik atak endişe, korku, (ölüm korkusu gibi) sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görül... »»»
Erkekler kendilerini geri çekip sorunlarını sessizce düşünmeyi yeğlerken,kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini rahatsız eden şeyler hakkında konuşmayı isterler. Erkekler kendilerine ihtiyaç duyulduğunda, kadınlarsa sevildiklerini hissettiklerinde gayrete gelirler. Kadınların erkekler hakkında en sık dile getirdikleri yakınma erkeklerin dinlemediğidir. Erkeklerin kadınlar hakkında en sık dile getirdikleri yakınma ise kadınların sürekli onları değiştirmeye çalışmalarıdır. Bir kadın bir erkeği sevdiğinde onun gelişmesine yardımcı olmayı görev bilir ve erkeklerin davranışlarını düzeltmeye çalışır. Erkek kadının yardımına ne kadar direnirse dirensin, kadın vazgeçmez; erkeğe yardım etmenin v... »»»
Birbirlerinden farklı düşünceleri, beklentileri, tecrübeleri, kişilikleri ve yasam planları olan kişiler çalışma yaşamında bir araya gelir. Tüm bu farklılıklarına rağmen beraber çalışmak durumunda olan bu kişiler arasında istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çalışanlar özel yaşamlarındaki sorunları işe getirebilir ya da ulaşmak istedikleri hedefler nedeniyle fazla hırslı davranıp, işyerindeki çalışma arkadaşlarına karsı acımasız olabilirler. İçinde bulundukları kurum ya da sosyal çevre nedeniyle de farklı davranışlar sergileyebilirler. Ancak bu farklılıklar ve tatsızlıklar zamanla çatışmaya ve daha kötüsü psikolojik yıldırmaya dönüşebilir. Psikolojik yıldırma, hedefteki kişiyi küçük düşü... »»»
EFT (emotional freedom techniques): Türkçe karşılığı “duygusal özgürleşme teknikleri” dir. 1980 yılında Dr. Callahan tarafından tesadüfen keşfedilmiş bir terapi yöntemidir. Dr. Callahan, Mary adlı bir danışanında bulunan su fobisini tedavi etmeye çalışmaktadır. Bir buçuk yıldır klasik terapiler ile sonuç alamadığı hastası ile yine bir gün seansta iken, Mary midesinin bulandığını söyler. Dr. Callahan incelemekte olduğu konularla ilgili olduğu için, işleyip işlemeyeceğini merak edip, mide meridyeninin uç noktası olan göz altı noktasına hafifçe birkaç kez vurmuştur. Mary aniden tüm su fobisinin yok olduğunu söylediğinde, birlikte yakınlarındaki havuza gitmişler ve Mary yüzüne su serpmeye baş... »»»
BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU Borderline kişilik bozukluğu kişi kendisinin güzel, başarılı, mutlu, kıymetli hissederken birden değişkenlik göstererek kendisini çok önemsiz, değersiz, kıymetsiz ve çirkin biri olarak hissettiği duygu durum bozukluğudur. Boşluk duyguları, kimlik karmaşası, kontrolsüzce ortaya konan öfke tepkileri, özel ilişkilerde aldatılma ve terk edilme korkuları, ilişkilerde karşı tarafın ilgisini çekmek üzere yapılan manipulatif davranışlar, intihar girişimleri, göz korkutmalar, zaman zaman gerçeklik algısının kaybı gibi özellikler gösteren bir kişilik yapılanmasıdır. Yalnızlığa tahammülleri çok azdır, bu kişiler doldurulamaz bir boşluk hissi yaşarlar. Hep birileri... »»»
Psikoloji Bilimin konusu ise insanın ruhsal doğasıdır. İnsan karakteri ile doğar yani doğuştan getirdiği yapısı, ruhsal eğilimleri vardır. Daha sonra çevrenin etkisiyle bir form alır buna “kişilik” denir. Canlı doğduğu andan itibaren yaşamı deneyimlemeye başlar, bu deneyim sonucu öğrendiği her şey beyinde otomatik kayıtlanır, bu kayıtlar bütününe “ZEMİN”denir. Her insan bir diğerinden farklıdır , o kadar ki kişilik dinamiklerinin kayıtları girilip uluslararası düzlemde karşılaştırıldığında birbirini birebir tutan iki kişi bulunamamıştır!!! Bunun sebebi ise zeminin milyonlarca kayıttan oluşmasıdır. Bu kayıtların karakterden süzülmesi sonucu kişilik dediğimiz “sonuç” çıkar. KİŞİLİK = KA... »»»
Şema Terapi Nedir? Jeffrey E.Young ve arkadaşları tarafından geliştirilen Şema Terapi son yıllarda psikoterapi dünyasına iyi formasyon kazandırmış benim de yakinen takip ettiğim okullardan biri. Bugün sizlere Şema Terapi Tekniği’nden, şemalardan bahsetmek istiyorum. Tabi kendi şemalarım doğrultusunda:) Şema Terapi Tekniği’nde şemadan tam olarak kast edilen şey şey, kalıplaşmış düşünce, davranış, inanç, tutum, değerlerdir; yani kişinin şeyler hakkında geliştirdiği zihinsel temsillerdir. Örneğin masa şeması. Dünyada milyonlarca farklı masa olsa da zihnimizde öncelikle oluşan ilk gördüğümüz masanın temsilidir, “Hımm demek bu masa” dediğimiz anı hatırlamayız bile; sonra başka bir ye... »»»
Psikolojik Destek Nedir ? Endüstri toplumunun etkinliğini artırdığı, rekabet şartlarının keskinleştiği ve teknolojik iletişim olanaklarının başdöndürücü hızı, bir yandan konforlu yaşamlar sunmakta, diğer yandan insan duygu dünyasına ve ruh sağlığına dair bir çok tehtidide beraberinde getirmekte. Sağlık uzmanlarının genel görüşü, günümüzde yaşanan bir çok hastalığın nedeninin, psikolojik yapımızı ve duygu dünyamızı zorlayan ve baş etme veya uyum sağlama yeteneklerimizi etkisiz kılan ve kişiyi yalnızlaşmaya iten bu koşullardan kaynaklandığıdır. Diğer bir gerçek ise değiştirilemez şartlar olarak karşımıza çıkan bu yaşam sürecinin, mutlu uyumlu, keyifli bir hayata dönüşmesinin mümkün o... »»»
BOŞANMA Aile her toplumda çağlar boyunca doğal olarak oluşmuş sosyal bir kurum olarak kendini göstermektedir. Eşler, aile birlikteliğini uyum, mutluluk, huzur ve hoşgörü amaçlayarak kurmaktadırlar. Ancak bazen eşler birtakım nedenlerle beraberliklerini sürdürmelerinin imkansız olduğunu anladıklarında boşanma yolunu seçmektedirler. Eşlerin, birlikteliklerinden psikolojik olarak doyum sağlamadıkları, beklenti ve gereksinmelerini karşılayamadıkları evlilik yaşantılarına yasal olarak son vermelerine ‘’boşanma’’ denmektedir. Eşlerin, yasal olarak boşanmayıp aynı çatı altında otursalar bile, duygusal olarak birbirlerinden koptukları, sağlıklı uyum ve birliktelik gerçekleştiremedik... »»»
Freud’un kişilik oluşumunu tek neden olarak gördüğü cinselliğe bağlaması sonucu Freud’dan ayrılarak kendi öğretisini geliştiren (Köknel, 1995; Cüceloğlu, 1993), çağrışım testlerini kullanarak kişilikte yer alan ve kişiliği şekillendiren sistemleri ortaya çıkarmaya çalışan (Uba & Huang, 1999; Köknel, 1995) Jung’un kişilik kuramı, diğer psikanalitik kuramlardan oldukça farklıdır. İnsanın kendini sürekli yenilemeye çalışan, yaratıcı bir gelişim içinde olduğunu kabul eden, kişiliğin ırksal ve soygelişimsel taraflarına önem veren Jung (Karahan & Sardoğan, 1994), insanları iki eğilimin bir arada bulunduğu içe ve dışadönük olarak ikiye ayırmış fakat kişiliğin içe ya da dışadönük ağırlıkta olacağını... »»»
GELİŞİM ALANLARI 1. Fiziksel Gelişim Döllenmeden itibaren beyinde, duyu organlarında ve bedenin diğer bölümlerinde meydana gelen tüm yapısal gelişmeler bu başlık altında incelenir. 2. Psiko-motor Gelişim Hareketlerle ilgili tüm gelişimleri içerir. İnce ve kaba motor olarak iki başlıkta toplanır. İnce motor gelişim parmak kasları ile ilgili gelişmeyi kapsarken kaba motor gelişim; emekleme, oturma, yürüme, zıplama, tek ayak üzerinde durma, topa vurma, merdiven çıkma...gibi diğer tüp hareketleri kapsar. İnce ve kaba motor olarak ayrılmasının sebebi, el kaslarının beyinde ayrı bir bölge tarafından yönetiliyor olmasıdır. Diğer tüm hareketler ise tek bir merkezden yönetilir.... »»»
HAYATIMIZIN VE DAVRANIŞLARIMIZIN BELİRLEYİCİSİ TUTUMLAR İnsanlar devamlı olarak çevrelerini algılamakta, karşılaştıkları kişi, olay, fikir, ülke, bitki gibi birçok şey hakkında bilgi toplamakta ve topladığı bu bilgilere dayanarak düşünce, inanç ve değerler oluşturmaktadır. Oluşturulan bu düşünce, inanç ve değerlerin etkisinde kalarak insanlar karşılaştığı canlı ve cansız nesnelere karşı farklı davranmaktadır. İlk karşılaşılan durumlardan farklı olarak davranış söz konusu olduğu zaman ise tutum oluşmuş demektir. Tutumlar, nükleer enerji karşıtlığı, kürtaj karşıtlığı, eşcinsel karşıtlığı, alışveriş davranışları gibi hem kamusal hem de bireysel boyutta olabilir. Tutum yaklaşım b... »»»
BİR BAŞKASININ AYAKKABISINI GİYMEK “ Başkasının ayakkabısının içinde bir mil yürümek” Empati, gündelik yaşamlarımızda sıklıkla dile getirdiğimiz, belki kullandığımız belki kullandığımızı sandığımız bir kavramdır. Çoğu insanda çocukluktan itibaren empatinin örneklerini sık sık gözlemleyebiliriz. Yetişkinlikte de iletişim tarzlarına bağlı olarak pek çok insan empatiyi kullanır ya da kullanmaya çalışır. Bu yolla sağlıklı iletişimler kurulur, bir takım çatışmalar daha kolay çözülür. Aynı önem terapi ilişkisinde de görülmektedir.Çoğu terapist , danışanı ile arasındaki terapötik ilişkinin temelini empati kurmaya dayandırır, terapide bir araç olara... »»»
Duygusal olarak en zayıf olunan anlarda çoğu insan bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde rahatlamak için yiyeceklere yönelir. Ama duygusal yeme, yani stres, öfke, kaygı, sıkıntı, üzüntü ve yalnızlık gibi olumsuz duyguları gidermek ya da bastırmak için yemek yemek, kilo verme çabanızı sabote edecektir. Sağlık problemleri, yoğun ve stresli bir iş günü, işsiz kalma, boşanma, kötü hava veya yaşam rutinindeki değişiklikler gibi günlük problemler fazla yemeye yol açan duyguları tetikleyebilir. Neden olumsuz duygular fazla yemeye yol açar? Bazı yiyeceklerin bağımlılık yapma özelliği vardır. Örneğin, çikolata gibi lezzetli yiyecekler yediğimizde bedenimiz mutluluk hormonları salgılar. ... »»»
“Belirli nesne, olay ya da kişilerin, bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler” olarak tanımlanan duygu; üzüntü, dehşet, acı, öfke, mutluluk, sevinç, şaşkınlık, pişmanlık vb… gibi çok çeşitli olmasına rağmen, insanın 4 temel duygusu vardır. Bunlar korku, sevinç, üzüntü ve öfke dir. Erkek ya da kadın, genç ya da yaşlı, dünyanın herhangi bir ülkesindeki tüm insanlar bu duyguları yaşarlar. Bazı toplumlarda cinsiyet farklılıklarına göre duyguların yaşanmasına izin verilmekte ya da verilmemektedir. Kızların gülmelerine ya da kızmalarına izin verilmezken ağlamaları normal karşılanabiliyor. Tam tersine de erkeklerin korkmalarına izin verilmezken öfkelenmeleri normal karşılanmaktadır. ... »»»
Çocuk istismarına giden yolun çok faktörlü olması tevsisinin de çok yönlü olmasını gerektirmektedir..Çocuk istismarında olumsuz aile koşullarının ve yetersiz ebeveyn bakım ve gözetiminin risk faktörü olması nedeniyle çocuğun tedavisine ek olarak ailenin de tedaviye dahil edilmesi gerekir Cinsel istismar ve ensest vakalarında aile tedavisinin uygun olmadığını savunan yazarlar vardır Sosyal hizmet öğretisinin pratik deneyimleri her tür çocuk istismarında bütün aile bireylerinin eğitici destekleyici rehberlik edici aile tedavisinden yarar gördükleri yönündedir. Ülkemiz koşullarında çocuk istismarı çok yönlü sorunları olan ailelerde daha çok görülmektedir.Bir başka değişle çocuk istismarı ai... »»»
ÇOCUK İSTİSMARININ ETKİLERİ VE DEĞERLENDİRME İstismar edilen çocuklar hem aile içinde hem yakın sosyal çevreleri içinde hem de kendi içlerinde yalnızdır Yaşadığı acı ile baş başadır Dışarıda ve kendi içlerinde acılarını koyacak bir yer bulamazlar. İstismara uğrama çocuğu nesneleştirir ve güçsüzleştirir.Duygularını,ihtiyaçlarını törpüler.İhtiyaç ve duyguları törpülenen çocuk giderek benliksizleşir.İstismarın bütün çocuklarda en belirgin ortak etkisi benlik eksikliğine neden olmasıdır.İstismarın çocuklar üzerindeki etkisi her çocuğun kendi öznel yapısına göre değişir.Genel bir kural olarak çocuğun yaşının küçüklüğü,istismarın tekrarlayıcılığı veya sürekliliği,zor kullanımının o... »»»
ZEKA GELİŞİMİ NE ZAMAN TAMAMLANIR Öğretmenler, birden fazla çocuk sahibi olan anne babalar, çok kardeş olan kişiler, birçok çalışanı olan işverenler, birçok memuru idare eden amirler… her bireyin birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu çok iyi bilirler. Anne baba beş parmağın beşi bir değil diyerek çocukları arasındaki farkları dile getirir. Yaşından beklenmeyecek bir olgunluk gösteren kişilere akıl yaşta değil baştadır, hiç akla gelmeyen bir noktayı dile getiren birine akıl akıldan üstündür denir. Evrende sayılamayacak çoklukta varlık var, her bir varlık ve o varlıkların özellikleri hakkında tüm bilgilere sahip olmak ise mümkün değil. Her konuda tek başına uzmanlaşmak imkans... »»»
MAĞDURUM, MAĞDURSUN, MAĞDUR.? MAĞDURİYET ALGISI ÜZERİNE… Her şeyin bir hikmet ya da daha açık konuşmak gerekirse biz farkında olalım ya da olmayalım bir amaç doğrultusunda ve neden sonuç ilişkisi içerisinde geliştiğini kabul etmek yaşamı daha anlaşılır ve hatta daha kabul edilebilir hale getirmektedir. Tesadüf yoktur. Hiçbir şey başımıza tesadüfen gelmez. Düşündüklerimiz, hissettiklerimiz, yaptıklarımız bizim ürünlerimizdir ve insan olarak evrende bilinen en akıllı yaratıklarız. Bu durumda da bizim ürünümüz olan her şey farkına varalım ya da varmayalım bizim özelliklerimizi taşımaktadır ve bir aklın eseridir. Sanki mistik bir şeyler söyleniyor hissine kapılabiliri... »»»
PSİKOLOJİK SORUNLARIN İYİLEŞMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – PSİKOTERAPİ SÜRECİNİN AŞAMALARI Psikolojik sorunlarda iyileşmenin dört boyutu vardır: Duygusal iyileşme; zihinsel yenilenme; davranışların değişimi ve ruhsal gelişme. Son otuz yılın psikoterapi çalışmaları birçok yaklaşım geliştirmiştir, bu çalışmalar söz konusu yaklaşımların yalnızca birini seçip bunun en iyi iyileşme yöntemi olduğunu savunmuşlardır. Bu alanların yalnızca birinde yoğunlaşmak, genelde insan gelişimine, özelde de erken yaşlarda açılan yaraların iyileşmesine fayda sağlamaz. İyileşmeye giden yol farklı durakları olan, duygusal, bilişsel, davranışsal ve ruhsal değişimi kapsayan bir yol olmalıdır. Tüm bu boyutl... »»»
BENLİĞİN SAVUNMA MEKANİZMALARI Savunma mekanizmaları gerek kişinin ortama adaptasyonunda ve gerekse gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Kişilik Gelişimi’nin en göze çarpan ve önemli gerçeklerinden biri, onun sürekli olarak değişimidir. Bu değişim hayat boyunca devam etmekle beraber, en belirgin olarak bebeklik, çocukluk ve ergenlik devrelerinde gözlemlenir. Gelişim süresince ego, yapısal olarak farklılaşır, dinamik olarak da enerjinin dürtüsel kaynakları üzerine olan kontrolünü arttırır. Tüm kişilikte oluşa gelen değişiklikler, beş koşulun sonucu ortaya çıkar. * Olgunlaşma * Dış dünyadan kaynaklanan ve düş kırıklığı ile sonuçlanan üzüntü verici uyarılar * Kişisel yeters... »»»
ÇOCUK GELİŞİM DÖNEMİ VE EVRELERİ,ÖZELİKLERİ "Büyüme" yapısal bir artışı dile getirir. Bedende gerçekleşen sayısal değişiklikleri içerir (kilo, boy artışı gibi). Çocuk, sadece fiziksel olarak büyümekle kalmaz, aynı zamanda beyniyle, iç organlarının yapı ve büyüklüklerinde de değişmeler olur. Beynin gelişimi sonucu, çocukta giderek artan bir öğrenme, anımsama ve yargılama yeteneği oluşur. Böylece fiziksel büyümeye koşut olarak, çocuk zihinsel olarak da gelişir. Buna karşılık, "Gelişme" değişikliklerin niceliği yanında niteliğini de içermektedir. Gelişme kavramı, düzenli, uyumlu ve sürekli bir ilerlemeyi dile getirmektedir. Gelişimin beş temel özelliği vardır: Gelişim; 1. Dinamik bir... »»»
Zeka'nın çeşitli tanımları yapılmıştır. Zeka bir adaptasyondur. Bir başka tanıma göre testlerin ölçtüğü şeydir.Zeka, tekrarla kazanılmış bir davranış alışkanlık süreci olarak tanımlanabilir. Bunların içinde deneme, yanılma, araştırma, alışkanlıklar vardır. Zekayı etkiileyen bir çok faktörler vardır. BUNLAR : Genetik faktörler Çevresel faktörler Beslenme şeklinde sıralanabilir. Fonksiyonel bakımından zeka, tanıma fomksiyonlarının giderek bir denge meydana getirmesidir. Yapısal açıdan zeka, herşeyden önce, aksiyonların giderek ters giderliğiyle belirlenir. İlkel aksiyonlar tek yönlüdür: ÖRNEĞİN: Kedinin süt içmesi gibi. Bunlar bir amaca ulaşması için yapılan fiillerdir. A... »»»
SAVUNMA MEKANİZMALARI Savunma mekanizmaları gerek kişinin ortama adaptasyonunda ve gerekse gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Kişilik Gelişimi’nin en göze çarpan ve önemli gerçeklerinden biri, onun sürekli olarak değişimidir. Bu değişim hayat boyunca devam etmekle beraber, en belirgin olarak bebeklik, çocukluk ve ergenlik devrelerinde gözlemlenir. Gelişim süresince ego, yapısal olarak farklılaşır, dinamik olarak da enerjinin dürtüsel kaynakları üzerine olan kontrolünü arttırır. Tüm kişilikte oluşa gelen değişiklikler, beş koşulun sonucu ortaya çıkar. * Olgunlaşma * Dış dünyadan kaynaklanan ve düş kırıklığı ile sonuçlanan üzüntü verici uyarılar * Kişisel yetersizlikler ... »»»
Gelişim, doğrusal değildir. İleriye sıçrayabilmek için bir-iki adım geri gitmek gibi, gelişimde de zaman zaman geriye dönüşler olabilir. Hem anne-baba için hem de çocuk için sancılı olabilen bu sürecin ardından, çocuğunuzun önemli bir gelişimsel atılım yaptığını göreceksiniz…. Çocuklar, önlerinde bir engel (aşırı kaygı ve korku, aşırı müdahale, ihmal, vb.) olmadığı sürece, sahip oldukları gelişim potansiyelini kendiliğinden gerçekleştirirler. Her çocuk farklıdır, her çocuğun gelişimi aşağı yukarı benzer bir hatta olsa da büyük ölçüde kendine has özellikler taşır. İlişki, dans etmeye benzer. Çocuğunuzla ilişki içindeyken de, aynı dans eder gibi, spontan, yaratıcı, ve esnek olmanız gere... »»»
“ İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çeşitleri; taciz, tecavüz, ensest, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, potensiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir.” Son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmaktadır. İngiltere'de haftada dört, ABD’de ise günde üç çocuk, çocuk istismarı ve ihmali nedeniyle ölmekte, 4 yaş altında her bin çocuktan biri fiziksel istismara uğramaktadır.Çocuk istismarı oranı dünyada %1 ila % 10 arasında değişirken ülkemizde bu rakam %10 ila %53 arasındadır ve duygusal istismar %78; fiziksel istismar %24; cinsel istismar ise % 9 oranında olduğu bulunmuştur. İstismara maruz ... »»»
Pedagoga Gitmeye mi Karar Verdiniz? Sevgili Anne Babalar, Artık günümüzde bilinçli anne babalar, Pedagogtan “iyi anne baba olmak” için danışmanlık hizmeti alıyorlar. Onlar çocuklarını sadece iyi okullara göndermenin çocuklarının sağlıklı gelişimi ve geleceğindeki başarısı için yeterli olmadığını; 0-6 yaş dönemin çocukların gelişiminde önemli rol oynadığını biliyorlar. Çocuklarının “ilk öğretmeni ve Pedagogunu” olduklarını da bilen bu anne babalar, bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek için işin ustasından Pedagogtan yardım alıyorlar. Pedagoga gitmeye karar verdiğinizde Pedagogun çocuğunuzla çalışmalarında daha başarılı olabilmesi için bilmeniz gereken birkaç şeye deyi... »»»
Pedagog; Çocuğunuzun Sosyal, Duygusal, Zihinsel Gelişim ve Ruh Sağlığı uzmanıdır ! Eski yunanca ve latince de Pedagog: paidagogos’dan gelir. Anlamı çocukları, onlara eğitim vermekle görevli öğretmene götürmekle yükümlü köle. Oysa Pedagogu en iyi tanımlayacak kelime çocuk psikolojisi eğitmeni ya da çocuk psikologu olmalıydı. Çünkü Pedegog ne sadece bir Psikolog , ne sadece bir Eğitimci; buna Eğitim ve Psikolojisi uzmanı diyebiliriz. Peki günümüzde pedagogun görevi nedir, ne zaman, neden pedagoga gidilmelidir? Bu konuda bütün anne babalara faydalı olacağını düşündüğüm bir kaç şeyi burda açıklamak istiyorum. Hiç kimse anne-baba olma sanatını doğuştan öğrenmiyor ! Hiçbir... »»»
► Duygusal Maskeler Uzm.Psk.Hasan ARSLAN
► Duygusal İstismar Uzm.Psk.Özlem AKKEL
► Duygusal Taciz Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Disleksi ve Duygusal Etkileri Psk.Özlem BOZKAN
► Çocukta Duygusal Sorunlar Psk.Barış ÜLKÜMEN
► İlişkilerde Duygusal Taciz Psk.Filiz OLCAYTO
► 0-4 Yaş Döneminde Duygusal Gelişim Psk.Gülşah DURSUN
► Diş Hekimliği ve Duygusal Zekâ Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Çocuklarda Duygusal Gelişim Psk.Gülgün KURTAY
► Duygusal Zeka Nedir? Psk.Gözde EMİK AKSOY
► Duygusal Yeme Sendromu Psk.İlknur YILMAZ
► Duygusal İlişkide "bencil Sevgi" Psk.Ümit KARABULUT
► Duygusal Vampirler- Duygu Vampirleri Uzm.Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Duygusal Açlığı Farkedin ve Zayıflayın ! Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
► Duygusal Zeka ve Geliştirme Yolları Psk.Deniz CEBEKAN ÇELİK
► Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? Psk.Yusuf BAYALAN
► Bağlanma Stilinin Duygusal Gelişime Etkisi Pdg.Uzm.Elda Ayşe TATLI
► Bebeklik ve Çocuklukta Duygusal ve Sosyal Gelişim Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
► İştah (Acıkma), Duygusal Yeme, Gerçek Yeme ve Zayıflama Prof.Dr.Metin ÖZATA, Endokrinoloji Uzmanı
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► İştah Nasıl Kontrol Edilir? Dyt.Esra GENÇAY
► Mental Yorgunluk Psk.Serap DUYGULU
► Evlilik ve Görünmez Boşanma Psk.Duygu ÖZEL
► İyi İlişkilerin Olmazsa Olmazı ! Psk.Dnş.Nilgün SARI
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Aldatma Psikolojisi Psk.Kader ALICI
► Bebeğinizin Geleceği Sizin Elinizde Uzm.Psk.Burçin DEMİRKAN
► Şiddet,televizyon,internet Uzm.Psk.Ayşegül COŞKUN
► Aldatmak ve Aldatılmak Psk.Nihan DİKME
► Gıda Bağımlılığı Dyt.Ece ALTINEL
► Aç Olan Duygularımız Mı Dyt.Burçin ÇELİKEZER
► Sevgi (Li) mi? Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► A Dan Z Ye Aldatmak Psk.Çisem İLHAN
► Oyun Oynamak Ciddi Bir İştir Psk.Özlem DEMİRCİ
► Sınav Kaygısı Nedir? Psk.Serap DUYGULU
► Çocuk İstismarı Psk.Burcu TÜRK
► Aile İçi Şiddet Psk.Burçak DEMİRKAN
► Psikolojik Danışma Kuramları Psk.Kadir KEMEÇ
► Aldatma ve Aldatılma Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Açlığınızı Kontrol Edebilirsiniz Uzm.Dyt.Merve TIĞLI
► Çocuk İstismarı ve Tacizleri Uzm.Psk.Füsun BUDAK
► Kişisel Sınırlar Psk.Başak DEMİRİZ
► Yaşamda Risk Alabilmek Uzm.Psk.Dnş.Bülent BUDAK
Duygusal Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Nüket İSİTEN Fotoğraf
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN
İstanbul
"Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Güldane KAVGACI, İstanbul
Pdg.Aykut AKOVA, İstanbul
Psk.Dnş.Cem KAYA, İstanbul
Psk.Dnş.Abdullah TOPAL, İçel (Mersin)
Öznur SİMAV, İstanbul
Uzm.Psk.Hülya TOPAL, İçel (Mersin)
Psk.Elif HERGÜNER, İstanbul
Psk.Gülay KARAMAN, İstanbul
Psk.Dnş.Fatih UĞUR, Konya Şu anda TavsiyeEdiyorum.com'da! Şu anda Sitemizde!
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Namık ACAR, Kocaeli
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Psk.Deniz TUNÇER, İstanbul
Dyt.Muhammed ŞAHİN, Diyarbakır
Psk.Seda GENÇ, İstanbul
Psk.Nalan EYİN, İstanbul
Anıl TÜZÜN, İzmir
Psk.Dnş.Ayla KETRE, İçel (Mersin)
Psk.Serap SÖZEN, İstanbul
Psk.Çisem İLHAN, İstanbul
Uzm.İnci KAVİ, İstanbul
Psk.Kader ALICI, İstanbul
Psk.Ayşe Didem DEDEOĞLU, Kahramanmaraş
Prof.Dr.Metin ÖZATA, İstanbul , Endokrinoloji Uzmanı
Psk.Yusuf BAYALAN, İstanbul
Psk.Buket ÜNVER, İstanbul
Psk.İrem ERDİNÇ, İstanbul
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Psk.Berna ÜNVER, İstanbul
Psk.Duygu ÖZEL, Antalya
Psk.Çağla AYKIN KURİŞ, İçel (Mersin)
Psk.Burcu TÜRK, İstanbul
Feyza İMREN, Ankara
Psk.Özge SEZEN, İstanbul
Sümeyye BÜYÜK, İstanbul
Uzm.Durul MERT, Sakarya
Psk.Güneş ÖZEN, İstanbul
Psk.Beste ÖZGÜN, İstanbul
Hatice DEMİR, Ankara
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Filiz OLCAYTO, İstanbul
Psk.Yelda ÖGE, Eskişehir
duygusal KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların duygusal KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
duygusal zeka, aleksitimi, empati, duygusal beceri, duygusal özgürlük tekniği, emotional freedom tecnique, emotional freedom, duygu özgürlüğü, duygusal özgürlük, duygusal yük, duygu yükü, gary craig, duygusal yeme, duygusal açlık, duygusal yeme problemi, duygusal yeme davranışı, duygusal yeme nedir, duygusal yeme eğilimi, kötü hissederken yemek, mutsuzken yemek, duygusal yeme atakları, duygusal yorgunluk, mutsuzluk sendromu, duygu, duygular, duygusal maskeler, duygusal istismar, duygusal taciz, eşin duygusal tacizi, eşlerde duygusal taciz, evlilikte duygusal taciz, eftnin doğuşu, eft nedir, duygusal özgürlük teknikleri, eft vuruş noktaları, eft mekaniği, duygusal çöküntüler, duygusallık, duygusal çöküntü, duygusal kitlenme, duygusal kitlenme nedir, duygusal kitlenmenin tanımı, üzüntünün devamlılık kazanması, duygusal çöküntü nedir, duygu durum bozukluğu, duygusal tükenmişlik, tükenmişlik sendromu, disleksi, dislekside duygusal problemler, dislekside duygular, öğrenme güçlüğü, öğrenme, okuma güçlüğünde psikoloji, duygusal çatışma, evlilikte duygusal bütünleşme, eşler arası uyum, evlilikte bütünleşme, duygusal sorunlar, kaygı bozukluğu, çocuğun ruhsal gelişimi, çocukta duygusal sorunlar, duygusal arınma, hipnoz, hipnoterapi, ilişkide taciz, ilişkilerde duygusal taciz, eq seviyesi, eq nedir, eq ölçümü, duygusal zeka nedir, 0-4 yaş, dört yaş dönemi, 4 yaş dönemi, dört yaşında gelişim, çocukta duygusal gelişim, diş hekimi, diş hekimi korkusu, diş hekimliğinde empati, çocuklarda duygusal gelişim, duygusal gelişim, çocukta duygular, çocukta empati, çocuklarda empati, çocuklarda duygular, zeka, duygularımız, zeka nedir, çoklu zeka, duygusal zeka teorisi, duygusal zeka ölçümü, yüksek duygusal zeka, duygusal iq, duygusal zeka becerileri, duygusal yeme sendromu, duygusal yemeyle başa çıkma, kilo psikolojisi, kilo terapisi, kilo verme ve motivasyon, kilo vermenin psikolojik yönü, kilo yönetimi, duygusal ilişki
   
     


11:21
Top