2007'den Bugüne 79,038 Tavsiye, 25,419 Uzman ve 17,717 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Duygusal
Duygusal Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Duygusal Kavramı ile İlgili 176 Makale
► Üç Duygusal Beceri: Duygusal Zeka,aleksitimi,empati Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL
ÜÇ DUYGUSAL BECERİ: DUYGUSAL ZEKA (EQ), ALEKSİTİMİ ve EMPATİ İnsan, düşünceleri, duyguları ve bunları sözel olarak ifade edebilmesiyle, doğadaki diğer tüm canlılardan daha üstün ve onlardan farklı bir konuma sahip olan bir canlıdır. Duygular insan yaşamının nerdeyse tümümü etkileyebilecek bir önemde olup, insan yaşamının anlamını, tadını ve hatta amacını oluşturabilecek bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle duyguların, insan yaşantısının merkezinde bir yerde ve önemde olduğu söylenebilir. Çağımız iletişim çağı olmasına rağmen, insan insana yaşanan çatışmaların temelinde düşüncelerin olduğu kadar, duyguların da ifade edilmemesinin/edilememesinin yattığı görülmektedir. Duyguların ifade ed... »»»
Yıllar boyunca hepimiz birçok şeyi içimizde biriktiririz. Acı, korku, kızgınlık, üzüntü, vb. olumsuz birçok duyguyu ifade etmekten çekindiğimiz ya da belki de karşımızda muhatap bulamadığımız için içimizde bir yerlerde saklarız ve bir gün o olumsuz duygular bize hastalık olarak geri döner. Bazen basit bir baş ağrısı ya da mide ağrısının altından bile geçmişten kalma duygusal yüklerimizin çıktığını görebiliyoruz. Peki geçmişin olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz, hayata olumlu bakmak ve eçmişi affetmek mümkün müdür? Bunlar için size önerebileceğim alteranatif bi teknik var. Kısa adı EFT olan Emotional Freedom Tecnique yani Türkçe adıyla Duygusal Özgürlük Tekniği. Son dönemde altern... »»»
Duygusal yeme nedir? Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “çözümlenemeyen duygulardır”. Açlık yavaş yavaş gelişir ve midede hissedilir, buna karşılık, duygusal yeme atağı aniden meydana gelir ve özellikle ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak kendini gösterir. Duygusal yeme eğilimi olan kişiler baş edemedikleri olumsuz duygularının neticesinde hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Ancak, çoğu zaman farkına vararak, keyfini çıkararak yenmez bu atıştırmalıklar, tam tersine bir de bakılır ki koskoca bir paket cips bitivermiş, ya da en büyük boy çikolata paketinden geriye bir şey kalmamış! Sorunlarıyla direkt bir biç... »»»
Çocukluk ve yetişkinlik yaşamımız boyunca birçok üzüntü verici durumla ve olayla karşılaşabilir, yaşam boyu fiziksel, ruhsal birçok haksızlığa uğrayabiliriz. Bu zorlu yaşam olaylarının içerisinde bir olay vardır ki çok fazla tarif edemeyip yükü altında ezilebilir insan. Sözünü ettiğim istismar türleri içerisinde belki de en fazla karşılaştığımız tür olan ‘Duygusal İstismar’dır. Duygusal olarak istismar edilmenin yaşı yoktur belki fakat yetişkin olmak kendi yaşamının sorumluluğunu almak anlamına geldiği ve yetişkin insanın kendini tehlikelerden koruyacağı hesaba katıldığı zaman yine gözler çocuk istismarına çevriliyor. Çocuğun duygusal olarak istismar edilmesi. Belki okurken çocuk, genç, ... »»»
DUYGUSAL TACİZ VE NEDENLERİ Duygusal taciz birilerinin sizi aşağılaması, suçlaması şeklinde gerçekleşen tacizlerdir. Evliliklerde daha flört dönemindeyken her şey yolunda gidiyor gibi görülebilir ancak bu dönemde çiftler arasındaki diyaloglar ve davranışlar açık veya örtük bir biçimde daha sonra problem haline gelebilecek tutumlara dair ipuçlarını içeriyordur. İlişki ilerledikçe genellikle evlendikten sonra sorun daha ciddi bir şekilde baş gösterir ve taraflardan biri mağdur olabilir. Çoğu zaman duygusal taciz yaşayan kişi bu durumu fark etmeyebilir bile. Duygusal tacizi her iki tarafta birbirine uygulayabilir, fakat her kültürün barındırdığı rollerle ilişkili olarak, belirli bir cinsiyet... »»»
DUYGUSAL ÇÖLDE YAŞAMAK Duygusal yoksunluğu olan danışanlar terapiye geldiklerinde yalnızlıklarını da beraber getirirler. Üstelik seans bitip onlar ofisten çıktıktan sonra bile bu yalnızlık bizimle kalır…. Terapiye kendimi çok yalnız hissediyorum, sanki uzay boşluğuna fırlatılmışım gibi, kendimi insanlardan çok kopuk hissediyorum, keşke annem beni doğurmasaydı şikayetleriyle gelirler. Bu şikayetler bazen o kadar ağır hissedilir ki intiharı bile düşündüklerini söylerler. Sanki dünya duygusal çöl gibidir. Duygusal yoksunluk, yaşamımda eksik olan bir şeyler var hissi oluşturur. Bu daha çok boşluk hissi gibidir. İhmal edilmiş, unutulmuş, varlığı fark edilmeyen, bir köşede tek başın... »»»
DUYGUSAL(EMOSYONEL) ZEKA Son yıllarda duygusal zeka kavramı üzerinde çok konuşulan ve tartışılan bir kavram olmuştur. Bunun nedeni hayatta başarı ve mutluluğun sağlanabilmesinde, belirli bir IQ düzeyinin yanı sıra, bireylerin duygusal zekaya da sahip olmalarının gerekliliğidir. Araştırmalara göre duygusal zekası yüksek olan bireyler, aile ve sosyal çevrelerinde iyi ilişkiler kurabilen, başarıyı daha kolay yakalayabilen, daha fazla üreten, iş hayatında astları ve üstleri tarafından sevilip sayılan ve kariyerinde daha hızlı yükselebilen kişilerdir. Duygusal zeka, bireylerin öncelikle kendi duygularını anlamalarını ve yönetebilmelerini sağlayan, bunun yanında başkalarının duygularını anlaya... »»»
Kişinin duygusal bütünlüğüne zarar veren tutum,düşünce ve davranışlar duygusal istismardır.Burada en büyük bilgi duygulara güvenmekten gelir. Eğer kişiyi ilişkisinde rahatsız hissettiren ve sürekli tekrarlanan durumlar varsa dikkatli olmak gerekir. Yetişkinler bir nebze rahatsız hissettikleri noktada önlem almaya,o ilişkinin içinden çıkmaya çalışabilirler ancak söz konusu çocuklar olduğunda duygusal şiddete maruz kalmak ciddi stres yaratıcı bir faktördür.Çocukluk çağlarında duygusal şiddete maruz kalan bireyler,ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde birçok sorunla karşı karşıya kalırlar.Bu sorunların en başında değersizlik duygusunu çok yoğun hissetmek ve bu duyguyla başa çıkmakta zorlanmak ge... »»»
İlişkilerde anlaşmazlıkların ve doyumsuzluğun çoğu çiftlerin temel duygusal gereksinimlerini karşılama becerilerinden yoksun olmalarından kaynaklanmaktadır. Erkekler duygusal gereksinimleri karşılanmadığında kırgınlık ve üzüntü hissederken aynı zamanda kendi beceri ve yeterliliklerini de sorgularlar. Kadınların ise kırılmaya en yatkın olduğu durum duygusal ihtiyaçların karşılanmaması durumudur. Duygusal ihtiyaçları karşılanan çiftlerde zaman zaman anlaşmazlıklar ve görüş ayrılıkları olsa da bu durum kolaylıkla aşılır ve huzur, güven, mutluluk, heyecan, minnet gibi olumlu duygular kendiliğinden ortaya çıkar. Bunun tersi söz konusu olup duygusal açıdan desteklenmediğinde çiftler arasında ... »»»
İnsanın içsel şemalarına bağlı oluşan kendiliğini ve duygulanım sistemlerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle duygu kavramlarını irdeleyelim. Duygulanım; fizyolojik ve nörokimyasal süreçleri anlatmak için kullanılır. İnsanın dışarıdan görülebilen, sakin olma ya da gerginken yerinde duramama, heyecanlı olma yahut olmama hâllerini ifade etmektedir. Duygular; insanoğlunda doğuştan kategorik olarak var olan ve mimiklerinde karşılığı olan üzüntü, öfke, utanç, tiksinti, korku, mutluluk, şaşkınlık, ilgi vs. şeklindeki yedi ya da dokuz duygu şablonuyla ifade edilir (Stern, 2012, s. 77). His ise kategorik duygularla beraber yapılanan, başta insanlar olmak üzere tüm canlılarla kurulan iletişimde... »»»
Erken çocuklukta duygusal yaşam temel gelişim evrelerine göre değişkenlik gösterir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren dünyaya karşı sanıldığı gibi ilgisiz değildir.Yapılan araştırmalara göre;henüz 4 günlük bir bebek kendi annesinin ve başka bir annenin sütü ile ıslatılan ve yastığının sağ ve soluna yerleştirilen süt pedlerine kendi annesine ait olan süte doğru yönelerek tepki vermiştir. Bebeklerin tanıma,anlama ve bağ kurmaya hazır olarak Dünya’ya geldiğini düşündüren bu bilgi ışığında bebeğin sadece fizyolojik ihtiyaçlarının değil ilişkiye olan ihtiyacının da yadsınamayacak nitelikte önem taşıdığı artık bilinmektedir. Bu dönemde çocuğun dikkatini canlı renkli sesli oyuncaklar çeker bunda... »»»
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE DUYGUSAL GÜCÜMÜZ Bizler günlük yaşamda birçok mikro organizma ve yabancı madde ile karşı karşıya kalıyoruz. Hastalığa neden olabilecek çeşitli virüs ve zararlı yabancı maddeyinin saldırısına uğradığımızda, bağışıklı sistemimiz sayesinde bunların zarar verici etkilerinden korunuyoruz. Bağışıklık sistemi öncelikle bu yabancı maddelerin vücudumuza girmesine engel olmaya çalışır. Bunu başaramazsa bu kez yayılmalarına engel olmaya çabalar. Ve doğduğumuz andan ölene kadar da bu çabası devam eder. Bu kadar önemli ve bir o kadar zor olan bu görevi üstlenmiş olan bağışıklı sistemimiz yaşam boyu bu görevi sürdürmeye çalışırken bazen zayıf düşmektedir. İşte o zaman biz de ... »»»
DUYGUSAL ZEKA VE GELİŞTİRME YOLLARI Zeka, kişisel anlamda en büyük servetimizdir. Bu nedenle araştırılan konuların en başında zeka gelir. Akademik zekanın (IQ) yanında Duygusal zeka (EQ) bizi diğerlerinden ayıran unsurdur. Duygusal zekası yüksek kişilerin yaşantılarında gösterdikleri başarının, hayattan aldıkları doyumun daha yüksek olduğu araştırmalarla net olarak ortaya konmuştur. Tanım itibariyle bakılırsa duygusal zeka; insanların kendilerinde bulunan karmaşık duyguları anlaması ve bu doğrultuda karşısındaki insanların da duygusal anlamdaki ifadelerini çözümleme becerisini ifade etmektedir. Dr. Daniel Goleman, "duygusal zekayı kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duyguları... »»»
Duygu ve heyecan ruhsal değişmeler için kullanılan kelimelerdir. Duygularla ilgili gelişme doğumdan itibaren hayat boyu devam eder. Çeşitli hayat dönemlerinde bireylerin duygusal tepki biçimleri, duyguyu doğuran olaylar ve duygusal durumlardaki değişimler farklılıklar gösterir. Duygu: Yoğunluğu daha az olan ruh halleridir. Sevme, beğenme, hoşlanma, mutlu olma, gurur duyma, kıskanma, alınma, gücenme, kızma durumları duygulara örnektir. Heyecan: Kısa süreli ve yoğun olan, genellikle denetlenemeyen duygusal tepkilerdir. Korkma, dehşete düşme, öfkelenme, ürkme, irkilme, coşku duyma, aşırı sevinme, hayrete düşme heyecanlara örnektir. Heyecanlanmaya bazı bedensel belirtiler de eşlik eder. B... »»»
Ruhsal Körlük Biz insanlar kimi zaman sorunlarımızın üstesinden gelemeyiz. Ruhsal dünyamızda bazı durumlar bizi zorlar. Yaşananların acısını hazmetmek, sindirmek bazen zayıf olmayı beraberinde getirir. Yaşamı kontrol etmemiz gerekirken yaşam şartları bizi kontrol etmeye başlar. Bu durumda kendimize yabancılaşırız. Özüne ihanet eden içindeki duygularını öteleyen görmezden gelmek isteyen insanlar oluveririz. Yaşanan durumların üzerimizde yarattığı baskıyı yok sayarız. Adeta ruhumuzu köreltir, ‘’ ruhsal körlük ’’ yaşarız. Ruhsal körlük, kişinin kendini inkarıdır. Kendi özünün inkarıdır. Kişinin kendi ruhsal intiharı, kendine yabancılaşmasıdır. Kendine yabancılaşan insanın ruhsal probleml... »»»
Kişilik bizim dünyada varlığımızı temsil eden en önemli yanımızdır, her insanda bir kişilik vardır, bozukta olsa. Bu anlamda ‘kişiliksiz’ tanımı yanlıştır. İnsan yavrusu bir mizaçla doğar, bu doğuştan gelen kişisel özelliklerimizle ilgilidir, kişilik mizacın bir üst seviyesi, yani aile ve çevreyle şekillenen kısmıdır diyebiliriz. Bunun üstü karakterdir. Karakter, bizim için doğru ya da yanlış olanın herkes için geçerli olması gerektiği gerçeğinin, etik kurallar doğrultusunda içselleştirilmesidir. Evlilikleri ve ilişkileri etkileyen en önemli ve çözülmesi gereken sorunların başında kişilik bozuklukları gelir. Kişilik bozukluğu, kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak... »»»
DUYGUSAL AÇLIK NEDİR ? Beslenme fizyolojik açıdan hayatta kalabilmek, bedenimizi zinde ve sağlıklı tutabilmek için gerekli bir eylemdir. Fakat bazen aç olmadığımız halde yalnızca duygularımızla hareket ederek yemek yeriz. Ruh haline cevap olarak ortaya çıkan açlık hissetmeden yapılan yeme eğilimine duygusal açlık denir. Bu yapılan eylem pozitif veya negatif duygulardan ötürü gerçekleşiyor olabilir. Yapılan çalışmalar fazla yemek yeme sebebinin %75 inden fazlasının, fizyolojik açıktan ziyade duygusal açlıktan kaynaklandığını göstermektedir. DUYGUSAL AÇLIĞIN FİZYOLOJİK AÇLIKTAN FARKI Fizyolojik açlıkta yavaş yavaş gelen bir acıkma hissi ile birlikte midede boşalma hissi gerçekleşir. Buna b... »»»
MİDENİZ Mİ YOKSA DUYGULARINIZ MI AÇ? Yemek yemek yaşamı sürdürebilmek için gerekli bir fizyolojik ihtiyaçken; zaman zaman ‘’beslenmenin’’ ötesinde bir amaca hizmet edebiliyor. Beslenme şeklimiz ve alışkanlıklarımız; aile yapısına, iş hayatına, ekonomik ve kültürel duruma göre belirlendiği gibi psikolojik durum da bu belirlenmede önemli bir rol oynamaktadır. Fizyolojik açlık; yavaş yavaş, midenizden gelen sinyallerle anlaşılan, yemek seçeneklerini düşünebildiğiniz ve tercih ettiğinizi yedikten sonra doyurulmuş olan bir dürtüdür. Duygusal açlık ise; dışa vurulamamış, ifade edilememiş, doyurulamamış birtakım duygular nedeniyle yaşanan doyumsuzluk halidir. Fizyolojik olarak vücudun ihtiyacı ... »»»
Duygusal zekâ; en genel tanımıyla bir kişinin duygu ve düşüncelerinin farkında olabilmesi ve onları yönetebilmesidir. Kendini tanımak ve ifade edebilmek, özgüven, diğerleri ile etkili bir iletişim kurmak, sınırlarını bilmek, yeteneklerini bilmek ve geliştirmek gibi konuların hepsi duygusal zekâ ile yakından ilgilidir. Yapılan son araştırmalar, hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için duygusal zekânın (EQ) en az analitik zekâ (IQ) kadar önemli olduğu tespit edildi. Hatta duygusal zekânın; diğerleriyle sağlıklı bir ilişki kurmak ve geliştirmek, kendini ifade edebilmek ve duyguları yönetmek, özgüvenli olmak ve potansiyelini hayata aktarabilmek gibi alanlarda analitik zekâdan çok daha önemli... »»»
Bir İngiliz çocuk doktoru olan John Bowbly 50’li yıllarda – çocuklardaki bağlanma stilleri üzerine yaptığı araştırmalar neticesinde – psikolojinin en önemli teorilerinden biri olan bağlanma kuramını geliştirmiştir. Bowbly’e göre bağlanma başka biriyle yakınlık arama ve kurma ihtiyacıdır. Her bebek kendine ilk bakım veren kişiyle yakınlık kurma ihtiyacına yönelik bir davranış repertuarıyla dünyaya gelir. Bu davranışlar arasında en dikkat çekeni bağlanmadır. İlk bakım veren kişinin bebekle kurduğu ilişki sayesinde, bebek ilişki kurmanın nasıl gerçekleştiğini tecrübe etmekte ve bir yaşın sonuna doğru belli bir bağlanma stili içselleştirmektedir. Bağlanma stili, bebeğin ona ilk bakım veren kiş... »»»
Yeni eğitim sistemi hakkında çok görüşler bildirildi ve açıklamalar halen devam ediyor. Bu sistem çocukların eğitim sistemine erken alınmaları açısından önemli ve güzel bir uygulama.. Sistem, ailelerin çocuk eğitimi ile ilgili birçok eksiklerini tamamlamayı hedef almaktadır. Çocukların kreş, yuva, anaokulu gibi erken çocukluk eğitim kurumlarının devamında ilköğretim 1. Sınıfa başlamaları önem arzetmektedir. Bu hizmetlerden yararlanma şimdilik istenen ve beklenen seviyeye ulaşmamıştır. Ancak, 60-66 ay çocukları için geçerli olması gereken açıklamalar ve görüşmeler eskiden olduğu gibi 60-72 aylık çocuklar üzerinden yapılmakta. Arada 6 ay gibi belki çok önemsenmeyen bir zaman dilimi ... »»»
Sosyal ve duygusal gelişim alanları her ne kadar ayrı başlıklar altında tanıtılmışsa da, gelişimsel özellikleri sosyo-duygusal açıdan birleştirerek incelemenin ve sadece konu edilen 6-8 yaşların değil, ilk çocukluk döneminin tamamını göz önünde bulundurmanın daha uygun olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, ilk çocukluk dönemi ile temel eğitim dönemini kapsayan süreçte sembolik oyun döneminde olan çocuklar, gerçekte olan önemli olayları oyunlarında kullanırlar (Aral & Köksal & Gürsoy, 2001). İlk çocukluk döneminde akranlarıyla oynamanın ve bir grup içinde yer almanın ilk yaşantılarını elde etmeye başlayan çocuğun grup oyunlarında (Aydın, 1997; Morris, 2002; Piaget, 2000; Uluğ, 1997), yeni ar... »»»
Amerikalı psikolog Roger Callahan 1980 yılında tesadüfen bir şey keşfetti : Su fobisi olan bir hastasının göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yaptığında artık hastanın su fobisinden eser kalmamıştı. Bundan önce uzun süre klasik yöntemlerle tedavi etmeye çalışmış olmasına rağmen bir yere varamayan Callahan, hastanın korkuyu hissettiği anda mide ağrısı çekmesinden yola çıkarak, mide meridyeninin uç noktası olan göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yapmış ve su fobisinin geçtiğini görmüştür. Araştırmalarını bu yönde yoğunlaştırarak adına TFT (Thought Field Therapy) dediği bir enerji tekniği geliştirmiştir. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig 1990' lı yıllarda TFT... »»»
1940’lı yıllarda Harvard Üniversite mezunu doksan beş kişinin, mezun olduktan yıllar sonraki yaşamlarının ne durumda oldukları incelendi. IQ*’ları (analitik zekâları) ortalamanın çok üzerinde olarak kabul edilen bu kişilerin okul hayatlarında olduğu gibi yaşamda da başarılı olacaklarına dair genel bir kanı vardı fakat araştırma gözlemleri hiçte beklendiği gibi olmadı. Birçoğunun hayatlarından hoşnut olmadıkları, kimilerinin evlenip evliliklerini devam ettiremediklerini, kimilerinin psikolojik bir takım sorunlardan dolayı tedavi oldukları, kimilerinin ise iş hayatları dışında başka alanlarda ciddi başarısızlıklar yaşadıkları ortaya çıktı. Bu araştırma sonuncuda, "zeki" olmanın mutlu ve başarı... »»»
MİDENİZİ DEĞİL RUHUNUZU DOYURUN DUYGUSAL AÇLIK Hiç beslenme alışkanlıklarınız ve o günkü modunuz arasında güçlü bir bağlantı olduğunu, fark ettiniz mi? Beslenme alışkanlıklarımızı etkileyen pek çok faktör vardır. Sık sık insanların duygusal açlık nedeniyle kilo aldıklarını duyarız. Bu insanların duygusal açlıklarını kontrol etmeleri ve*spor*yapmaları halinde kilo vermemeleri için bir engel kalmaz. Yemek yediğinizin farkında olmuyor ve kendinizi bir türlü yemekten alıkoyamıyorsanız, kilolarınız da her geçen gün artıyorsa duygusal aç olabilirsiniz!! O zaman İlk önce duygusal açlığın ne olduğuna bir bakalım, sonra da nasıl başa çıkabileceğimizi inceleyelim.Duygusal açlık, bulimia nervoza ve... »»»
EFT (Emotional Freedom Technich) Nedir? Amerikalı klinik psikolog Dr. Roger Callahan’ın bulduğu ve öğrencilerinden, mühendis Gary Craig’in geliştirerek uygulama haline getirdiği, adını “Duygusal Özgürlük Teknikleri” anlamına gelen “Emotional Freedom Technique'”in baş harflerinden alan teknik için, akupunkturun psikolojiye uyarlanmış halidir demek mümkündür. Beni çok heyecanlandıran bu teknik, şaşırtıcı derecede çabuk ve iyileştirici etkiler ortaya çıkarıyor. Kendi üzerimde ilk uygulamalarını yaptığımda inanamamıştım. Uygulama sırasında bedenimin verdiği ilginç tepkiler (seyirmeler, atmalar, terleme, esneme, göz yaşları…) beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Uygulamalarda ustalaştıkça ağzımdan... »»»
Bir türlü geçmeyen baş ağrıları, migren, fibromiyalji, mide, sırt, omuz, boyun, el, kol, ayak, bacak ağrıları… Siz hangisinden muzdaripsiniz? (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) EFT Nedir? Amerikalı psikolog Roger Callahan’ın 1980 yılında tesadüfen keşfettiği ve hastasının su fobisini iyileştiren TFT (Thought Field Therapy) bir enerji psikolojisi tekniği. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig TFT üzerinde bir takım değişiklikler yaparak EFT (Emotional Freedom Techniques) yani Duygusal Özgürleşme Teknikleri’ni geliştirmiş. Fobilerden kronik ağrılara kadar bir çok problemde kullanılabilen EFT, geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur yöntemlerine dayanan, akupresür ve NLP'nin bir nevi birleşim... »»»
Aklınızdan tamamen çıkarmak istediğiniz anılar var mı? Teknoloji bunu gerçekleştirebilir mi? İşte bu sorularla yola çıkan bir film Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan). Filmde size acı veren anıları sildirmeniz mümkün. Fütüristik bir film olarak değerlendirilebilecek Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan), birbirlerinden çok farklı iki karakter olan Clementine Kruczynski (Kate Winslet) ile Joel Barish (Jim Carey) in bir kumsalda tanışmasıyla başlıyor. Joel oldukça mantıklı ve içekapanık bir karakterken, Clementine dışa dönük ve aklına eseni yapan, renkli bir karakterdir. Bu durum birbirlerini sevmelerine engel olmaz. Ancak zamanla sorunlar başlar. Artık bu ilişkinin... »»»
ÇİFTLER ARASINDA GÜVENİ ZEDELEYEN DUYGUSAL YARALANMALAR Çiftler arasında yaşanan gerçek bir terk edilme, hakaret içeren ağır sözler, mali anlamda aldatma, cinsel aldatma, başka bir kişiyle flörtleşme vs. ilişkinin güvenini zedeleyen, eşlerin duygusal manada incinmelerine sebep olan durumlardır. Duygusal yaralanma durumunu aldatma üzerinden ele alalım: Aldatılan eş, travma sonrası krizi gibi bir durum içerisine girer. İlişkiye ve eşine olan güveni tamamen sarsılmıştır. Yaşanan yaralayıcı bu durum yeterince açık konuşulmayıp üstü kapatılmaya çalışıldığında kanayan yara halini alır. Aldatılan eşin içindeki kül eşelendiğinde çözümlenmemiş bir üzüntüyle karşılaşılır. Eşler arasınd... »»»
ANTİ SOSYAL KİŞİLERDE DUYGUSAL YAPILANMANIN KİŞİLERARASI İLİŞKİLERE ETKİSİ Antisosyal kişilik özelliğine sahip kişi, etrafındaki insanları kendi ihtiyaçlarına göre yönlendiren, yaşamda yalnızca kendilerine yol açan, bunu yaparken acımasızca davranmaktan, arkasında incinmiş, kırılmış, maddi zarara uğramış insanlar bırakmaktan çekinmeyen kişidir. Bir insanı kendisine kolayca âşık eder, ilişki süresince onu hem duygusal hem de maddi açıdan zor durumda bırakır ve gider. Bunları yaptığı için hiç üzülmediği ve vicdan azabı çekmediği gibi terk ettiği kişiye de kendini suçlu hissettirir. Bu kişi iletişim kurduğu kişilere sevimli görünebilir. Çünkü çok espri yapar ve konuşkandır. Onunla sohbet... »»»
Ülkemizde nerdeyse televizyon olmayan ev olmadığı gibi ,televizyonların özellikle hanımların çalışmayıp bütün gün evde olduğunda yada çocukların oyalansın sorun yaratmasın amaçlı televizyonların karşısına oturtularak zaman harcaması sağlandığında yada evde anne-baba olmadığı işe gittiğinde tek başına kalan çocuğun zaman harcamak amacıyla sürekli açık olduğu durumlar gözlenmektedir.televizyonlar bazı ailelerde bütün gün açık olduğu gibi sadece oturma odasında değil, mutfakta ve çocuk odasında da ayrıca televizyon olabilmekte, tüm aile ve çocuklar gün boyu televizyon yayınlarına maruz kalabilmektedir. Televizyonun sürekli açık olduğu evlerde çocukların, oyun oynamak fa... »»»
Okulda hep akademik başarıları ön planda olmuş Burak, anne ve babasının gurur kaynağıydı. İlkokuldan okul birinciliği ile mezun olmuştu. İlkokul sonrası, şehrin en başarılı öğrencilerinin bulunduğu bir ortaokula kayıt olmuştu. Senenin başlarında Burak için her şey çok güzel gidiyordu, taa ki kayıt yaptırdığı okulun kendisi gibi çok başarılı olan öğrencilerle dolu olduğunu fark edene dek. Burak, her ne kadar derslerine gerekli özeni göstermeye çalışsa da yeni okulundaki öğretmenlerinin tutumu ve derslerin içerikleri eski okulunkinden çok farklıydı. Tüm bu değişiklikler Burak’ta bir uyum sorunu oluşturduğu gibi “ya başarısız olursam” diye bir düşüncenin zihninden geçmesine neden oluyordu. ... »»»
Aşağıdaki ifadeler size tanıdık geliyor mu? • Benim metabolizmam yavaş. • Ne yesem yarıyor. • Ailemdeki herkes kilolu, ben de öyle, bu aileden gelen bir şey. • Kilo versem de nasıl olsa bir süre sonra yeniden alıyorum. Kilo vermeye çalışmaktan bıktım artık. • Sadece yemek yediğimde mutlu oluyorum. • Hayatımdaki tek keyif veren şey yemek yemek. O da olmazsa ne yaparım? • Stresim çok fazla. Başka türlü üstesinden gelemiyorum. • Bazen gecenin bir yarısı bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorum. Nedenini de bilmiyorum. • Bir türlü doymuyorum. Sabah kahvaltısında öğlen yemeğini, öğlen yemeğini yerken de akşam ne yiyeceğimi düşünüyorum. Bunun önüne geçemiyorum. Eğer diyetlere ve egzersizlere rağm... »»»
Zekâ kavramının en bilinen ve kabul edilen tek kelimelik ifadesi uyumdur. Uyum, insanın kendisi ile ilgili muhakemesi ve kendi içerisindeki devinimi bir yana çevreyle örtüşmesi ve alışveriş sürecini içerir. Bu konudaki akla gelen ilk soru şu olabilir: Zaman, biz ve çevremiz bu denli değişirken, bu uyum sürecini nasıl yakalayabiliriz? Tabi ki değişimi yakalayarak ve yine değişime uyum sağlayarak... Herakleitos’un aynı nehirde iki kez yıkanılmaz sözü hem zamanın hem de bizim değiştiğimizi gösteren en bilinen değişim sözü. Çevreye uyum için ise kendi uyumumuzun yerine getirilmesi şart. Goethe’nin söylediği şu söz bu içeriği yansıtmaktadır: Önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımı... »»»
DUYGUSAL ZEKA (BİR LOKUM MU? İKİ LOKUM MU?) 1960’larda psikolog Walter Mischel tarafından Stanford Üniversitesi kampusundaki yuvaya devam eden çocuklarla başlatılan çalışmada, dört yaşındaki çocuklar liseden mezun olana kadar izlenmişlerdir. Araştırmacı dört yaşındaki çocuklara dışarıda 15-20 dakikalık bir işinin olduğunu, kendisini beklemelerini söylüyor. Eğer kendisinin dönmesini beklerlerse, dönüşte bekleyen herkese iki lokum vereceğini söylüyor. Fakat, beklemek istemeyen olursa, onlar hemen, sadece tek lokum alabilirler diyor ve dışarı çıkıyor. Çocuklardan bazıları araştırmacı çıkınca hemen bir tek lokumu alıp yiyor. Diğerleri iki lokuma sahip olmak için baştan çıkarıcı lokum... »»»
Mutlu olmak için bir gofret, yıldızlı bir pekiyi, aferin, sevgi ve güven ... Yetişkinler için ufak, çocuklar için hayatın anlamı, yaşam boyunca unutulamayan kalplerde iz bırakan derin yaralar. Verilmeyen hediyeler, söylenmeyen aferinler, tutulmayan sözler … Aslında istismar istemeden çocuklukta başlıyor, kişiliğimizin temellerinin atıldığı çocukluğumuz hayatımızı ileriye veya geriye götürebiliyor. İhmal, duygusal, fiziksel istismar ve cinsel istismar çocuğun ruhsal dünyasında tamiri mümkün olmayan yaralar açmakta, çocuğun gelişimi en üst düzeyde tamamlamasını, olumsuz etki etmektedir. İstismar ve ihmalin bu farklı şekilleri yalnız aileleri değil, toplumu, sosyal kuruluşları, yasal sistemle... »»»
DANIŞANLARIN GELİŞİMSEL ÖYKÜLERİNDEKİ İLİŞKİSEL MÜHÜRLENMELERİNİN ÇİFT TERAPİSİNDEKİ YANSIMALARI Necdet Dönmez Özet Her insanın etrafındaki insanlarla bir ilişki kurma şekli vardır ve bu ilişki örüntüsünü belirleyen şey insanın gelişimsel öyküsünde yaşadıklarıyla doğrudan ilintilidir. Çocukluk çağı muhataplarıyla kurulan ilişkilerin oluşturduğu duygusal mühürlenmeler, bireyin hayatının her alanında diğerleriyle kurduğu ilişkinin belirleyicisi olmaktadır. Eğer birey gelişim öyküsünde çocukluk çağı muhataplarıyla kurduğu ilişki içerisinde yerinde ve yeterince bakım almışsa, kendini güvende hissediyorsa, benzer durumlarda benzer duygusal tepkiler almışsa, kendini var etmesine izin verilmişse… i... »»»
TÜKENMİŞLİK SENDROMU (BURNOUT) Tükenmişlik, işi nedeniyle duygusal taleplere çok sık maruz kalan ve insanlarla yoğun ilişki içerisinde çalışmak zorunda olan kişilerde görülen fiziksel yorgunluk, çaresizlik, umutsuzluk, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarının tükenmesi, düşük kişisel başarı hissi, yapılan işe, insanlara ve hayata karşı olumsuz tutumların yansıması durumudur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşmeden oluşan psikolojik bir sendromdur. Tükenmişlik öncelikle bireyin duygusal kaynaklarını bitirmesi ile açığa çıkmakta ve kişinin duygusal anlamda tükenmesiyle de sonuçlanmaktadır. Duygus... »»»
Bir geminin kaptanının kendiniz olduğunu hayal edin.. Ve bu gemi görüldüğü gibi rotasından çıkmak üzere.. O kadar değersiz, kırılmış hissetmiş ki kendisini dalgaların içinden çıkamıyor … Bu gemiyi tekrar rotasına sokmak tamamen kendi elimizde… Sağlıksız bir yol almak mı? Yoksa dalgalara dur demeye çalışarak kendi yoluna gitmek mi? Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan önce bir tercih yapmalısın.. Öfke patlamaları, bu bizim için ne anlama gelebilir? Şu hayatta hepimizin canını sıkıcak bizi birazcık kızdırıcak olaylar herkesin başına gelir, ama bazılarımız böyle olaylar yaşadığı zaman o duygularının öfkesinin kontrolünü elinden kaçırır ve böyle zamanlarda trafikte olabilir, okulda, iş y... »»»
Yeme bağımlısı mıyım? • Karnım doymasına rağmen “bunun üzerine bir tatlı, hamur işi ya da atıştırmalık iyi gider” diyerek yemeye devam ediyorum. • Tatlıyı, hamur işi veya abur cubur yemeye başladığımda kendimi durduramıyorum ve planladığımdan daha fazlasını şişene kadar yiyorum. • Sonra bunları yediğim için suçluluk duyuyorum. Ancak daha sonra tekrar kendimi bunları yerken buluyorum. • Bunları yediğim için yaşadığım suçluluğu azaltmak için “Oh iyi ki de yedim. Canım istiyorsa vücudumun buna ihtiyacı vardır” gibi bahaneler üretiyorum. • Yeme konusunda kendime kurallar ve sınırlamalar getirmeye çalışmama rağmen bunlara uymakta zorluk çekiyorum, "Yemeyecektim ama diğer yarısı... »»»
Her gün yaptığımız seçimlerin sağlığımız üzerindeki etkilerini hiç düşündünüz mü? Peki yaşam tarzımızın bağışıklık sistemimizi nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Dünya Sağlık Örgütü daha iyi bir yaşam biçimini seçmenin ruh ve beden sağlığımızı inanılmaz derecede etkilediğini söylüyor. Son 100 yıl içinde kanser, diyabet ve depresyon gibi rahatsızlıklar arttı. Bu rahatsızlıkların ortak noktası bağışıklık sistemi zayıflığına bağlı olmaları. Bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında bedenimiz sağlıklı dokular ile bakteri, virüs gibi zararlı maddelerin arasındaki farkı göremez hale geliyor. Bedenimiz kendini tanıyamıyor ve hücrelerimiz neyin sağlıklı olduğunu fark edemiyor. Bu rahatsızlıklar özelli... »»»
1962 yılında Koreli bilim adamı Kim Bonghan, vücudumuzda kan ve lenf dolaşım sistemlerinin yanı sıra üçüncü bir dolaşım sistemi olduğunu öne sürdü. Bonghan’ın ölümünden sonra nano-teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde bu üçüncü dolaşım sistemi Primo-vasküler sistem’in varlığı çeşitli bilim insanları tarafından da doğrulandı. Söz konusu kanalların en önemli özelliği insan vücudundaki enerji meridyenleri üzerinde yer alan akupunktur noktalarını birbirine bağlamasıydı. Araştırmacılar tüm vücudu bir ağ gibi saran PVS’nin yaşamın tüm biyolojik süreçlerini koordine eden temel yapı olduğunu düşünüyorlar. Meridyen Terapisi ve Primo-Vasküler Sistem Meridyen Terapisi Geleneksel Çin Tıbbı’... »»»
Olduğum halimle kendimi iyi hissediyorum. Bedenimden memnunum, bedenimde bir şeyleri değiştirmek ya da düzeltmek ihtiyacı duymuyorum. Kendimden, yaşamımdan ve çevremdekilerden şikayet etmem. Yaşamımda bir denge duygusu var, kendimi rahat hissediyorum ve işlerim beni strese sokmuyor. Güvendiğim insanlarla iyi ilişkilerim var. Kendime iyi baktığımı hissediyorum. Yukarıdaki ifadelerden en az biri sizin için doğruysa yazının bundan sonrasını okumanıza gerek yok. İfadelerin hiçbirisi size uymuyorsa okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. Sağlığa yeni bir bakış açısı: Psiko-Nöro-İmmunoloji (PNI) Psikonöroimmünoloji (PNI), zihin ve bağışıklık sistemi yani bedenimiz arasındaki bağlantıyı araştıran... »»»
Bir türlü kilo veremiyorum. Ekonomik durumum iyi değil, daha fazla para kazanmak istiyorum ama olmuyor. Çok istiyorum ama sigarayı bırakamıyorum. Bu ilişkiyi sürdürmek istemiyorum ama bitiremiyorum da. Elimi neye atsam başarısız oluyorum. Artık mutsuz olmak istemiyorum. Bu ifadelerden size tanıdık gelen var mı? Neden değişemiyoruz? Bilinçli bir şekilde "ben sigarayı bırakmak istiyorum" diyorsunuz. Ama sigaranın tüm zararlarını bilmenize rağmen sigara bir yandan sizin için bir zevk aracı ve stres altında sığınacak limanınız haline gelmiş. Dilinizle ne kadar sigarayı bırakmak istiyorum deseniz de bilinçaltındaki kayıtlar yaramaz çocuk gibi karşınıza çıkıyor ve sizi sigarayı bırakmaktan vazg... »»»
KENDİNE YAKLAŞAMAYAN BAŞKALARINA YAKLAŞAMAZ Bir ilişkide ortaya çıkan sorunlarda mantığa bağlı kalarak mı yoksa duygularla mı karar vermeli? Duygular, düşünceden bağımsız mıdır? Yoksa duygularımız, düşüncelerimiz tarafından mı yönlendirilir? Mantıklı olmak duygulardan uzak olmak anlamına mı gelir? Ya da duygularla hareket etmek düşünmeyi devreden çıkarmayı mı gerektirir? Özür dilemeyi bilmemek mi, özür dilemeyi kendine yakıştıramamak mı? İnsanların bir kısmı kendilerini anlama çabasıyla ya da ilişkilerinde sorunlar baş gösterdiğinde yukarıdaki sorularla kendilerini anlamaya ve yasadıklarını anlamlandırmaya çalışırlar. Bu durum az önce de bahsettiğimiz gibi ilişki sorunları belirince ya ... »»»
ÇİFT TERAPİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER Önleme programları kadar önemlidir ve evliliklerinde veya ilişkilerinde güçlükle karşılaşan ve yardım almaya gelen çiftlerle çalışır. İşin iyi kısmı, çiftler terapisinin işe yaradığına dair net kanıtlar vardır. Dahası, Gottman araştırmaları sırasında psiko-eğitimsel yaklaşımların bir evliliği daha güçlü yapmak için, evlilik terapisi ile birleştirilebileceğini keşfetmiştir. Çiftlerin ilişkileri, ilişkilerindeki anlaşmazlığın patlama noktasına odaklanmış, bir süre iyi giderken, bir süre sonra kötüye dönme eğilimindedir. Bu noktada Monarch, bu terapilere katılan çiftlerin yarısının bu işlemlerin sonunda önceki anlaşmazlık seviyelerine döndükleri... »»»
PANİK ATAK KAPIDA OLABİLİR... Kalabalık caddeler, iş toplantıları, kapalı mekanlarda gerçekleştirilen davetler. Kalbiniz sıkışıyor, nefes alamıyor, kötü şeylerin olacağı hissi içinizi kaplıyor. Sosyal yaşamın getirdiği zorluklar, daha iyisini başarma hırsı, duygusal olarak devamlı tetikte hissettiren hayat şartları sizin de psikolojik sınırlarınızı zorlamıyor mu? ‘Panik Atak’ çağımızın vebası. Hassas, duygusal, içe kapanık ve entelektüel düzeyi yüksek insanlarda daha sık görülüyor. Panik atak endişe, korku, (ölüm korkusu gibi) sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görül... »»»
Erkekler kendilerini geri çekip sorunlarını sessizce düşünmeyi yeğlerken,kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini rahatsız eden şeyler hakkında konuşmayı isterler. Erkekler kendilerine ihtiyaç duyulduğunda, kadınlarsa sevildiklerini hissettiklerinde gayrete gelirler. Kadınların erkekler hakkında en sık dile getirdikleri yakınma erkeklerin dinlemediğidir. Erkeklerin kadınlar hakkında en sık dile getirdikleri yakınma ise kadınların sürekli onları değiştirmeye çalışmalarıdır. Bir kadın bir erkeği sevdiğinde onun gelişmesine yardımcı olmayı görev bilir ve erkeklerin davranışlarını düzeltmeye çalışır. Erkek kadının yardımına ne kadar direnirse dirensin, kadın vazgeçmez; erkeğe yardım etmenin v... »»»
Birbirlerinden farklı düşünceleri, beklentileri, tecrübeleri, kişilikleri ve yasam planları olan kişiler çalışma yaşamında bir araya gelir. Tüm bu farklılıklarına rağmen beraber çalışmak durumunda olan bu kişiler arasında istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çalışanlar özel yaşamlarındaki sorunları işe getirebilir ya da ulaşmak istedikleri hedefler nedeniyle fazla hırslı davranıp, işyerindeki çalışma arkadaşlarına karsı acımasız olabilirler. İçinde bulundukları kurum ya da sosyal çevre nedeniyle de farklı davranışlar sergileyebilirler. Ancak bu farklılıklar ve tatsızlıklar zamanla çatışmaya ve daha kötüsü psikolojik yıldırmaya dönüşebilir. Psikolojik yıldırma, hedefteki kişiyi küçük düşü... »»»
EFT (emotional freedom techniques): Türkçe karşılığı “duygusal özgürleşme teknikleri” dir. 1980 yılında Dr. Callahan tarafından tesadüfen keşfedilmiş bir terapi yöntemidir. Dr. Callahan, Mary adlı bir danışanında bulunan su fobisini tedavi etmeye çalışmaktadır. Bir buçuk yıldır klasik terapiler ile sonuç alamadığı hastası ile yine bir gün seansta iken, Mary midesinin bulandığını söyler. Dr. Callahan incelemekte olduğu konularla ilgili olduğu için, işleyip işlemeyeceğini merak edip, mide meridyeninin uç noktası olan göz altı noktasına hafifçe birkaç kez vurmuştur. Mary aniden tüm su fobisinin yok olduğunu söylediğinde, birlikte yakınlarındaki havuza gitmişler ve Mary yüzüne su serpmeye baş... »»»
Şema Terapi Nedir? Jeffrey E.Young ve arkadaşları tarafından geliştirilen Şema Terapi son yıllarda psikoterapi dünyasına iyi formasyon kazandırmış benim de yakinen takip ettiğim okullardan biri. Bugün sizlere Şema Terapi Tekniği’nden, şemalardan bahsetmek istiyorum. Tabi kendi şemalarım doğrultusunda:) Şema Terapi Tekniği’nde şemadan tam olarak kast edilen şey şey, kalıplaşmış düşünce, davranış, inanç, tutum, değerlerdir; yani kişinin şeyler hakkında geliştirdiği zihinsel temsillerdir. Örneğin masa şeması. Dünyada milyonlarca farklı masa olsa da zihnimizde öncelikle oluşan ilk gördüğümüz masanın temsilidir, “Hımm demek bu masa” dediğimiz anı hatırlamayız bile; sonra başka bir ye... »»»
Psikolojik Destek Nedir ? Endüstri toplumunun etkinliğini artırdığı, rekabet şartlarının keskinleştiği ve teknolojik iletişim olanaklarının başdöndürücü hızı, bir yandan konforlu yaşamlar sunmakta, diğer yandan insan duygu dünyasına ve ruh sağlığına dair bir çok tehtidide beraberinde getirmekte. Sağlık uzmanlarının genel görüşü, günümüzde yaşanan bir çok hastalığın nedeninin, psikolojik yapımızı ve duygu dünyamızı zorlayan ve baş etme veya uyum sağlama yeteneklerimizi etkisiz kılan ve kişiyi yalnızlaşmaya iten bu koşullardan kaynaklandığıdır. Diğer bir gerçek ise değiştirilemez şartlar olarak karşımıza çıkan bu yaşam sürecinin, mutlu uyumlu, keyifli bir hayata dönüşmesinin mümkün o... »»»
Freud’un kişilik oluşumunu tek neden olarak gördüğü cinselliğe bağlaması sonucu Freud’dan ayrılarak kendi öğretisini geliştiren (Köknel, 1995; Cüceloğlu, 1993), çağrışım testlerini kullanarak kişilikte yer alan ve kişiliği şekillendiren sistemleri ortaya çıkarmaya çalışan (Uba & Huang, 1999; Köknel, 1995) Jung’un kişilik kuramı, diğer psikanalitik kuramlardan oldukça farklıdır. İnsanın kendini sürekli yenilemeye çalışan, yaratıcı bir gelişim içinde olduğunu kabul eden, kişiliğin ırksal ve soygelişimsel taraflarına önem veren Jung (Karahan & Sardoğan, 1994), insanları iki eğilimin bir arada bulunduğu içe ve dışadönük olarak ikiye ayırmış fakat kişiliğin içe ya da dışadönük ağırlıkta olacağını... »»»
GELİŞİM ALANLARI 1. Fiziksel Gelişim Döllenmeden itibaren beyinde, duyu organlarında ve bedenin diğer bölümlerinde meydana gelen tüm yapısal gelişmeler bu başlık altında incelenir. 2. Psiko-motor Gelişim Hareketlerle ilgili tüm gelişimleri içerir. İnce ve kaba motor olarak iki başlıkta toplanır. İnce motor gelişim parmak kasları ile ilgili gelişmeyi kapsarken kaba motor gelişim; emekleme, oturma, yürüme, zıplama, tek ayak üzerinde durma, topa vurma, merdiven çıkma...gibi diğer tüp hareketleri kapsar. İnce ve kaba motor olarak ayrılmasının sebebi, el kaslarının beyinde ayrı bir bölge tarafından yönetiliyor olmasıdır. Diğer tüm hareketler ise tek bir merkezden yönetilir.... »»»
HAYATIMIZIN VE DAVRANIŞLARIMIZIN BELİRLEYİCİSİ TUTUMLAR İnsanlar devamlı olarak çevrelerini algılamakta, karşılaştıkları kişi, olay, fikir, ülke, bitki gibi birçok şey hakkında bilgi toplamakta ve topladığı bu bilgilere dayanarak düşünce, inanç ve değerler oluşturmaktadır. Oluşturulan bu düşünce, inanç ve değerlerin etkisinde kalarak insanlar karşılaştığı canlı ve cansız nesnelere karşı farklı davranmaktadır. İlk karşılaşılan durumlardan farklı olarak davranış söz konusu olduğu zaman ise tutum oluşmuş demektir. Tutumlar, nükleer enerji karşıtlığı, kürtaj karşıtlığı, eşcinsel karşıtlığı, alışveriş davranışları gibi hem kamusal hem de bireysel boyutta olabilir. Tutum yaklaşım b... »»»
BİR BAŞKASININ AYAKKABISINI GİYMEK “ Başkasının ayakkabısının içinde bir mil yürümek” Empati, gündelik yaşamlarımızda sıklıkla dile getirdiğimiz, belki kullandığımız belki kullandığımızı sandığımız bir kavramdır. Çoğu insanda çocukluktan itibaren empatinin örneklerini sık sık gözlemleyebiliriz. Yetişkinlikte de iletişim tarzlarına bağlı olarak pek çok insan empatiyi kullanır ya da kullanmaya çalışır. Bu yolla sağlıklı iletişimler kurulur, bir takım çatışmalar daha kolay çözülür. Aynı önem terapi ilişkisinde de görülmektedir.Çoğu terapist , danışanı ile arasındaki terapötik ilişkinin temelini empati kurmaya dayandırır, terapide bir araç olara... »»»
Çocuk istismarına giden yolun çok faktörlü olması tevsisinin de çok yönlü olmasını gerektirmektedir..Çocuk istismarında olumsuz aile koşullarının ve yetersiz ebeveyn bakım ve gözetiminin risk faktörü olması nedeniyle çocuğun tedavisine ek olarak ailenin de tedaviye dahil edilmesi gerekir Cinsel istismar ve ensest vakalarında aile tedavisinin uygun olmadığını savunan yazarlar vardır Sosyal hizmet öğretisinin pratik deneyimleri her tür çocuk istismarında bütün aile bireylerinin eğitici destekleyici rehberlik edici aile tedavisinden yarar gördükleri yönündedir. Ülkemiz koşullarında çocuk istismarı çok yönlü sorunları olan ailelerde daha çok görülmektedir.Bir başka değişle çocuk istismarı ai... »»»
ÇOCUK İSTİSMARININ ETKİLERİ VE DEĞERLENDİRME İstismar edilen çocuklar hem aile içinde hem yakın sosyal çevreleri içinde hem de kendi içlerinde yalnızdır Yaşadığı acı ile baş başadır Dışarıda ve kendi içlerinde acılarını koyacak bir yer bulamazlar. İstismara uğrama çocuğu nesneleştirir ve güçsüzleştirir.Duygularını,ihtiyaçlarını törpüler.İhtiyaç ve duyguları törpülenen çocuk giderek benliksizleşir.İstismarın bütün çocuklarda en belirgin ortak etkisi benlik eksikliğine neden olmasıdır.İstismarın çocuklar üzerindeki etkisi her çocuğun kendi öznel yapısına göre değişir.Genel bir kural olarak çocuğun yaşının küçüklüğü,istismarın tekrarlayıcılığı veya sürekliliği,zor kullanımının o... »»»
► Duygusal Yeme Uzm.Psk.Handan ERDOĞAN
► Duygusal Yoğunluk Psk.Mesut KARTAL
► Duygusal Yorgunluk Psk.Namık ACAR
► Duygusal Maskeler Uzm.Psk.Hasan ARSLAN
► Duygusal Zeka Uzm.Psk.Bahar ERDEN
► Duygusal Yemek Yeme Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Disleksi ve Duygusal Etkileri Psk.Özlem BOZKAN
► Çocukta Duygusal Sorunlar Psk.Barış ÜLKÜMEN
► İlişkilerde Duygusal Taciz Psk.Filiz OLCAYTO
► 0-4 Yaş Döneminde Duygusal Gelişim Psk.Gülşah DURSUN
► Diş Hekimliği ve Duygusal Zekâ Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Çocuklarda Duygusal Gelişim Uzm.Psk.Gülgün KURTAY
► Duygusal Zeka Nedir? Uzm.Psk.Gözde EMİK AKSOY
► Duygusal Yeme Sendromu Psk.İlknur YILMAZ
► Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
► Duygusal İlişkide "bencil Sevgi" Psk.Ümit KARABULUT
► Duygusal Vampirler- Duygu Vampirleri Uzm.Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Duygusal Açlığı Farkedin ve Zayıflayın ! Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
► 0-6 Yaş Zihinsel ve Duygusal Gelişim Aşamaları Uzm.Psk.Bahar GÜNDÜZ ÇAKIR
► Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? Psk.Yusuf BAYALAN
► Bizim Zamanımızda Duygusal Zeka mı Vardı? Uzm.Psk.Dnş.Tuğçe ALTUNBAŞ
► Duygusal Zeka ve Evlilik Uyumu İlişkisi Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH
► Bebeklik ve Çocuklukta Duygusal ve Sosyal Gelişim Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
► İştah (Acıkma), Duygusal Yeme, Gerçek Yeme ve Zayıflama Prof.Dr.Metin ÖZATA, Endokrinoloji Uzmanı
► Aleksitimi / K Psk.Büşra YURTSEVER
► Çocuk İhmal ve İstismarı Psk.Fatma Nihal ADA
► Aleksitimi Üzerine Bir Gözden Geçirme Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
► Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ
► Yiyorum Ama Doymuyorum! Uzm.Psk.Suna BAYRAM
► Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Uzm.Psk.Dnş.Esin YILMAZ
► Değersizlik Hissinin Kökenleri Psk.Vedat DEMİRAL
► Sorun ve Üzüntü Yorgunluğu Psk.Namık ACAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Sosyal Destek Uzm.Psk.Suna BAYRAM
► İştah Nasıl Kontrol Edilir? Dyt.Esra GENÇAY
► Psikolojik Yorgunluk Psk.Namık ACAR
► Mental Yorgunluk Psk.Serap DUYGULU
► Evlilik ve Görünmez Boşanma Psk.Duygu ÖZEL
► İyi İlişkilerin Olmazsa Olmazı ! Psk.Dnş.Nilgün SARI
► Duygusallık Sendromu Psk.Namık ACAR
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Aldatma Psikolojisi Psk.Kader ALICI
► Duygusallık Çıkmazı Psk.Namık ACAR
► Bebeğinizin Geleceği Sizin Elinizde Uzm.Psk.Burçin DEMİRKAN
► Duyguları Yönetmek Psk.Namık ACAR
► Şiddet,televizyon,internet Uzm.Psk.Ayşegül COŞKUN
► Aldatmak ve Aldatılmak Psk.Nihan DİKME
► Gıda Bağımlılığı Dyt.Ece ALTINEL
► Aç Olan Duygularımız Mı Dyt.Burçin ÇELİKEZER
► Sevgi (Li) mi? Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Farkındalık ve Değişim Psk.Elif HERGÜNER
► A Dan Z Ye Aldatmak Psk.Çisem İLHAN
► Oyun Oynamak Ciddi Bir İştir Psk.Özlem DEMİRCİ
► Boşanma Psikolojisi Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM
► Sınav Kaygısı Nedir? Psk.Serap DUYGULU
► Çocuk İstismarı Psk.Burcu TÜRK
► Duygu ve Ergen Psk.Dnş.Şafak UZUN
► Aile İçi Şiddet Psk.Burçak DEMİRKAN
► Psikolojik Danışma Kuramları Psk.Dnş.Kadir KEMEÇ
► Aldatma ve Aldatılma Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Açlığınızı Kontrol Edebilirsiniz Uzm.Dyt.Merve TIĞLI
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Duygusal Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (36) - Videolar - İletişim Bilgileri
Gülcem YILDIRIM Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülcem YILDIRIM
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (14) - Videolar (6) - İletişim Bilgileri
Beniz YILMAZ Fotoğraf
Psk.Beniz YILMAZ
KKTC (Kıbrıs)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (7) - Videolar - İletişim Bilgileri
Güldane KAVGACI, İstanbul
Pdg.Dr.Sevil YAVUZ, İstanbul
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Psk.Dnş.Cem KAYA, İstanbul
Öznur SİMAV, İstanbul
Pdg.Uzm.Elda TATLI, İstanbul
Psk.Dnş.Tuğba AK, İstanbul
Psk.Beniz YILMAZ, KKTC (Kıbrıs)
Psk.Elif HERGÜNER, İstanbul
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Dyt.Muhammed ŞAHİN, Diyarbakır
Uzm.Psk.Alev AKAL, İstanbul
Psk.Seda GENÇ, İstanbul
Anıl TÜZÜN, İzmir
Psk.Dnş.Ayla KETRE, İçel (Mersin)
Psk.Vedat DEMİRAL, İstanbul
Psk.Serap SÖZEN, İstanbul
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Çisem İLHAN, İstanbul
Psk.Kader ALICI, İstanbul
Psk.Ahmet SERT, İçel (Mersin)
Psk.Burak KOCAMAN, İstanbul
Psk.Ayşe Didem DEDEOĞLU, Kahramanmaraş
Psk.Duygu ÖZEL, Antalya
Prof.Dr.Metin ÖZATA, İstanbul , Endokrinoloji Uzmanı
Psk.Yusuf BAYALAN, İstanbul
Psk.İrem ERDİNÇ, İstanbul
Psk.Buket ÜNVER, İstanbul
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Psk.Berna ÜNVER, İstanbul
Psk.Çağla AYKIN KURİŞ, İçel (Mersin)
Psk.Burcu TÜRK, İstanbul
Psk.Özge SEZEN, İstanbul
Feyza İMREN, Ankara
Sümeyye BÜYÜK, İstanbul
Psk.Beste ÖZGÜN, İstanbul
Psk.Güneş ÖZEN, İstanbul
Uzm.Durul MERT, Sakarya
Psk.Namık ACAR, Kocaeli
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Filiz OLCAYTO, İstanbul
Psk.Serhat ÖZMEN, İstanbul
Psk.Aysenur KAYA, İstanbul
Psk.Yelda ÖGE, Eskişehir
Hatice DEMİR, Ankara
duygusal KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların duygusal KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
İlgili Kavramlar
duygusal zeka, aleksitimi, empati, duygusal beceri, duygusal özgürlük tekniği, emotional freedom tecnique, emotional freedom, duygu özgürlüğü, duygusal özgürlük, duygusal yük, duygu yükü, gary craig, duygusal yeme, duygusal açlık, duygusal yeme problemi, duygusal yeme davranışı, duygusal yeme nedir, duygusal yeme eğilimi, kötü hissederken yemek, mutsuzken yemek, duygusal yeme atakları, duygusal yeme nedenleri, duygusal yemenin nedenleri, duygu, duygusal yoğunluk, sevgi, duygu nedir, duygular nelerdir, duygusal yorgunluk, mutsuzluk sendromu, duygular, duygusal maskeler, duygusal istismar, duygusal taciz, eşin duygusal tacizi, eşlerde duygusal taciz, evlilikte duygusal taciz, yemek yeme sorunları, duygusal yemek yeme, obesite, tıkınırcasına yemek yeme, yeme bozuklukları, yalnızlık, duygusal çöl, kendimi çok yalnız hissediyorum, duygu eksikliği, duygu yoksunluğu, duygusal yoksunluk, yalnız hissetmek, boşluk duygusu, duygusal boşluk, duygusal çöküntüler, duygusallık, duygusal çöküntü, duygusal kitlenme, duygusal kitlenme nedir, duygusal kitlenmenin tanımı, üzüntünün devamlılık kazanması, duygusal çöküntü nedir, duygu durum bozukluğu, duygusal tükenmişlik, tükenmişlik sendromu, disleksi, dislekside duygusal problemler, dislekside duygular, öğrenme güçlüğü, öğrenme, okuma güçlüğünde psikoloji, duygusal çatışma, evlilikte duygusal bütünleşme, eşler arası uyum, evlilikte bütünleşme, duygusal sorunlar, kaygı bozukluğu, çocuğun ruhsal gelişimi, çocukta duygusal sorunlar, ilişkide taciz, ilişkilerde duygusal taciz, eq seviyesi, eq nedir, eq ölçümü, duygusal zeka nedir, 0-4 yaş, dört yaş dönemi, 4 yaş dönemi, dört yaşında gelişim, çocukta duygusal gelişim, diş hekimi, diş hekimi korkusu, diş hekimliğinde empati, çocuklarda duygusal gelişim, duygusal gelişim, çocukta duygular, çocukta empati, çocuklarda empati, çocuklarda duygular, zeka, duygularımız, zeka nedir, çoklu zeka, duygusal zeka teorisi


05:06
Top