2007'den Bugüne 84,608 Tavsiye, 26,457 Uzman ve 18,842 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygusal
Duygusal Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Duygusal Kavramı ile İlgili 177 Makale
ÜÇ DUYGUSAL BECERİ: DUYGUSAL ZEKA (EQ), ALEKSİTİMİ ve EMPATİ İnsan, düşünceleri, duyguları ve bunları sözel olarak ifade edebilmesiyle, doğadaki diğer tüm canlılardan daha üstün ve onlardan farklı bir konuma sahip olan bir canlıdır. Duygular insan yaşamının nerdeyse tümümü etkileyebilecek bir önemde olup, insan yaşamının anlamını, tadını ve hatta amacını oluşturabilecek bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle duyguların, insan yaşantısının merkezinde bir yerde ve önemde olduğu söylenebilir. Çağımız iletişim çağı olmasına rağmen, insan insana yaşanan çatışmaların temelinde düşüncelerin olduğu kadar, duyguların da ifade edilmemesinin/edilememesinin yattığı görülmektedir. Duyguların ifade ed... »»»
Yıllar boyunca hepimiz birçok şeyi içimizde biriktiririz. Acı, korku, kızgınlık, üzüntü, vb. olumsuz birçok duyguyu ifade etmekten çekindiğimiz ya da belki de karşımızda muhatap bulamadığımız için içimizde bir yerlerde saklarız ve bir gün o olumsuz duygular bize hastalık olarak geri döner. Bazen basit bir baş ağrısı ya da mide ağrısının altından bile geçmişten kalma duygusal yüklerimizin çıktığını görebiliyoruz. Peki geçmişin olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz, hayata olumlu bakmak ve eçmişi affetmek mümkün müdür? Bunlar için size önerebileceğim alteranatif bi teknik var. Kısa adı EFT olan Emotional Freedom Tecnique yani Türkçe adıyla Duygusal Özgürlük Tekniği. Son dönemde altern... »»»
Duygusal yeme nedir? Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “çözümlenemeyen duygulardır”. Açlık yavaş yavaş gelişir ve midede hissedilir, buna karşılık, duygusal yeme atağı aniden meydana gelir ve özellikle ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak kendini gösterir. Duygusal yeme eğilimi olan kişiler baş edemedikleri olumsuz duygularının neticesinde hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Ancak, çoğu zaman farkına vararak, keyfini çıkararak yenmez bu atıştırmalıklar, tam tersine bir de bakılır ki koskoca bir paket cips bitivermiş, ya da en büyük boy çikolata paketinden geriye bir şey kalmamış! Sorunlarıyla direkt bir biç... »»»
DUYGUSAL AÇLIK Duygusal açlık; stes, sıkıntı, aşırı iş stresi, aile baskısı, travma, sevinç, mutluluk, üzüntü sebebiyle yeme isteğinin artması durumudur. Yemek yediğinizin farkına varamıyor ve bazı anlar oluyor ki kendinizi yemek yemeden durduramıyorsanız, yemek yemeyi bir kaçış yolu veya yemek yediğinizde her şey yoluna girecek ve can sıkıntınızı bastıracak gibi hissediyorsanız bu durum duygusal açlık olarak ifade edilir. Fiziksel açlık ile duygusal açlık Fiziksel açlık ile duygusal açlık arasında belirgin farklar vardır. Fiziksel açlıkta midede açlık, bir kazınma hissi varken bu durum duygusal açlıkta yoktur. Sadece yemek yeme isteği olduğu için yeme durumu söz konusudur. Fiziks... »»»
Çözülememiş ve birikmiş duygusal sorunların taşınmakta zorlanılır hale gelmesine "duygusal yorgunluk" diyoruz.Duygusal yorgunluk bilimsel anlamda bir hastalık değildir ancak bir çok psikolojik hastalığa zemin hazırlayan bir psikolojik sorundur.Ülkemizde yaşamı yönetir iken duygular akıl ve bilgiden daha yoğun kullanıldığından aslında bu duygusal yorgunluk sorunu sanılanın çok üzerinde bir yaygınlığa sahiptir.Temelinde ise duyguların varlığı değil,duyguların kullanılış biçimi ve duygusal konulardaki sorunların çözümünde ağır kalınması yatmaktadır. Bir yüzde ile ifade etmek gerekirse 100 insanımızın nereden baksanız ortalama 65'inde bu sorun bulunmaktadır.Bu kadar yaygın olmasının en önemli n... »»»
Hepimizin kendini çok kötü hissettiği anlar olmuştur. Bu bazen iş yerinde yaşadığımız bir sorundan, bazen eşimizle- anne babamızla- çocuğumuzla yaşadığımız bir tartışmadan, bazen başımıza gelen bir talihsizlikten dolayı, bazen de ortada somut hiçbir sebep yokken, durup dururken olabilir. Ve böyle zamanlarda bu duygular ile baş etmek oldukça zordur. Öyle ki insanların çoğu bu duygulardan kaçmak için kendini, kendine yada çevresine zarar verici şeylere bile yönlendirebilir. Kimi pöfür pöfür sigara kullanarak, kimi kendini alkole vererek, kimi tıkınırcasına yiyerek, kimi rastgele cinsel deneyimler yaşayarak, kimi delicesine çalışarak, kimi sürekli temizlik yaparak (ve daha birçok farklı şekilde... »»»
DUYGUSAL AÇLIK Sağlıklı olabilmenin ön koşullarından birisi yeterli ve dengeli beslenmektir. Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır. Beslenme ihtiyacının karşılanması, biyolojik bir gerekliliğinin yanı sıra psikolojik açıdan da önemlidir. Bireyler öfkelendiklerinde ya da kendilerini baskı altında hissettiklerinde normalden daha fazla yiyecek tüketebilirler. Bu yiyecek tüketiminin yapıldığı yeme problemlerinden birisi de duygusal yeme (emotional eating) olarak tanımlanmakta olup duygusal yeme olumsuz duygulara karşılık olarak gelişen aşırı yeme eğilimini anlatan bir yeme bozukluğudur. Duygusal yeme için risk gru... »»»
Çok yaygın olarak "biz duygusal bir milletiz" deriz.Aslında bu doğru değildir.Çünkü duygusallık gen yoluyla aktarılan bir karakter değildir.Daha ziyade yaşamsal formasyonun nereden ve nasıl kazanıldığıyla ilgili özelliktir.Duygusallık olayının peşine düştüğümüzde duygusallığın insani bir karakterden ziyade yetişme tarzı ve derinliğinin ortaya çıkardığı bir sonuç olduğunu gördük.İnsanlar dış dünyadan aldıkları uyaranları değerlendirebilecek bilgi rezervine sahiplerse bu uyaranlara bilgi dünyalarından,değillerse de duygu dünyalarından cevap vermektedir.Bu nedenle bilgi düzeyi yükseldikçe insanlardaki duygusallık azalıyor,bilgi düzeyi düştükçe duygusallık artıyor.Bu nedenle millet olarak duygu... »»»
Bilimsel olarak insan biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Burada insanın biyolojik,hissedişsel ve sosyal dünyalardan oluştuğu ve bu dünyaların da birbirleriyle etkileşim içerisinde olduğu vurgulanır.İnsanın biyolojik yapısında özellikle hormonların önemli davranışsal ve hissedişsel etkileri vardır.Bu nedenle insan duygularını tamamen hissedişler dünyasına hapsedemez.Öte yandan insan kendisinin dışındaki insanlarla,içinde yaşadığı toplumla çok yönlü iletişim ve etkileşimler içerisindedir.Bu nedenle yine insan duygularını sadece hissedişsel dünyası ile sınırlandıramaz,etrafındaki ilişkiler ve paylaşımlar dünyasıyla etkileşimlerini de muhakkak dikkate alırız.Tüm bunların yanında insa... »»»
İnsan ihtiyaçları olan bir varlık olarak yaşamaktadır.Maslow "ihtiyaçlar hiyerarşisi" teorisinde insan ihtiyaçlarını fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlar olarak iki başlık altında toplar: Fiziksel İhtiyaçlar: 1-Nefes alma 2-Su içme 3-Beslenme 4-Cinsel doyum Ruhsal İhtiyaçlar: 1-Sevgi 2-Kendini güvende hissetme 3-Kabul görme 4-kendini gerçekleştirme 5-Ait olma Evlilik yaşamı bu insan ihtiyaçlarının fiziksel ve ruhsal olanlarının dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlayan bir düzenektir.Bu nednele de insan yaşamında oldukça önemli bir belirleyiciliğe sahiptir. Çocuklukta insanların duygusal doyumları anne,baba,kardeş,arkadaş,akraba gibi kaynaklardan tatmin edilir.Ergenlikle bi... »»»
DUYGUSAL(EMOSYONEL) ZEKA Son yıllarda duygusal zeka kavramı üzerinde çok konuşulan ve tartışılan bir kavram olmuştur. Bunun nedeni hayatta başarı ve mutluluğun sağlanabilmesinde, belirli bir IQ düzeyinin yanı sıra, bireylerin duygusal zekaya da sahip olmalarının gerekliliğidir. Araştırmalara göre duygusal zekası yüksek olan bireyler, aile ve sosyal çevrelerinde iyi ilişkiler kurabilen, başarıyı daha kolay yakalayabilen, daha fazla üreten, iş hayatında astları ve üstleri tarafından sevilip sayılan ve kariyerinde daha hızlı yükselebilen kişilerdir. Duygusal zeka, bireylerin öncelikle kendi duygularını anlamalarını ve yönetebilmelerini sağlayan, bunun yanında başkalarının duygularını anlaya... »»»
İlişkilerde anlaşmazlıkların ve doyumsuzluğun çoğu çiftlerin temel duygusal gereksinimlerini karşılama becerilerinden yoksun olmalarından kaynaklanmaktadır. Erkekler duygusal gereksinimleri karşılanmadığında kırgınlık ve üzüntü hissederken aynı zamanda kendi beceri ve yeterliliklerini de sorgularlar. Kadınların ise kırılmaya en yatkın olduğu durum duygusal ihtiyaçların karşılanmaması durumudur. Duygusal ihtiyaçları karşılanan çiftlerde zaman zaman anlaşmazlıklar ve görüş ayrılıkları olsa da bu durum kolaylıkla aşılır ve huzur, güven, mutluluk, heyecan, minnet gibi olumlu duygular kendiliğinden ortaya çıkar. Bunun tersi söz konusu olup duygusal açıdan desteklenmediğinde çiftler arasında ... »»»
Her insan ilişkisi bir güç ilişkisine yol açar, kimse bundan kaçamaz. Günümüzde bir sürat spirali içinedeyiz. Daha hızlı ve dolayısıyla daha çok tüketiyoruz; çift ilişkisi, romantik ya da arkadaş ilişkileri de bu tükettiklerimize dahil. Çağımız hız çağı olduğu için günümüzde en önemli konulardan birisi ve bu baş döndürücü sürece dahil olabilmek için yapılması gerektiği düşünülenlerden biri de öteki üzerinde belli bir iktidardan yararlanmak. Bu koşullarda da kapı “iktidar edinmenin” en yeni ve en etkili aygıtı olan manipülasyona sonuna kadar açık. Manipülasyon; kendi iktidarını yerleştirme yönündeki az çok bilinçli bir hedefe yönelik olarak çiftler arasında(hatta her grubun içinde) uygulanan... »»»
Erken çocuklukta duygusal yaşam temel gelişim evrelerine göre değişkenlik gösterir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren dünyaya karşı sanıldığı gibi ilgisiz değildir.Yapılan araştırmalara göre;henüz 4 günlük bir bebek kendi annesinin ve başka bir annenin sütü ile ıslatılan ve yastığının sağ ve soluna yerleştirilen süt pedlerine kendi annesine ait olan süte doğru yönelerek tepki vermiştir. Bebeklerin tanıma,anlama ve bağ kurmaya hazır olarak Dünya’ya geldiğini düşündüren bu bilgi ışığında bebeğin sadece fizyolojik ihtiyaçlarının değil ilişkiye olan ihtiyacının da yadsınamayacak nitelikte önem taşıdığı artık bilinmektedir. Bu dönemde çocuğun dikkatini canlı renkli sesli oyuncaklar çeker bunda... »»»
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE DUYGUSAL GÜCÜMÜZ Bizler günlük yaşamda birçok mikro organizma ve yabancı madde ile karşı karşıya kalıyoruz. Hastalığa neden olabilecek çeşitli virüs ve zararlı yabancı maddeyinin saldırısına uğradığımızda, bağışıklı sistemimiz sayesinde bunların zarar verici etkilerinden korunuyoruz. Bağışıklık sistemi öncelikle bu yabancı maddelerin vücudumuza girmesine engel olmaya çalışır. Bunu başaramazsa bu kez yayılmalarına engel olmaya çabalar. Ve doğduğumuz andan ölene kadar da bu çabası devam eder. Bu kadar önemli ve bir o kadar zor olan bu görevi üstlenmiş olan bağışıklı sistemimiz yaşam boyu bu görevi sürdürmeye çalışırken bazen zayıf düşmektedir. İşte o zaman biz de ... »»»
Duygu ve heyecan ruhsal değişmeler için kullanılan kelimelerdir. Duygularla ilgili gelişme doğumdan itibaren hayat boyu devam eder. Çeşitli hayat dönemlerinde bireylerin duygusal tepki biçimleri, duyguyu doğuran olaylar ve duygusal durumlardaki değişimler farklılıklar gösterir. Duygu: Yoğunluğu daha az olan ruh halleridir. Sevme, beğenme, hoşlanma, mutlu olma, gurur duyma, kıskanma, alınma, gücenme, kızma durumları duygulara örnektir. Heyecan: Kısa süreli ve yoğun olan, genellikle denetlenemeyen duygusal tepkilerdir. Korkma, dehşete düşme, öfkelenme, ürkme, irkilme, coşku duyma, aşırı sevinme, hayrete düşme heyecanlara örnektir. Heyecanlanmaya bazı bedensel belirtiler de eşlik eder. B... »»»
Ruhsal Körlük Biz insanlar kimi zaman sorunlarımızın üstesinden gelemeyiz. Ruhsal dünyamızda bazı durumlar bizi zorlar. Yaşananların acısını hazmetmek, sindirmek bazen zayıf olmayı beraberinde getirir. Yaşamı kontrol etmemiz gerekirken yaşam şartları bizi kontrol etmeye başlar. Bu durumda kendimize yabancılaşırız. Özüne ihanet eden içindeki duygularını öteleyen görmezden gelmek isteyen insanlar oluveririz. Yaşanan durumların üzerimizde yarattığı baskıyı yok sayarız. Adeta ruhumuzu köreltir, ‘’ ruhsal körlük ’’ yaşarız. Ruhsal körlük, kişinin kendini inkarıdır. Kendi özünün inkarıdır. Kişinin kendi ruhsal intiharı, kendine yabancılaşmasıdır. Kendine yabancılaşan insanın ruhsal probleml... »»»
Duygusal zekâ; en genel tanımıyla bir kişinin duygu ve düşüncelerinin farkında olabilmesi ve onları yönetebilmesidir. Kendini tanımak ve ifade edebilmek, özgüven, diğerleri ile etkili bir iletişim kurmak, sınırlarını bilmek, yeteneklerini bilmek ve geliştirmek gibi konuların hepsi duygusal zekâ ile yakından ilgilidir. Yapılan son araştırmalar, hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için duygusal zekânın (EQ) en az analitik zekâ (IQ) kadar önemli olduğu tespit edildi. Hatta duygusal zekânın; diğerleriyle sağlıklı bir ilişki kurmak ve geliştirmek, kendini ifade edebilmek ve duyguları yönetmek, özgüvenli olmak ve potansiyelini hayata aktarabilmek gibi alanlarda analitik zekâdan çok daha önemli... »»»
Amerikalı psikolog Roger Callahan 1980 yılında tesadüfen bir şey keşfetti : Su fobisi olan bir hastasının göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yaptığında artık hastanın su fobisinden eser kalmamıştı. Bundan önce uzun süre klasik yöntemlerle tedavi etmeye çalışmış olmasına rağmen bir yere varamayan Callahan, hastanın korkuyu hissettiği anda mide ağrısı çekmesinden yola çıkarak, mide meridyeninin uç noktası olan göz altındaki noktalara parmak uçlarıyla vuruşlar yapmış ve su fobisinin geçtiğini görmüştür. Araştırmalarını bu yönde yoğunlaştırarak adına TFT (Thought Field Therapy) dediği bir enerji tekniği geliştirmiştir. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig 1990' lı yıllarda TFT... »»»
Aldatma ile ilgili literatür incelendiğinde, aldatmanın evliliklerde oldukça sık rastlanan bir problem olduğu görülmektedir. Basında ve medyada oldukça sık rastlanan bir konu olmasına rağmen aldatma ile ilgili araştırmalar zor ve zahmetlidir. Aldatmanın karmaşık doğası düşünüldüğünde bu beklenebilir bir durumdur. Evlilik dışı ilişkilerin ve bunun sonucundaki boşanmaların artması, aldatmaların evliliklerin ve ilişkilerin geleceğini etkilemesi nedeniyle, araştırmacılar evlilik dışı ilişkileri incelemeye yönlendirmiştir. Aldatmanın nedenleri araştırıldığında, nedenleri oldukça çeşitli ve karmaşık görünmektedir. Weil'e (1975) aktardığına göre, Psikanalitik ve sosyolojik olarak insanların ahl... »»»
1940’lı yıllarda Harvard Üniversite mezunu doksan beş kişinin, mezun olduktan yıllar sonraki yaşamlarının ne durumda oldukları incelendi. IQ*’ları (analitik zekâları) ortalamanın çok üzerinde olarak kabul edilen bu kişilerin okul hayatlarında olduğu gibi yaşamda da başarılı olacaklarına dair genel bir kanı vardı fakat araştırma gözlemleri hiçte beklendiği gibi olmadı. Birçoğunun hayatlarından hoşnut olmadıkları, kimilerinin evlenip evliliklerini devam ettiremediklerini, kimilerinin psikolojik bir takım sorunlardan dolayı tedavi oldukları, kimilerinin ise iş hayatları dışında başka alanlarda ciddi başarısızlıklar yaşadıkları ortaya çıktı. Bu araştırma sonuncuda, "zeki" olmanın mutlu ve başarı... »»»
MİDENİZİ DEĞİL RUHUNUZU DOYURUN DUYGUSAL AÇLIK Hiç beslenme alışkanlıklarınız ve o günkü modunuz arasında güçlü bir bağlantı olduğunu, fark ettiniz mi? Beslenme alışkanlıklarımızı etkileyen pek çok faktör vardır. Sık sık insanların duygusal açlık nedeniyle kilo aldıklarını duyarız. Bu insanların duygusal açlıklarını kontrol etmeleri ve*spor*yapmaları halinde kilo vermemeleri için bir engel kalmaz. Yemek yediğinizin farkında olmuyor ve kendinizi bir türlü yemekten alıkoyamıyorsanız, kilolarınız da her geçen gün artıyorsa duygusal aç olabilirsiniz!! O zaman İlk önce duygusal açlığın ne olduğuna bir bakalım, sonra da nasıl başa çıkabileceğimizi inceleyelim.Duygusal açlık, bulimia nervoza ve... »»»
Eft terapi nedir? Duygusal özgürleşme tekniği eft; kişinin yaşadığı olumsuz duyguları boşaltmasını sağlayan, ruhsal ve bedensel olarak kişiyi rahatlatan çok güçlü ve çok etkili bir uygulamadır. Eft (Emotional Freedom Techniques)Türkçe’ye ‘duygusal özgürleşme tekniği’olarak çevrilmiştir. Eft başlı başına bir terapi tekniği değildir, psikoterapi seanslarında kullanılan yardımcı tekniklerden biridir. Benim seans tecrübelerim eft’nin travmatik anının duygusunun boşaltılmasında en iyi tekniklerden biri olduğu yönündedir. Eft duygusal özgürleşme tekniği geçmişte yaşanılan anıları silmez, zaten beyinde herhangi bir anıyı silmek mümkün değildir. Böyle bir terapi tekniği yoktur, eft geçmişte y... »»»
Bir türlü geçmeyen baş ağrıları, migren, fibromiyalji, mide, sırt, omuz, boyun, el, kol, ayak, bacak ağrıları… Siz hangisinden muzdaripsiniz? (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) EFT Nedir? Amerikalı psikolog Roger Callahan’ın 1980 yılında tesadüfen keşfettiği ve hastasının su fobisini iyileştiren TFT (Thought Field Therapy) bir enerji psikolojisi tekniği. Daha sonra bir mühendis olan Gary Craig TFT üzerinde bir takım değişiklikler yaparak EFT (Emotional Freedom Techniques) yani Duygusal Özgürleşme Teknikleri’ni geliştirmiş. Fobilerden kronik ağrılara kadar bir çok problemde kullanılabilen EFT, geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur yöntemlerine dayanan, akupresür ve NLP'nin bir nevi birleşim... »»»
Aklınızdan tamamen çıkarmak istediğiniz anılar var mı? Teknoloji bunu gerçekleştirebilir mi? İşte bu sorularla yola çıkan bir film Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan). Filmde size acı veren anıları sildirmeniz mümkün. Fütüristik bir film olarak değerlendirilebilecek Eternal Sunshine of The Spotless Mind (Sil Baştan), birbirlerinden çok farklı iki karakter olan Clementine Kruczynski (Kate Winslet) ile Joel Barish (Jim Carey) in bir kumsalda tanışmasıyla başlıyor. Joel oldukça mantıklı ve içekapanık bir karakterken, Clementine dışa dönük ve aklına eseni yapan, renkli bir karakterdir. Bu durum birbirlerini sevmelerine engel olmaz. Ancak zamanla sorunlar başlar. Artık bu ilişkinin... »»»
ANTİ SOSYAL KİŞİLERDE DUYGUSAL YAPILANMANIN KİŞİLERARASI İLİŞKİLERE ETKİSİ Antisosyal kişilik özelliğine sahip kişi, etrafındaki insanları kendi ihtiyaçlarına göre yönlendiren, yaşamda yalnızca kendilerine yol açan, bunu yaparken acımasızca davranmaktan, arkasında incinmiş, kırılmış, maddi zarara uğramış insanlar bırakmaktan çekinmeyen kişidir. Bir insanı kendisine kolayca âşık eder, ilişki süresince onu hem duygusal hem de maddi açıdan zor durumda bırakır ve gider. Bunları yaptığı için hiç üzülmediği ve vicdan azabı çekmediği gibi terk ettiği kişiye de kendini suçlu hissettirir. Bu kişi iletişim kurduğu kişilere sevimli görünebilir. Çünkü çok espri yapar ve konuşkandır. Onunla sohbet... »»»
“Umutsuzken, değiştirilmesi imkansız bir kaderi yaşıyorken bile hayatta kalmak için bir neden bulabileceğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız.” Viktor Frankl, Logoterapinin kurucusu Şu günlerde herkes kendine göre zorlanıyor. Sürecin devam etmesi ve endişeli bekleyişin travmatik bir etkisi var, herkes farklı tepki veriyor. Böyle travmatik deneyimler esnasında panik, inkar, aşırı iyimserlik, başkalarını veya kendini suçlama gibi tepkiler görülebilir. İnkarda, “Bana bir şey olmaz. Bu, benim dışımda gelişen bir olay”, panikte “Her şey çok kötü, ne yapacağımı bilmiyorum. Bundan çıkamıyorum”, aşırı iyimserlikte “Her şey çok güzel olacak, tüm bunlar hemen düzelecek”, suçlamada “Bütün bunlar sizin suç... »»»
Okulda hep akademik başarıları ön planda olmuş Burak, anne ve babasının gurur kaynağıydı. İlkokuldan okul birinciliği ile mezun olmuştu. İlkokul sonrası, şehrin en başarılı öğrencilerinin bulunduğu bir ortaokula kayıt olmuştu. Senenin başlarında Burak için her şey çok güzel gidiyordu, taa ki kayıt yaptırdığı okulun kendisi gibi çok başarılı olan öğrencilerle dolu olduğunu fark edene dek. Burak, her ne kadar derslerine gerekli özeni göstermeye çalışsa da yeni okulundaki öğretmenlerinin tutumu ve derslerin içerikleri eski okulunkinden çok farklıydı. Tüm bu değişiklikler Burak’ta bir uyum sorunu oluşturduğu gibi “ya başarısız olursam” diye bir düşüncenin zihninden geçmesine neden oluyordu. ... »»»
Aşağıdaki ifadeler size tanıdık geliyor mu? • Benim metabolizmam yavaş. • Ne yesem yarıyor. • Ailemdeki herkes kilolu, ben de öyle, bu aileden gelen bir şey. • Kilo versem de nasıl olsa bir süre sonra yeniden alıyorum. Kilo vermeye çalışmaktan bıktım artık. • Sadece yemek yediğimde mutlu oluyorum. • Hayatımdaki tek keyif veren şey yemek yemek. O da olmazsa ne yaparım? • Stresim çok fazla. Başka türlü üstesinden gelemiyorum. • Bazen gecenin bir yarısı bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorum. Nedenini de bilmiyorum. • Bir türlü doymuyorum. Sabah kahvaltısında öğlen yemeğini, öğlen yemeğini yerken de akşam ne yiyeceğimi düşünüyorum. Bunun önüne geçemiyorum. Eğer diyetlere ve egzersizlere rağm... »»»
İnsan, yapısı gereği sosyal bir varlıktır ve insanların birbirleriyle yakın ilişki kurması kişiyi hayatta tutan en önemli şeylerden biridir. İnsanlar, bu yakın ilişkiyi bazen ‘bağlılık’ bazen de ‘bağımlılık’ olarak deneyimlerler. Bağlılık ve bağımlılık görünüş şekilleri olarak birbirlerine çok benzerler ve sıklıkla birbirlerine karıştırılırlar. Hatta öyle ki, kişi karşısındaki insana bağımlı olduğunun farkında bile olmayabilir. Peki bağlılık ile bağımlılığı birbirinden nasıl ayırt edebiliriz? Bu sorunun cevabını bulabilmek için öncelikle bağlılık ve bağımlılığın neler olduğuna kısaca bir göz atalım. Dr Cem KEÇE bağlılık ve bağımlılığı şu şekilde tanımlıyor: “İlişkilerde ‘bağlılık’, bir ... »»»
Gerçeklik testi Sigmund Freud’un psikanalitik teorisi içinde yer alan ve egonun içsel gerçekliği ve dışsal gerçekliği ayırt edebilme yetisini ifade eden bir kavramdır. Bir başka deyişle, gerçeklik testi bir durum ya da olayın gerçekte ne olduğu ve neyi içerdiği ile kişinin ümit ettiği ya da korktuğu, olmasını istediği şeyleri birbirinden ayırabilme becerisidir. Ego psikolojisinde, gelişimin birincil kazanımı kendiliğin parçalarını, id ve superego da dahil olmak üzere, birbirine entegre etmek, ve de uyumlu bir ego ve kişilik oluşturmaktır. Bu süreçte gerçeklik testi önemi azımsanamaz bir rol oynar. Gerçeklik testinde, ego kendisini dışsal dünya ve dışsal gerçekliklerden ayrıştırmayı, kendind... »»»
Zekâ kavramının en bilinen ve kabul edilen tek kelimelik ifadesi uyumdur. Uyum, insanın kendisi ile ilgili muhakemesi ve kendi içerisindeki devinimi bir yana çevreyle örtüşmesi ve alışveriş sürecini içerir. Bu konudaki akla gelen ilk soru şu olabilir: Zaman, biz ve çevremiz bu denli değişirken, bu uyum sürecini nasıl yakalayabiliriz? Tabi ki değişimi yakalayarak ve yine değişime uyum sağlayarak... Herakleitos’un aynı nehirde iki kez yıkanılmaz sözü hem zamanın hem de bizim değiştiğimizi gösteren en bilinen değişim sözü. Çevreye uyum için ise kendi uyumumuzun yerine getirilmesi şart. Goethe’nin söylediği şu söz bu içeriği yansıtmaktadır: Önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımı... »»»
Kadına yönelik şiddet, cinsiyete dayalı yani kadınlara sadece kadın oldukları için uygulanan ve kadınları etkileyen bir ayrımcılık olup; kadına zarar veren, fiziksel, cinsel ve ruhsal hasarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamda kadına baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasıyla yaşanan bir insan hakkı ihlalidir. Şiddet, sadece kadınlara değil hangi canlıya uygulanırsa uygulansın insanlık dışı ve zayıflık göstergesi bir eylemdir. Dünyanın pek çok ülkesinde kadınlar çeşitli sebeplerle, özellikle de kadın oldukları için zayıf addedilerek şiddete maruz kalmaktadırlar. Türkiye’de kadınlar özellikle aile içi şiddete maruz kalmakta, uğradıklar... »»»
Bilim insanı biyo,psiko,sosyal bir varlık olarak tarif eder.Bu demektir ki insan biyolojik yönü,psikolojik yönü ve sosyal yönü iç içe geçmiş olarak yaşamını sürdüren bir varlıktır.Dolayısıyla insanın biyolojik yapısı ve özellikleri,psikolojik yapısı ve özellikleri,sosyal yapısı ve özellikleri vardır.Zaten insan da bunların bileşkesidir.İç içe geçmiş bu üç yapı insanda sadece bulunmaz birbiriylede etkileşim içinde olur.Bu yapıların birisinde var olan bir sorun diğer yapılarda da sorunlar ortasına çıkmasına yol açacaktır.Tabiatıyla insanda sağlıklılık hem biyolojik,hem psikolojik,hem de sosyal sağlıklılığı kapsayan bir bütündür. Duygusallık çıkmazı olaylardan olağandan fazla etkilenme,etkis... »»»
Boşluk duygusu; olumlu ya da olumsuz hiçbir duygu hissetmemek anlamına gelir. İnsan beyni her zaman bir duyguya ihtiyaç duyar, olumlu ya da olumsuz bir duygu hissetmek ister. Boşluk duygusu insanları çok rahatsız eden bir duygudur. Boşluk duygusu uzun sürmesi halinde kişide depersonalizasyon ve derealizasyon dediğimiz duygular ortaya çıkar. Depersonalizasyon kişinin kendine yabancılaşması hissidir. Binevi hissizlik duygusu da denilebilir. Depersonalizasyonda kişi beş duyu organıyla algıladığı duyguları hissedemez. Yediği yemeğin tadı yavan gelir, vücudu sanki uyuşmuş gibidir, tenindeki herhangi bir duyumu hissedemez, bu durum bütün duyu organları için geçerlidir. Derealizasyon ise kişinin b... »»»
MANİPÜLASYON NEDİR? Manipülasyon kişinin duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını kendi çıkarına uygun bir şekilde yönetmektir. Manipülasyona maruz kalan olgun bir kişinin temel duygusu şaşkınlıktır. Ben aslında böyle bir şey söylemem, neden bu şekilde konuştum ki diye düşünür ya da bu hiç bana uygun bir davranış değil kimseye böyle davranmıyorum ama onun yanında kendimi hep bu şekilde davranırken buluyorum. MANİPÜLATİF KİŞİLERİN DİĞERİNİ YÖNETMEK İÇİN KULLANDIKLARI YÖNTEMLER Manipülatif kişilerin diğerini yönetmek için en çok kullandıkları yöntem diğerinin kafasını karıştırmaktır. Kafası karışık insan en kolay yönetilen insandır. Şayet biriyle ilişki kurarken sürekli kafanızın k... »»»
TÜKENMİŞLİK SENDROMU (BURNOUT) Tükenmişlik, işi nedeniyle duygusal taleplere çok sık maruz kalan ve insanlarla yoğun ilişki içerisinde çalışmak zorunda olan kişilerde görülen fiziksel yorgunluk, çaresizlik, umutsuzluk, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarının tükenmesi, düşük kişisel başarı hissi, yapılan işe, insanlara ve hayata karşı olumsuz tutumların yansıması durumudur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşmeden oluşan psikolojik bir sendromdur. Tükenmişlik öncelikle bireyin duygusal kaynaklarını bitirmesi ile açığa çıkmakta ve kişinin duygusal anlamda tükenmesiyle de sonuçlanmaktadır. Duygus... »»»
Yeme bağımlısı mıyım? • Karnım doymasına rağmen “bunun üzerine bir tatlı, hamur işi ya da atıştırmalık iyi gider” diyerek yemeye devam ediyorum. • Tatlıyı, hamur işi veya abur cubur yemeye başladığımda kendimi durduramıyorum ve planladığımdan daha fazlasını şişene kadar yiyorum. • Sonra bunları yediğim için suçluluk duyuyorum. Ancak daha sonra tekrar kendimi bunları yerken buluyorum. • Bunları yediğim için yaşadığım suçluluğu azaltmak için “Oh iyi ki de yedim. Canım istiyorsa vücudumun buna ihtiyacı vardır” gibi bahaneler üretiyorum. • Yeme konusunda kendime kurallar ve sınırlamalar getirmeye çalışmama rağmen bunlara uymakta zorluk çekiyorum, "Yemeyecektim ama diğer yarısı... »»»
İnsan yaşamında elbette ki sorunsuzluk yoktur.Sorunlar olacaktır ve yaşanacaktır.Bu sorunlar çoğu zaman da insanları üzecek ve yoracaktır.Aslında sorunun yorucu ve üzücü tarafı varlığı değildir.Sorunlar karşısında insanları asıl üzen ve yoran o sorunun çözülemeyişi,devam etmesi ve insanı yıpratmasıdır.Ülkemizde sorunlar ağırlıklı olarak insan ilişkileri içinden kaynaklanıyor.Çözüm bulucu açıklık ve esneklik insanlarımızda yeterince yerleşmediği için de çözülemiyor ve devamlılık kazanıyor.İşte karşılaşılan sorunları üzücü ve yorucu hale getiren de çoğunlukla bu çözülemeyişi ve yarınlara da yansımalarıdır. Her toplumun ayrı bir kültürü ve sosyal yapısı vardır.İnsanların duruşlarını da bu kült... »»»
Her gün yaptığımız seçimlerin sağlığımız üzerindeki etkilerini hiç düşündünüz mü? Peki yaşam tarzımızın bağışıklık sistemimizi nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Dünya Sağlık Örgütü daha iyi bir yaşam biçimini seçmenin ruh ve beden sağlığımızı inanılmaz derecede etkilediğini söylüyor. Son 100 yıl içinde kanser, diyabet ve depresyon gibi rahatsızlıklar arttı. Bu rahatsızlıkların ortak noktası bağışıklık sistemi zayıflığına bağlı olmaları. Bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında bedenimiz sağlıklı dokular ile bakteri, virüs gibi zararlı maddelerin arasındaki farkı göremez hale geliyor. Bedenimiz kendini tanıyamıyor ve hücrelerimiz neyin sağlıklı olduğunu fark edemiyor. Bu rahatsızlıklar özelli... »»»
1962 yılında Koreli bilim adamı Kim Bonghan, vücudumuzda kan ve lenf dolaşım sistemlerinin yanı sıra üçüncü bir dolaşım sistemi olduğunu öne sürdü. Bonghan’ın ölümünden sonra nano-teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sayesinde bu üçüncü dolaşım sistemi Primo-vasküler sistem’in varlığı çeşitli bilim insanları tarafından da doğrulandı. Söz konusu kanalların en önemli özelliği insan vücudundaki enerji meridyenleri üzerinde yer alan akupunktur noktalarını birbirine bağlamasıydı. Araştırmacılar tüm vücudu bir ağ gibi saran PVS’nin yaşamın tüm biyolojik süreçlerini koordine eden temel yapı olduğunu düşünüyorlar. Meridyen Terapisi ve Primo-Vasküler Sistem Meridyen Terapisi Geleneksel Çin Tıbbı’... »»»
Olduğum halimle kendimi iyi hissediyorum. Bedenimden memnunum, bedenimde bir şeyleri değiştirmek ya da düzeltmek ihtiyacı duymuyorum. Kendimden, yaşamımdan ve çevremdekilerden şikayet etmem. Yaşamımda bir denge duygusu var, kendimi rahat hissediyorum ve işlerim beni strese sokmuyor. Güvendiğim insanlarla iyi ilişkilerim var. Kendime iyi baktığımı hissediyorum. Yukarıdaki ifadelerden en az biri sizin için doğruysa yazının bundan sonrasını okumanıza gerek yok. İfadelerin hiçbirisi size uymuyorsa okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. Sağlığa yeni bir bakış açısı: Psiko-Nöro-İmmunoloji (PNI) Psikonöroimmünoloji (PNI), zihin ve bağışıklık sistemi yani bedenimiz arasındaki bağlantıyı araştıran... »»»
Bir türlü kilo veremiyorum. Ekonomik durumum iyi değil, daha fazla para kazanmak istiyorum ama olmuyor. Çok istiyorum ama sigarayı bırakamıyorum. Bu ilişkiyi sürdürmek istemiyorum ama bitiremiyorum da. Elimi neye atsam başarısız oluyorum. Artık mutsuz olmak istemiyorum. Bu ifadelerden size tanıdık gelen var mı? Neden değişemiyoruz? Bilinçli bir şekilde "ben sigarayı bırakmak istiyorum" diyorsunuz. Ama sigaranın tüm zararlarını bilmenize rağmen sigara bir yandan sizin için bir zevk aracı ve stres altında sığınacak limanınız haline gelmiş. Dilinizle ne kadar sigarayı bırakmak istiyorum deseniz de bilinçaltındaki kayıtlar yaramaz çocuk gibi karşınıza çıkıyor ve sizi sigarayı bırakmaktan vazg... »»»
KENDİNE YAKLAŞAMAYAN BAŞKALARINA YAKLAŞAMAZ Bir ilişkide ortaya çıkan sorunlarda mantığa bağlı kalarak mı yoksa duygularla mı karar vermeli? Duygular, düşünceden bağımsız mıdır? Yoksa duygularımız, düşüncelerimiz tarafından mı yönlendirilir? Mantıklı olmak duygulardan uzak olmak anlamına mı gelir? Ya da duygularla hareket etmek düşünmeyi devreden çıkarmayı mı gerektirir? Özür dilemeyi bilmemek mi, özür dilemeyi kendine yakıştıramamak mı? İnsanların bir kısmı kendilerini anlama çabasıyla ya da ilişkilerinde sorunlar baş gösterdiğinde yukarıdaki sorularla kendilerini anlamaya ve yasadıklarını anlamlandırmaya çalışırlar. Bu durum az önce de bahsettiğimiz gibi ilişki sorunları belirince ya ... »»»
İnsanlar çok yönlü bir etkileşim dünyasında yaşarlar.Bu etkileşim dünyasında olup bitenleri insanların ilk öğrenme ve koşullanmalarına göre gerçekleşen bir değerlendirme ve algılama havzaları vardır.İnsan psikolojisinin mihenk noktası tam da bu değerlendirme havzasıdır.Çünkü dış dünyadan gelen tüm algılar bu havza tarafından değerlendirilecek ve o değerlendirmenin sonucunda oturtulacağı olumlu ve olumsuz yelpazeye göre bir ruh hali insanda oluşturacaktır.Bir çoğunu "oturmuş ön yargılar" olarak da adlandırabileceğimiz koşullanmalardan oluşan bu değerlendirme havzasının oluşması ağırlıklı olarak 0-8 yaş arası ilk öğrenmelerdir.Bu nedenle değerlendirme havzasının birinci önemli kaynağı içinde y... »»»
Duygusal ihtiyacı karşılayacak ve duygusal dengelenmeyi sağlayacak duygusal doyumla buluşma haline "duygusal dengelenme" diyoruz.Bunun fazlasını ise "duygusal yoğunluk",eksiğini de "duygusal yoksunluk" olarak tanımlıyoruz.Duygusal yoğunluk da duygusal yoksunluk da aslında duygusal dengelenmenin bozulmuş halidir ve ülkemiz gibi denge bilincinin oturmadığı bir toplumda sıkça görülür.İnsan aslında duygusal değil ama çok renkli duyguları olan bir varlıktır.Duyguların görevi ise yaşamın insanın yaşamı hissetmesini sağlamak ve yaşamı anlamlandırmaya katkıda bulunmaktır.Bu anlamda olumlu duyguların insanlarda motive edici olduğu,olumsuz duyguların ise motivasyonlarını bozduğu bir gerçektir.Ancak şu... »»»
İnsan yaşamında duyguların olması ve bellli oranda duguların rol oynaması normaldir.Çünkü insan duygularıyla var olan bir varlıktır ve duygularımız bizim insan olarak olaylar,nesneler ve insanlara yönelik hissedişler alemimizi oluşturur.İnsan koşullanma özelliğine sahip bir varlıktır ve huy dediğimiz şeylerin bir çoğu yaşam içinde oturan koşullanmalar sonucu oluşmaktadır.Duygusallık,duygu odaklı yaşam algısı gibi özellikler de aslında koşullayıcı yoğunlukta bir yaşanmışlıklar silsilesinin sonucudur.Yaşamın merkezine duyguları koyma,olaylar karşısında sürekli duygusal reaksiyonlar verme ve duyguların kontrolsüz bir şekilde hızlıca öne çıkması şeklinde yaşanan süreçlere "duygusallık sendromu" ... »»»
İnsan bilimsel olarak biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Yani insanların bir biyolojik,bir psikolojik ve bir de sosyal dünyaları vardır.İnsanlar sosyal dünyalarını yani ilişkilerini kişiliğinin de özelliklerini nakşettiği psikolojik dünyasıyla yaşar.Dolayısıyla bir insanla ilişki yaşar iken onun daha çok şahsiyeti,yaşam algısı,duygusal özellikleriyle beraber olacağımızı hep aklımızda tutmalıyız.Bu ilişki arkadaşlık da olabilir,dostluk da olabilir,kadın-erkek ilişkisi de olabilir.Bu ilişkilerin tümü tercihe dayalı ilişkilerdir ve insanlar bu tarz ilişkileri kendi tercihleriyle kurarlar.Ancak bu ilişkiler kurulduktan sonra ve ilişkinin getirdiği paylaşım dünyası oluştuktan sonra ik... »»»
ÇİFT TERAPİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER Önleme programları kadar önemlidir ve evliliklerinde veya ilişkilerinde güçlükle karşılaşan ve yardım almaya gelen çiftlerle çalışır. İşin iyi kısmı, çiftler terapisinin işe yaradığına dair net kanıtlar vardır. Dahası, Gottman araştırmaları sırasında psiko-eğitimsel yaklaşımların bir evliliği daha güçlü yapmak için, evlilik terapisi ile birleştirilebileceğini keşfetmiştir. Çiftlerin ilişkileri, ilişkilerindeki anlaşmazlığın patlama noktasına odaklanmış, bir süre iyi giderken, bir süre sonra kötüye dönme eğilimindedir. Bu noktada Monarch, bu terapilere katılan çiftlerin yarısının bu işlemlerin sonunda önceki anlaşmazlık seviyelerine döndükleri... »»»
Ülkemizde çok geniş bir kitlenin duygusal sorunları var. Hassas, duyarlı, alıngan, abartılı,kindar ve daha bir çok duygusal ifade ile tasvir edebileceğimiz değişik doğru ölçülendirilmemiş duygusal sorunlar yaşıyoruz.Zaten bir şeyin sorun olabilmesi için ölçüsünün yanlış olması yeterlidir.Çünkü hiç bir şey yanlış değildir,hiç bir şey doğru değildir.Bir şeyin doğru veya yanlış olmasına yol açan hangi ölçüde olduğudur.Bu anlamda duygusal sorunlarımızın da doğru veya yanlış olarak kategorize edilmeden önce ölçüsüne bakılmalı,normal ölçülerin üzerine çıkan durumlar sorun olarak telakki edilmelidir. Genel olarak baktığımızda yaşamı yönetir iken duygularını da yönetmesi gereken insanların duygul... »»»
İnsan bilimsel olarak biy-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.psikolojik tarafı olan bir varlığın duygularının da olması kadar doğal bir şey yoktur.Zaten insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran özelliği de aklı ve duygularıdır.Duyguları hissetmek,aklı yaşamı yönetmek için vardır.Zaten bu ikisiyle bir birlikte insan doğası yaşamla bütünleşmektedir. Türk insanı çoğunlukla duygusal bir insan profili olarak öne çıkar.Türk toplumu da ağırlıklı olarak diğer dünya toplumlarına oranla duygularını daha yoğun kullanan bir özelliğe sahiptir.Önemli olan da duyguların varlığından ziyade nasıl kullanıldığıdır.Çünkü insada duygular normalde aklın kontrolünde bulunmalıdır.Çünkü duygular yaş... »»»
PANİK ATAK KAPIDA OLABİLİR... Kalabalık caddeler, iş toplantıları, kapalı mekanlarda gerçekleştirilen davetler. Kalbiniz sıkışıyor, nefes alamıyor, kötü şeylerin olacağı hissi içinizi kaplıyor. Sosyal yaşamın getirdiği zorluklar, daha iyisini başarma hırsı, duygusal olarak devamlı tetikte hissettiren hayat şartları sizin de psikolojik sınırlarınızı zorlamıyor mu? ‘Panik Atak’ çağımızın vebası. Hassas, duygusal, içe kapanık ve entelektüel düzeyi yüksek insanlarda daha sık görülüyor. Panik atak endişe, korku, (ölüm korkusu gibi) sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görül... »»»
Erkekler kendilerini geri çekip sorunlarını sessizce düşünmeyi yeğlerken,kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini rahatsız eden şeyler hakkında konuşmayı isterler. Erkekler kendilerine ihtiyaç duyulduğunda, kadınlarsa sevildiklerini hissettiklerinde gayrete gelirler. Kadınların erkekler hakkında en sık dile getirdikleri yakınma erkeklerin dinlemediğidir. Erkeklerin kadınlar hakkında en sık dile getirdikleri yakınma ise kadınların sürekli onları değiştirmeye çalışmalarıdır. Bir kadın bir erkeği sevdiğinde onun gelişmesine yardımcı olmayı görev bilir ve erkeklerin davranışlarını düzeltmeye çalışır. Erkek kadının yardımına ne kadar direnirse dirensin, kadın vazgeçmez; erkeğe yardım etmenin v... »»»
Birbirlerinden farklı düşünceleri, beklentileri, tecrübeleri, kişilikleri ve yasam planları olan kişiler çalışma yaşamında bir araya gelir. Tüm bu farklılıklarına rağmen beraber çalışmak durumunda olan bu kişiler arasında istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çalışanlar özel yaşamlarındaki sorunları işe getirebilir ya da ulaşmak istedikleri hedefler nedeniyle fazla hırslı davranıp, işyerindeki çalışma arkadaşlarına karsı acımasız olabilirler. İçinde bulundukları kurum ya da sosyal çevre nedeniyle de farklı davranışlar sergileyebilirler. Ancak bu farklılıklar ve tatsızlıklar zamanla çatışmaya ve daha kötüsü psikolojik yıldırmaya dönüşebilir. Psikolojik yıldırma, hedefteki kişiyi küçük düşü... »»»
EFT (emotional freedom techniques): Türkçe karşılığı “duygusal özgürleşme teknikleri” dir. 1980 yılında Dr. Callahan tarafından tesadüfen keşfedilmiş bir terapi yöntemidir. Dr. Callahan, Mary adlı bir danışanında bulunan su fobisini tedavi etmeye çalışmaktadır. Bir buçuk yıldır klasik terapiler ile sonuç alamadığı hastası ile yine bir gün seansta iken, Mary midesinin bulandığını söyler. Dr. Callahan incelemekte olduğu konularla ilgili olduğu için, işleyip işlemeyeceğini merak edip, mide meridyeninin uç noktası olan göz altı noktasına hafifçe birkaç kez vurmuştur. Mary aniden tüm su fobisinin yok olduğunu söylediğinde, birlikte yakınlarındaki havuza gitmişler ve Mary yüzüne su serpmeye baş... »»»
► Duygusal Yeme Psk.Handan ERDOĞAN
► Duygusal Yoğunluk Psk.Mesut KARTAL
► Duygusal Maskeler Psk.Hasan ARSLAN
► Duygusal Zeka Psk.Bahar ERDEN
► Duygusal İstismar Psk.Özlem AKKEL
► Duygusal Zeka Psk.Dnş.Nuray ÖZBEN AVŞAR
► Duygusal Taciz Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Duygusal Yemeyi Anlamak Psk.Gamze TEZCAN
► Duygusal Yemek Yeme Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Duygusal Çölde Yaşamak Psk.Erol AKDAĞ
► Disleksi ve Duygusal Etkileri Psk.Özlem BOZKAN
► Çocukta Duygusal Sorunlar Psk.Barış ÜLKÜMEN
► İlişkilerde Duygusal Taciz Psk.Filiz OLCAYTO
► 0-4 Yaş Döneminde Duygusal Gelişim Psk.Gülşah DURSUN
► Diş Hekimliği ve Duygusal Zekâ Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Çocuklarda Duygusal Gelişim Psk.Gülgün KURTAY
► Duygusal Zeka Nedir? Psk.Gözde EMİK AKSOY
► Duygusal Yeme Sendromu Psk.İlknur YILMAZ
► Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Psk.Dnş.İlker KABA
► Duygusal İlişkide "bencil Sevgi" Psk.Ümit KARABULUT
► Duygusal Vampirler- Duygu Vampirleri Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Duygusal Açlığı Farkedin ve Zayıflayın ! Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
► Bizim Zamanımızda Duygusal Zeka mı Vardı? Psk.Dnş.Tuğçe ALTUNBAŞ
► İştah (Acıkma), Duygusal Yeme, Gerçek Yeme ve Zayıflama Prof.Dr.Metin ÖZATA, Endokrinoloji Uzmanı
► Evlilikte Çatışma ve Aldatma Dr.Dilek YEŞİLBAŞ, Psikiyatrist
► Gerçekten Aç Mısınız? Dyt.N.Sinem TÜRKMEN
► Duygusallık ve Kişilik Psk.Fundem Ece ERDEM
► Mideniz mi Yiyor Zihniniz mi? Psk.Ömer YURTSEVER
► Aleksitimi / K Psk.Büşra YURTSEVER
► Çocuk İhmal ve İstismarı Psk.Fatma Nihal ADA
► Yiyorum Ama Doymuyorum! Psk.Suna BAYRAM
► Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Psk.Dnş.Esin YILMAZ
► Öfke Yönetimi Psk.Aslıhan DEĞERLİ AYTOĞAN
► Değersizlik Hissinin Kökenleri Psk.Vedat DEMİRAL
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Sosyal Destek Psk.Suna BAYRAM
► İştah Nasıl Kontrol Edilir? Dyt.Esra GENÇAY
► Mental Yorgunluk Psk.Serap DUYGULU
► Evlilik ve Görünmez Boşanma Psk.Duygu ÖZEL
► İyi İlişkilerin Olmazsa Olmazı ! Psk.Dnş.Nilgün SARI
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Aldatma Psikolojisi Psk.Kader ALICI
► Bebeğinizin Geleceği Sizin Elinizde Psk.Burçin DEMİRKAN
► Şiddet,televizyon,internet Psk.Ayşegül COŞKUN
► Aldatmak ve Aldatılmak Psk.Nihan DİKME
► Gıda Bağımlılığı Dyt.Ece ALTINEL
► Aç Olan Duygularımız Mı Dyt.Burçin ÇELİKEZER
► Sevgi (Li) mi? Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Farkındalık ve Değişim Elif HERGÜNER
► A Dan Z Ye Aldatmak Psk.Çisem İLHAN
► Psikolojik Destek Nedir ? Psk.Bahattin GÖKTAN
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygusal Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Dila HOTLAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Dila HOTLAR
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk.Cem KAYA, İstanbul
Psk.Meral KAYA, İstanbul
Psk.Ceren TATAR, İstanbul
Psk.Namık ACAR, Kocaeli
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Öznur SİMAV, İstanbul
Psk.Duygu KARAKULAK TAKVİM, KKTC (Kıbrıs)
Psk.Necdet DÖNMEZ, İstanbul
Psk.Erol AKDAĞ, İstanbul
Elif HERGÜNER, İstanbul
Pdg.Uzm.Elda TATLI, İstanbul
Uzm.Psk.Alev AKAL, İstanbul
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA, İçel (Mersin)
Dyt.Muhammed ŞAHİN, Diyarbakır
Psk.Nihan ARDA, İstanbul
Dr.Dilek YEŞİLBAŞ, İstanbul , Psikiyatrist
Anıl TÜZÜN, İzmir
Psk.Ahmet SERT, İçel (Mersin)
Psk.Vedat DEMİRAL, İstanbul
Yeliz SIBĞATULLAH, İstanbul
Psk.Elif ŞIK, Ankara
Dr.Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Çisem İLHAN, İstanbul
Psk.Kader ALICI, İstanbul
Psk.Ayşe Didem DEDEOĞLU, Kahramanmaraş
Psk.Burak KOCAMAN, İstanbul
Psk.Duygu ÖZEL, Antalya
Prof.Dr.Metin ÖZATA, İstanbul , Endokrinoloji Uzmanı
Psk.Serhat ÖZMEN, İstanbul
Psk.İrem ERDİNÇ, İstanbul
Psk.Buket ÜNVER, İstanbul
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Psk.Çağla AYKIN KURİŞ, İçel (Mersin)
Psk.Özge SEZEN, İstanbul
Feyza İMREN, Ankara
Psk.Filiz OLCAYTO, İstanbul
Başar AKÇAGÖZ, İstanbul
Sümeyye BÜYÜK, İstanbul
Psk.Beste ÖZGÜN, İstanbul
Psk.Güneş ÖZEN, İstanbul
Durul MERT, Sakarya
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Beniz YILMAZ, KKTC (Kıbrıs)
Hüseyin ÖZDEMİR, Zonguldak
Sinem SAYIŞMAN, İstanbul
Psk.Yelda ÖGE, Eskişehir
Hatice DEMİR, Ankara
duygusal KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların duygusal KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
İlgili Kavramlar
duygusal zeka, aleksitimi, empati, duygusal beceri, duygusal özgürlük tekniği, emotional freedom tecnique, emotional freedom, duygu özgürlüğü, duygusal özgürlük, duygusal yük, duygu yükü, gary craig, duygusal yeme, duygusal açlık, duygusal yeme problemi, duygusal yeme davranışı, duygusal yeme nedir, duygusal yeme eğilimi, kötü hissederken yemek, mutsuzken yemek, duygusal yeme atakları, duygusal açlık nedir, duygusal yeme nedenleri, duygusal yemenin nedenleri, duygu, duygusal yoğunluk, sevgi, duygu nedir, duygular nelerdir, duygusal yorgunluk, mutsuzluk sendromu, duygular, duygusal maskeler, duygusal istismar, duygusal okuryazarlık, duygusal taciz, eşin duygusal tacizi, eşlerde duygusal taciz, evlilikte duygusal taciz, olumsuz duygulardan kurtulma, duygusal özgürleşme tekniği, eft tekniği, yemek yeme sorunları, duygusal yemek yeme, obesite, tıkınırcasına yemek yeme, yeme bozuklukları, yalnızlık, duygusal çöl, kendimi çok yalnız hissediyorum, duygu eksikliği, duygu yoksunluğu, duygusal yoksunluk, yalnız hissetmek, boşluk duygusu, duygusal boşluk, duygusal çöküntüler, duygusallık, duygusal çöküntü, duygusal kitlenme, duygusal kitlenme nedir, duygusal kitlenmenin tanımı, üzüntünün devamlılık kazanması, duygusal çöküntü nedir, duygu durum bozukluğu, duygusal tükenmişlik, tükenmişlik sendromu, disleksi, dislekside duygusal problemler, dislekside duygular, öğrenme güçlüğü, öğrenme, okuma güçlüğünde psikoloji, duygusal çatışma, evlilikte duygusal bütünleşme, eşler arası uyum, evlilikte bütünleşme, duygusal sorunlar, kaygı bozukluğu, çocuğun ruhsal gelişimi, çocukta duygusal sorunlar, ilişkide taciz, ilişkilerde duygusal taciz, eq seviyesi, eq nedir, eq ölçümü, duygusal zeka nedir, 0-4 yaş, dört yaş dönemi, 4 yaş dönemi, dört yaşında gelişim, çocukta duygusal gelişim, diş hekimi, diş hekimi korkusu, diş hekimliğinde empati, çocuklarda duygusal gelişim, duygusal gelişim, çocukta duygular, çocukta empati, çocuklarda empati, çocuklarda duygular


06:35
Top