2007'den Bugüne 75,885 Tavsiye, 24,837 Uzman ve 17,063 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Duygusal
Duygusal Kavramı ile İlgili Makaleler, Uzmanlar, Kaynaklar
Duygusal Kavramı ile İlgili 175 Makale
► Üç Duygusal Beceri: Duygusal Zeka,aleksitimi,empati Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL
ÜÇ DUYGUSAL BECERİ: DUYGUSAL ZEKA (EQ), ALEKSİTİMİ ve EMPATİ İnsan, düşünceleri, duyguları ve bunları sözel olarak ifade edebilmesiyle, doğadaki diğer tüm canlılardan daha üstün ve onlardan farklı bir konuma sahip olan bir canlıdır. Duygular insan yaşamının nerdeyse tümümü etkileyebilecek bir önemde olup, insan yaşamının anlamını, tadını ve hatta amacını oluşturabilecek bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle duyguların, insan yaşantısının merkezinde bir yerde ve önemde olduğu söylenebilir. Çağımız iletişim çağı olmasına rağmen, insan insana yaşanan çatışmaların temelinde düşüncelerin olduğu kadar, duyguların da ifade edilmemesinin/edilememesinin yattığı görülmektedir. Duyguların ifade ed... »»»
Yıllar boyunca hepimiz birçok şeyi içimizde biriktiririz. Acı, korku, kızgınlık, üzüntü, vb. olumsuz birçok duyguyu ifade etmekten çekindiğimiz ya da belki de karşımızda muhatap bulamadığımız için içimizde bir yerlerde saklarız ve bir gün o olumsuz duygular bize hastalık olarak geri döner. Bazen basit bir baş ağrısı ya da mide ağrısının altından bile geçmişten kalma duygusal yüklerimizin çıktığını görebiliyoruz. Peki geçmişin olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz, hayata olumlu bakmak ve eçmişi affetmek mümkün müdür? Bunlar için size önerebileceğim alteranatif bi teknik var. Kısa adı EFT olan Emotional Freedom Tecnique yani Türkçe adıyla Duygusal Özgürlük Tekniği. Son dönemde altern... »»»
Duygusal yeme nedir? Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “çözümlenemeyen duygulardır”. Açlık yavaş yavaş gelişir ve midede hissedilir, buna karşılık, duygusal yeme atağı aniden meydana gelir ve özellikle ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak kendini gösterir. Duygusal yeme eğilimi olan kişiler baş edemedikleri olumsuz duygularının neticesinde hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Ancak, çoğu zaman farkına vararak, keyfini çıkararak yenmez bu atıştırmalıklar, tam tersine bir de bakılır ki koskoca bir paket cips bitivermiş, ya da en büyük boy çikolata paketinden geriye bir şey kalmamış! Sorunlarıyla direkt bir biç... »»»
Sağlıklı olmanın ön koşulu kişinin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan kendisini iyi hissetmesi olarak tanımlanabilir. En temel fizyolojik ihtiyaçlarımızdan birisi şüphesiz beslenmedir. Peki biz sadece fiziksel ihtiyacımız olduğu zaman mı yemek yeriz? Elbette hayır. Sıkıntı, stres, üzüntü, heyecan, mutluluk, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yeme davranışı üzerinde etkisi olduğunu gösteren birçok araştırma vardır. Yeme davranışının biyolojik boyutu olduğu kadar psikolojik boyutu da vardır ve bu yadsınamaz. Stresli, mutsuz ya da öfkeli anlarınızı anımsayın. Örneğin iş yerinde patronunuzla tartıştınız, kalabalık bir topluluğun önünde konuşma yapmanız gerekiyor ve çok kaygılısın... »»»
Çözülememiş ve birikmiş duygusal sorunların taşınmakta zorlanılır hale gelmesine "duygusal yorgunluk" diyoruz.Duygusal yorgunluk bilimsel anlamda bir hastalık değildir ancak bir çok psikolojik hastalığa zemin hazırlayan bir psikolojik sorundur.Ülkemizde yaşamı yönetir iken duygular akıl ve bilgiden daha yoğun kullanıldığından aslında bu duygusal yorgunluk sorunu sanılanın çok üzerinde bir yaygınlığa sahiptir.Temelinde ise duyguların varlığı değil,duyguların kullanılış biçimi ve duygusal konulardaki sorunların çözümünde ağır kalınması yatmaktadır. Bir yüzde ile ifade etmek gerekirse 100 insanımızın nereden baksanız ortalama 65'inde bu sorun bulunmaktadır.Bu kadar yaygın olmasının en önemli n... »»»
Zaman zaman bazı arkadaşlarınızın sizden çok daha az ders çalıştığı halde daha yüksek notlar aldığına şahit olmuşsunuzdur. Bunun için kolay fakat doğru olmayan açıklama, doğuştan veya genetik özelliklerden kaynaklanan "zeka farkı" olduğudur. İnsanlar çoğunlukla kelimeleri dikkatsizce kullanırlar; "daha iyi beyin" veya "yüksek IQ" gibi. Fakat artık biliyoruz ki zeka öğreniliyor. Kendimizi öğrenmeye ne kadar zorlarsak, beynimizdeki belli modüller daha iyi iletişim kuruyor. IQ, okuma, yazma, ve aritmetik becerileri ölçer. Fakat bu akademik zekanın duygusal yaşamla hiçbir ilgisi yoktur. Zeki olan birisi, Daniel Goleman'ın(33,34) Duygusal Zeka kitabındaki bir karakter olan David Pologruto gibi ra... »»»
Çok yaygın olarak "biz duygusal bir milletiz" deriz.Aslında bu doğru değildir.Çünkü duygusallık gen yoluyla aktarılan bir karakter değildir.Daha ziyade yaşamsal formasyonun nereden ve nasıl kazanıldığıyla ilgili özelliktir.Duygusallık olayının peşine düştüğümüzde duygusallığın insani bir karakterden ziyade yetişme tarzı ve derinliğinin ortaya çıkardığı bir sonuç olduğunu gördük.İnsanlar dış dünyadan aldıkları uyaranları değerlendirebilecek bilgi rezervine sahiplerse bu uyaranlara bilgi dünyalarından,değillerse de duygu dünyalarından cevap vermektedir.Bu nedenle bilgi düzeyi yükseldikçe insanlardaki duygusallık azalıyor,bilgi düzeyi düştükçe duygusallık artıyor.Bu nedenle millet olarak duygu... »»»
Bilimsel olarak insan biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Burada insanın biyolojik,hissedişsel ve sosyal dünyalardan oluştuğu ve bu dünyaların da birbirleriyle etkileşim içerisinde olduğu vurgulanır.İnsanın biyolojik yapısında özellikle hormonların önemli davranışsal ve hissedişsel etkileri vardır.Bu nedenle insan duygularını tamamen hissedişler dünyasına hapsedemez.Öte yandan insan kendisinin dışındaki insanlarla,içinde yaşadığı toplumla çok yönlü iletişim ve etkileşimler içerisindedir.Bu nedenle yine insan duygularını sadece hissedişsel dünyası ile sınırlandıramaz,etrafındaki ilişkiler ve paylaşımlar dünyasıyla etkileşimlerini de muhakkak dikkate alırız.Tüm bunların yanında insa... »»»
İnsan ihtiyaçları olan bir varlık olarak yaşamaktadır.Maslow "ihtiyaçlar hiyerarşisi" teorisinde insan ihtiyaçlarını fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlar olarak iki başlık altında toplar: Fiziksel İhtiyaçlar: 1-Nefes alma 2-Su içme 3-Beslenme 4-Cinsel doyum Ruhsal İhtiyaçlar: 1-Sevgi 2-Kendini güvende hissetme 3-Kabul görme 4-kendini gerçekleştirme 5-Ait olma Evlilik yaşamı bu insan ihtiyaçlarının fiziksel ve ruhsal olanlarının dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlayan bir düzenektir.Bu nednele de insan yaşamında oldukça önemli bir belirleyiciliğe sahiptir. Çocuklukta insanların duygusal doyumları anne,baba,kardeş,arkadaş,akraba gibi kaynaklardan tatmin edilir.Ergenlikle bi... »»»
DUYGUSAL(EMOSYONEL) ZEKA Son yıllarda duygusal zeka kavramı üzerinde çok konuşulan ve tartışılan bir kavram olmuştur. Bunun nedeni hayatta başarı ve mutluluğun sağlanabilmesinde, belirli bir IQ düzeyinin yanı sıra, bireylerin duygusal zekaya da sahip olmalarının gerekliliğidir. Araştırmalara göre duygusal zekası yüksek olan bireyler, aile ve sosyal çevrelerinde iyi ilişkiler kurabilen, başarıyı daha kolay yakalayabilen, daha fazla üreten, iş hayatında astları ve üstleri tarafından sevilip sayılan ve kariyerinde daha hızlı yükselebilen kişilerdir. Duygusal zeka, bireylerin öncelikle kendi duygularını anlamalarını ve yönetebilmelerini sağlayan, bunun yanında başkalarının duygularını anlaya... »»»
ÇOCUKLARDA DUYGUSAL GELİŞİM Duygu, kısaca, belirli nesne, olay yada kişilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanır. İnsan, hayatı boyunca çevreden gelen uyarıcıların etkisiyle çeşitli duyguları yaşar. Birey sosyal çevre ile etkileşim içindeyken az ya da çok haz ve elem duyguları içindedir. Çocukların fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması ya da karşılanmaması onlarda bazı duyguların oluşmasına neden olur. Bebeklerin ve çocukların duygusal gelişimi nispeten daha yeni bir çalışma alanıdır ve özellikle son yıllarda daha önemli bulunmaya başlanmıştır. Araştırmacılar bu alana pek çok teorik bakış açısından yararlanarak yaklaşmışlardır. (örn, sosyal ... »»»
İnsanın içsel şemalarına bağlı oluşan kendiliğini ve duygulanım sistemlerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle duygu kavramlarını irdeleyelim. Duygulanım; fizyolojik ve nörokimyasal süreçleri anlatmak için kullanılır. İnsanın dışarıdan görülebilen, sakin olma ya da gerginken yerinde duramama, heyecanlı olma yahut olmama hâllerini ifade etmektedir. Duygular; insanoğlunda doğuştan kategorik olarak var olan ve mimiklerinde karşılığı olan üzüntü, öfke, utanç, tiksinti, korku, mutluluk, şaşkınlık, ilgi vs. şeklindeki yedi ya da dokuz duygu şablonuyla ifade edilir (Stern, 2012, s. 77). His ise kategorik duygularla beraber yapılanan, başta insanlar olmak üzere tüm canlılarla kurulan iletişimde... »»»
Erken çocuklukta duygusal yaşam temel gelişim evrelerine göre değişkenlik gösterir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren dünyaya karşı sanıldığı gibi ilgisiz değildir.Yapılan araştırmalara göre;henüz 4 günlük bir bebek kendi annesinin ve başka bir annenin sütü ile ıslatılan ve yastığının sağ ve soluna yerleştirilen süt pedlerine kendi annesine ait olan süte doğru yönelerek tepki vermiştir. Bebeklerin tanıma,anlama ve bağ kurmaya hazır olarak Dünya’ya geldiğini düşündüren bu bilgi ışığında bebeğin sadece fizyolojik ihtiyaçlarının değil ilişkiye olan ihtiyacının da yadsınamayacak nitelikte önem taşıdığı artık bilinmektedir. Bu dönemde çocuğun dikkatini canlı renkli sesli oyuncaklar çeker bunda... »»»
Ruhsal Körlük Biz insanlar kimi zaman sorunlarımızın üstesinden gelemeyiz. Ruhsal dünyamızda bazı durumlar bizi zorlar. Yaşananların acısını hazmetmek, sindirmek bazen zayıf olmayı beraberinde getirir. Yaşamı kontrol etmemiz gerekirken yaşam şartları bizi kontrol etmeye başlar. Bu durumda kendimize yabancılaşırız. Özüne ihanet eden içindeki duygularını öteleyen görmezden gelmek isteyen insanlar oluveririz. Yaşanan durumların üzerimizde yarattığı baskıyı yok sayarız. Adeta ruhumuzu köreltir, ‘’ ruhsal körlük ’’ yaşarız. Ruhsal körlük, kişinin kendini inkarıdır. Kendi özünün inkarıdır. Kişinin kendi ruhsal intiharı, kendine yabancılaşmasıdır. Kendine yabancılaşan insanın ruhsal probleml... »»»
Çocuklar, özerkliğini 0-3 yaş döneminde kazanırlar. Bu yaş döneminde kazanılmayan özerlik duygusu ileriki yaşlarda problem olarak kendini gösterir. 4-5 yaşına gelmiş hala okula başlayamayan çocuklara tanık olabilirsiniz. Özerkliğini fiziken sağlasa da duygusal olarak sağlayamayan bu çocuklar anneden kopmakta da güçlük çekerler. 0-3 yaş döneminde çocuklar bağımsızlığını kazanmalıdır. Özerkliği için fırsat verilmeyen çocuklar annelerine bağımlı, pasif ve özsaygısı düşük yetişirler. 2 yaşla birlikte çocuklar güçlü ve bağımsız olmak isterler. Her şeyi kendileri yapmak ve anne babaları üzerinde hâkimiyet kurma girişimindedirler. Bu yaş çocukları en çok ilgi çekme, bağımsız olma ve onay alma i... »»»
Kişilik bizim dünyada varlığımızı temsil eden en önemli yanımızdır, her insanda bir kişilik vardır, bozukta olsa. Bu anlamda ‘kişiliksiz’ tanımı yanlıştır. İnsan yavrusu bir mizaçla doğar, bu doğuştan gelen kişisel özelliklerimizle ilgilidir, kişilik mizacın bir üst seviyesi, yani aile ve çevreyle şekillenen kısmıdır diyebiliriz. Bunun üstü karakterdir. Karakter, bizim için doğru ya da yanlış olanın herkes için geçerli olması gerektiği gerçeğinin, etik kurallar doğrultusunda içselleştirilmesidir. Evlilikleri ve ilişkileri etkileyen en önemli ve çözülmesi gereken sorunların başında kişilik bozuklukları gelir. Kişilik bozukluğu, kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak... »»»
DUYGUSAL AÇLIK NEDİR ? Beslenme fizyolojik açıdan hayatta kalabilmek, bedenimizi zinde ve sağlıklı tutabilmek için gerekli bir eylemdir. Fakat bazen aç olmadığımız halde yalnızca duygularımızla hareket ederek yemek yeriz. Ruh haline cevap olarak ortaya çıkan açlık hissetmeden yapılan yeme eğilimine duygusal açlık denir. Bu yapılan eylem pozitif veya negatif duygulardan ötürü gerçekleşiyor olabilir. Yapılan çalışmalar fazla yemek yeme sebebinin %75 inden fazlasının, fizyolojik açıktan ziyade duygusal açlıktan kaynaklandığını göstermektedir. DUYGUSAL AÇLIĞIN FİZYOLOJİK AÇLIKTAN FARKI Fizyolojik açlıkta yavaş yavaş gelen bir acıkma hissi ile birlikte midede boşalma hissi gerçekleşir. Buna b... »»»
Duygusal zekâ; en genel tanımıyla bir kişinin duygu ve düşüncelerinin farkında olabilmesi ve onları yönetebilmesidir. Kendini tanımak ve ifade edebilmek, özgüven, diğerleri ile etkili bir iletişim kurmak, sınırlarını bilmek, yeteneklerini bilmek ve geliştirmek gibi konuların hepsi duygusal zekâ ile yakından ilgilidir. Yapılan son araştırmalar, hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için duygusal zekânın (EQ) en az analitik zekâ (IQ) kadar önemli olduğu tespit edildi. Hatta duygusal zekânın; diğerleriyle sağlıklı bir ilişki kurmak ve geliştirmek, kendini ifade edebilmek ve duyguları yönetmek, özgüvenli olmak ve potansiyelini hayata aktarabilmek gibi alanlarda analitik zekâdan çok daha önemli... »»»
Bir İngiliz çocuk doktoru olan John Bowbly 50’li yıllarda – çocuklardaki bağlanma stilleri üzerine yaptığı araştırmalar neticesinde – psikolojinin en önemli teorilerinden biri olan bağlanma kuramını geliştirmiştir. Bowbly’e göre bağlanma başka biriyle yakınlık arama ve kurma ihtiyacıdır. Her bebek kendine ilk bakım veren kişiyle yakınlık kurma ihtiyacına yönelik bir davranış repertuarıyla dünyaya gelir. Bu davranışlar arasında en dikkat çekeni bağlanmadır. İlk bakım veren kişinin bebekle kurduğu ilişki sayesinde, bebek ilişki kurmanın nasıl gerçekleştiğini tecrübe etmekte ve bir yaşın sonuna doğru belli bir bağlanma stili içselleştirmektedir. Bağlanma stili, bebeğin ona ilk bakım veren kiş... »»»
Yeni eğitim sistemi hakkında çok görüşler bildirildi ve açıklamalar halen devam ediyor. Bu sistem çocukların eğitim sistemine erken alınmaları açısından önemli ve güzel bir uygulama.. Sistem, ailelerin çocuk eğitimi ile ilgili birçok eksiklerini tamamlamayı hedef almaktadır. Çocukların kreş, yuva, anaokulu gibi erken çocukluk eğitim kurumlarının devamında ilköğretim 1. Sınıfa başlamaları önem arzetmektedir. Bu hizmetlerden yararlanma şimdilik istenen ve beklenen seviyeye ulaşmamıştır. Ancak, 60-66 ay çocukları için geçerli olması gereken açıklamalar ve görüşmeler eskiden olduğu gibi 60-72 aylık çocuklar üzerinden yapılmakta. Arada 6 ay gibi belki çok önemsenmeyen bir zaman dilimi ... »»»
Sosyal ve duygusal gelişim alanları her ne kadar ayrı başlıklar altında tanıtılmışsa da, gelişimsel özellikleri sosyo-duygusal açıdan birleştirerek incelemenin ve sadece konu edilen 6-8 yaşların değil, ilk çocukluk döneminin tamamını göz önünde bulundurmanın daha uygun olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, ilk çocukluk dönemi ile temel eğitim dönemini kapsayan süreçte sembolik oyun döneminde olan çocuklar, gerçekte olan önemli olayları oyunlarında kullanırlar (Aral & Köksal & Gürsoy, 2001). İlk çocukluk döneminde akranlarıyla oynamanın ve bir grup içinde yer almanın ilk yaşantılarını elde etmeye başlayan çocuğun grup oyunlarında (Aydın, 1997; Morris, 2002; Piaget, 2000; Uluğ, 1997), yeni ar... »»»
1940’lı yıllarda Harvard Üniversite mezunu doksan beş kişinin, mezun olduktan yıllar sonraki yaşamlarının ne durumda oldukları incelendi. IQ*’ları (analitik zekâları) ortalamanın çok üzerinde olarak kabul edilen bu kişilerin okul hayatlarında olduğu gibi yaşamda da başarılı olacaklarına dair genel bir kanı vardı fakat araştırma gözlemleri hiçte beklendiği gibi olmadı. Birçoğunun hayatlarından hoşnut olmadıkları, kimilerinin evlenip evliliklerini devam ettiremediklerini, kimilerinin psikolojik bir takım sorunlardan dolayı tedavi oldukları, kimilerinin ise iş hayatları dışında başka alanlarda ciddi başarısızlıklar yaşadıkları ortaya çıktı. Bu araştırma sonuncuda, "zeki" olmanın mutlu ve başarı... »»»
MİDENİZİ DEĞİL RUHUNUZU DOYURUN DUYGUSAL AÇLIK Hiç beslenme alışkanlıklarınız ve o günkü modunuz arasında güçlü bir bağlantı olduğunu, fark ettiniz mi? Beslenme alışkanlıklarımızı etkileyen pek çok faktör vardır. Sık sık insanların duygusal açlık nedeniyle kilo aldıklarını duyarız. Bu insanların duygusal açlıklarını kontrol etmeleri ve*spor*yapmaları halinde kilo vermemeleri için bir engel kalmaz. Yemek yediğinizin farkında olmuyor ve kendinizi bir türlü yemekten alıkoyamıyorsanız, kilolarınız da her geçen gün artıyorsa duygusal aç olabilirsiniz!! O zaman İlk önce duygusal açlığın ne olduğuna bir bakalım, sonra da nasıl başa çıkabileceğimizi inceleyelim.Duygusal açlık, bulimia nervoza ve... »»»
Ergenlik Döneminde Yaşanan Duygusal İlişkilere Bir Bakış… Ergenlik dönemi tam bir kriz dönemidir ve her kriz gibi oldukça sancılı ve sıkıntılı bir süreçtir. Bu dönemde gençlerle yetişkinler genellikle birçok alanda çatışma ve anlaşmazlık halindedir. Çatışma yaşanan ve ebeveynleri en çok endişelendiren alanlardan biri de galiba karşı cinsle ilişkiler konusudur. Bilindiği gibi yetişkinliğe hazırlık ve geçiş evresi olan bu dönem, bir kimlik oluşturma, benlik ortaya koyma, özerklik kazanma çabasıdır. Bunun doğal sonucu olarak da ergenler yavaş yavaş aileden uzaklaşır ve ilgileri arkadaşlarına doğru kayar. Arkadaşlarıyla geçirdikleri zamanların diğer aktivitelere göre daha zevkli g... »»»
EFT (Emotional Freedom Technich) Nedir? Amerikalı klinik psikolog Dr. Roger Callahan’ın bulduğu ve öğrencilerinden, mühendis Gary Craig’in geliştirerek uygulama haline getirdiği, adını “Duygusal Özgürlük Teknikleri” anlamına gelen “Emotional Freedom Technique'”in baş harflerinden alan teknik için, akupunkturun psikolojiye uyarlanmış halidir demek mümkündür. Beni çok heyecanlandıran bu teknik, şaşırtıcı derecede çabuk ve iyileştirici etkiler ortaya çıkarıyor. Kendi üzerimde ilk uygulamalarını yaptığımda inanamamıştım. Uygulama sırasında bedenimin verdiği ilginç tepkiler (seyirmeler, atmalar, terleme, esneme, göz yaşları…) beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Uygulamalarda ustalaştıkça ağzımdan... »»»
ÇİFTLER ARASINDA GÜVENİ ZEDELEYEN DUYGUSAL YARALANMALAR Çiftler arasında yaşanan gerçek bir terk edilme, hakaret içeren ağır sözler, mali anlamda aldatma, cinsel aldatma, başka bir kişiyle flörtleşme vs. ilişkinin güvenini zedeleyen, eşlerin duygusal manada incinmelerine sebep olan durumlardır. Duygusal yaralanma durumunu aldatma üzerinden ele alalım: Aldatılan eş, travma sonrası krizi gibi bir durum içerisine girer. İlişkiye ve eşine olan güveni tamamen sarsılmıştır. Yaşanan yaralayıcı bu durum yeterince açık konuşulmayıp üstü kapatılmaya çalışıldığında kanayan yara halini alır. Aldatılan eşin içindeki kül eşelendiğinde çözümlenmemiş bir üzüntüyle karşılaşılır. Eşler arasınd... »»»
ANTİ SOSYAL KİŞİLERDE DUYGUSAL YAPILANMANIN KİŞİLERARASI İLİŞKİLERE ETKİSİ Antisosyal kişilik özelliğine sahip kişi, etrafındaki insanları kendi ihtiyaçlarına göre yönlendiren, yaşamda yalnızca kendilerine yol açan, bunu yaparken acımasızca davranmaktan, arkasında incinmiş, kırılmış, maddi zarara uğramış insanlar bırakmaktan çekinmeyen kişidir. Bir insanı kendisine kolayca âşık eder, ilişki süresince onu hem duygusal hem de maddi açıdan zor durumda bırakır ve gider. Bunları yaptığı için hiç üzülmediği ve vicdan azabı çekmediği gibi terk ettiği kişiye de kendini suçlu hissettirir. Bu kişi iletişim kurduğu kişilere sevimli görünebilir. Çünkü çok espri yapar ve konuşkandır. Onunla sohbet... »»»
Ülkemizde nerdeyse televizyon olmayan ev olmadığı gibi ,televizyonların özellikle hanımların çalışmayıp bütün gün evde olduğunda yada çocukların oyalansın sorun yaratmasın amaçlı televizyonların karşısına oturtularak zaman harcaması sağlandığında yada evde anne-baba olmadığı işe gittiğinde tek başına kalan çocuğun zaman harcamak amacıyla sürekli açık olduğu durumlar gözlenmektedir.televizyonlar bazı ailelerde bütün gün açık olduğu gibi sadece oturma odasında değil, mutfakta ve çocuk odasında da ayrıca televizyon olabilmekte, tüm aile ve çocuklar gün boyu televizyon yayınlarına maruz kalabilmektedir. Televizyonun sürekli açık olduğu evlerde çocukların, oyun oynamak fa... »»»
Okulda hep akademik başarıları ön planda olmuş Burak, anne ve babasının gurur kaynağıydı. İlkokuldan okul birinciliği ile mezun olmuştu. İlkokul sonrası, şehrin en başarılı öğrencilerinin bulunduğu bir ortaokula kayıt olmuştu. Senenin başlarında Burak için her şey çok güzel gidiyordu, taa ki kayıt yaptırdığı okulun kendisi gibi çok başarılı olan öğrencilerle dolu olduğunu fark edene dek. Burak, her ne kadar derslerine gerekli özeni göstermeye çalışsa da yeni okulundaki öğretmenlerinin tutumu ve derslerin içerikleri eski okulunkinden çok farklıydı. Tüm bu değişiklikler Burak’ta bir uyum sorunu oluşturduğu gibi “ya başarısız olursam” diye bir düşüncenin zihninden geçmesine neden oluyordu. ... »»»
DUYGUSAL ZEKA (BİR LOKUM MU? İKİ LOKUM MU?) 1960’larda psikolog Walter Mischel tarafından Stanford Üniversitesi kampusundaki yuvaya devam eden çocuklarla başlatılan çalışmada, dört yaşındaki çocuklar liseden mezun olana kadar izlenmişlerdir. Araştırmacı dört yaşındaki çocuklara dışarıda 15-20 dakikalık bir işinin olduğunu, kendisini beklemelerini söylüyor. Eğer kendisinin dönmesini beklerlerse, dönüşte bekleyen herkese iki lokum vereceğini söylüyor. Fakat, beklemek istemeyen olursa, onlar hemen, sadece tek lokum alabilirler diyor ve dışarı çıkıyor. Çocuklardan bazıları araştırmacı çıkınca hemen bir tek lokumu alıp yiyor. Diğerleri iki lokuma sahip olmak için baştan çıkarıcı lokum... »»»
TÜKENMİŞLİK SENDROMU (BURNOUT) Tükenmişlik, işi nedeniyle duygusal taleplere çok sık maruz kalan ve insanlarla yoğun ilişki içerisinde çalışmak zorunda olan kişilerde görülen fiziksel yorgunluk, çaresizlik, umutsuzluk, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarının tükenmesi, düşük kişisel başarı hissi, yapılan işe, insanlara ve hayata karşı olumsuz tutumların yansıması durumudur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşmeden oluşan psikolojik bir sendromdur. Tükenmişlik öncelikle bireyin duygusal kaynaklarını bitirmesi ile açığa çıkmakta ve kişinin duygusal anlamda tükenmesiyle de sonuçlanmaktadır. Duygus... »»»
İnsan yaşamında elbette ki sorunsuzluk yoktur.Sorunlar olacaktır ve yaşanacaktır.Bu sorunlar çoğu zaman da insanları üzecek ve yoracaktır.Aslında sorunun yorucu ve üzücü tarafı varlığı değildir.Sorunlar karşısında insanları asıl üzen ve yoran o sorunun çözülemeyişi,devam etmesi ve insanı yıpratmasıdır.Ülkemizde sorunlar ağırlıklı olarak insan ilişkileri içinden kaynaklanıyor.Çözüm bulucu açıklık ve esneklik insanlarımızda yeterince yerleşmediği için de çözülemiyor ve devamlılık kazanıyor.İşte karşılaşılan sorunları üzücü ve yorucu hale getiren de çoğunlukla bu çözülemeyişi ve yarınlara da yansımalarıdır. Her toplumun ayrı bir kültürü ve sosyal yapısı vardır.İnsanların duruşlarını da bu kült... »»»
KENDİNE YAKLAŞAMAYAN BAŞKALARINA YAKLAŞAMAZ Bir ilişkide ortaya çıkan sorunlarda mantığa bağlı kalarak mı yoksa duygularla mı karar vermeli? Duygular, düşünceden bağımsız mıdır? Yoksa duygularımız, düşüncelerimiz tarafından mı yönlendirilir? Mantıklı olmak duygulardan uzak olmak anlamına mı gelir? Ya da duygularla hareket etmek düşünmeyi devreden çıkarmayı mı gerektirir? Özür dilemeyi bilmemek mi, özür dilemeyi kendine yakıştıramamak mı? İnsanların bir kısmı kendilerini anlama çabasıyla ya da ilişkilerinde sorunlar baş gösterdiğinde yukarıdaki sorularla kendilerini anlamaya ve yasadıklarını anlamlandırmaya çalışırlar. Bu durum az önce de bahsettiğimiz gibi ilişki sorunları belirince ya ... »»»
İnsanlar çok yönlü bir etkileşim dünyasında yaşarlar.Bu etkileşim dünyasında olup bitenleri insanların ilk öğrenme ve koşullanmalarına göre gerçekleşen bir değerlendirme ve algılama havzaları vardır.İnsan psikolojisinin mihenk noktası tam da bu değerlendirme havzasıdır.Çünkü dış dünyadan gelen tüm algılar bu havza tarafından değerlendirilecek ve o değerlendirmenin sonucunda oturtulacağı olumlu ve olumsuz yelpazeye göre bir ruh hali insanda oluşturacaktır.Bir çoğunu "oturmuş ön yargılar" olarak da adlandırabileceğimiz koşullanmalardan oluşan bu değerlendirme havzasının oluşması ağırlıklı olarak 0-8 yaş arası ilk öğrenmelerdir.Bu nedenle değerlendirme havzasının birinci önemli kaynağı içinde y... »»»
Duygusal ihtiyacı karşılayacak ve duygusal dengelenmeyi sağlayacak duygusal doyumla buluşma haline "duygusal dengelenme" diyoruz.Bunun fazlasını ise "duygusal yoğunluk",eksiğini de "duygusal yoksunluk" olarak tanımlıyoruz.Duygusal yoğunluk da duygusal yoksunluk da aslında duygusal dengelenmenin bozulmuş halidir ve ülkemiz gibi denge bilincinin oturmadığı bir toplumda sıkça görülür.İnsan aslında duygusal değil ama çok renkli duyguları olan bir varlıktır.Duyguların görevi ise yaşamın insanın yaşamı hissetmesini sağlamak ve yaşamı anlamlandırmaya katkıda bulunmaktır.Bu anlamda olumlu duyguların insanlarda motive edici olduğu,olumsuz duyguların ise motivasyonlarını bozduğu bir gerçektir.Ancak şu... »»»
İnsan yaşamında duyguların olması ve bellli oranda duguların rol oynaması normaldir.Çünkü insan duygularıyla var olan bir varlıktır ve duygularımız bizim insan olarak olaylar,nesneler ve insanlara yönelik hissedişler alemimizi oluşturur.İnsan koşullanma özelliğine sahip bir varlıktır ve huy dediğimiz şeylerin bir çoğu yaşam içinde oturan koşullanmalar sonucu oluşmaktadır.Duygusallık,duygu odaklı yaşam algısı gibi özellikler de aslında koşullayıcı yoğunlukta bir yaşanmışlıklar silsilesinin sonucudur.Yaşamın merkezine duyguları koyma,olaylar karşısında sürekli duygusal reaksiyonlar verme ve duyguların kontrolsüz bir şekilde hızlıca öne çıkması şeklinde yaşanan süreçlere "duygusallık sendromu" ... »»»
İnsan bilimsel olarak biyo-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Yani insanların bir biyolojik,bir psikolojik ve bir de sosyal dünyaları vardır.İnsanlar sosyal dünyalarını yani ilişkilerini kişiliğinin de özelliklerini nakşettiği psikolojik dünyasıyla yaşar.Dolayısıyla bir insanla ilişki yaşar iken onun daha çok şahsiyeti,yaşam algısı,duygusal özellikleriyle beraber olacağımızı hep aklımızda tutmalıyız.Bu ilişki arkadaşlık da olabilir,dostluk da olabilir,kadın-erkek ilişkisi de olabilir.Bu ilişkilerin tümü tercihe dayalı ilişkilerdir ve insanlar bu tarz ilişkileri kendi tercihleriyle kurarlar.Ancak bu ilişkiler kurulduktan sonra ve ilişkinin getirdiği paylaşım dünyası oluştuktan sonra ik... »»»
ÇİFT TERAPİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER Önleme programları kadar önemlidir ve evliliklerinde veya ilişkilerinde güçlükle karşılaşan ve yardım almaya gelen çiftlerle çalışır. İşin iyi kısmı, çiftler terapisinin işe yaradığına dair net kanıtlar vardır. Dahası, Gottman araştırmaları sırasında psiko-eğitimsel yaklaşımların bir evliliği daha güçlü yapmak için, evlilik terapisi ile birleştirilebileceğini keşfetmiştir. Çiftlerin ilişkileri, ilişkilerindeki anlaşmazlığın patlama noktasına odaklanmış, bir süre iyi giderken, bir süre sonra kötüye dönme eğilimindedir. Bu noktada Monarch, bu terapilere katılan çiftlerin yarısının bu işlemlerin sonunda önceki anlaşmazlık seviyelerine döndükleri... »»»
Ülkemizde çok geniş bir kitlenin duygusal sorunları var. Hassas, duyarlı, alıngan, abartılı,kindar ve daha bir çok duygusal ifade ile tasvir edebileceğimiz değişik doğru ölçülendirilmemiş duygusal sorunlar yaşıyoruz.Zaten bir şeyin sorun olabilmesi için ölçüsünün yanlış olması yeterlidir.Çünkü hiç bir şey yanlış değildir,hiç bir şey doğru değildir.Bir şeyin doğru veya yanlış olmasına yol açan hangi ölçüde olduğudur.Bu anlamda duygusal sorunlarımızın da doğru veya yanlış olarak kategorize edilmeden önce ölçüsüne bakılmalı,normal ölçülerin üzerine çıkan durumlar sorun olarak telakki edilmelidir. Genel olarak baktığımızda yaşamı yönetir iken duygularını da yönetmesi gereken insanların duygul... »»»
İnsan bilimsel olarak biy-psiko-sosyal bir varlık olarak tanımlanır.psikolojik tarafı olan bir varlığın duygularının da olması kadar doğal bir şey yoktur.Zaten insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran özelliği de aklı ve duygularıdır.Duyguları hissetmek,aklı yaşamı yönetmek için vardır.Zaten bu ikisiyle bir birlikte insan doğası yaşamla bütünleşmektedir. Türk insanı çoğunlukla duygusal bir insan profili olarak öne çıkar.Türk toplumu da ağırlıklı olarak diğer dünya toplumlarına oranla duygularını daha yoğun kullanan bir özelliğe sahiptir.Önemli olan da duyguların varlığından ziyade nasıl kullanıldığıdır.Çünkü insada duygular normalde aklın kontrolünde bulunmalıdır.Çünkü duygular yaş... »»»
PANİK ATAK KAPIDA OLABİLİR... Kalabalık caddeler, iş toplantıları, kapalı mekanlarda gerçekleştirilen davetler. Kalbiniz sıkışıyor, nefes alamıyor, kötü şeylerin olacağı hissi içinizi kaplıyor. Sosyal yaşamın getirdiği zorluklar, daha iyisini başarma hırsı, duygusal olarak devamlı tetikte hissettiren hayat şartları sizin de psikolojik sınırlarınızı zorlamıyor mu? ‘Panik Atak’ çağımızın vebası. Hassas, duygusal, içe kapanık ve entelektüel düzeyi yüksek insanlarda daha sık görülüyor. Panik atak endişe, korku, (ölüm korkusu gibi) sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Psikolojik sorunlarla ya da bazı hastalıklarla birlikte görül... »»»
Erkekler kendilerini geri çekip sorunlarını sessizce düşünmeyi yeğlerken,kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini rahatsız eden şeyler hakkında konuşmayı isterler. Erkekler kendilerine ihtiyaç duyulduğunda, kadınlarsa sevildiklerini hissettiklerinde gayrete gelirler. Kadınların erkekler hakkında en sık dile getirdikleri yakınma erkeklerin dinlemediğidir. Erkeklerin kadınlar hakkında en sık dile getirdikleri yakınma ise kadınların sürekli onları değiştirmeye çalışmalarıdır. Bir kadın bir erkeği sevdiğinde onun gelişmesine yardımcı olmayı görev bilir ve erkeklerin davranışlarını düzeltmeye çalışır. Erkek kadının yardımına ne kadar direnirse dirensin, kadın vazgeçmez; erkeğe yardım etmenin v... »»»
Birbirlerinden farklı düşünceleri, beklentileri, tecrübeleri, kişilikleri ve yasam planları olan kişiler çalışma yaşamında bir araya gelir. Tüm bu farklılıklarına rağmen beraber çalışmak durumunda olan bu kişiler arasında istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Çalışanlar özel yaşamlarındaki sorunları işe getirebilir ya da ulaşmak istedikleri hedefler nedeniyle fazla hırslı davranıp, işyerindeki çalışma arkadaşlarına karsı acımasız olabilirler. İçinde bulundukları kurum ya da sosyal çevre nedeniyle de farklı davranışlar sergileyebilirler. Ancak bu farklılıklar ve tatsızlıklar zamanla çatışmaya ve daha kötüsü psikolojik yıldırmaya dönüşebilir. Psikolojik yıldırma, hedefteki kişiyi küçük düşü... »»»
EFT (emotional freedom techniques): Türkçe karşılığı “duygusal özgürleşme teknikleri” dir. 1980 yılında Dr. Callahan tarafından tesadüfen keşfedilmiş bir terapi yöntemidir. Dr. Callahan, Mary adlı bir danışanında bulunan su fobisini tedavi etmeye çalışmaktadır. Bir buçuk yıldır klasik terapiler ile sonuç alamadığı hastası ile yine bir gün seansta iken, Mary midesinin bulandığını söyler. Dr. Callahan incelemekte olduğu konularla ilgili olduğu için, işleyip işlemeyeceğini merak edip, mide meridyeninin uç noktası olan göz altı noktasına hafifçe birkaç kez vurmuştur. Mary aniden tüm su fobisinin yok olduğunu söylediğinde, birlikte yakınlarındaki havuza gitmişler ve Mary yüzüne su serpmeye baş... »»»
Şema Terapi Nedir? Jeffrey E.Young ve arkadaşları tarafından geliştirilen Şema Terapi son yıllarda psikoterapi dünyasına iyi formasyon kazandırmış benim de yakinen takip ettiğim okullardan biri. Bugün sizlere Şema Terapi Tekniği’nden, şemalardan bahsetmek istiyorum. Tabi kendi şemalarım doğrultusunda:) Şema Terapi Tekniği’nde şemadan tam olarak kast edilen şey şey, kalıplaşmış düşünce, davranış, inanç, tutum, değerlerdir; yani kişinin şeyler hakkında geliştirdiği zihinsel temsillerdir. Örneğin masa şeması. Dünyada milyonlarca farklı masa olsa da zihnimizde öncelikle oluşan ilk gördüğümüz masanın temsilidir, “Hımm demek bu masa” dediğimiz anı hatırlamayız bile; sonra başka bir ye... »»»
Psikolojik Destek Nedir ? Endüstri toplumunun etkinliğini artırdığı, rekabet şartlarının keskinleştiği ve teknolojik iletişim olanaklarının başdöndürücü hızı, bir yandan konforlu yaşamlar sunmakta, diğer yandan insan duygu dünyasına ve ruh sağlığına dair bir çok tehtidide beraberinde getirmekte. Sağlık uzmanlarının genel görüşü, günümüzde yaşanan bir çok hastalığın nedeninin, psikolojik yapımızı ve duygu dünyamızı zorlayan ve baş etme veya uyum sağlama yeteneklerimizi etkisiz kılan ve kişiyi yalnızlaşmaya iten bu koşullardan kaynaklandığıdır. Diğer bir gerçek ise değiştirilemez şartlar olarak karşımıza çıkan bu yaşam sürecinin, mutlu uyumlu, keyifli bir hayata dönüşmesinin mümkün o... »»»
BOŞANMA Aile her toplumda çağlar boyunca doğal olarak oluşmuş sosyal bir kurum olarak kendini göstermektedir. Eşler, aile birlikteliğini uyum, mutluluk, huzur ve hoşgörü amaçlayarak kurmaktadırlar. Ancak bazen eşler birtakım nedenlerle beraberliklerini sürdürmelerinin imkansız olduğunu anladıklarında boşanma yolunu seçmektedirler. Eşlerin, birlikteliklerinden psikolojik olarak doyum sağlamadıkları, beklenti ve gereksinmelerini karşılayamadıkları evlilik yaşantılarına yasal olarak son vermelerine ‘’boşanma’’ denmektedir. Eşlerin, yasal olarak boşanmayıp aynı çatı altında otursalar bile, duygusal olarak birbirlerinden koptukları, sağlıklı uyum ve birliktelik gerçekleştiremedik... »»»
Freud’un kişilik oluşumunu tek neden olarak gördüğü cinselliğe bağlaması sonucu Freud’dan ayrılarak kendi öğretisini geliştiren (Köknel, 1995; Cüceloğlu, 1993), çağrışım testlerini kullanarak kişilikte yer alan ve kişiliği şekillendiren sistemleri ortaya çıkarmaya çalışan (Uba & Huang, 1999; Köknel, 1995) Jung’un kişilik kuramı, diğer psikanalitik kuramlardan oldukça farklıdır. İnsanın kendini sürekli yenilemeye çalışan, yaratıcı bir gelişim içinde olduğunu kabul eden, kişiliğin ırksal ve soygelişimsel taraflarına önem veren Jung (Karahan & Sardoğan, 1994), insanları iki eğilimin bir arada bulunduğu içe ve dışadönük olarak ikiye ayırmış fakat kişiliğin içe ya da dışadönük ağırlıkta olacağını... »»»
GELİŞİM ALANLARI 1. Fiziksel Gelişim Döllenmeden itibaren beyinde, duyu organlarında ve bedenin diğer bölümlerinde meydana gelen tüm yapısal gelişmeler bu başlık altında incelenir. 2. Psiko-motor Gelişim Hareketlerle ilgili tüm gelişimleri içerir. İnce ve kaba motor olarak iki başlıkta toplanır. İnce motor gelişim parmak kasları ile ilgili gelişmeyi kapsarken kaba motor gelişim; emekleme, oturma, yürüme, zıplama, tek ayak üzerinde durma, topa vurma, merdiven çıkma...gibi diğer tüp hareketleri kapsar. İnce ve kaba motor olarak ayrılmasının sebebi, el kaslarının beyinde ayrı bir bölge tarafından yönetiliyor olmasıdır. Diğer tüm hareketler ise tek bir merkezden yönetilir.... »»»
HAYATIMIZIN VE DAVRANIŞLARIMIZIN BELİRLEYİCİSİ TUTUMLAR İnsanlar devamlı olarak çevrelerini algılamakta, karşılaştıkları kişi, olay, fikir, ülke, bitki gibi birçok şey hakkında bilgi toplamakta ve topladığı bu bilgilere dayanarak düşünce, inanç ve değerler oluşturmaktadır. Oluşturulan bu düşünce, inanç ve değerlerin etkisinde kalarak insanlar karşılaştığı canlı ve cansız nesnelere karşı farklı davranmaktadır. İlk karşılaşılan durumlardan farklı olarak davranış söz konusu olduğu zaman ise tutum oluşmuş demektir. Tutumlar, nükleer enerji karşıtlığı, kürtaj karşıtlığı, eşcinsel karşıtlığı, alışveriş davranışları gibi hem kamusal hem de bireysel boyutta olabilir. Tutum yaklaşım b... »»»
BİR BAŞKASININ AYAKKABISINI GİYMEK “ Başkasının ayakkabısının içinde bir mil yürümek” Empati, gündelik yaşamlarımızda sıklıkla dile getirdiğimiz, belki kullandığımız belki kullandığımızı sandığımız bir kavramdır. Çoğu insanda çocukluktan itibaren empatinin örneklerini sık sık gözlemleyebiliriz. Yetişkinlikte de iletişim tarzlarına bağlı olarak pek çok insan empatiyi kullanır ya da kullanmaya çalışır. Bu yolla sağlıklı iletişimler kurulur, bir takım çatışmalar daha kolay çözülür. Aynı önem terapi ilişkisinde de görülmektedir.Çoğu terapist , danışanı ile arasındaki terapötik ilişkinin temelini empati kurmaya dayandırır, terapide bir araç olara... »»»
Çocuk istismarına giden yolun çok faktörlü olması tevsisinin de çok yönlü olmasını gerektirmektedir..Çocuk istismarında olumsuz aile koşullarının ve yetersiz ebeveyn bakım ve gözetiminin risk faktörü olması nedeniyle çocuğun tedavisine ek olarak ailenin de tedaviye dahil edilmesi gerekir Cinsel istismar ve ensest vakalarında aile tedavisinin uygun olmadığını savunan yazarlar vardır Sosyal hizmet öğretisinin pratik deneyimleri her tür çocuk istismarında bütün aile bireylerinin eğitici destekleyici rehberlik edici aile tedavisinden yarar gördükleri yönündedir. Ülkemiz koşullarında çocuk istismarı çok yönlü sorunları olan ailelerde daha çok görülmektedir.Bir başka değişle çocuk istismarı ai... »»»
ÇOCUK İSTİSMARININ ETKİLERİ VE DEĞERLENDİRME İstismar edilen çocuklar hem aile içinde hem yakın sosyal çevreleri içinde hem de kendi içlerinde yalnızdır Yaşadığı acı ile baş başadır Dışarıda ve kendi içlerinde acılarını koyacak bir yer bulamazlar. İstismara uğrama çocuğu nesneleştirir ve güçsüzleştirir.Duygularını,ihtiyaçlarını törpüler.İhtiyaç ve duyguları törpülenen çocuk giderek benliksizleşir.İstismarın bütün çocuklarda en belirgin ortak etkisi benlik eksikliğine neden olmasıdır.İstismarın çocuklar üzerindeki etkisi her çocuğun kendi öznel yapısına göre değişir.Genel bir kural olarak çocuğun yaşının küçüklüğü,istismarın tekrarlayıcılığı veya sürekliliği,zor kullanımının o... »»»
ZEKA GELİŞİMİ NE ZAMAN TAMAMLANIR Öğretmenler, birden fazla çocuk sahibi olan anne babalar, çok kardeş olan kişiler, birçok çalışanı olan işverenler, birçok memuru idare eden amirler… her bireyin birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu çok iyi bilirler. Anne baba beş parmağın beşi bir değil diyerek çocukları arasındaki farkları dile getirir. Yaşından beklenmeyecek bir olgunluk gösteren kişilere akıl yaşta değil baştadır, hiç akla gelmeyen bir noktayı dile getiren birine akıl akıldan üstündür denir. Evrende sayılamayacak çoklukta varlık var, her bir varlık ve o varlıkların özellikleri hakkında tüm bilgilere sahip olmak ise mümkün değil. Her konuda tek başına uzmanlaşmak imkans... »»»
ERGENLİK Ergenlik sözcüğü hem “puberty” hemde “adolescence” karşılığı kullanılıyor.İlki cinsel olgunlaşma anlamına gelirken ikincisi, bunu izleyen biyolojik , ruhsal ve toplumsal gelişme dönemi anlamına geliyor.Erikson bu dönemi erişkin rolünün üstlenildiği yıllara dek uzatır.Oysa biz ergen dediğimizde genellikle 18 yaşından küçükleri kastediyoruz.Bu yüzden gençlik çağı sözünün Erikson’daki “adolescence” teriminin anlamını daha iyi karşıladığını görüyoruz.Delikanlılık çağı sözü bu terimi karşılamak için pek uygun görünmüyor.Kızların delikanlılık çağından söz etmek biraz zorlamalı ve yadırgatıcı olurdu. Ergenlik dönemi bedensel gelişimin devrim niteliğinde değişim dönemidir.Al... »»»
MAĞDURUM, MAĞDURSUN, MAĞDUR.? MAĞDURİYET ALGISI ÜZERİNE… Her şeyin bir hikmet ya da daha açık konuşmak gerekirse biz farkında olalım ya da olmayalım bir amaç doğrultusunda ve neden sonuç ilişkisi içerisinde geliştiğini kabul etmek yaşamı daha anlaşılır ve hatta daha kabul edilebilir hale getirmektedir. Tesadüf yoktur. Hiçbir şey başımıza tesadüfen gelmez. Düşündüklerimiz, hissettiklerimiz, yaptıklarımız bizim ürünlerimizdir ve insan olarak evrende bilinen en akıllı yaratıklarız. Bu durumda da bizim ürünümüz olan her şey farkına varalım ya da varmayalım bizim özelliklerimizi taşımaktadır ve bir aklın eseridir. Sanki mistik bir şeyler söyleniyor hissine kapılabiliri... »»»
PSİKOLOJİK SORUNLARIN İYİLEŞMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – PSİKOTERAPİ SÜRECİNİN AŞAMALARI Psikolojik sorunlarda iyileşmenin dört boyutu vardır: Duygusal iyileşme; zihinsel yenilenme; davranışların değişimi ve ruhsal gelişme. Son otuz yılın psikoterapi çalışmaları birçok yaklaşım geliştirmiştir, bu çalışmalar söz konusu yaklaşımların yalnızca birini seçip bunun en iyi iyileşme yöntemi olduğunu savunmuşlardır. Bu alanların yalnızca birinde yoğunlaşmak, genelde insan gelişimine, özelde de erken yaşlarda açılan yaraların iyileşmesine fayda sağlamaz. İyileşmeye giden yol farklı durakları olan, duygusal, bilişsel, davranışsal ve ruhsal değişimi kapsayan bir yol olmalıdır. Tüm bu boyutl... »»»
Zeka'nın çeşitli tanımları yapılmıştır. Zeka bir adaptasyondur. Bir başka tanıma göre testlerin ölçtüğü şeydir.Zeka, tekrarla kazanılmış bir davranış alışkanlık süreci olarak tanımlanabilir. Bunların içinde deneme, yanılma, araştırma, alışkanlıklar vardır. Zekayı etkiileyen bir çok faktörler vardır. BUNLAR : Genetik faktörler Çevresel faktörler Beslenme şeklinde sıralanabilir. Fonksiyonel bakımından zeka, tanıma fomksiyonlarının giderek bir denge meydana getirmesidir. Yapısal açıdan zeka, herşeyden önce, aksiyonların giderek ters giderliğiyle belirlenir. İlkel aksiyonlar tek yönlüdür: ÖRNEĞİN: Kedinin süt içmesi gibi. Bunlar bir amaca ulaşması için yapılan fiillerdir. A... »»»
► Duygusal Yoğunluk Psk.Mesut KARTAL
► Duygusal Maskeler Uzm.Psk.Hasan ARSLAN
► Duygusal İstismar Uzm.Psk.Özlem AKKEL
► Duygusal Taciz Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
► Duygusal Özgürlük Teknikleri - EFT Psk.Dnş.Adem DOĞAN
► Disleksi ve Duygusal Etkileri Psk.Özlem BOZKAN
► Çocukta Duygusal Sorunlar Psk.Barış ÜLKÜMEN
► İlişkilerde Duygusal Taciz Psk.Filiz OLCAYTO
► 0-4 Yaş Döneminde Duygusal Gelişim Psk.Gülşah DURSUN
► Diş Hekimliği ve Duygusal Zekâ Dt.Songül MİRZAOĞLU
► Duygusal Zeka Nedir? Psk.Gözde EMİK AKSOY
► Duygusal Yeme Sendromu Psk.İlknur YILMAZ
► Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
► Duygusal İlişkide "bencil Sevgi" Psk.Ümit KARABULUT
► Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Psk.Dnş.Adem DOĞAN
► Duygusal Vampirler- Duygu Vampirleri Uzm.Psk.Nilüfer YALINÇETİN
► Duygusal Açlığı Farkedin ve Zayıflayın ! Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
► 0-6 Yaş Zihinsel ve Duygusal Gelişim Aşamaları Uzm.Psk.Bahar GÜNDÜZ ÇAKIR
► Duygusal Zeka ve Geliştirme Yolları Psk.Deniz CEBEKAN ÇELİK
► Ergenlik Döneminde Duygusal Değişim Uzm.Psk.Çağla Tuğba SELVEROĞLU
► Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir? Psk.Yusuf BAYALAN
► Bebeklik ve Çocuklukta Duygusal ve Sosyal Gelişim Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
► İştah (Acıkma), Duygusal Yeme, Gerçek Yeme ve Zayıflama Prof.Dr.Metin ÖZATA, Endokrinoloji Uzmanı
► Duygusal Zekâ, Uyum ve Okula Uyum Süreci Psk.Dnş.Yetkin KUŞAN
► Çocuk İhmal ve İstismarı Psk.Fatma Nihal ADA
► Aleksitimi Üzerine Bir Gözden Geçirme Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
► Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ
► Yiyorum Ama Doymuyorum! Uzm.Psk.Suna BAYRAM
► Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Uzm.Psk.Dnş.Esin YILMAZ
► Öfke Yönetimi Uzm.Psk.Aslıhan DEĞERLİ
► Değersizlik Hissinin Kökenleri Psk.Vedat DEMİRAL
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Sosyal Destek Uzm.Psk.Suna BAYRAM
► İştah Nasıl Kontrol Edilir? Dyt.Esra GENÇAY
► Mental Yorgunluk Psk.Serap DUYGULU
► Evlilik ve Görünmez Boşanma Psk.Duygu ÖZEL
► İyi İlişkilerin Olmazsa Olmazı ! Psk.Dnş.Nilgün SARI
► Neden Yiyoruz? Psk.Sümeyye TURGUT
► Aldatma Psikolojisi Psk.Kader ALICI
► Bebeğinizin Geleceği Sizin Elinizde Uzm.Psk.Burçin DEMİRKAN
► Şiddet,televizyon,internet Uzm.Psk.Ayşegül COŞKUN
► Aldatmak ve Aldatılmak Psk.Nihan DİKME
► Gıda Bağımlılığı Dyt.Ece ALTINEL
► Aç Olan Duygularımız Mı Dyt.Burçin ÇELİKEZER
► Sevgi (Li) mi? Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► Borderline Kişilik Bozukluğu Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
► Farkındalık ve Değişim Psk.Elif HERGÜNER
► A Dan Z Ye Aldatmak Psk.Çisem İLHAN
► Oyun Oynamak Ciddi Bir İştir Psk.Özlem DEMİRCİ
► Sınav Kaygısı Nedir? Psk.Serap DUYGULU
► Çocuk İstismarı Psk.Burcu TÜRK
► Duygu ve Ergen Psk.Dnş.Şafak UZUN
► Aile İçi Şiddet Psk.Burçak DEMİRKAN
► Psikolojik Danışma Kuramları Psk.Kadir KEMEÇ
► Aldatma ve Aldatılma Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Açlığınızı Kontrol Edebilirsiniz Uzm.Dyt.Merve TIĞLI
► Benliğimizin Savunma Mekanizmaları Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
► Çocuk Gelişim Dönemi ve Özelikleri Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Duygusal Kavramı ile İlgili Uzmanlar
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (36) - Videolar - İletişim Bilgileri
Gülcem YILDIRIM Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülcem YILDIRIM
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi25 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (9) - Videolar (5) - İletişim Bilgileri
Dr.Psk.Sevil YAVUZ, İstanbul
Güldane KAVGACI, İstanbul
Dr.Mehmet TEKNECİ, İstanbul
Pdg.Aykut AKOVA, İstanbul
Psk.Dnş.Cem KAYA, İstanbul
Öznur SİMAV, İstanbul
Uzm.Psk.Hülya TOPAL, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Alev AKAL, İstanbul
Psk.Namık ACAR, Kocaeli
Psk.Dnş.Abdullah TOPAL, İçel (Mersin)
Uzm.Psk.Ahmet IŞIN, İstanbul Şu anda TavsiyeEdiyorum.com'da! Şu anda Sitemizde!
Psk.Elif HERGÜNER, İstanbul
Psk.Serap DUYGULU, İstanbul
Dyt.Muhammed ŞAHİN, Diyarbakır
Psk.Seda GENÇ, İstanbul
Anıl TÜZÜN, İzmir
Psk.Dnş.Ayla KETRE, İçel (Mersin)
Psk.Serap SÖZEN, İstanbul
Psk.Vedat DEMİRAL, İstanbul
Yrd.Doç.Dr. Nüket İSİTEN, İstanbul , Psikiyatrist
Psk.Çisem İLHAN, İstanbul
Psk.Burak KOCAMAN, İstanbul
Psk.Kader ALICI, İstanbul
Psk.Ayşe Didem DEDEOĞLU, Kahramanmaraş
Prof.Dr.Metin ÖZATA, İstanbul , Endokrinoloji Uzmanı
Psk.Yusuf BAYALAN, İstanbul
Psk.Duygu ÖZEL, Antalya
Psk.İrem ERDİNÇ, İstanbul
Psk.Buket ÜNVER, İstanbul
Psk.İlknur YILMAZ, İstanbul
Psk.Berna ÜNVER, İstanbul
Psk.Çağla AYKIN KURİŞ, İçel (Mersin)
Psk.Burcu TÜRK, İstanbul
Psk.Özge SEZEN, İstanbul
Feyza İMREN, Ankara
Sümeyye BÜYÜK, İstanbul
Psk.Beste ÖZGÜN, İstanbul
Psk.Güneş ÖZEN, İstanbul
Uzm.Durul MERT, Sakarya
Psk.Bilge AYGÜN, İstanbul
Psk.Filiz OLCAYTO, İstanbul
Psk.Şeyma ALTINEL, Balıkesir
Psk.Aysenur KAYA, İstanbul
Psk.Yelda ÖGE, Eskişehir
Hatice DEMİR, Ankara
duygusal KAVRAMI ile ilgili uzman ve kaynak isimleri sistemimiz tarafından üyemiz uzmanların paylaştığı içeriklerin (makale, yazı, video vs.) başlıkları, içlerinde geçen anahtar kelimeler vs. kriterlere göre OTOMATİK olarak derlenmektedir. Sistemin otomatik eşleştirmesi bazı durumlarda hatalı olabileceğinden burada listelenen uzmanların duygusal KAVRAMI ile ilgili olup olmadıklarının kendileri ile iletişime geçilerek teyid edilmesini rica ederiz.
.
İlgili Kavramlar
duygusal zeka, aleksitimi, empati, duygusal beceri, duygusal özgürlük tekniği, emotional freedom tecnique, emotional freedom, duygu özgürlüğü, duygusal özgürlük, duygusal yük, duygu yükü, gary craig, duygusal yeme, duygusal açlık, duygusal yeme problemi, duygusal yeme davranışı, duygusal yeme nedir, duygusal yeme eğilimi, kötü hissederken yemek, mutsuzken yemek, duygusal yeme atakları, duygusal yeme nedenleri, duygusal yemenin nedenleri, duygu, duygusal yoğunluk, sevgi, duygu nedir, duygular nelerdir, duygusal yorgunluk, mutsuzluk sendromu, duygular, duygusal maskeler, duygusal istismar, duygusal taciz, eşin duygusal tacizi, eşlerde duygusal taciz, evlilikte duygusal taciz, eftnin doğuşu, eft nedir, duygusal özgürlük teknikleri, eft vuruş noktaları, eft mekaniği, duygusal çöküntüler, duygusallık, duygusal çöküntü, duygusal kitlenme, duygusal kitlenme nedir, duygusal kitlenmenin tanımı, üzüntünün devamlılık kazanması, duygusal çöküntü nedir, duygu durum bozukluğu, duygusal tükenmişlik, tükenmişlik sendromu, disleksi, dislekside duygusal problemler, dislekside duygular, öğrenme güçlüğü, öğrenme, okuma güçlüğünde psikoloji, duygusal çatışma, evlilikte duygusal bütünleşme, eşler arası uyum, evlilikte bütünleşme, duygusal sorunlar, kaygı bozukluğu, çocuğun ruhsal gelişimi, çocukta duygusal sorunlar, ilişkide taciz, ilişkilerde duygusal taciz, eq seviyesi, eq nedir, eq ölçümü, duygusal zeka nedir, 0-4 yaş, dört yaş dönemi, 4 yaş dönemi, dört yaşında gelişim, çocukta duygusal gelişim, diş hekimi, diş hekimi korkusu, diş hekimliğinde empati, çocuklarda duygusal gelişim, duygusal gelişim, çocukta duygular, çocukta empati, çocuklarda empati, çocuklarda duygular, zeka, duygularımız, zeka nedir, çoklu zeka, duygusal zeka teorisi, duygusal zeka ölçümü, yüksek duygusal zeka, duygusal iq, duygusal zeka becerileri, duygusal yeme sendromu, duygusal yemeyle başa çıkma, kilo psikolojisi, kilo terapisi, kilo verme ve motivasyon


13:10
Top